BU DA DERS OLSUN! (*)
Reklam
Eski Voleybolcu

Eski Voleybolcu

BU DA DERS OLSUN! (*)

13 Eylül 2018 - 22:05 - Güncelleme: 14 Eylül 2018 - 12:27

Ne demek mi şimdi bu… Sıkı durun size güzel bir SAZAN HİKAYESİ anlatacağım. Efendim şöyle başlıyoruz; Dünyaca ünlü ve de zamanında bir çok diğer rakibinin önünde yer almış, yani ratingleri tavan yapmış bir haber sitesinde; bir başka sitenin, yıllarını bu işe vermiş-deneyimli-hatta duayen sayılacak biri tarafından çıkarılan bir kitap ve de bir kurum tarafından verilen bir davet ile ilgili köşe yazısının paylaşımına, başlangıçta tanımlanan sitenin 3-5 kişi tarafından okunan “başka” bir yazarı pattt diye dahil olur…
 
Yani 2 kişi konuşurken… 3. olur ( Ne hikmetse.!)
 
Alıntı yaptığı kişinin yazdıkları doğru diye düşünür… Çünkü; o konuları yazan kişi meslekte 45 yılını devirmiş, hala da günleri devirmeye devam etmektedir. Ancaaaak işin aslı öyle değildir..
 
Kendisine anlattığı gibi değil, ama TAM TERSİNE çıkardığı kitapla ilgili tüm kapılar ardına kadar açılmış,  kitabına reklam katkıları verilmiş, Federasyon tarafından her ortamda tanıtımı yapılmış, standı açılmış, hatta bizzat TÜRKİYE VOLEYBOL FEDERASYONU BAŞKANI MEHMET AKİF ÜSTÜNDAĞ ve yönetim kurulundaki üyeler tarafından adeta bir seferberlik ilan edilmiştir.
 
AHTE VEFALAR
 
Fakat gelin görün ki kitabın yazarı bunları az bulmuş, yapılanları bir kenara itip ve de oturup bir yazı döşenip “ben yokum…” demiştir. Özetle; hepimizin kısa şortlu halini bilen Cengiz abimiz ayıp etmiştir. Bizde yalan yok, doğruya doğru…
 
Buradan da ota buna atlayıp, her okuduğuna inanan balık adı nedir?-bu kimdir? diye soranlara cevabım yazı sonundaki tırnak içinde belirtilmiştir. Diyerek geçiyoruz ve ciddileşerek devam ediyoruz.. Dikkattt;
 
Yukarıda ki başlık ise geçmişte yapılan bir yorumla alakalı değil bizzat, bu ahval ve şeraitte kendilerine bir ÖZÜR BORCUNDA olduğumuz Türkiye Voleybol Federasyonunun başkanı Sn. Mehmet Akif Üstündağ,  Milli takımlar sorumlusu ve basından sorumlu yönetim kurulu üyesi Sn. Kurtaran Mumcu için yazılmıştır. Diğer parkedaşlarım  ( Eski başkan Sn. Özkan Mutlugil, Sn. Ahmet Göksu, Sn. Ersin Yılmaz) da lütfen kusura bakmasınlar… Tongaya düştük işte. :-/ ( Pasörü biraz dinlendirin olm, pozisyonu şaşırdı.)
 
KISALTMALAR
 
Sevgili, sevimli menejerim Korhanım’ın ve de Kürşat’ımın sitesine destek vermek, azıcık ciddi ortamı hafifletmek, olaya ve de güzide sporumuza başka bakış açıları getirmek, 20 yıl sahalarda ter döktükten sonra artık çıkış kapısının ardından, tek gözle ortamı seyreder gibi, camianın ağız kulak mesafesini ara sıra kısaltmak amacıyla yazdığım yazılarda bazı kısaltmalar var ki, artık “ sen daha fazla kısaltma, tamam mı cnm…!!!” denmesine neden olmuş, yeni öğrendim… Boyumuzu kısaltamayacağımıza göre, lafımızı kısaltacağız bu yaştan sonra…
 
Bundan böyle Federaller demeyeceğim mesela… + kimseye eski takımdaki Kuti gibi  kısaltması veya lakabı ile laf etmeyeceğim.. Soğuk Nevale Özkan ve de son olarak Makifüst zinhar  (sakın ola ki, kesinlikle, hiçbir zaman, asla demek) yok artık… Sözüm söz…
( NOT: Yıllarca bana Kempes dediniz de gıkımız çıkmadı ama, neyse.. :=)
 
