Bugun...
AVRUPA YOLCULUĞU VE LİGLER


Alev Anakok
alevanakok@gmail.com
 
 

 

Bir tarafta lig maçları, diğer tarafta Avrupa Kupaları derken voleybolumuz haftanın 5 gününü dolduruyor. Bu yoğun trafikte araya ilgi çeken bazı lig karşılaşmaları sıkışsa da, benim gibi bir çoğunuzun gözlerinin Avrupa sahnesine çevrildiğini biliyorum.

 

15 gün içinde 12 takımımız rakipleriyle boy ölçüştü. Şu ana kadar Halkbank'ın sürpriz olarak düşündüğüm İtalya'da aldığı yenilgi dışında her şey yolunda gidiyor.

 

Artık öyle bir hale geldik ki, ekiplerimizin erken elenebileceklerini aklımızın ucuna bile getirmiyoruz. Özellikle Bayanlar da Şampiyonlar Ligi grup birinciliği sanki tapulu malımız gibi. Aslında böyle düşünmemiz çok doğal. Çünkü oluşturulan kadrolara bakınca 3 takımımızdan ikisinin 4'lü Finalde buluşması dışında her sonuç bizde hayal kırıklığı yaşatır.

 

Bu düşünce ve görüntü, 3 temsilcimiz Eczacıbaşı VitrA, Fenerbahçe Grundig (TV'den seyrettik), Vakıfbank'ın ilk maçlarını izlerken daha da pekişti. Bu karşılaşmaları seyrederken bırakın heyecanlanmayı çoğumuz sıkıldık. İstanbul da oynanacak grupların diğer maçlarının da farklı olmayacağını düşünüyorum.

 

Bu müsabakalarda ki notlarıma bakıyorum, dişe dokunun bir şeyler yok. İlle de zorlayıp “bir şeyler bulalım” derseniz, belki Vakıfbank- Partizan Vizura maçı için şunu söyleyebiliriz:

 

İlk iki set hiç değişiklik yapmayan Guidetti, 3. Setin ortalarına gelindiğinde 6 oyuncu değişikliğini bitirmişti. O bölümde yaşanacak bir sakatlık setin gitmesine yol açabilirdi. Gerçi set kaybetse ne olur ki? Diyeceksiniz. Haklısınız bir şey olmazdı. Dedim ya, ille de bir sorun bulacağız ya ona bir örnek verdim.

 

Başka? Biraz etkili servis atan rakip karşısında manşetin bozulması: % 46, iyi manşet % 37.

 

Başka? Gizem'in özellikle 1'deyken iyi manşet oranının düşmesi, hücumda çok etkili olan Vasileva'nın manşette sıkıntılı olması.

 

Başka? Guidetti'nin 3. sette yaptığı ikili değişiklik, biraz fantezi kokuyordu. Sheilla ile Naz çıktı, yerlerine Çağla- Bahar girdi. Ve Bahar pasör çaprazı olarak oynadı.

 

ECZACIBAŞI VİTRA - OMİCHKA OMSK

 

De La Cruz'un yokluğunu Esra ile dolduran turuncu- beyazlılar son set dışında rahattılar. Onlar için yapılacak eleştirilere gelince:

 

İkinci sette 5-1 den sonra aranın kapanıp 7-6 olması.

 

Üçüncü sette 8-4 girilen teknik molanın ardından rakibin servisleriyle bir anda 8-9 geriye (5 sayı) düşülmesi, 15-16 geçilen ikinci teknik moladan sonra 19-21'e kadar rakibin kovalanması, 23-21'lik avantaj ve 23-23.

 

Omichka'nın servisleri karşısında Gülden'in sıkışması (10 topta, 3 direk hata, yüzdesi 40, iyi manşet % 20.

 

Esra'nın üstüne yıkılan servisten (54 servisten 34'ü ona), kısa bir sürede olsa kurtarılıp, nefes almasını sağlamak için bir şey yapılmaması yazılabilir.

 

Fenerbahçe Grundig ise Romanya dan beklenildiği gibi 3-0'lık bir galibiyetle döndü. Orada rakibine göz açtırmayan ve 3 sette toplam 50 sayı veren (13-16-21) sarı- lacivertlilerin, 26 Kasım da Burhan Felek de ayni tarifeyi Azeryol Bakü'ye de uygulaması zor olmayacak.

