“Bir kalem susar, yerini bir başkası alır. Bu kalemler tükenmez...
Ne kelepçeler, ne demir kapılar, ne iddianameler ve ne de beş yıldan yirmi yıla uzanan hapis cezaları, bu kalemleri korkutamadı, bundan sonra da korkutamaz. Kalemler vardır, sömürünün, vurgunun zırhıdır.
Kalem vardır, gençlerin idam kementlerinden kırılır atılırlar… Kalemler vardır, yılmadan, usanmadan, eğilmeden, bükülmeden yazar.”
UĞUR MUMCU
ALLAH YARDIMCILARI OLSUN !...
Başta, Hükümetimizin kaderlerine terk ettiği, zehirlenme ve yangın ölümleri yaşayan Depremzedeler, fakirler, dar gelirliler olmak üzere vatandaşlarımızın Allah yardımcıları olsun !...
Şu deprem için toplanan trilyonların, yapılan yüzlerce TIR yardımın akıbetini gerçekten çok merak ediyorum…
Hükümet, bilindiği gibi İstanbul depreminde toplananlar duble yola gitmişti de ?...
BAŞSAĞLIĞI :
Uluslar arası voleybol hakemlerimizden Aziz Yener’in babası İbrahim Yener’in Hak’kın rahmetine kavuştuğunu öğrendim… Kendisine ve aile fertlerine başsağlığı, merhuma Tanrı’dan rahmet diliyorum…
YÖNETİCİ ZAFİYETİ
Ülkemiz sporunda bildim bileli bir yönetici zafiyeti ve kirliliği var…
Çıtalar yükselip, pastalar büyüyünce bu zafiyet ve kirlilik gittikçe daha da artıyor ve sporumuzu ciddi ciddi tehdit ediyor, kalkınma ve başarı hızını kesiyor…
Aralarında çok değerli olanları (Sizler biliyorsunuz ?...) tenzih ediyorum, Başkanlık, yöneticilik kisvesi altında tanınıp, iş hayatında rant peşinde koşan, semizlenen, şov yapan, başarı sonrası ön plana çıkıp, hava atan, başarısızlık anında ise tüyüp, ortalıklarda gözükmeyen niceleri ayaklarımızın altında dolaşmakta…
Dünyada her mesleğin ve branşın bir ihtisas aşaması, bir tahsili yani eğitimi vardır…
Antrenör, hakem, sporcu için olmazsa olmaz olan bu kural ne yazık ve acıdır ki spor idareciliğinde daima su almaktadır…
Sporumuzda ensesi kalın, cüzdanı şişman olan Başkan, arkası sağlam olan idareci oluyor ?... Aralarında sporu ve branşlarını şıp diye öğrenen (!) hatta ders vermeye kalkanları (!) bile sık sık görüyoruz…
Bu traji komik olguya “Dur” demek, önüne geçmek için sporumuzda bir reform hareketi gerekmektedir… Bu konuda Türk sporuna yıllarca yön verenler, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi çatısı altında bir araya gelmeli ve ülkemizi şaha kaldıracak kararlar almalıdırlar… Devlet elini ve burnunu bu aşamada sokmamalı, ancak kanun hükmünde oluşan bu kararları yürürlüğe geçirmelidir !...
Sonuç olarak yöneticilik artık cehaletten, menfaat beklentilerinden arındırılmalı ve kişisel şov olmaktan çıkmalıdır…
FEDERASYON EN DOĞRUYU YAPTI…
1998-1999 doğumlu Aday Yıldız Kız Milli Takım kampı Ankara’da başladı.. Federasyonumuz çok doğru bir iş yaptı ve kampa çağrılan 40 sporcu ile birlikte takımlarındaki antrenörler de davet edildi.
Böylelikle bir zihin ve güç birlikteliği oluşturuldu… Kutluyorum… Bunun çok büyük faydasını göreceğiz…
Ancak Murat Kurtar adında bir ziyaretçimizin adı geçen haberin altına, yorum bölümüne bıraktığı mesaj beni biraz düşündürmedi değil ?… Geçmişte benzerlerini az yaşamadık ?...
İnşallah yanılıyordur ?...
