DENİZ ESİNDUY İLK OLSUN
Reklam
  • Reklam
Cengiz Tokgöz

Cengiz Tokgöz

DENİZ ESİNDUY İLK OLSUN

22 Ağustos 2019 - 10:44

Önce, Federasyon başkanı Akif Üstündağ ve yönetimini kutlamak gerek.

Yıllar önce başlattığım “50. Yıl Salonu’nun adı Değer Eraybar Salonu olsun” kampanyası, isim değişikliği ile olumlu sonuç verdi.

O günün federasyon başkanı nedense voleybola sonradan girmesine rağmen bu tip yerlere kimsenin adını vermek istemiyordu.

Tüm yazı ve söylemlerime rağmen bir türlü salonun adı 50. Yıl Salonu idi.

Akif Üstündağ ile Ankara’da yaptığım görüşmelerde 50. Yıl Salonu’na  mutlaka bu sporun rahmete kavuşmuş isimlerinden birinin konması gerektiğini söyledim.Üstündağ, “Deniz Esinduy olursa olur” demişti.

Olabilir, bir yerde Deniz Esinduy onların devre arkadaşları idi. Ve de Ankara’daki Avrupa Şampiyonası kampında vefat etmişti.

Nihayet, Burhan Felek Salonu’nun yanındaki 50. Yıl Salonu’nun adı rahmetlinin ailesi, arkadaşları, erkek ve bayan milli takımların bulunduğu törende 50. Yıl Deniz Esinduy Salonu oldu.

Çok güzel.

Hizmet edenler unutulmamalı elbette.

Ancak, benim bu güzel isim değişiminin yanında iki ismin daha ölümsüzleştirilmesini bekliyorum.

Biri her voleybolcuya askerde babalık yapan rahmetli Reşit Yücesoy, öteki de genç yaşta aramızdan ayrılan Ankaralı Spor Yazarı Ersin Uysal.

Reşit Yücesoy’un adı Beştepe’deki salonun protokol tribününün girişine, Ersin Uysal’ınki de yine o salonun basın tribününe konabilir.

Haydi başkan, güzel bir jest yaptın. Devamını getir.

Reşit Albay ile Ersin’i de ölümsüzleştir.

Şimdi bazılarınız “Ya yalnız onlar mı var” diyebilirsiniz.

Elbette yok. Sinan Erdem’in adı Ataköy’deki salonda yaşıyor. Deniz Esinduy’un adı da kondu.

Eskişehir ve Trabzon’daki stadların kapılarında bu kulüplere hizmet etmiş sporcuların isimleri vardı.

Bir yığın salonumuz ve kapıları var. Kapılara isimler konulabilir. Hatta tribünlere de konulabilir.

Yeter ki, hamle yapmalı.

Deniz Esinduy ilk olsun.

Gerisini bekliyoruz.

 

NOT: Hiç kimse bu konulara el atmıyor ve değinmiyordu. İnatla yaptırılmayan basın tribünleri için de ısrarcı olunmamıştı. Ben gazeteci ve de bu camianın 45 yıl içinde biri olarak “vefa” duygusunun unutulmaması ve basın mensuplarının kendilerine salonlarda tribün olması için çabaladım. Fena mı oldu. Bundan sonra federasyonun bileceği iş.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar