ATATÜRK’Ü BEYİNLERİMİZDEN VE
YÜREKLERİMİZDEN SİLMEYE
KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ !...
AYDIN ÖZTÜRK’E HEMŞERİ İSYANI…
Onun hakkında o kadar çok şeyler yazdım… Onlarca soru sordum… Cevap veremedi…
Bir falsosunu birinci ağızdan, kendisinden öğrenmek için aradığımda telefonu terbiyesizce yüzüme kapama ayıbının dışında şahsi bir takıntım yok… Ama gelmiş geçmiş en kötü MHK Başkanı olarak nam salmasının yanında bunu hak ettiği özelliklerini tüm hakem ve gözlemcilerden, yani hitap etmeye çalıştığı ama beceremediği camiasından neredeyse ezberledik…
Kendi hemşerilerinin bile yaka silktiği Aydın Öztürk’e “İzmir Voleybol İl Temsilcisi”değil, “Arkas Temsilcisi” dendiğini de yeni öğrendim…
İzmir voleybol ailesi, Aydın Öztürk’ün maçlara hiç gelmediği, yanına aldığı Emin Cüneyt Sağdıç ile tam bir despot çizgide olduğu, oysa en fazla kural hatalarının, hakem takdir yanlışlarının İzmir’de yaşandığını iddia etmekteler…
Yıllarını voleybola vermiş bir kişi, “Aydın Öztürk kariyerine ve kapasitesizliğine bakmadan yıllarca başta hakemler olmak üzere muazzam
bir diktatörlük uygulamaktadır… Kendisiyle değil tartışmak, konuşmak, dertleşmek, sorunları paylaşmak mümkün olamamaktadır…. Bu tip girişimde bulunanları terslemektedir. Hizmet etmesi gereken kulüplere ve İzmirli hakemlere karşı Padişah edasıyla hareket etmesi, sindirme politikasıyla İzmir voleybolunu yönetmesi yüzünden herkes tarafından istenmeyen adam ilan edilmiş durumda…” diye tabloyu özetlemekte…
Bu arada önüne konan yazılarım sonrası da “Yahu boş verin o ….’yi, ne yazarsa yazsın !...” dediği rivayet edilmekte ?...
Kendisini, böyle bir cümle sarf edip etmediği konusunda kamu oyu önünde, tüm hukuki haklarım mahfuz kalmak üzere net bir biçimde açıklama yapmaya çağırıyorum… Çıksın delikanlı gibi bu cümleye açıklık getirsin ?...
Biliyorum, ense kökünde Nihat Ermihan’ın nefesini hissetmesi ve artık pembe günlerde “Son”a yaklaştığını anlamasından dolayı keyfi kaçmış, sinirleri bozulmuş olabilir ama bu ona sarf ettiği iddia edilen bu haddini ve terbiye sınırlarını aşan benzetmeyi yapmasında asla hafifletici bir özür olamaz !...
Ona şu gerçeği hatırlatmak isterim… Filmin “Son”unda tahtı, asası ve
tuğrası elinden alınmış bir Padişah gibi yapayalnız kalacak !... Bakalım o zaman kaç kişi onu arayacak, kaç kişi yüzüne bakacak, önünde ceket ilikleyecek ?... İşte o zaman ekmediğini biçememe gerçeğiyle baş başa kalacak…
En kötüsü de o tip insanların, geç de olsa vicdanlarıyla hesaplaşma sürecinin işte o zamanlara denk gelmesidir ?...
Allah kimseyi o duruma düşürmesin ?...
Aşağıdaki yazı linklerim hafızaları yenilemek açısından tarafımdan konulmuştur… Ziyaret edebilirsiniz ?... Yazım kadar altındaki yorumlar da önemli… Hepsi MHK ve liderinin (!) bir kulaklarından girdi, diğerinden çıktı… Kusura kimse bakmasın, “Sağlık olsun !...” diyemiyorum… Bilakis takipçisiyim…
(Bu haber, FIVB, CEV, USA Voleybol Federasyonu ve Türk siteleri olmak üzere dünyada ilk kez VOLEYBOLX sitemizden duyurulmuştur…)
Amerika’nın efsane antrenörü Doug Beal, eylül 2012’de yapılacak FIVB Başkanlık seçimi için adaylığını resmen koydu.
Eylül 2012’de yapılacak kongre için zengin ve çok başarılı geçmişiyle ve de tecrübesiyle Doug Beal’in bir anda en kuvvetli aday olduğunu vurgulayan otoriteler, sicili, tecrübesi ve kariyeriyle onun liderliğinde yeni bir Olimpiyat döngüsünün başlayacağını, ve bunun Voleybol için tarihi bir an olacağını ifade ettiler.
Doug Beal’in yeni ve güçlü bir lider olarak, Voleybolun dünya çapında geliştirilmesine yardımcı olmak için tutarlı bir platform geliştireceğine tüm üye federasyonlar yararına değişiklikler yaparak dünya voleyboluna pozitif katkılarda bulunacağına gönülden inandıklarını da belirten otoriteler, Beal’in 100'den fazla ülkede birçok farklı rollerle katkıda bulunduğunu da yorumlarına eklediler.
ABD takımı antrenörü olarak 1984 Olimpiyatlarında ülkesine Altın Madalya kazandırırken final maçında Brezilyayı 15-6, 15-6 ve 15-7’lik setlerle sürklase ederek ün kazanan Doug Beal, Amerika Birleşik Devletleri, Kuzey Amerika, Orta Amerika ve Karayipler Konfederasyonu (Norceca) de FIVB de içinde aktif yönetici rolleri alarak voleybola büyük katkılarda bulunmuştu.
Oyuncu ve antrenör olarak kendisini voleybola adayan Doug Beal, voleybolun dünyada daha da gelişmesini hedeflediğini ifade etti.
Olimpiyatlarda 3 kez Altın madalya kazanmış yakın arkadaşı Karch Kiraly, Doug Beal için"Oldukça yakın yıllarda Doug ile çalıştık, onun FIVB Başkanı olması bizler için gurur vesilesi olur.” dedi.
Doug Beal 1992 yılında Montreaux’de, Uluslar arası antrenör Kursu’nda hocalığımı yapmış, bana kendi elleriyle, “Refleksin Voleyboldaki önemi” tezim sonrası evimin en nadide köşesinde sakladığım “Prix de Serviabilité” ödülünü vermişti…
İşte 1984 Olimpiyatları Erkekler Final maçının son seti.
Aman dikkat !... Seyredenlere, eski maçların 15 sayılık setlerle oynandığı ve de sayıların servis atan takımın top öldürmesiyle kazanıldığını gençler için hatırlatalım.
PLAJDA KIŞ LİGİNDE SONA DOĞRU…
Plaj Voleybolu kış ligi 2. final turnuvası da Ankara Beştepe Plaj Voleybolu kortlarında tamamlandı…
8 erkek, 4 bayan takımının katıldığı turnuvanın kalite seviyesi tırmanmasına rağmen gene beklenen düzeyde değildi…
Hele servis edilen fotoğraflar gerçekten çok amatördü…
Bir de takımların isimleri var ama oynayanlarınki maalesef belirtilmiyor… Birkaç kez bu konuyu rica olarak dile getirdim ama maalesef sadece getirdiğimle kalmışım ?...
Maçların anonsları ve sonuçları, İsim1-İsim2 (Takım ismi) veya Takım ismi (İsim1-İsim2) şeklinde belirtilse fena mı olur ?... Hem bir o takımlarda kimler oynuyor anlarız, hem de sporculara değer verilmiş, onurlandırılmış olur ?...
Çalışkanlığı ve titizliğiyle tanıdığım TVF Basın Danışmanı Hasan Kulaç mutlaka bu konunun üzerinde duracaktır ?...
PLAJ VOLEYBOLU HAKEMLERİMİZ GÖZDE…
Hayrettin Durak ve Yasemin Altıner…
Uluslar arası Plaj Voleybolu hakemlerimiz gene Dünya Platformunda FIVB tarafından görevlendirildiler…
Başarı dileklerimi yolluyorum…
Bakalım sporcularımızı oralarda ne zaman görebileceğiz ?...
CEM ATABEYOĞLU AĞABEYİ KAYBETTİK…
88 Yıllık yaşamına çok onurlu görevler yaydı…
70 yıllık gazeteciydi… “AIPS”e seçilen ilk Türk üye oldu. Spor tarihi ve inceleme-istatistik konularındaki çalışmaları ve eserleriyle geçmişi geleceğe taşıdı…
Türk sporunun en büyük hakiki otoritelerinden biriydi…
Müthiş bir spor arşivi vardı… Ayaklı bir kütüphaneydi…
Tonton, cana yakın, tam İstanbul beyefendisiydi…
Onu da toprağa verdik…
Voleybol Federasyonundan kimse yoktu cenazesinde…
Bizi, voleybol ailesini sadece 2 vefalı insan, Oktar Tertemiz ve Nedim Özbey temsil ettiler…
Rahat uyu Cem ağabey…
Spor camiası seni asla unutmayacak, daima sevgi, saygı ve minnetle anacaktır…
Nur içinde yat…
ERDOĞAN ARIPANAR’DAN ANLAMLI TEKLİF…
Erdoğan Arıpınar TMOK’a çok anlamlı bir teklifte bulundu…
Cem Atabeyoğlu’nun yıllarca emek verdiği TMOK Kütüphanesinde adına eserlerinin ve çalışmalarının toplandığı bir köşe ayrılmasını önerdi…
Destekliyorum…
Erdoğan Arıpınar’ın, Cem Atabeyoğlu’nun ardından kaleme aldığı yazıyı özel izniyle yayınlıyorum…
“Cem ağabeyi geçen hafta dualarımızla ebediyete uğurladık.Cem Atabeyoğlu’nun ölümü ile pek çok kitap kapandı.
Bunlardan birisi bugünkü Türk basketbolunun temel taşları olan Turgut Atakol, Muhtar Sencer,, Osman Solakoğlu ile birlikte başlayan ve dünya ikinciliğine kadar ulaşan Türk Basketbolu ve Cem ağabeyin içinde olduğu tarih.
İkincisi Sporu yalnız futbol kabul etmeyen tüm sporlara ve sporculara aynı ilgiyi gösteren kuşak da kapandı.
Üçüncü ve en önemlisi, Cem ağabey Türk Spor Tarihi’nin hafızası idi. Cem ağabey rahmetli Haluk San’ın da bulunduğu Spor tarihçileri grubunun en güçlü ve son temsilcisi idi. Bu konuda rahmetli Rüştü Dağlaroğlu’nun, Cüneyt Koryürek’in, Doğan Yıldız’ın, Kültür Bakanlığı yayınları ile Atıf Kahraman’ın,Kurthan Fişek’in, Halit Kıvanç’ın,Futbol Federasyonu Başkanlığı dönemindeki Türk Futbol Tarihi yayını ile Şenez Erzik’in Ergün Hiçyılmaz’ın, 1907 Derneği’nin, NTV’nin ,Kadir Has Üniversitesi’nin, Spor Hukuku’nda Kısmet Erkiner’in ve bireysel de olsa bazı yazarların değerli çalışmaları oldu.
Amma, araştırmacı olarak son yıldız Cem ağabeydi. Bugün bu konuda tüm zorluklara rağmen çalışan bir tek Mehmet Durupınar var, o da emeğinin tam hakkını alamıyor.
Kim üstüne alır, Spor Bakanlığı mı, Kültür Bakanlığı mı bilmiyorum?
Artık başta Cem ağabeyin eserleri olmak üzere Türk Spor Tarihi için ciddi bir araştırma ve çalışma ile Türk Ansiklopedisi, İslam Ansiklopedisi gibi ölümsüz eserlerin hazırlanması ve Türk Spor Kitaplığı’na kazandırılması gereklidir.
Cem ağabeyle 1955’te Cumhuriyet Gazetesi’nde tanışmıştım. Bu kardeşliğimiz onu uğurladığımız güne kadar kesintisiz sürdü. Onun yol gösterdiği, destek olduğu 1955’lerde kurduğum Cumhuriyet Gazetesi Spor Servisi (Ona emek verenlerle: Ali Abalı, Abdülkadir Yücelman, Tuncer Benokan, Ekrem Karpat, Yalçın Pekşen, Yıldıran Erker, Ergüder Tırnova, Çetin Gürel ve ağabeylerimiz Ömer Besim Koşalay, Semih Türkdoğan, Haluk San) ülke sporuna her dalda büyük hizmetler vermişti.
Cem ağabeyi bir örnek olarak, unutmayacak, sevgi, saygı ve rahmetle anacağız.”
VOLEYBOLUMUZUN SAMİ BABASI…
Sami Akgün…
Voleybolumuzun en saygın kişilerinden o…
Kariyeri kitaba sığmaz…
Başarıları bir çırpıda anlatılamaz…
Barış Manço yaşasaydı ve de bir kez de “Adam olmuş sporcular” diye bir program yapmayı deneseydi, herkes ellerindeki sayıları kaldırsalardı, tablo hep 10… 10… 10… 10… 10… 10… 10… olurdu…
Sami Baba müthiş voleybol kariyerini bazıları gibi noktalamak yerine yıllardır taban çalışmaları yaparak geleceğin voleybolcularını yetiştirmekle meşgul ve bundan da tarifsiz zevk almakta, mutluluk duymakta…
Sami Baba… Voleybol camiası seninle gurur duyuyor…
İyi ki varsın ?...
VOLEYBOL YAŞ, YER, SINIR TANIMIYOR…
Voleybol sevdasını tarif edebilmek çok zor…
Dünyanın en yaygın ve pratik sporlarının başında…
Fotoğraflar bunu ispatlamaya yeter…
Değil mi ?...