“………….benim canımı sıkan yine hep aynı kulüpler oraya gönderdiğimiz çocuklara transfer teklifinde bulunmaktan vazgeçemiyorlar, sonra da Türkiye şampiyonu olup kendileri emek vermiş gibi gerine gerine ortalıkta dolaşırlar. Orada yapmayın bari…”
GENÇ KIZLARDA VAKIFBANK EN BÜYÜK…
Önceleri Deplasmanlı Gençler Ligi olarak programa alınan, ancak sonrası turnuva şekline dönüştürülen ve 8 günde oldu bittiye getirilerek bitirilen Genç Kızlarda tüm rakiplerini yenen Vakıfbanklı kızlar şampiyon oldular…
Yeşilyurt 2. ve Galatasaray 3. oldu… Takımlarımızı ve geleceğimizi emanet ettiğimiz teknik kadrolarını yürekten kutluyorum…
Ligde yaptıkları transferlerle fırtına gibi esen, Avrupa Şampiyonlar liginde en üst sıraya göz diken Yenilgisiz ve puan kayıpsız Fenerbahçe 6. takipçisi Eczacıbaşı da 4. oldular…
Bu arada final maçı dahil televizyonda 5-6 maçlarını seyrettim…
Bana kızacaklar olacak ama ben bu jenerasyonda pek bir ışık göremedim…
Kısa hücumlar bile yüksekti… Sıçrayana atılan pas değil, pasörlerin attığı kısaya sıçrayanlar vardı… File önü koşularda teknik ve sürat yoktu… Etkili smaç servis atan göremedim… Yer savunmasında ne düşmesini ne kalkmasını biliyorlar… Basit servislere karşı bile manşetlerde handikap vardı…
Çok önem verilmesi gereken gençleri koca senede bu dar zaman birimine hapsetmenin doğru ve yararlı olmadığı gerçeğine vardım… Adı “Deplasmanlı Lig” ama sonradan Federasyon bunu 2 ayaklı turnuvaya dönüştürüp bir oldu bittiye getirdi…
Koca sezonları kısacık bir süreçte bitti… Vatanımıza milletimize ve voleybolumuza hayırlı olsun !...
Avrupa Kupalarında en şanslı gördüğüm, Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu beklediğim Fenerbahçe Universal…
AVRUPA KUPALARINDA ŞANSIMIZ…
2011/2012 Avrupa Kupalarındaki eşleştirmelerde, Avrupa Bayanlar Şampiyonlar Ligi’nde VK Modranska PROSTEJOV (CZE) karşısında Fenerbahce Universal’in kolay tur atlayacağına inanıyorum… (2. Maç İstanbul’da)
Eczacıbaşı Vitra - Vakıfbank Türk Telekom eşleşmesinde her ne kadar Eczacıbaşı Vitra biraz daha şanslı gözüküyorsa da son Avrupa Şampiyonu Vakıfbank Türk Telekom varını yoğunu ortaya koyacaktır…
Avrupa Erkekler Şampiyonlar Ligi'nde (A) Grubunu 5 galibiyet, 1 yenilgi ve 15 puanla lider tamamlayan Arkas Spor, play-off turunda Polonya'nın Zaksa takımıyla eşleşti. Turu ortada görüyorum…
Hemen belirtmekte yarar var, Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde bayanlar ve erkeklerde play-off turu ilk maçları 31 Ocak-2 Şubat tarihlerinde, rövanş maçları ise 7-9 Şubat tarihlerinde oynanacak. İki galibiyet alan taraf tur atlayacak. Galibiyetlerin eşitliği durumunda 2. maçın hemen sonunda ''Altın set'' oynanacak ve bu seti alan takım tur atlayacak.
Avrupa Erkekler Şampiyonlar Ligi'nde (E) Grubu'nda yer alan Fenerbahçe Grundig, 3 galibiyet, 3 yenilgi ve 8 puanla grubunu 3. sırada tamamladı. Ligden elenen sarı-lacivertli ekip, gruplarını 3. sırada bitiren takımlar arasında en iyi dereceyi yaptığı için CEV Kupası Çalenç Turu'na katılmaya hak kazandı. Türk temsilcisi, bu turda Polonya’nın güçlü takımı Asseco Resovia Rzeszowtakımıyla eşleşti. Turu geçmesi oldukça zor… İlk maçı İstanbul’da yapacak olması da şansını epey azaltıyor…
CEV Cup'ta, erkeklerde Çalenç Turu ilk maçları 31 Ocak-2 Şubat, rövanş maçları ise 7-9 Şubat tarihlerinde oynanacak.
