Bugun...
YENİLGİYE MAZERET ÜRETME SENDROMU


Sancak Alabanda
info@voleybolx.com
 
 
Bir taraftan Türk sporu kalkındı, çok ilerledik diyoruz, diğer taraftan; alınan her yenilgiden sonra, spor dalı ne olursa olsun, muhakkak yenilgiye bir kılıf uydurmaya çalışıyoruz! 
Bu hakem, seyirci, müsabaka şartları, rakip takım oyuncusu bize yan baktı filan gibi argümanlar olabiliyor!
 
Maalesef sağlıklı analiz yapamıyoruz! 
 
Gelelim Bayan Voleybol Milli takımımızın oynadığı Rusya maçındaki hadiseye: 
 
Müsabakaya Ruslar iyi girmiş ve skoru 2-0 a getirmişler! Daha sonra 3. sete bayanlarımız önde giriyorlar ve oyunu domine etmeye başlıyorlar. Sonra her iki takımın da en önemli hücum silahlarından, Kosheleva ve Neriman sakatlanıyorlar ! İkisi de aynı mevkinin oyuncuları! Ve sakatlıkları aynı yerden ( aşil ve diz altı adelesi ).
 
Neriman geri dönemezken(!); Kosheleva, Rusların medikal ekibinin tedavideki başarıları neticesinde oyuna 4. sette geri dönüyor! Buna rağmen Millilerimiz başabaş geçen seti alarak maçı 5 sete götürüyorlar.
 
5. sette ise malum hadise oluyor! Hakem sporcumuz Gözde'nin geri alandan sıçrarken 3 metre çizgisine bastığı kararını veriyor Şahin gözü sistemini inceledikten sonra! 
 
Şimdi bu bir kural hatası mıdır? Kesinlikle hayır! Hakemin görüşüne binaen verdiği bir karardır! 
Öte yandan, maçtan sonra TVF Başkanının maçın sonucuna, rakip takımın 2 kez itiraz hakkı varken, 3. itirazı yaptıkları ve bunun usulsüz olduğu şeklinde bir itirazda bulunduklarını öğreniyoruz ki yapılabilecek maksimum itiraz budur bu durumda! Hakem kararına yapılacak itiraz zaten anlamsız olur ve Federasyonumuzu haksız bir konuma düşürebilirdi FIVB gözünde ! Dolayısıyla TVF bu konuda doğru bir girişimde bulunmuştur diyebiliriz! 
 
Peki sonuç değişir mi? Sonuç değişmeyecektir fakat maçın hakemi ciddi bir ceza alır düşüncesindeyiz ve bu da bundan sonra milli takımın maçlarını yönetecek hakemleri daha dikkatli davranmaya itecektir diyebiliriz!
 
Gelelim bu yazının başlığına! Niye böyle bir başlık attık? 
 
Müsabakaları; yayıncı kuruluş NTV Spor ekranlarından yorumlayan eski voleybolcu hanım kızımız, maalesef; bir çok voleybol izleyicisinin dikkatini çekecek şekilde, bilgi vermekten ve yorumlamaktan uzak, taraftar mantıklı yorumlarla TV başındaki voleybolu sadece sempatizan olarak izleyen ve bu detaylı kuralları bilmeyen izleyicileri, hatta basın mensuplarını yanlış bir fanatizmle yönlendiriyor! 
 
Bazı sporcularımızı kayıracak ölçüde sübjektif yorumları olduğu gibi, teknik ve taktik bilgiden uzak ( Japonya maçındaki belden yukarıya, hatta kafalarına doğru vurmamız lazım tarzındaki ) yorumları garipseniyor! 
Yorum yaptığı NTV Spor kanalındaki( Normal olarak voleyboldan pek anlamayan ) spiker beyefendileri dahi maalesef öyle bir dolduruşa getirdi ki onlar dahi takip eden spor haberlerinde, hakem yüzünden maç verdik şeklinde tepkiler verdiler! 
Bu durum, ciddiyetiyle bilinen NTV Spor kanalının imajına da zarar veriyor!
 
Şimdi sorum şu. Acaba bu maçın 3. ve başa baş geçen 4. setini aynı hakem yönetmedi mi? 
Özellikle başa baş geçen 4. seti hakemler satmak isteseler Rusya'ya satamazlar mıydı ? Bu şekilde maç Rusya'nın lehine 3-1 bitmez miydi ?
 
Hatta bir web sitesinin editörü olan başka bir kardeşimiz; Ruslarla FIVB arasındaki gizli bir protokolden bile bahsetmiş! 
Adamları açık açık kumpasla suçlamış ! FIVB bu yazıyı görmesin! Bu kardeşimiz bir daha FIVB müsabakalarına akreditasyon alamaz maazallah! Bizden uyarması!  
 
Şimdi gelelim gerçeklere:
 
1) Milli takımımız elemelerde 2 kez grup maçlarını iç sahada oynayan tek takımdı ! 
    Yani elemelerde oynadığımız 9 maçın 6 sını Ankara'da oynadı !
    Buna rağmen bu avantajı Sinyor Barbolini ve Ferhat bey kardeşimizin yaptıkları ölümcül hatalarla 
    doğru düzgün kullanamadı ve Kaliningrad'da İtalya'ya karşı son maçta alınan galibiyetle 
    finallere kalan son takım olabildik ! 
 