 

DİĞER MAÇLAR

 

CEV ve Challenge Kupası'nda ekiplerimiz rakiplerini set vermeden yenerek, rövanşlar için büyük avantaj yakaladılar.

 

CEV Kupası'nda ki temsilcimiz Galatasaray Daikin, sakatlığı nedeniyle Centoni'den yoksun çıktığı Rocheville Le Cannet'i 3-0 ile geçmeyi bildi. Gerçi ilk iki sette önde olduğu bölümlerde, hücumda top öldüremediği için zaman zaman rakibini bekleyerek sıkışıklık yaşasa da, Meijners'in iyi oyunuyla sonuca gitti. Chalenge Kupası'nda ki temsilcilerimizden Bursa Büyükşehir Belediyesi- UVC Holding (Avusturya), İlbank da Levski Sofya'yı (Bulgaristan) set vermeden geçince rövanşı da kolaylamış oldular. Yani bu iki ekibimizin, Galatasaray Daikin gibi yolları açık.

 

LİGLER

 

Avrupa Kupası maçlarının ardından hafta sonu lig de güzel maçlar vardı. Tabi ki en çok ilgiyi Arkas- Halkbank, Galatasaray FXTCR- Ziraat Bankası, Fenerbahçe Grundig- Eczacıbaşı VitrA müsabakaları çekti. İzmir'deki mücadeleyi seyretme şansımız olmadığı için yorum yapamıyorum. Bu konuda belki Halkbank gibi çok iyi oyunculara sahip bir ekibin nasıl 0-2 geriye düştüğü, Arkas'ın ise 2-0'lık avantajı kullanamayıp maçı neden ve nasıl verdiği tartışma konusu olabilir. Bunu da ancak seyredenler bize bilgi olarak sunabilir. Yazımın altına bir kaç cümle ilave edip bizleri bilgilendiren arkadaşlar olursa sevinirim. Aslında ayni şeyleri 5 setlik Şahinbey Belediyesi- Maliye Milli Piyango karşılaşmasını izleyenlerden de bekliyorum.

 

Bu arada isterseniz işi biraz daha genişletip ilginç sonuçlar, değışık olaylar yaşanan bazı maçları da benimle paylaşabilirsiniz. Ama lütfen rakip ekiplere, oyunculara saldırmadan, taraftarı olduğunuz takıma yontmadan, gerçekten söylenmesi veya bilinmesi gereken şeyleri kısa notlar olarak yazabilirsiniz. Böylece seyretme şansımız olmadığı için yakalayamadıklarımızı da paylaşmış oluruz. Yalnız bir kez daha tekrar edeyim, polemik yaratmasın ve kısa olsun.

 

GALATASARAY FXTCR- ZİRAAT BANKASI

 

Beklediğim gibi heyecanı yüksek bir karşılaşma oldu. Bunun bence en büyük nedeni oyuncuların bırakın maç içini, setler de bile yaşadıkları inişler çıkışlardı. Bir set çok iyi işler yapanlar, bir set sonra adeta yok oldu. Birkaç örnek verirsem (Sizleri rakamlara boğacağım ama bu şekilde daha net bilgi sahibi olacaksınız).

Kamil Baranek: 1. set göz kamaştırıcı bir performans; % 75 iyi manşet ve 8 de 7 ile % 88'lik hücum, artı 2 blok sayısı. 2. set: % 12 iyi manşet, % 50 hücum. 3. set: % 40 iyi manşet, % 20 atak. Sonra yine çıkış.

Filip: 1. set % 44 atak, 2. set 8 de 8 ile % 100 hücum ve devamı geldi. Libero Mehmet: 1. set servise karşı % 67, iyi manşet % 50. İkinci- üçüncü setler % 25 ile %33. İyi manşet yüzdesi değerlendirmeye bile girememiş, 4. set yine sahne de, iyi manşet % 67.

Diğer maçların iyi oyuncusu Samuel ise ortalar da yok (% 33 iyi manşet, % 27 hücum).