CEV Cup Bayanlarda temsilcimiz Galatasaray 3. turda Yunanistan'ın A.E.K takımı ile eşleşti. Asterix karşısında deplasmanda “Altın set”de ipten dönen takımımız gene büyük favori ama antrenör Nesiç’in bende kredisi bitti… Gene 2. maç deplasman sendromu ve “Altın set” yaşanabilir ?... Tek inancım, Nesic’in yanında bu işi iyi bilen, takımı iyi tanıyan, kenar yönetimde ve molalarda önemli müdahaleler yaparak onu tamamlayan, tecrübeli Reşat Arığ’ın bulunuyor olması…
CEV Cup'ta bayanlarda 3. tur ilk maçları 31 Ocak-1 Şubat, rövanş maçları ise 7-9 Şubat tarihlerinde yapılacak.
Erkekler Çalenç Kupası’nda temsilcimiz Galatasaray Yurtiçi Kargo 2. turda Ukrayna'nın Lokomotyv takımıyla eşleşti. Takımımız zor da olsa güçlü rakibini ekarte edecek durumdadır… İkinci maçın İstanbul’da olması avantaj…
Bayanlar Çalenç Kupası’nda ise temsilcimiz İller Bankası 2. turda Romanya'nın C.S.U Targu Mures takımıyla eşleşti. İller Bankası bu turu geçecek güçtedir Ancak 2. maçın Romanya’da olması tek sorunu…
Gene de, zor da olsa, turu geçip ilk 8’e kalmasını bekliyorum…
İlk 4’e yani “Final Four”a katılabilmesi için önünde sadece Alman VfB 91 SUHL – İsviçre Volley KÖNIZ eşleşmesinden sıyrılacak takımı da alt etmesi gerekecek ?… Ama önce C.S.U Targu Mures maçlarına bakalım !...
Çalenç Kupası'nda bayanlar ve erkeklerde 2. tur maçları 31 Ocak-2 Şubat tarihleri arasında yapılacak.
Bu eşleşmelerde, Avrupa Voleybol Konfederasyonu CEV’in mantık dışı, hakkaniyetten uzak uygulaması olarak gördüğüm “Altın Set” büyük rol oynayacaktır…
Bu sebeple, eşleşmelerde 2. maçları evlerinde oynayacak takımlar büyük avantaja sahiptirler…
Emeğe, mantığa ve hakka sırtını dönen bunak bir zihniyetin ürünü olan “Altın set” savsatası artık sona erdirilmelidir !...
ANKARAGÜCÜLÜ KIZLARIN ONUR MÜCADELESİ…
Teledünya Bayanlar Türkiye Kupası 2. etap yarı final ilk maçında MKE Ankaragücü, sahasında Galatasaray'ı 3-1 yendi… TVF Başkent Salonu'nda oynanan karşılaşmanın setleri 25-23, 18-25, 25-17 ve 25-18 sonuçlandı.Zor şartlar altında mücadelelerine devam eden ve sporun ana ruhuna ve erdemine sıkı sıkıya sarılanGizem, Sinem,Mariana, Alena, Ceren, Kübra Seval (L) ve Ayşegül onur mücadelesi verdiler… Kutluyor, alkışlıyorum…
NESİC DE TEKLEMEYE BAŞLADI…
Galatasaray’ın bu kadrosuyla Aroma Bayanlar Ligi’nde 4.lük zaten garanti gibi… 5. olurlarsa hezimet olur ?... Yani kızlar maça antrenörsüz bile çıkıp, bildikleri gibi oynasalar zaten 4. olurlar… Onun için, doğal olarak hedef en azından 3.lük olmalı ?... Nesic bunu iyi bellemeli… Zaten Asterix maçının “Altın Set”inde bence ipten dönen ta kendisiydi…
Ankaragücü maçı mağlubiyetinin özrü ve izahı olamaz !... Yok oyuncu dinlendirmiş, yok oyuncu ve sistem denemiş, böyle sığ mazeretler Galatasaray’da olmaz !... Eldeki koca kadro bir Lo Bianco’nun eline bakıyorsa, onsuz takım ligin dibindeki takıma böylesine farklı yeniliyor, üstelik tel tel dökülüyorsa durum yürekler acısıdır… Bunun hesabını verecek olan Nesic’dir… Valla bendeki havası ve kredisi azaldı…
Şimdi İstanbul’da oynanacak olan muhtemel bir “Altın Set”te dua etsin de bir kaza olmasın ?... Ankaragücü eminim o maçta aslarını dinlendirmeyecek, yedek denemeyecektir ?... Hatırlatmış olayım da…
Bu arada, kafamda sanal olarak yabancısız bir lig oynattım… Çok değişik ve ilginç bir klasman çıktı…
Tavsiye ederim, sizler de yapınız ?...