LONDRA 2012’DE MADALYA EKONOMİSİ…
İngilizlerin Olimpiyat Oyunları hazırlıkları bitmek üzere…
İşi ucuza kotarıp, vurgun sayılabilecek bir servet politikası güden ve gelmiş geçmiş olimpiyat Oyunları ile karşılaştırıldığında en düşük bütçeyle işi bitirmeye çalışan ve ekonomi yapan İngiliz Hükümeti ve Londra Belediyesi’nin bu tutumu (!) madalyalara da yansıdı… İncecik ve diğer ucuz madenlerin de karıştırıldığı madalyalar konusunda da IOC’nin (Uluslar arası Olimpiyat Komitesi) sessizliği ayıplanıyor…
PUTİN SERVET VAAD ETTİ…
Rusya Başbakanı Vladimir Putin 2012 Londra Yaz Olimpiyat Oyunlarında altın, gümüş ve bronz madalya kazanacak tüm sporculara Paralimpik dahil büyük ödüller verileceğini açıkladı….
Buna göre altın madalya alacaklar 130.000 dolar, gümüş madalya alacaklara 82.500 dolar, bronz madalya alacaklara 56.000 dolar ödül verilecek….
İnsan ister istemez Devletimizin baremini merak ediyor ?...
2012 SPOR BAŞKENTİ İSTANBUL…
Tabii ki gurur verici…
Bu onur, aynı zamanda 2020 Olimpiyat Oyunları ev sahipliğine ciddi biçimde talip olan İstanbul’un önünü daha da açmaktadır…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi A.Ş’nin İstanbul’da her yıl 400 tesisinde 4 milyon çocuğa ve büyüğe spor yaptırması takdir edilecek bir faaliyettir…
Ancak, Avrupa Spor Başkenti İstanbul’da İBB ve Gençlik Spor Bakanlığı bu konuya özel bütçe vermemektedir…
Sıkıntı bundan kaynaklanmaktadır…
Olay sebep olan Diana Taurasi
TÜRKİYE DOPİNG MERKEZİ ÇÜRÜMEYE TERKEDİLDİ…
Fenerbahçe’nin Amerikalı bayan basketbolcusu Diana Taurasi olayından sonra bağlı bulunduğu Dünya Anti Doping Ajansı (WADA) tarafından 6 Haziran 2011 de çalışmaları askıya alınan Dünyanın 50 doping kontrol merkezinden birisi olan Ankara’daki doping kontrol merkezi adete kendi kaderine terk edildi…
TSA muhabirinin başkentte yaptığı araştırmada ne Gençlik Spor Genel Müdürlüğü’nün, ne de Hacettepe Üniversitesi’nin makinelerin bakımı, yenilenmesi ve kontrolü için laboratuara bir kuruş mali yardımda bulunmadığı ortaya çıktı. Laboratuarın bir an önce eksiklerini tamamlaması ve yeni yetki belge alması için hiç bir şeyin yapılamadığı tespit edildi. Durum böyle devam ederse Londra 2012 Olimpiyatlarına katılacak Türk sporcuların bile kontrolleri milyonlarca döviz ödenerek Köln Laboratuarında yapılacak.
Spordan sorumlu bakanın da bu konu ile hiç ilgilenmediğini spor çevreleri belirtiyorlar.
Türk sporunun en kıdemli kişilerinden Erdoğan Arıpınar’ın, kendi sitesi TSA’da (www.turksporajansi.com) üstteki haberle ilgili yazdığı dikkat çekici yazısını özel müsaadesiyle yayınlıyorum…)
“Dünyada Sporda tıbda ilerlemiş ülkelerde 20nci yüz yılın başında başlayan Doping belası ile savaşmak ve onu kontrol etmek için Laboratuvarlar kuruldu.
Türkiye dünyada yaklaşık 50 kadar olan bu laboratuvarlardan birisini, kurma onuruna 21/Mayıs/2004 de ulaştı.Laboratuvarın iki yönetim birimi vardı. GSGM ve Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü.Artık ülkemizde uluslararası bir doping Kontrol merkezi vardı. Bunda uğraş veren, emek verenleri başta Prof. Dr. Attila Hıncal ve Prof. Dr. Aytekin Temizer olmak üzere; anmak ve kutlamak gerekir.Bu ,Türkiye doping kontrol Merkezinin duvarında her yıl verilen göreve devam ( batı diliyle Accreditation) belgesi (1/Ocak/2011-31/Aralık/2011) tarihini taşırken; ortaya bir olay çıktı.Dünyanın her yerinden( karakterine, adli siciline bakmadan )yalnız basketbol oynadığı için transfer edilen basketbolculardan birisi Amerikalı bayan basketbolcu Diana Taurasi'nin laboratuarda nümunesinde doping maddesi bulunduğu açıklandı. Olay büyüdü oyuncunun kulübü testi Kölndeki laboratuara yolladı. Testin hatalı olduğu açıklandı. Laboratuvarın bağlı bulunduğu WADA( World anti-doping Agency-Dünya Anti doping Ajansı) 6 Haziranda 2011 de Hacettepe Doping kontrol laboratuvarının çalışmasını askıya aldı.Ülkede bu işe üzülen, hatalıları arayanların yanı sıra; bayram edenler( İçimizdeki Düşmanlar) da vardı. Bu Türk Sporunun onur meselesi idi. Milyonlarca lira ve emekle kurulan tesis dünyadaki pek çok laboratuvarda yapılan gibi bir hata yapmıştı.
Hata kullara mahsusdur. Amma bu işte kulların ve yönetenlerin çok daha dikkatli olmaları gerekir. Merkezin başına,Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim üyesi, ünlü bir bilim adamı atandı: Prof. Dr.Ahmet Başaran(Bakınız. İnternetde Google). Amma aradan nedeyse bir yıl geçmek üzere, Londra 2012 Yaz Olimpiyatlarına pek az zaman kaldı. Amma Dünyanın sayılı laboratuvarları arasında olan Türkiye Doping Laboratuvarı ne Hacettepe Üniversitesinden; nede Gençlik Spor Genel Müdürtlüğünden yardım ve destek alamadı. Milyonlarca dolara mal olan aletler bakım bekliyor. Laboratuvarın bir an önce WADA dan onay alması için eksiklerini tamamlayıp WADA denetlemesine hazır olması için ilgilenen kimse yok, Gençlik ve Spor Bakanının belkide bundan haberi bile yok. Böyle sürerse; başta Mehmet Atalayın,Yunus Akgülün ,TMOK 'un ve şimdiki başkan Erdenerin Hacettepede iken verdiği emekler boşa gidecek.Türk sporcuları köln gibi yabancı laboratuvarl milyonlarca dolar ödeyerek temiz belgesi almak zorunda kalacaklar. Türkiye bir onur savaşını kaybedecek.