Karşılaşmanın en istikrarlısı İbrahim Emet oldu (% 69 hücum).

 

Ziraat Bankası da farklı değil.

Rodriquez 3. set dışında iyi değil, Alexsandre maç boyu yok. İlk set oynamayan, ikinci ve üçüncü setlerde kısa süreli girip çıkan Rousier, 4.-5. setlerde takımının en iyisi. Toplam da 13 sayı, % 62'lik hücum.

Emre (12 sayı: 2 servis, 4 blok, 6 hücum) ve Cüneyt (10 sayı: 5 blok, 5 atak) ise istikrarlı oyunlarıyla katkı yaptılar. 8 direk hata yapan libero Volkan'ın da iyi manşet yüzdelerini vereyim; 1. set: % 80, 2. set: % 20, 3. set: % 67, 4. set: % 30.

 

Pasörlere de değinmek gerekiyor. İkisinin de pas kaliteleri iyi değildi. Özellikle 4'e attıkları toplar fileye çok yakındı. Bu yüzden smaçörler zor anlar yaşadılar. Ayrıca zaman zaman pas tercihlerinde de hata yaptılar. Ayırım yaparsak, 4'ü bloktan 7 sayıyla Hüseyin, Selçuk dan daha iyiydi.

 

FENERBAHÇE GRUNDİG- ECZACIBAŞI VİTRA

 

Zirve yarışının iki iddialı takımının maçında, açıkçası 3-2'lik skora karşın biraz hayal kırıklığı yaşadım. Geriye dönüp baktığımda aklımda kalan tek şey, bu kadar iyi oyuncuların, bu kadar basit hataları nasıl yaptıkları sorusu. Tamam stres yüksekti. Kaybetmek korkusu oyuncuları çok germişti ama yine de bu kadarı olmamalıydı. Tüm bayan maçlarında olduğu gibi servis yine çok ön plandaydı. Bu yüzden servise karşı manşet hataları fazlaydı; Sarı- lacivertliler de 16, turuncu- beyazlılar 13 (5 setlik bir maç olduğu düşünülse de bu seviyede ki ekipler için bana göre çok çok yüksek bir oran).

Fenerbahçe Grundig'in serviste ki hedefi Gülden (34 top), Larson (26), Şeyma (19), Esra (16) idi.

Eczacıbaşı VitrA ise servisleri Merve (31), Hildebrand Kristin (31), Kim (20), Meliha (9) ile buluşturdu.

 

Buraya bir not düşmek istiyorum. Biliyorsunuz liberoların iki önemli görevi var. Servise karşı manşet almak ve defans. Bu açıdan bakıldığında rakibin servislerinin ağırlık noktalarının liberolar olması doğal olarak soru işaretleri yaratıyor. Burada bir ikilem ortaya çıkıyor. Ya serviste libero seçimi taktik olarak hata. Çünkü bu oyuncunun oyunda olma sebebi zaten bu. Ya da liberoların manşetleri kötü, onun için hedefteler. Bu maçta iki liberonun istatistiklerini vereyim. Kararı da size bıkayım.

Merve: 31 kez topla buluştu, 5 direk hata yaptı. Yüzdesi 52. İyi manşet % 32.

Gülden: 34 manşet aldı, 5 direk hatası var. Yüzdesi 50. İyi manşet % 24.

Hücumlar da iki ekibin oyuncuları da vasatın üstüne çıkamadılar. Bunda tabi ki pasörlerin rolleri fazlaydı. Özellikle 4'e attıkları topların fileye yakın olması hücumda sıkıntılar yarattı.

Bunu Fenerbahçe Grundig daha iyi değerlendirince de blokta 16-8'lik bir üstünlük sağladı.

Skorerlerin istatistiklerine göz atalım:

Kim: 3 servis, 4 blok, toplam 29 sayı. Hücum yüzdesi: 40.

Montano: 2 servis, 2 blok, toplam 16 sayı. Atak yüzdesi: 34.

Eda: 4'ü bloktan 10 sayı. Hücum yüzdesi: 38.

Hildebrand Kristin: servis ve bloktan sayı yok. Hücumdan 9 sayı, % 41.