Bazen yararlı oluyor ?...
ANKARAGÜCÜ’NE KİM SAHİP ÇIKACAK ?...
Aroma Bayanlar Voleybol Birinci Ligi’nde parasızlıktan ve sahipsizlikten
Hayli sıkıntılı günler geçiren Ankaragücü’nde, sezon başından beri paralarını alamamanın sıkıntısını yaşayan kızlar, bu kez de deplasman maçı için gittiği İstanbul’da rehin kaldı. Hem de Voleybol Federasyonu’nun voleybolumuza hizmet vermek için yaptığı VOLLEY HOTEL’de…
Maç sonrası otel ücretini ödeyemeyen kafile saatlerce Ankara’dan havale edilecek parayı bekledi… Bu arada aranan yöneticilerden biri hariç telefonlara her ne hikmetse cevap verilmedi…
İşte telefonu kazayla (!) açık olan o kahraman yönetici Mehmet Ural parayı internetten çıkardı da rehineler (!) serbest bırakıldı…
Ne üzücü ve düşündürücü bir durum ?...
İster istemez akla ilk gelen soru şu :
Bu para Ankara’dan gelmeseydi ne olacaktı ?...
Zaten mağdur ve dolayısıyla moralsiz olan Ankaragücülü kızlar rehin tutulmaya devam mı edilecekti ?... Gözaltı, otelin hangi bölümünde uygulanacak, otelin nezarethanesi neresi olacaktı ?... Yani rehin tutulmaları halinde geceyi nerede, nasıl geçireceklerdi ?... Bu hukuka ne kadar uygun olacaktı ?... Ya vicdanlar bunu kaldırabilecek miydi ?...
O 2 saatin bile bir açıklaması yapılmalıdır…
Voleybol Federasyonuna ait bir otelde böylesine bir durumda, sporcu kızlarımıza 1 dakika bile olsa rehine muamelesinin yapılmasının çok çirkin olduğunu düşünüyor, ayıplıyorum…
Koskoca Ankara’da bu köklü takıma sahip çıkacak bir resmi veya özel kurum yok mu ?... Niçin “Başkan” olunur ?... Yöneticilik bu mudur ?... Havasından geçilmeyen canı sıkılınca şovlar yapan koca Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek istese bu takımı uçurur… Yoksa orada da basit, çirkin hesaplar mı yapılıyor ?...
Ayrıca alınan diğer bilgiye göre sezon başından bu yana sadece yarım maaş alan oyunculardan, kulübe protesto çeken 7’sinin, süreleri, bana intikal ettiği süre doğruysa, perşembe günü doldu… Bu oyuncular 3 maaş almadılarsa, gene rivayete göre, kulüple olan bağlarını tamamen kesecekler mi ?...
Bu da başka bilinmeyen… İnsanın ister istemez içi acıyor… Böyle spor olmaz, yöneticilik ise hiç ?...
SİYAHLAR - KARALAR MAÇININ FOTOLARI…
Üstteki fotoğraflar genç kızlar liginde bir maça ait… , Maç kimler arasında oynanıyor, önemli değil... Falan takımla Filan takım arasında diyelim ?... Federasyonumuzun basın bürosu tarafından servis edildi…
Zaten hangisinin hangi takım olduğunu anlayabilmemiz mümkün değil… Formalar ve taytlar aynı dizayn ve aynı renkte…
Maç Ankara’da… Federasyonun kapsama alanının tam merkezinde… Hakemler kuralları işte böyle uyguluyorlar… Federasyonun umurunda değil her halde ?... Kurallar kimsenin umurunda değil ?...
Söyleye söyleye boğazımızda tüy bitti…Yaza yaza parmaklarımız karıncalandı… Hala anlatamadık veya anlayamadılar ?... Acaba hata kimde ?... Yorum sizin...