Geçenlerde 16 ilden gelen 553 sporcunun katılması ile Sıvas’ta yapılan Liseler arası 5,000 metre koşusunda onlarca çocuğun perişanlığını bir televizyon kanalında dehşet içinde seyrettim….
Eksi 5 derecede, kar örtüsünde yapılan koşuda çocukların çoğunun yarışı bitirememesi, baygınlık geçirmesi, üçünün de Zatüre teşhisiyle hastaneye yatırılması beni ve tüm spora gönül verenleri derinden yaraladı, içimiz acıdı…
Araçların zincirle bile zor yol almasına, onlarca kişinin donarak yaşamlarını yitirmesine, hatta bir çok il/ilçede okulların tatil edilmesine karşın bu koşunun yapılmasına müsaade eden, göz yuman bilinçsiz, duygusuz yönetici müsveddelerini kınıyor yargılanmalarını bekliyorum…
Çocukların üşüdükleri gerekçesiyle (!) 19 Mayıs gösterilerini iptal eden yoz zihniyetin bir uzantısı olduğuna inandığım bu kişiler ne yazık ki artmakta…
Bulgaristan Voleybol Federasyonu Başkanı Dancho Lazarov ayıp etti…
LAZAROV AYIP ETTİ…
Türkiye Voleybol Federasyonu, 2015 Avrupa Şampiyonaları'na Bulgaristan ile adaylık çalışmaları yaparken, Bulgaristan'ın İtalya ile beraber aday olacağını duyduk…
Başkan Erol Ünal Karabıyık, 17.12.2011 tarihinde yaptığı açıklamada, hem erkekler hem de bayanlar 2015 Avrupa Şampiyonası'nı düzenlemek için Bulgaristan ile birlikte aday olacaklarını açıklamıştı… Ancak voleybolx ekibimiz, Bulgaristan Voleybol Federasyonu Başkanı Dancho Lazarov’un İtalya'ya giderek İtalya Federasyonu (FİPAV) Başkanı Carlo Magri ile bir anlaşma yaptığını öğrendi… Bu çok gizli anlaşmaya göre İtalya ve Bulgaristan, bu hafta 2015 Avrupa Şampiyonası'na adaylıklarını açıklayacaklar…
Bulgaristan Voleybol Federasyonu Başkanı Dancho Lazarov’un bu yüzsüzlüğünü ayıplıyorum…
MUHTEŞEM RECEP…
“Tinerci değil, dindar nesil istiyoruz…”
RECEP TAYYİP ERDOĞAN
AL SANA DİNDAR NESİLDEN ÇOK ÖZEL BİR GÖRÜNTÜ…
Bu fotoğraf Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin bahçesinde çekilmiştir… Türbanlı 4 haram süt emmiş öğrenci kız yüce Atatürk’ün büstü önünde bu çirkin pozu veriyorlar… Hem de pis pis sırıtarak ?...
Bu fotoğraf geçenlerde internet ortamında yayıldı ve de lanet yağdı…
İlgili okulun Müdür Baş Yardımcısı Muzaffer Taşcı ile görüştüm ve resmi açıklama istedim…
Aradan tam 4 gün geçmesine rağmen bana geri dönmediler…
Bu terbiyesizlik asla örtbas edilemez !...
Fotoğrafta açıkça görülen bu 4 kız öğrenci ile bu harekete göz yuman, örtbas etmeye çalışan tüm ilgilileri suç ortağı ilan ediyor, şiddetle kınıyorum…
Konuyu gerekenin yapılması düşüncesiyle başta İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olmak üzere, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve “Tinerci değil, dindar nesil istiyoruz !...” buyuran Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsına, Meclis Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı makamlarına yolladım…
SON DAKİKA...
Yapmış olduğum girişimler yanında sayısız duyarlı vatandaşımızın şikayeti üzerine fotoğraftaki kızlardan üçü dün itibarıyla gözaltına alınmış, nöbetçi Cumhuriyet Savcısı tarafından bugün ifadeleri alınmış, müteakiben mahkemeye sevk edilmişlerdir...
Söz konusu fotoğrafın 1997 yılında çekildiği, ancak 1 hafta önce internet ortamına düştüğü, kızların hepsinin mezun olduğu, birisinin ise yurt dışında bulunduğu ve arandığı tarafıma açıklanmıştır... Türk ceza kanununun ilgili maddelerince haklarında 3 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları gündemdedir... Ancak kızlar ifadelerinde Atatürk'e karşı her hangi bir saygısızlık düşüncesinde olmadıklarını ve pişman olduklarını belirtmişler, özür dilemişler...
Gelişmeleri bu satırlarda tüm dostlarımla paylaşacağım...
ŞU ÇÖPÇATAN PROGRAMLARA DELİ OLUYORUM…
Televizyonlar artık o denli basit ve seviyesiz programlara imza atıyorlar ki sinirlenmemek elde değil ?...
Bunlar arasında çöpçatan programların hakkını (!) yememek gerek ?…
Birde birbirlerini beğenmiyorlar mı ?...
Çoğu artist özentisi… Meşhur olma (!) sevdasında…
Kimi zengin bir eş bulup söğüşleme planında…
Basitlik ayyukta… Seviye yerlerde sürünüyor…
“Rayting”lerin ise “Maşallah”ı var ?...
Diyebilirsiniz ki, “Alan razı, veren (!) razı, çekip yayınlayan çoook razı… Sa-na ne?...”
Doğru, bana ne ?...
Önümüzdeki hafta gene sinir katsayımı tavan yapan diğer bir konu olan TV reklamlarını ele alacağım…
Gene bana “Sa-na ne ?…” diyeceğinizi bile bile…
“DÜNYA KEDİLER GÜNÜ”
EPİRDEN AİLESİNDE KUTLANDI…
“Dünya Kediler Günü” 10 şubatta EPİRDEN ailesinde, evde ve bahçede bulunan 22 kuyruklu ile birlikte kutlandı…
Salam, sosis ve jambondan oluşan pasta kesildi ve afiyetle yenildi…
Ailenin en kıdemlileri olan Badem Epirden ve Zeytin Epirden “Bu kış gününde biz mutluyuz, sıcacık bir yuvamız var. Karnımız daima doyuyor… Hastalanınca Veteriner Hekim Ömer Elvet amca bizi iyileştiriyor… Ama aklımız bu dondurucu kış günlerinde sokaklarda yaşayan, kaderlerine terk edilmiş kardeşlerimizde… Ne olur onlara sahip çıkılsın, göz kulak olunsun !...” diyerek tüm insanlara seslendiler…
İnşallah duyan ve gereken hassasiyeti gösterenler olur ?... Onların doğanın ve yaşamımızın birer parçası olduğunu asla unutmayalım…
SÜT ÜRÜNLERİNE DİKKAT !...
