İSTANBUL “CEZALI” MI?
Reklam
  • Reklam
Sırma Üç

Sırma Üç

İSTANBUL “CEZALI” MI?

29 Şubat 2016 - 22:44

Milli Takımlarda yer alan, liglerde oynayan erkek – kız voleybolcuların belki %60 ya da %70’i İstanbul kulüplerinden çıkar çünkü İstanbul kulüpleri arasında voleybola büyük hizmetler veren köklü kurumlar bulunur. İstanbul, 20 milyona yaklaşan nüfusu ile pek çok Avrupa ülkesinden daha kalabalık, çeşitli dönemlerde aldığı göçlerle kozmopolit bir yapıya sahip, dolayısı ile sporcu kaynağı açısından bir cennet olmakla kalmayıp spor tesisleri açısından da Türkiye’de benzeri bulunmayan bir ildir. Sadece sporcu değil, antrenör, hakem, yönetici, menajer pek çok voleybol emekçisi İstanbul’dan yetişmiştir.

Peki İstanbul cezalı mıdır?

  • Uzun yıllardır alt yapılarda hiçbir kategoride Türkiye yarı final-final müsabakaları İstanbul’da oynanmaz!

  • Milli maçlar, önemli Lig Finalleri İstanbul’da oynanmaz!

  • Çeşitli yaş gruplarında okul müsabakalarının Türkiye yarı final ve final müsabakaları oynanmaz!

  • İstanbul seyircisi kendi kulübünün sporcularını, kendi çocuklarını tribünden destekleme fırsatı bulamaz!

Neden?

Yıllar önce şöyle açıklamalar vardı: voleybolu sevdirmek ve yaygınlaştırmak için özellikle alt yapılarda final müsabakaları büyük şehirler dışındaki şehirlerde oynatılır, bu şehirlerin seyircileri önemli takımları ve müsabakaları izleme fırsatı bulurlar.

  • Ama neredeyse son 6-7 yıldır tüm önemli turnuvalar Ankara’da oynanıyor!

  • Neredeyse tüm Milli takım kampları Ankara’da düzenleniyor!
    (zaman zaman erkek takımı kamplarına Ankara dışında da rastlanıyor)

  • Yaş grupları gelişim kamplarının neredeyse tamamı Ankara’da düzenleniyor!
    (Ankara neredeyse yaş gruplarında “sporcu transferi pazarı” haline gelmiş durumda.)

Dolayısı ile büyük şehirler, voleybolu yaygınlaştırma vs gerekçeler kalmamış belli ki…

Peki neden İstanbul’da hiç turnuva düzenlenmez, neden voleybolun Türkiye’deki en doğal ve gerçek “voleybol yuvası” finallerden uzak tutulur?

Son yılların gündeme getirdiği bir başka soru: İstanbul’da neden gittikçe daha çok kulübün kendi lig maçlarını hatta alt yapı maçlarını kendi antrenman salonlarında oynaması teşvik edilir?

Hafta sonunda voleybol maçı izlemek isteyen sıradan bir voleybol sever ya da bir genç sporcu maç programlarına baktığında neden Beşiktaş’ta, Yeşilyurt’ta, Ayazağa’da, Ataşehir’de sadece 1’er maçın oynandığı birbirine şehirler kadar uzak salon isimleri ile karşılaşır?

Maç oynanan salonları İstanbul genelinde dağıtarak “bölgesel voleybol yuvaları ya da merkezleri” mi oluşturulmak isteniyor, yoksa İstanbul voleybolunu dağıt ve küçült politikası mi izleniyor anlamak zor…

Yoksa yıllardır yaşanan sessiz Ankara-İstanbul rekabeti (benim voleybol içinde olduğum 35 senede hep bu rekabet vardı) salon tercihlerini de mi etkiler oldu?

Voleybol hepimizin, Milli Takımlarımız maç kazandığında hepimiz seviniyor ve gurur duyuyoruz. Asıl rekabeti kendi içimizde, bazen kulüpler arasında, bazen şehirler arasında değil, tam tersine uluslar arası arenada yaşamalıyız. Bunun için de, voleybola büyük yatırımlar yapan ve voleybolun dinamosu olan İstanbul kulüplerini kesinlikle desteklemeli; kendi oturduğumuz dalı kesmeye çalışmaktan bir an önce vazgeçmeliyiz.

Son Yazılar