2) İç sahada oynadığımız müsabakalarda normal olarak bu hakem avantajını biz kullanıyorduk! 
    Ve bu durum gayet normaldir! Böyle de olması gerekirdi ! TVF bu konuda çok başarılı bir organizasyonla
    takımımızı destekledi. Emeği geçenlere teşekkür etmek lazımdır!
    Ankara'daki her maçımızda en az 10 kez bizim lehimize kararlar verildi ve düdükler çalındı!
    Hatta Rus takımının Coach'u Marichev Ankara'daki Türkiye maçından sonra baş hakemin dakikalarca 
    kolunu çekiştirdi, itirazlarını sürdürdü ! 
    
3) Finallerde normal olarak bir hakem avantajımız yok ve bu nötr yönetim tarzı, oyuncularımızı da
    antrenörlerimizi de yorumcumuzu da rahatsız ediyor! 
 
4) Maalesef hakem hataları konuşulurken, niye bizim takımımızın oyun sistemi konuşulmuyor ve tartışılmıyor
    yorumcumuz tarafından ?
    Takımımız Guidetti beyin 3 sezon önce Vakıfbank'a Gözde ile oynattığı çift libero ( Pasör çaprazını libero
    gibi kullanmak ) sistemi ile oynuyor! 
    Guidetti bey bu sistemden 1 yıl sonra vazgeçmek zorunda kalmıştı! Neden Acaba ?
    Bu sistem daha önce Çin milli takımının uyguladığı bir sistem ve bugün artık bu sistemi Çin dahi terk etti !
    
5) Eğer sistem bu ise neden bu sisteme göre oyuncular oraya götürülmedi de, kenarda duran turistik elemanlar
    götürüldü ( Seda, Özgenur, Yeliz ) ?   
 
6) Bir oyuncunun maç başı 60 pas alması normal bir durum mudur? Bu durumu acaba içerideki bazı oyuncular
    mı istiyor? Yoksa antrenörün taktiği mi?  Yoksa biz maç kazanmaya değil de best skorerliğe veya 
    maçın adamlığına mı oynuyoruz?  
    Maç başı 60 pas alan oyuncunun arka arkaya 5 maç oynanan bir turnuvayı, hiç çıkmadan oynayarak
    sağlıklı ve verimli tamamlama yüzdesi kaçtır ?
 
7) Türkiye'de neden Naz ile aynı yükseklikten ve aynı süratte pas atabilen ikinci bir pasörümüz yok ?
 
8) Bu takım niye pasör çaprazlarını bu turnuvalara hazırlayamadı? Antremanlar mı yetersiz? Güven problemi
    mi var oyuncular ve coach arasında( ya da oyuncular ve oyuncular arasında)?
 
9) Niye bu kadar etkisiz servis atıyoruz(Brezilya maçı hariç) ? 
    Smaç servis silahı niye çalışılmıyor ve denenmiyor ?  
 
10) Başlangıç rotasyonunda pasörün turunda (yanında) başlayan orta adamımız niye en ağırından seçiliyor?
      Eğer ki Kübra' dan vazgeçemiyorsa Sinyor Barbolini, niye Büşra'yı pasör yanına koyup ta Kübra'yı 
      3'lü tura alarak Bahar'ı dinlendirmeyi düşünmüyor? 
 
11) Bayan voleybolu katılım ve finansal büyüklük açısından Türkiye'nin 1 numaralı sporu iken (bayanlar arasında),
      tonlarca oyuncumuz varken, TVF voleybol patlamasından bahsederken, patlayan bu oyuncularımız nerede? 
      Niye A Milli takımda yoklar? Acaba altyapılarda, altyapı milli takımlarımızda veya lig takımlarımızda
      yeterli eğitimi alamıyorlar mı? Acaba bu takımlarımızı çalıştıran yabancı ve yerli antrenörlerimiz mi, yoksa
      voleybolumuzu yönetmeye çalışan idarecilerimiz, yöneticilerimiz mi yetersiz veya eğitimsiz?   
 
12) Sinyor Barbolini'nin Türk Bayan Voleybolunun 2003 senesinde de Dünya Klasmanında 11.
      olduğundan haberi var mı ( O dönemde Türk Antrenörler çalıştırıyorlardı hemen hemen bütün
      takımlarımızı ve milli takımları) ?
      Milli takımımız halen Dünya klasmanında 11. .O ve Türkiye'de çalışan diğer İtalyan kumpanyasına
      mensup arkadaşları niye 4 senedir bir aşama kaydedemediler! 
      Dünya klasmanında Türkiye'yi ilk 4'e ( ilk 8 e de razıyız) yükseltmek için ne gibi bir master planları var?
      Bu planı Türk antrenörleri ve kulüplerle paylaşmayı düşünüyorlar mı ?
 
Bu soruları daha çok çeşitlendirebiliriz! Böyle uzar gider! 
 
Benim yorumculuk yapacak tüm hanımefendilere ve beyefendilere tavsiyem, derslerini iyi çalışarak mikrofon başına oturmaları ve ekranları başındaki milyonlarca sporseveri, fanatizmden mümkünce uzak, doğru yönlendirme ve doğru bilgilendirme sorumluluğunun omuzlarında olduğunu unutmamalarıdır!   
 
Haa, yukarıdaki maddelerden kopya çekmelerinde bir mahsur yok! 
 
Kaliteli voleybolla dolu günler dileğiyle, kalın sağlıcakla!




YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

21 Kasım 2016'da yapılacak olan Türkiye Voleybol Federasyonu başkanlık seçiminde, Mehmet Akif Üstündağ'ı destekliyor musunuz?


YUKARI