(ÇOK YAŞAMAK İÇİN UZUN ÖMÜRLÜ YOĞURT MU YEMELİ ?...)
Özellikle büyük mağaza zincirlerinde sürekli yoğurt promosyonlarına sıkça rastlamaktayız… Cicili bicili ambalajlar, rengarenk etiketler, imrendirici reklamlar ve de tat panelleri almış yürümüş durumda…
Ben de birçoğunuz gibi yoğurdu çok severim… Çocukluğumda rahmetli anneciğim taze inek sütünden tencereye maya çalar, günlerce ağız tadıyla o yoğurdu afiyetle yerdik !...
Gel gelelim, yıllardır, zaman zaman marketlerden satın almak zorunda kaldığım yoğurtlardan hiç zevk alamamaya başladım !... O eski yoğurt tadından eser yok !... Bunun sebebini merak etmeye başladığım bir zaman da karşıma, bir rastlantı sonucu, bir gıda mühendisi çıktı ve bana hayli ilginç bilgiler verdi… Konusunda “Uzman” olan bu kişinin anlattıkları tüylerimi ürpertti…
Türkiye’de, çiğ sütlerin toplama merkezlerinde soğutulmasına rağmen, yoğurtların en geç 10 gün içerisinde tüketilmesi gerekiyormuş !...
Ülkemizde çiğ sütlerden alınan numunelerde 3,5/5 milyon arasında “Patojer Bakteri” tespit edildiğinden, (Avrupa’da bu rakam 400/600 bin arasındaymış) en üstün teknoloji ile bile Avrupa standartında pastörizasyon yapılamıyormuş !...
Bilinen bu acı gerçeğe rağmen, bazı firmalar (Sizler iyi biliyorsunuz !..) 1 ay dayanıklı yoğurt (!) kampanyaları ile doğallığı (!) öne sürerek tüketiciyi utanmadan kandırmaktalar…
Bu genç gıda mühendisi arkadaşımız, katkı maddeleri ile ilgili endişelerini dile getirerek, Türkiye’de katkı maddeleri ile ilgili tüzük ve yönetmeliklerin yeniden ele alınması, kontrollerin artarak ve daha sıkı sürmesi, aykırı üretim yaparak halkın sağlığıyla oynayanlara verilen cezaların arttırılması gerekliliğini vurgulamakta, yapılacak yeni ve çağdaş düzenlemelerle kanserojen riski bulunan ve tüm organlarımızı tehdit eden, üstelik pazarda haksız rekabete yol açan “Uzun süreli dayanıklı” yoğurt tehlikesinin mutlaka ortadan kaldırılması gerekliliği savunmakta…
Bizim büyüklerimiz yoğurdu hep kendileri yaptı… Bu insanlar doğal beslenmeyle uzun ömürlü yaşadılar…
İyisiyle ye da kötüsüyle doğal olan her şey bence çok güzel…
Yani anlayacağınız, sütten ağzınız yanmış olsa da olmasa da yoğurdu üfleyerek yemenin tam zamanı !... Dolaptan çıkarmanız fayda etmeyebilir !... Tüm problem etiketlerde !... Okuma yazma bilenler için orada yazılanlar çok önemli !... Tabii, birde o etiketlerin doğruluğu şüphesi var !... Doğru ya, mamulde hileyi alışkanlık haline getirmişler için etiketteki bir-iki rakamla oynamaları çocuk oyuncağı !...
Çok yaşamak için uzun ömürlü yoğurt yememeli !... Gene de siz bilirsiniz ?... Hayat sizin !...
Oktar Tertemiz ve Nedim Özbey ağabeyler ömrünüze bereket.
Hasan Kulaç
21.02.2012 13:20:40
Sayın Epirden,
benim çektiğim plaj voleybolu fotoğraflarına amatör diyebilmeniz için en az bir kez plaj voleybolu enstantanesi çekmeniz lazım. Fotoğraf öyle bir şeydir ki, vizörden baktığınızda aktivite olmazsa (smaç, blok, mücadele, hırs vb.) hiç bir şey yapamazsınız.
Maç fotoğrafı servisini başlatmış Türkiye Voleybol Federasyonunda fotoğraf işini de üslenen kişi olarak bu eleştiriyi kabul etmiyorum.
Kolay gelsin.
Hasan Uğur Epirden
21.02.2012 18:02:44
Sayın Kulaç,
Öncelikle o fotoğrafları sizin gibi makinasına hakim birisinin çektiğini tahmin bile etmedim...
"Fotoğraf öyle bir şeydir ki, vizörden baktığınızda aktivite olmazsa (smaç, blok, mücadele, hırs vb.) hiç bir şey yapamazsınız." açıklamanızla maçların sadece yavanlığını, yani çekilecek düzgün bir enstantane bulamadığınızı ima etmişsiniz... Ben o kadar karamsar değilim... En azından çekilen fotoğraflarda saniye farkı enstantane gecikmesi var... Ben böyle düşünmeye devam ediyorum... Gelin isterseniz bu hususu kamuoyu takdirine bırakalım en iyisi ?...
(Devamı var...)
Hasan Uğur Epirden
21.02.2012 18:32:21
Sayın Kulaç, "benim çektiğim plaj voleybolu fotoğraflarına amatör diyebilmeniz için en az bir kez plaj voleybolu enstantanesi çekmeniz lazım." demişsiniz ?...
Ben "Fotoğrafçıyım !... İyi plaj voleybolu fotoğrafı çekerim !..." iddiasında şimdilik bulunmayacağım... Zira benim işim fotoğrafçılık değildir ?... Ayrıca sizin 2 fotoğrafınıza, şahsınız tarafından çekildiğini bilmeden yaptığım ve tepkinize mazhar olan, bu yüzden üzüldüğüm ama maalesef halen de arkasında durmaya devam ettiğim "Amatör" yakıştırmam sadece söz konusu 2 plaj voleybolu fotoğrafı için geçerlidir, genelleme yapılmamış, fotoğrafçılık mesleğinize genelde bir atıfta bulunulmamıştır...
Sizin sadece voleybol ve plaj voleybolunda değil, fotoğraf sanatınızı gözler önüne seren, havada, karada, su altında çektiğiniz onca başarılı fotoğrafınızı "Pas" geçerek sizi genelde eleştirmem gerçekten haksızlık, dahası ayıp olurdu...
Şunu vurgulama ihtiyacını da hissediyorum... Bir fotoğrafı eleştirmek için gerçekten illaki fotoğrafçı olmak mı gerekiyor sizce, yoksa bana kızgınlığınızdan laf yetiştirirken yanlışlıkla diliniz mi sürçtü, merak ettim doğrusu ?...
Dahasını gelecek haftaki köşemde bulacaksınız ?...
Bu arada merakınız üzerine rastgele çektiğim, sanatsal değil, teknik özellikleri olan, tarafımdan mütevazı makinalarla çektiğim bazı nacizane fotoğraflarımı da gene aynı yazımda bulabileceksiniz...