 

Eczacıbaşı VitrA: Fürst: 1 servis, 2 bloktan 14 sayı. Atak yüzdesi: 48.

Larson: 2'si servisten 12 sayı. Hücum yüzdesi: 18.

Neslihan: 8 hücum sayısı. Yüzde 36.

Poljak: 2 servis, 2 bloktan toplam 7 sayı. Yanlış yazmadım. 11 atakta sadece 3 sayı alabilmiş.

Şeyma: 1'i bloktan 8 sayı. Hücum yüzdesi: 29.

Sonuç: Hiçbir oyuncu hücum da % 50'nin üstüne çıkamamış.

Sadece pasör Elif 3 de 2 ile % 67 oran yakalayabilmiş.

Servise karşı manşetler de; Kim: % 80- % 60. Larson: % 69- % 54 ile öne çıkan oyuncular oldular.

 

Bu arada setler içinde ki iniş -çıkışlar da ayrı bir konu. Hele 4. set için bir yorum yapmak çok zor. Sayılar 10-14 Eczacıbaşı VitrA lehine. Ardından 19-15 oldu (9 sayıya 1 sayı). Set 25-18 bitti (yani 15 sayıya 4 sayı). Kader setine de değineyim: 8-5, 9-10 (1 sayıya 5 sayı). Set 15-13 bitti. Bu verileri okuyunca, eminim ki sizlerde benimle “hatalarla dolu, kalitesiz maç” konusunda ayni görüşü paylaşıyorsunuz. Öte yandan en kısa sürede aramıza dönmesi dileğiyle ameliyat olan Asuman'a da geçmiş olsun diyorum.

 

DİĞER MAÇLAR

 

Bayanlarda; Sarıyer'in Galatasaray Daikin karşısında 0-2 geriden gelip 2-2 yapması, 5. sette 13-7'lik bir avantajı koruyamaması, Vakıfbank'ın, oynadığı 4 maçtan ancak bir set çıkarabilmiş Yeşilyurt'a 25-21 ile set kaptırması, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin Beşiktaş deplasmanından 3-1'lik, Trabzon İdman Ocağı'nın Çanakkale'den 2-3'lük galibiyetlerle dönmesi ilgi çeken diğer sonuçlardı.

 

AVRUPA ŞAMPİYONASI KURALARI ÇEKİLDİ

 

Daha önce sitelerde okuduğunuz gibi, 26 Eylül – 4 Ekim 2015 tarihleri arasında Belçika ve Hollanda’nın ev sahipliğinde düzenlenecek 2015 CEV (Avrupa Voleybol Konfederasyonu) Bayanlar Avrupa Şampiyonası’nın Antwerp kentinde yapılan kura çekimine göre, A Bayan Takımımız, Belçika, Macaristan ve Azerbaycan-Slovakya eşleşmesinin galibi ile birlikte B Grubu’nda yer aldı. 16 takımın 4 grupta kozlarını paylaşacağı maçlar sonunda grupta birinci sırayı alan dört takım doğrudan çeyrek finale yükselecek. İkinci ve üçüncüler ise çeyrek finale çıkabilmek için play-off karşılaşması oynayacak. Henüz konuşmak erken olsa da, hepiniz gibi bende, Filenin Sultanları'nı kürsü de göreceğimize inanıyorum.

 

MALİ GENEL KURUL

 

Türkiye Voleybol Federasyonu’nun (TVF) Beşinci Olağan Mali Genel Kurul Toplantısı dün yapıldı. 112 Genel Kurul Delegesinin katıldığı toplantıda yapılan Faaliyet Raporu ve Denetleme Raporu oy birliği ile kabul ve ibra edilmiş. Ayrıca bütçeler ile gündemin diğer maddeleri ve TVF Ana Statüsü ile ilgili verilen değişiklik önergesi de oy birliği ile kabul edilmiş. Orada olamadığımız için neler konuşulduğunu bilmiyoruz. Ancak çok kısa bir zaman dilimi içinde bu konuda geniş bilgiler alacağımızı, yazılar yazılacağını umuyorum...

 

 





YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

2016 - 2017 Voleybol Sezonu Vestel Venus Sultanlar Ligi'nde hangi takım şampiyon olur?


YUKARI