KUTLAMALAR
 
“Hepimiz Aynı Takımdayız” mottosuyla başlayan ve TÜRKİYE VOLEYBOL FEDERASYONUNUN 60. yılının kutlandığı bu yıl da aslında dünyada en eski voleybol oynanan ülke olduğumuzu biliyorsunuz değil mi? Daha önce de yazmıştım ama tekrar hatırlatalım. ( Bugüne yakışır)
 
Türkiye’de Voleybola Başlangıç Dönemi (1919-1951) Voleybol Türkiye'ye Birinci Dünya Savaşı'nı izleyen Mütareke günlerinde geldi. 1919-1925 yılları arasında İstanbul'da YMCA'in müdürlüğünü yapan Dr. Deaver adlı Amerikalı, derneğin spor salonunda voleybol oynatmaya başlamış, kısa zamanda beden eğitimi öğretmenlerimizin ilgisini bu yeni spor oyununa çekmeyi başarmıştı. 

1919'da voleybol daha Avrupa'ya yayılmış değildi. Bulunalı topu topu yirmi dört yıl olmuş, hele smaçla oynanmaya başlanışının üstünden daha ancak altı yıl geçmişti. 

Calaloğlu'ndaki Erkek Muallim Mektebi'nin beden eğitimi öğretmeni olan ünlü spor adamı Selim Sırrı TARCAN, YMCA'de görüp oynadığı voleybolu, bedensel yetenekleri geliştiren, temiz bir spor oyunu olarak benimseyip öğrencilerine öğretmeye başladı. 1920-1924 yılları arasında Erkek Muallim Mektebi'nden çıkan beden eğitimi öğretmenleri de bu sporu kısa sürede okullarımız yaydılar. Kabataş, Vefa, Pertevniyal, Galatasaray, İstiklal, Haydarpaşa, İstanbul liselerinde yoğunlaşan çalışmalar, önce okullar arası turnuvalara yol açtı. Voleybol oynayan çocuklar okullardan mezun olmaya başlayınca da, çalışmalar üniversitelere, kulüplere doğru genişledi. Bu gün bir basketbol yuvası olarak bilinen İstanbul Teknik Üniversitesi, o zamanki adıyla Yüksek Mühendis Mektebi, 1924-1944 yılları arasında voleybolun beşiğiydi. Ankara'daki Siyasal Bilgiler Fakültesi, o zamanki adıyla Mülkiye Mektebi de, voleybola öncülük eden bir yüksek okuldu.”
 
Bu noktada artık bir de ESKİ BAŞKANLARI ANALIM ve yazıyı bitirelim;
 
TÜRKİYE VOLEYBOL FEDERASYONU BAŞKANLAR
 
1958-1968 Vahit ÇOLAKOĞLU
1968-1971 Mustafa MUT
1971-1977 Haluk AYKULU
1977-1978 Naci BAYAMLIOĞLU
1978-1979 Özcan MUTLUGİL
1979-1988 Naci BAYAMLIOĞLU
1988-1991 Teoman YAZGAN
1991-1992 Naci BAYAMLIOĞLU
1992-1993 Hüsnü CAN
1993-1996 Naci BAYAMLIOĞLU
1996-2000 Ahmet GÜLÜM
2000-2006 Hüsnü CAN
2006-2008 Erol Ünal KARABIYIK
2008-2012 Erol Ünal KARABIYIK
2012-2016 Özkan MUTLUGİL
2016-         Mehmet Akif ÜSTÜNDAĞ
 
Güzide sporumuza verdikleri emek ve gösterdikleri çabalardan ötürü her birine saygı; bu dünyada olmayanlara, ancak anılarda yaşayanlar allahtan rahmet, yaşayanlara ve aramızdakilere minnet duygularımızla…
 
Türk sporunun “ EN BAŞARILI TAKIM BRANŞININ ve FEDERASYONUNUN 60.YILI BİR KEZ DAHA KUTLU OLSUN…”
 
Herkese sevgilerimle
 
 Eski “sazan” Voleybolcu
 
(*)Not: Menejerim Korhanım sen de bunu bilip beni uyarmadın ya… Bak ben sana neler yapacağım, gör bak… bekle..:-?)

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Cengiz tokgöz
    1 ay önce
    Federasyonun avukatlığına soyunan eski voleybolcunun federasyondan beklentisi ne bilemiyorum. Beni de ilgilendirmez. Başkan ve yardımcısı federasyon adına değil, bireysel reklam desteği verdi. Federasyon sitesindeki reklamlar kitapta yok. Çok kötü bir huyum vardır. Çizik olmayan 45 yılım için yalan yazanı aklının almayacağı gerçekle üzerim.

Son Yazılar