Size de kolay gelsin !...
Semih
21.02.2012 19:59:28
İnanıyorum Aydın Öztürk elini çeksin, ayağını kessin, tüm hakem ve gözlemciler derin oh çekerler. Hakem ve gözlemcilerin önleri açılır. Yazılanlara aynen katılıyorum. Ben Öztürk'e Mussoloni yakıştırması yapıyorum. Yazınızın manşetine taşıdığınız HEMŞERİ İSYANI konuyu zaten özetliyor. Saygılarımla.
Spor Ajanı
21.02.2012 21:57:07
Yıllardır Türkiye Voleybol Federasyonundan Gelen Fotoğrafları Basın Bültenlerini Hiç Bekletmeden Sitemize Giriyoruz Çok Başarılı Fotoğraflar Geliyor.Türkiye Voleybol Federasyonuna ve Hasan Beye Teşekkür Ediyorz
Mehmet Duran
21.02.2012 22:29:56
Bana araya girmek düşmez ama bende kendi fikirlerimi paylaşmak istiyorum.Epirden hoca sadece üstte yayınladığı 2 fotoğraf için yorum yapmış. Genel için değil. Fotoğrafları bende başarısız buldum açıkçası. Zaten yazısında Epirden hoca Hasan beyin çalışkanlığından ve titizliğinden söz etmiş. Konuyu olgunlukla karşılamak gerek.
Canan Sevgi Nurgül
21.02.2012 23:28:19
Aydın Öztürk'ten bu kadar şikayet ediliyorsa federasyonun bu konuya el koyması gerekmezmi? Hasan Kulaç beye de hazımlı olmaya eleştiriye cevap vereceğine daha başarılı fotoğraf çekmeya davet ediyorum. Fotoğraflarının neresini savunuyor? Blok düşmüş top neredeyse yere değecek. Gerçekten amatör sıfatı tam karşılığı.Federasyon'a yakışıyormu bu fotoğraflar? Bozulmanın anlamı yok. Bence hoca gerekli kibarlıkta cevap ta vermiş geneli kastetmediğinide belirtmiş. E daha ne? Sayın Kulaç aferin ve tebrik mi bekliyor?
Epirden hocanın yazısına koca bir ATATÜRK fotoğrafıyla başlamasını kutluyorum.
Meltem
21.02.2012 23:39:21
Atatürk'e uzanan eller kırılsın. O dört kızı da bana teslim edecekler, karışmayacaklar. Kars'ta zorla koşturulan çocuklara yazık. O koşuyu organize edenleri koşturacaksın o havada.
Cem YALÇIN
21.02.2012 23:45:27
Hasan Abicim öncelikle bu yazınız için sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Ne yazık ki öyle bir durumdayız ki İzmir'de herkes dünyanın eleştirisini ve nefretini kusarken bu tür platformlarda paylaşmaya korkar hale gelmiş. İzmir'deki durum içler acısı . Yıllardır voleybolun oyuncu fabrikası İzmir artık bir kaç kişinin hegamonyası altına girmiş sadece günü kurtarmak amacıyla göstermelik sezonlar yaşanır duruma gelmiştir. Hakem fiyaskolarını en derinden yaşayan biri olarak birilerinin gelip bu durumu görmesini isterim. Bu işi onurlu bir şekilde götürmeye çalışan, emeğin hakkını koruyan, dürüstlüğünden taviz vermeyen bir elin parmağı sayıda insanı bir tarafa koyuyorum onlara saygım ve sevgim sonsuz , isim isim belirtmek istemiyorum onlarıda zor durumda bırakmak istemiyorum. Federasyon Başkanımızın bunlardan haberi olduguna inanmıyorum ona İzmiri toz pembe göstermeye calıstıklarını zannediyorum ama belki bu yazımı okuma imkanı olursa bunların olamasına izin vermeyeceginide adım gibi biliyorum. İnanın Hasan Abicim benim gibi bu tür zorlukları yaşayan onlarca emekçi insan var insanlar okadar korkutulmus ki sinmişler birilerinin öne cıkmasını bekliyorlar, belki birileri bunlara artık bir dur der umuduyla yazıyorum bunları. Bunları okuduktan sonra biliyorum ki beni sindirebilmek için ellerinden gelen herşeyi yapacaklar ama ok yaydan cıktı artık bunlar gibi emek hırsızlarını voleybol katilerini İzmirde istemiyoruz. Voleybola emek veren herkese sonsuz saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Kıymetli kardeşim teşekkür ederim Cem ağabey Türk sporunun en iyi araştırmacısı idi kendisinden 1973 yılında istediğim bir bilgiyi zamanın en güzel spor dergisi olan Hayatsporda bana sunmuş olduğu belge ile cevap vermişti konu dede3m olan Türk milli futbol takımının ilk onbirinde yer alan BJK futbol takımının unutulmaz oyuncusu BALIKCI TEVFİK hakkında bilgi istememdi kendisi dedemin biografisini vede hayatını anlatan resimleri ile bana vermiş oiduğu bilgileri yayınladı bende sirkecide buluştuğum Cem ATABEY OĞLUNUN ellerinden öptüm istserseniz GOOGLE den araştırabilirsiniz zataen bu konuda Hasan ağabeye belge vede bilgileri vereceğim sevgi ile kalın.
Hasan Kulaç
22.02.2012 10:16:11
Ben özellikle yorumculardan hiç bir şey beklemiyorum. Hasan Bey, beni bu tartışmaların dışında bırakın. Bilgisizler fikir yazıyor, siz de bunları yayınlıyorsunuz. Bundan sonra bana küfür de etseler, yanıt yazmayacağım. Bu görev size düşüyor.
Foto şipşak
22.02.2012 11:40:11
Sayın Hasan Kulaç. Sizin o amatör fotoğraflarınıza yapılam yorum sahiplerini bilgisiz olarak nitelendirmeniz federasyonun basın sorumlusu olan şahsınıza hiç yakışmadı. Bilgili olmak için o 2 fotoya müthiş olağanüstü mü dememiz gerek? Siz nasıl kendinizde yorum yazma hakkı buluyorsanız bizler de aynı hakkı kendimizde buluyoruz. Siz görevinizi düzgün yapın, bizler de teşekkür edip, alkışlayalım. Moderatöre yazımı yayınlamasını rica ediyorum. Öncekini yayınlamayışınıza hak veriyorum ama bunda hakaret yok, ifadelerim temiz.
Hasan Uğur Epirden
22.02.2012 12:50:54
Önemli ricam : TVF'nin sadece 2 fotoğrafıyla ilgili görüşlerim sonrası konunun karşılıklı kırıcı yorumlara doğru yol aldığını üzülerek görüyorum... 7 yorumu içeriklerinde hakaret bulunduğu için yayınlayamadığımız için üzgünüz... Lütfen bu siteye ve satırlara yakışır yorum yapmaya özen gösterelim... Sayın Hasan Kulaç'a, basını ve özellikle web sitelerini renklendirerek ayakta tutan, sürekli servis ettiği haber ve fotoğraflar dolatısıyla minnettarlığımız tartışılamaz !... 2 fotoğraf yüzünden bu duygu ve düşüncelerimizde değişiklik asla olmamıştır. Kendisine şahsım ve sitemiz adına teşekkür ediyorum...