Bu sabah TVF BasınBürosu'ndan aynı maça ait değişik açılardan tam 8 fotoğraf daha servis edildi... Ayrıca MHK Genel Sekreteri Cemalettin Özmen aradı... Fenerbahçe'nin (sağdaki takım) formasının ön tarafında, fotoğraflarda gözükmeyen, yukarıdan aşağı inen 2 sarı bantın olduğunu gördüm... Gerçi keşke ayrı renklerde, daha bariz bir fark olsaydı da bizler bu detayı konuşuyor, tartışıyor olmasaydık ?... Beni bu küçük fark detayı gene de tatmin etmemiş, seyir yönünden gene de bir handikap yaratıyor olsa da, en azından kurallarla ucundan örtüştüğü için, dürüstlük gereği bu konuyu paragrafımın altına eklemek zorunluluğu hissettim...
BAZILARI İLE ARAMIZDA DAĞLAR VAR ?...
Konuşunca, yazınca kötü oluyoruz… Suya sabuna dokunmaktan ödleri kopanlar, yukarı katta birisi öksürüp, aksırdığında, “Aman ne güzel öksürüyorsunuz ?... Vallahi kimse sizden daha iyi aksıramaz ?...” diye yağ çekenlerin de ne yazık ki bu yalaka yaklaşımları sezinlenemiyor veya birilerinin bu yumuşaklık ve bayağılık hoşlarına gidiyor ?...
Onlar daima en iyi, bizlerse dobra olduğumuz, sözümüzü esirgemediğimiz için “Tu kaka” oluyoruz…
Öylesine basit, yalaka olup ta el üstünde tutulacağımıza, böylesine sevilmemeyi yeğlerim… Karakter meselesi ?...
Öyle olduğumuz için de başımız her yerde dik dolaşıyoruz…
“SMAÇ BLOK” PROGRAMINI SEYREDİYOR MUSUNUZ ?...
M. Korhan Gün’ün hazırlayıp, sunduğu, çok dolu ve bir o kadar da düzeyli bir voleybol programı olan, TİVİBU 77. Kanal'da yayın yapan SPOR TİVİ'nin en önemli ve düzeyli programlarından “SMAÇ BLOK”u seyrediyor, seyredip de beğeniyor musunuz ?...
Her hafta Cuma günleri birinci kuşakta, saat 20.00/21.30’da naklen yayınlanan ve sonrasında da banttan 3 kez tekrarlanan programa her hafta voleybolumuzun çok önemli şahsiyetleri konuk oluyor, canlı telefon bağlantılarıyla sürpriz isimler renk katıyor…
Zor bir işi tek başına başaran kardeşim M. Korhan Gün’ü kutluyorum…
SANCAK ALABANDA : “KINA YAKIN(MA) !...
Sancak Alabanda gene çok önemli bir konuyu ele alıp, yorumladı…
Tüm antrenörlerimizi yakından ilgilendiren ve önemli bir tartışmayı düzeyli olarak ateşleyen “KINA YAKIN(MA)” yazısını okumadıysanız, aşağıdaki link sizlere rehberlik edecektir…
Dünyanın sayılı kış merkezlerinde son moda “Kar Voleybolu”…
Geçenlerde de bu modaya Erzurum’da uyuldu…
Bakalım bizdeki voleybol sevdası “Kar Voleybolu”nda bir yerlere tırmanabilecek mi ?...
Yaz aylarında mis gibi plajlarda sporcu bulmakta zorlandığımızı düşünecek olursak, bu işi becerebilmemizin pek kolay olamayacağını düşünürüz… Ligde bile oynayacak sayılı takım buluyoruz, voleybolcularımızı dağa nasıl çıkarabiliriz, ince hesaplar yapmamız gerek
?...
UĞUR MUMCU’DAN KAZANIMLARIM…
Uğur Mumcu ile Cumhuriyet Gazetesi’nin Cağaloğlu’ndaki binasında bir çok kez karşılaşmış, bir keresinde aynı servis aracıyla Taksim’e gitmiştim !... O zamanlar Türkspor dergisindeki köşeme yazıyordum… (Yazı işleri müdürü Meriç Tunca’nın kulakları çınlasın !...)
Bana, spor yazılarımın dışında da yazı yazmamı öğütleyen iki kişiden birisi olmuştu !... (Diğeri Edebiyat hocam, şair Sabri Altınel’di…) Bunun için dürüst ve cesur olmam gerektiğini, yazacağım konuları iyice araştırıp, doğruluğundan emin olduktan sonra korkmadan yazabileceğimi ilk söyleyen de oydu !... O tüm vasıflı ve onurlu gazeteciler gibi benim de daima örnek aldığım kişi olmuştur !...
Bugünleri onca yıl öncesinden görebilmiş, aydın halkına bugünün tablosunu resmen aynen çizmişti…
O sadece bir basın değil, devrim şehidimizdir…
Ne yazık ki yolunda giden gazeteciler çok azaldı…
Çoğu satın alındı, susturuldu…
Geriye kalanların bir kısmı da çakma bahanelerle demir parmaklıklar ardında çürümeye terk edilmiş durumda… Suçlarının ne olduğunu bilmeden, suçları sabit görülmeden ?...
Anısı önünde saygıyla eğiliyorum…
VURULDUK EY HALKIM, UNUTMA BİZİ…
(Uğur Mumcu’nun Cumhuriyet Gazetesi makalesinden…)
ARMAĞAN ASENA’YI YALNIZ BIRAKMAYALIM…
Voleybol ailesinin fertleriyiz ama temelde spor adamıyız… Her şeyden evvel de insanız… “Vefa” insanoğlunun kişiliğinde bulunması gereken en önemli olguların başında gelir…
81 yaşındaki Basketbolumuzun unutulmaz çınarlarından Armağan Asena artık yaşamını Yaşam Kent Huzurevi’nde sürdürüyor…
Aktif sporculuk hayatının ardından antrenörlük yaptığı dönemde, gittiği Amerika’da basketbolun çok daha hızlı oynandığını gören, Türkiye’ye döner dönmez “Fast Break”in uygulanmasında ve gelişmesinde baş rol oynayan ünlü koç Armağan Şenol’a bundan sonraki hayatının hüzürlü ve sağlıklı geçmesini temenni ediyor, en derin saygılarımı sunuyorum…
Aramak, onun yalnız olmadığını göstermek için telefonunu veriyorum : 0 212 360 0404
ANKETİMİZE OY KULLANDINIZ MI ?...
İstanbul'da oynanan derbi maçlarına, rakip takım seyircisinin alınmamasını nasıl karşılıyorsunuz ?...
“Siz misiniz AKP’li Başkan Menderes Türel’i devirip de CHP’li ProfMustafa Akaydın hocayı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı yapan Antalyalılar ?...” diyen En Başbakan Turizmimizin Amiral gemisine sırtını dönerek tüm yardım ve yatırımları kesti… Fotoğrafta Akaydın ve Türel koltuk devri anında…
ANTALYA’YA AKP FATURASI…
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının tüm banka hesaplarına borçlarından ötürü hacizler konuldu… Belediye 10 gündür kuruş ödeme yapamıyor, işler aksıyor, alacakların sinirleri geriliyor, kısacası yaşadığım Antalya’da durum tatsız, yaşantı tuzsuz…
Tek sebebi, seçimleri burada açık farkla kaybeden AKP tüm yardım ve yatırımları durdurmuş durumda resmen vatandaşından intikam alıyor, önümüzdeki seçimlere gözdağı veriyor…
Bu durumdan pek hoşlanan (!) bazı yandaş milletvekilleri de saygısızca Başkan Prof Dr Mustafa Apaydın’a “ "Seçim beyannamenizde Antalya Ankara'dan zengin diyordunuz. O halde ne zaman fakirleştik ?.." diye soru yöneltiyorlar…
Politikadan işte onun için bu denli nefret edişim ?...
( Bu çok özel dosyayı, Barış Manço'nun ölüm yıldönümü olan 31 Ocak'ta, Türkiye Haber Ajansı internet sitesinden ve voleybolx.com'dan okuyabilirsiniz...)
AŞK, KIŞ SOĞUK KAR DİNLEMEZ !...
