Voleybol oyuncusu iki kızı olan aile pek fazla yok…
Natalia: Annemiz basketbol oynamış. Babam ve dedem atletizm yapmış. Büyük ve büyük büyük annem ise voleybol oynuyorlarmış. Ailede herkes sporun herhangi bir alanıyla ilgili. Biz ise voleybol oynamaya kazara başladık. Yüzmeyi deneyip tenise merak sardık ve sonunda voleybol.Bir gün bir antrenör okulumuza gelip bir takım kurdu. O takımda üç yıl oynadık. Bizi takıma sokan dedemiz oldu ve daha sonra iyice bu işe merak saldık.
Peki o antrenör kimdi?
Natalia: Bir futbol oyuncusuydu. Bizi bir seviyeden voleybolun içine sokup daha sonraları profesyonel bir voleybol antrenörüne önerdi. Voleybola ilk başladığımız zaman 8 yaşındaydık. 13 yaşımızda da Rovno’da oynamaya başladık.
Hiç voleybolu bırakmayı düşündünüz mü?
Natalia: Hayır asla. Lisede bazı çocuklar uzun boyumuz yüzünden bize lakap takmışlardı. Bu kötüydü fakat voleyboldaki başarılarımızdan hep gurur duyduk. Dolayısıyla hiçbir zaman bırakmayı düşünmedik.
Ukrayna’dan neden ayrıldınız?
Natalia: Muhtemelen buna ihtiyacımız vardı…
Valeriya: Ayrılmak zorunda kaldığımız bir dönem yaşıyorduk. Rusya Gençler Turnuvası’nın zaten mensuplarıydık fakat Rusya Ligi’ne girmemize imkan yoktu. Ayrıca voleybolu öğrenmek ve kendimizi geliştirmek istedik. Daha iyi voleybolcular olmamız için Rusya, Ukrayna’dan daha cazip bir teklif önerdi.
Moskova gibi büyük bir şehire geldiğinizde sadece 16 yaşındaydınız. Oraya yerleşmenizde size kim yardım etti?
Natalia: Herhangi bir yardım almadık. Orada sadece ikimiz vardık ve birbirimizi destekledik.
Valeriya: İlk altı ay oldukça karmaşıktı. Evimizden ayrılmıştık, yeni bir takıma alışmaya çalışıyorduk ve yeni bir şehre uyum sağlamak zorundaydık. Alışmak biraz zaman aldı fakat daha sonra her şey düzeldi. Aslında Rusya’nın büyük bir sürpriz olduğunu söyleyemem iki ülke de birbirine çok yakın kültürlere sahip ve aynı dili konuşuyor.
Dinamo’nun alt takımında oynamaya başladınız. Orada hiç problem yaşadığınız oldu mu?
Valeriya: Bununla ilgilenmiyorduk. Bizim seçimimizdi ve oyunda yer almaya daha fazla zaman ayırmak istedik. Hazırlandık ve diğer daha deneyimli oyuncular nasıl idman yapıp mücadele ediyorlar izledik. Bu bize takım içinde çalışmamızda çok yardımcı oldu.
Geçen yıl Şampiyonlar Ligi finallerinde Dinamo, Bergamo’ya mağlup oldu. Bu kayıptan dolayı üzüldünüz mü?
Natalia: Özellikle kazanma şansımız olduğu halde kaybettiğimizi düşününce çok üzülmüştüm. Fakat finalden sonra olanlar hoşuma gitti. İtalyan kızlarla yemeğimiz gerçekleşti ve orada çok iyi zaman geçirdik. İtalyan şarkıları söyleyip İtalyan şarabı içtik. Çok eğlenceliydi.
Bu sezon için planlarınız neler?
Natalia: Yönetim bize planlardan bahsetti. Kişisel planım ise oynamak ve kazanmak.
Valeriya: Başlangıç sıralamasında bir yer kazanmak.
Biraz Rusya Ligi’nden bahseder misiniz?
Natalia: 2010’dan itibaren başlamaya hazırım. Tabi ki lige çağrılıp çağrılmamak antrenöre bağlı.
Voleyboldan farklı bir spor kulübünün taraftarı mısınız?
Natalia: Khimik basketbol takımı taraftarıyım. Ayrıca Rusya Ligi futbol maçlarını seyrediyoruz.
Valeriya: Hokey maçlarına gitmek istiyorum ama şu aralar buna zamanım yok.
Gornchova kardeşler voleybol oynamadıkları zamanlarda ne yaparlar?
Valeriya: Müzik dinlemeyi severim. Sinemaya gelince korku filmlerini izlemeye bayılırım. Aynı zamanda romantik filmleri izlemeyi ve izlerken ağlamayı da severim.
Natalia: Filmlerde hiçbir zaman ağlamam.
Valeriya: Doğru hiçbir zaman ağlamaz ve ben ağladığımda dalga geçer. Keanu Reeves’ in Göl Evi filmini defalarca izledim…
Nataliya: Ben de hiçbir zaman izlediğim bir filmi tekrar izlemem. Zamanımı yeni bir film izlemeye ayırmak daha iyi.
Valeriya: Şu an ne kadar farklı olduğumuz daha iyi anlaşılıyordur. Birçok konuda aynı görüşlere sahibiz fakat tamamen farklı karakterlere mensubuz. Çoğu arkadaşımız da bize bunu söylüyor. Fakat yine de çoğu olayda aynı zevklere sahibiz.
.jpg)