Hasan Uğur Epirden
22.02.2012 13:25:16
Kıymetli voleybol dostları; Son zamanlarda gittikçe sıklaşan, yenilir yutulur cinsten olmayan, bazı aykırı ihbarlar almaktayım... Bunların üzerinde duruyor, elime geçen bulgu ve iddialar çöplüğünde doğruları ayırmaya çalışıyorum... Türk voleybolu için lütfen yanlışları, büyük bir olgunluk ve dürüstlük içinde benle paylaşınız... Ankara'da geçmişi Parlak (!) bir voleybol neferinin iddiaları ve belgeleri masamın üzerinde incelemede... Kendi yazıları ve ses kayıtları da... Ancak sesi önce kısıldı, sonra yok oldu... Facebook hesabı yüzüme kapandı... Zaten son notlarında panik vardı... Kendisinden endişe duyuyorum...
Bu arada son yazım üzerine yorum yapma ihtiyacı hisseden Cem Yalçın ise, İzmir'de birilerinin voleybol antrenör ve hakemlerine karşı sindirme eylemlerinde bulunmakta olduğunu açıkça ifade etmekte ?... Bu kişi veya kişiler kimler ?... Aydın Öztürk mü ?... Açıkça belirtin lütfen ?... Tehdit mi ediliyorsunuz ?... Eminim bir çok şeyden sayın Başkan Erol Ünal Karabıyık'ın haberi yoktur... Yoksa bu tip konulardaki hassasiyetini hepimiz biliyoruz ?... Doğrular değil yanlışlar korksun !... Derin saygılarımla...
İHTİYAR
22.02.2012 14:23:17
İşte Hasan Uğur Epirden farkı. Kalemiyle, cesaretiyle, mükemmel türkçesiyle ve saygısıyla 1 numara. Bu köşenin hastası, tiryakisiyim. Araştırmadan yazmaz. Yukarıdan bakmaz. Çok geniş bir kültürü olan kardeşime sağlıklı ve böylesine onurlu başarılı bir yaşam diliyorum.
Ali ile Veli
23.02.2012 00:12:48
Fotografları övünç kaynagı yaparken göndermesi vede hala mükemmel diye savunması kendi fikridir.Saygın duyarım.Ama o resimlerle kum voleybolununa verilen zararıda göz ardı edemeyiz.Masmavi bir tavan ve oyuncular kompozisyon dışında. Gelelim fotografcı olmak konusuna.Mourinho futbolcu muydu? Aydan Sivavuş hiç basketbol oynadımı? Cevap HAYIR ise o tezinin yanlış oldugu apaçık ortadadır.AYDIN lar (Bir değil 2 çünkü)dan bahsettikçe onları reklamın iyisi kötüsü misali fayda verdiğinizi düşünyorum. federasyonun mhksi çökmüştür.Başkam VEFA (!) dan dolayı hepsini tutuyor zannederim.Zaten onlariçinde cazipliğini yitirdi herhalde.Gözlemci masasında görünmediklerine göre.Anlayalarn anlamayanlara izah ediversi lütfen.Burada YER DAR çünkü :)))
Spor Ajanı
23.02.2012 11:24:24
Yapmayın dostlar Ankaradaki bütün turnuvalara gittim federasyona bağlı foto muhabiri hariç bir tane gazeteci veya foto muhabiri yoktu madem o kadar çok biliyorsunuz fotoğraf çekmeyi sizi sahalarda görmek isteriz keşke tvf fotoğraf göndermese bakalım ozaman ne kullanacaksınız merak ediyorum
YAZMAK İSTEMİYORUM
23.02.2012 12:53:59
Sayın EPİRDEN abi,MHK Başkanı AYDIN ÖZTÜRK için yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum.Fakat yazdıklarınızda eksiklikler de buluyorum.İstediği yere göreve gitmek isteyen arkadaşların gönderdikleri hediyeler görev almalarında bayağı etkili oluyor,mesela; Kars'tan KAŞAR PEYNİRİ, Artvin'den CEVİZ,Ünyeden FINDIK giderse arkadaşlar istedikleri yerlere gönderilebiliyorlar ama ALLAH için sadece MHK başkanına değil,aynı hediyelerden miktarı az da olsa Cemalettin ÖZMEN'e ve Refik ÇETİN'e de gönderiliyor.Gönderenin ismini merak ediyorsanız onu da yazalım Büyük Gözlemci Samsun bölgesinden NEDİM SİDER.Bakın hiç boş haftası varmı,bu benim yazdıklarım beni çok fazla rahatsız ettiği için yazdım,ispat etmem istenirse isterseniz,Kargo şirketlerinin dökümanlarını sorun. Saygılarımla....
Okuyucu
23.02.2012 13:39:17
Spor Ajanı kardeş, sana fotoğraf çekmeyi biliyoruz diyen mi oldu? Herkes kendi işini yapacak. Ben fotoğrafçıyım diyen o fotoğrafları iyi çekecek. Vazife yapmış olmak için maçlarda elinde makine gitmek başka, düzgün fotoğraf çekmek yani vazifesini iyi yapmak başka. TVF'nin fotoğraf çekme ve dağıtma işine gelince, bu bir vazife. Bundan zaten herkes memnundur? Ben bu arada bir konuya temas etmek istiyorum. Hasan Kulaç'ın su altında çekilmiş bir fotoğrafı var. Hayli ilginç ama edebe aykırı. Elden ele dolaşıyor. Ben Epirden hocanın mailinede yolladım. Federasyonun basın danışmanı olan bir kişiye bunu yakıştıramadım. Başkan görse acaba ne der?
VAY VAY VAY
23.02.2012 13:56:23
Yahu bu MHK'da neler oluyor böyle. Epirden hoca bir dokunuyor, her taraftan bin ah sesi geliyor. Erol başkan bunları duymuyor, görmüyormu yoksa işine mi gelmiyor? YAZMAK İSTEMİYORUM'un yorumunda ismi geçen herkesin soruşturmaya tabi tutulması gerekir? Bu ne ya? Görülmüş şey değil? Rezalet düpedüz.Zaten bu kişilerin başta Aydın Öztürk olmak şartıyla derhal değiştirilmeleri gerek.