UNUTULMAYAN MELODİLER…
UNUTULMAYAN SOLİSTLER…
Kol Düğmeleri / Barış Manço
Aramızdan ayrılışının 13. yıldönümünde onu sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz…
MUHTEŞEM BİR YAZI. O KADAR ZENGİNKİ 3'ER KEZ OKUDUK VE BÜYÜK KEYF ALDIK. ARTIK BU KÖŞENİN TİRYAKİSİYİZ. PAZARTESİ İŞE BAŞLAMADAN BU KÖŞEYE GİRİYORUZ. EVET TÜRKİYEDE GERÇEK VE ÖRNEK YÖNETİCİ ÇOK AZ.TÜRK SPORUNUN BU BADİREDEN BİR AN ÖNCE Bİ ŞEKİLDE KURTULMASI GEREK. HOCAM ŞU YABANCI ANTRENÖR KONUSUNDA SİZE ÇOK HAK VERİYORUZ. FEDERASYON VE KULÜPLER RESMEN TÜRK ANTRENÖRLERİNE HAKARET EDİYORLAR. OYSA TÜRK VOLEYBOLUNU BUGÜNLERE GETİREN TÜRK ANTRENÖRLERİDİR. O ZAMAN FEDERASYON BAŞKANINI, KULÜP YÖNETİCİLERİNİ DE YABANCILARDAN SEÇELİM OLSUN BİTSİN?
Serhat
30.01.2012 11:35:43
İşleri sadece spor yapmak olan bir kız takımının voleybol federasyonunun hotelinde rehin tutulması iğrenç bir tutum. Kınıyorum. Ayıp ya. Federasyonun yani otelin muhatabı kulüp yöneticileri, sıkar mı onları rehin alsalar ya?
Hocam konuyu gündeme taşıdığınız için sağolun.
Tuğçe
30.01.2012 13:19:41
Hocam son 2 anketinize de katıldım. Salonlara seyirci gelmemesinin en büyük sebebi kalitesiz maçlar. YaBancı takım seyircinin FB ve GS alınmaması polisin güçsüzlüğünü gösterir. Seyir hakkı engellenemez.
Bu arada Barış Manço ile ilgili yazınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
candan
31.01.2012 09:44:01
Şimdi siz, Ankaragücü voleybol takımının Voley Hotel'de Federasyonun bilgisi dahilinde rehin kaldığına gerçekten inanıyor musunuz? Yoksa inanmak istiyor ve bunu bir koz olarak kullanmak mı istiyorsunuz? Ayrıca Epirden Hoca bu kez fena atladınız. Ben o maçı izledim, Fenerbahçeli kızların formasının ön tarafı çubuklu idi. Hadi öbürünü anladık, iyi niyeti yok. Peki siz bu işe araştırmadan neden balıklama atladınız?
Hasan Uğur Epirden
31.01.2012 10:50:19
Sayın candan, Ankaragücü takımının eğer Volley Hotel'de rehin kalmasından Federasyonun haberi yoksa, yani bilgilendirilmemişse bu daha büyük ayıptır !... Bu tip olağan dışı durumlarda Federasyonun bilgilendirilmesi en doğru hareket olur !... Bu bir... İkincisine gelince... Fotoğraflar Voleybol Federasyonu Basın Bürosundan bizlere servis edilen fotoğraflardır... Bu fotoğraflar 2 sitede daha yayınlandı... Kaldı ki o maç veya bu maç, neticede bu fotoğraflar gençler ligine ait ve anlatmaya çalıştığım da (Anlayanlar ve anlamak isteyenler için tabii ?...) bu tip ihlallerin Deplasmanlı 1. Lig de bile yapıldığı... Dikkatlerinizi bu hususlara verirseniz voleybola ve doğrulara daha yaklaşımda bulunmuş olursunuz ?...
Ayrıca anladığınızı vurguladığınız bir konuda soru sormanız bir niyet zafiyeti belirtisidir ?... Hafiyelik yapmak istiyor, illaki yanlış ve aykırılıklar arıyorsanız, fazla çaba sarfedip, yorulmanıza gerek yok !... Geçmişe doğru tüm yazılarımı iyice bir okuyun, size çokça vakit geçirtecek o denli çok konu bulursunuz ki ?...
DOĞRUCU
31.01.2012 11:28:08
Hocam canınızı sıkmayın. Bu tip yazıları yazanlar yukarıdan bindirilmiş kıtalar. Sizin voleybola katkınız tartışılamaz. Yazdıklarınızla resmen ders veriyorsunuz ama öğrenci sıralarında bazen kuklalarada rastlanabiliyor.
kitarahumara
31.01.2012 13:46:27
Gençler Ligi turnuva maçları ile ilgili olarak, “Çok önem verilmesi gereken gençleri koca senede bu dar zaman birimine hapsetmenin doğru ve yararlı olmadığı gerçeğine vardım… Adı “Deplasmanlı Lig” ama sonradan Federasyon bunu 2 ayaklı turnuvaya dönüştürüp bir oldu bittiye getirdi…" dye yazmış arkasından da müstehzi bir ifadeyle, "Koca sezonları kısacık bir süreçte bitti… Vatanımıza milletimize ve voleybolumuza hayırlı olsun !...” demişsiniz.
Hocam, geçen sezon da Gençler Ligi'nin kulüplerin sırtında angarya olduğu söyleniyordu. Geriye, yarım sezon lig şeklinde oynanıp ikinci yarıda da turnuva şeklinde oynanması seçeneği kalıyor, ne dersiniz?
Ben anlamıyorum; kulüplerin antrenör değiştirmesinden, Federasyonun neyi nasıl yapacağına, plaj liginin turnuvalarına, duvardaki resme kadar her şeyi eleştirme hakkını kendinizde nasıl buluyorsunuz? Elinizi taşın altına hiç sokmadan hem de!
Hasan Uğur Epirden
31.01.2012 18:57:18
kitarahumara, keşke gerçek kimliğinle ortaya delikanlılar gibi çıkıp, karşıma gelsen de, medenice her şeyi konuşsak ?... Ben kendi fikirlerimi kendi köşemde yani kulvarımda paylaşıyorum… Katılmak zorunda değilsin ?... Federasyonun bu günkü kadrosu, Türk voleybolunu yönetmeye talip olmuşsa, en iyi şekilde yönetmek zorundadır !... Bana bir şey sorulur, danışılırsa seve seve yardımı olmaya çalışırım…
Eleştiri hakkımı nereden bulduğumu merak etmişsin ?... Voleybolda 44 yılı dolu dolu geride bırakmış biri olarak müsaade et de, birilerinden izin almadan fikirlerimi ortaya koyayım ?... Elimi taşın altına da her zaman sokmaya hazırım !... Çoğu zaman da sokmuşumdur… Ama o taş benim sınırımın ötesindeyse ve de pasaportum ve de vizem yoksa ne yapabilirim ki ?... Sizin evin kapısını açık bulup, içeri izinsiz dalsam, beğenmediğim oda takımınızın dizaynını değiştirmeye kalkışsam hoş olur mu ?...
Sanırım bazı şeyleri anlatabilmişimdir ?...
Gerçek kimliğinizi paylaşırsanız, merak ettiğiniz her konuyu sizle seve seve tartışırım ?...
semahat
02.02.2012 19:49:20
ülke içi yada küreselleşen dünyada,ülkeler arasında dostluk, barış, kardeşlik, kısaca sevgi için yapılan spor karşılaşmalarında bu amacın sporcular gibi spor severlerede işlenmesi lazım. spor karşılaşması niçin izlenir, oradan el ele çıkılmıyorsa bu konu gerçekten masaya yatırılıp projeler üretilmeli ve insanlık için uygulamaya sokulmalıdır. bu maç sonunda ve içinde yaşanan olayların bir sorumlusu mutlaka olamalıdır. orada bulunan herkesin göreceği zarardan çiddi etkilenirken. BASIN MENSUBU KORHAN GÜN ' ünde darbe alması tarafsız sporun barışına çok çok büyük darbedir.
İNŞALLAH gerekli önlemler alınır ve sporun yüceliğine leke sürmeyiz. Emek verenleri mutlak koruruz. Ben voleybol duayeni H.Epirden yorumlarından ve aktarımlarından dolayı kutluyor M. KORHAN GÜN' e geçmiş olsun diyorum. Bu konularla ilgili yönetenlerdan gerekli ilgiyi bekliyorum. Tüm çalışmalar barış, dostluk, sağlık, kardeşlik ve spor için olsun.
Harun Demir
04.02.2012 02:26:31
Sayın Epirden hocam şu Bölgesel Lige de bir el atarmısınız.Bu lig hakkındaki düşüncelerinizi ve araştırmalarınızı merak ediyorum.Saygılar.