Ahmet
23.02.2012 18:40:50
Ya bu memlekette başka yürekli dobra basın mensubu yokmu???????? Böyle ters vaziyetler niçin zamana bırakılıp unutturuluyor, neden üzerinde durulup araştırma yapılmıyor, neden suçlanan şahıslar suçlamaları reddetmiyor?????????? Bu sorularıma lütfen birileri cevap versin.
kitarahumara
23.02.2012 22:39:49
Şu tartışmalara inanamıyorum. Hakikaten çok komik. Hem hizmet alıp hem adamı tu kaka yapacaksınız. Üstüne bir de özeline gireceksiniz. Ayrıca su altında veya üstünde kimse kendi fotoğrafını çekemez, değil mi?
Okuyucu
24.02.2012 10:45:29
kitarahumara sana cevabımdır. Konuları işine geldiği gibi çarpıtıp alman çok komik. Siteler ve basından bir kişi çıkıpta ben gönderilen haber ve fotoğraf hizmetine laf mı söylemiş? Yazımda ifade ettiğim gibi bu federasyonun artıları içinde yer alan bir vazife bu. Aksi takdirde o kadroda açılmazdı dimi? Kimsenin özeline girmek gibi bir merakım yok. Ayrıca Hasan Kulaç'ın özelinden bana ne? Ben sadece federasyonu basında danışman olarak temsil eden bir kişiye o fotoğrafı yakıştıramadım o kadar. O fotoğrafı tabiiki kendi kendine çekemez. Kendisi çekmiş mi dedim? Hasan Kulaç'ın su altında çekilmiş bir fotoğrafı var. dedim. İstersen abuk sabuk savunma yapmayı bırak, Hasan Kulaç kendisi yapsın açıklamasını ha ne dersin? Öptüm seni.
Cansu
24.02.2012 12:11:03
Kişilik bambaşka birşey. İnsanların özelde de olsa tüm hareketlerine dikkat etmesi gerek. Hele koca bir spor kurumunu temsil ediyorsa. Merak ettim face'te Hasan Kulaç yazarak sayfasına girdim. Dehşete düştüm. Fotoğrafta Hasan Kulaç'ın su altında çekilmiş Pornografik bir taciz işareti var. Utandım. Çok ayıp. Bu herkese açık face sayfası özel değil, geneldir. Bu kişi sözde federasyonun basın ile köprüsü. Vah vah!
Dişi KARAKARTAL
24.02.2012 20:28:24
Hocam Vakıf-BJK maçını yorumlarsanız çok seviniriz. Tüm yarumlarınızda haklısınız. İnsanın hakem komitesine, federasyon çalışanına güveni sarsılıyor.
Altın düdük
24.02.2012 20:57:09
AYDIN ÖZTÜRK, MHK, İZMİR ile yazılanlar harfi harfine doğrudur. Tek çözüm Aydın Öztürk'ün görevine son verilmesidir. Kapalı oylama yapılsın gözlemci ve hakemlerin yüzde doksan dokuzu bunu işaretler. Bu kişi milletvekili de dokunulmazlığımı var anlayamıyorum. Nihat Ermihan MHK başkanı olsun. Kariyeri ve kişiliğiyle Öztürk'e yüz basar.
Gazi Gözlemci
24.02.2012 22:33:28
MHK GELEN CEVİZLERLE, FINDIKLARLA, KAŞAR PEYNİRLERLE Mİ BESLENİYOR? BU İDDİALAR DOĞRUYSA KANITLAYIN DA KİMİN KİM OLDUĞU DAHA İYİ ANLAŞILSIN.
Cem YALÇIN
25.02.2012 14:09:58
Hasan Abicim sana çok teşekkür ederim sayende uzun süreden sonra maçlarımızda il Hakem kurulunun başındaki Emin Cüneyt Beyi görebildik :) Tabii selam sabah olmadan :) Gerçekler konuşulunca neden insanlar alıp karşısına konuşma cesareti göstermek yerine bir karış suratla oturmayı tercih eder onuda anlamış değilim . Madem sütten çıkmış ak kaşıksın anlatta bizde bilelim. Neyse Sayın Abim amacım uzatıp seni sıkmak değil sadece teşekkürü bir borç bildim sana ondan yazıyorum. Bu arada yazıları okuyunca başlarında isim değilde bir daha görev alamamaktan korkan ama korktukları kadarda bir şeyler kusmaya çalışan insanların nicklerini görüncede açıkcası gülmekten kendimi alamadım. İsminizi yazamayacak kadarmı korkuyorsunuz. Bahsettiğimiz şahsiyetlerde bir insan bu kadar korkmayın sevgili arkadaslar. Elbette şuna inanıyorum ki Sayın Federasyon Başkanımız bu konulara en kısa zamanda el atacaktır buna inancım sonsuz. Bu arada şunu belirtmekte istiyorum Sayın Cemalettin ÖZMEN ne zaman yardımına ihtiyacım olsa her zaman yardımımıza koşan birisidir. Onun böyle ithamlara maruz kalması son derece üzdü beni. Benim tek isteğim İzmir voleybolunu eski parlak günlerine götürebilecek birilerinin bu işlerin başına gitmesi ve emek hırsızlığının bedelini bazı kişilerin ödemeleri. Saygılarımla
EMEK HIRSIZI
25.02.2012 23:23:23
CEM YALÇIN,
SİZDEN VOLEYBOL İÇİN EMEĞİNİZİN NE OLDUĞU HAKKINDA BİRKAÇ SORUM OLACAK.CEVAPLARMISINIZ,1-EMEK HIRSIZI DEDİĞİNİZ KİMDİR.VE HANGİ EMEĞİNİZ ÇALINMIŞTIR.2-İZMİRDE TEK SİZİN Mİ EMEĞİNİZ ÇALINIYOR HANGİ BAŞARINIZ ELİNİZDEN ALINDI.3-IŞIKKENTEN ,BORNOVA BELD. BUCA BELD VE DEÜ İKTİSAT TAKIMINDAN NEDEN AYRILDINIZ,VE NEDEN SÜREKLİ TAKIM DEĞİŞTİRİYORSUNUZ.4-İZMİRDE BAŞARI DURUMUNUZ NEDİR?1.2.OLDUĞUNUZ KATEGORİ VARMIDIR.5-BABANIZIN ALTYAPI MHK KURUL ÜYELİĞİ SIRASINDA MAÇLARINIZA ÜST ÜSTE ATANAN HAKEMLERLE KAÇ MAÇ KAZANDINIZ.6-MAÇLARINIZDAN BİR GÜN ÖNCE BABANIZIN MAÇINIZI YÖNETECEK HAKEMLERİ ARADIĞI VE BU ARAMADAN DOLAYI HAKEMLERİN BASKI ALTINA ALINDIĞI DOĞRUMUDUR.İZMİRDEKİ ESKİ PARLAK GÜNLER DEDİĞİNİZ DÖNEM BABANIZIN MHK DEKİ GÖREVLİ OLDUĞU DÖNEMMİDİR.7-YENİLDİĞİNİZ MAÇTA BABANIZ O HAKEME KAÇ AY GÖREV VERMEMİŞTİR.8-İZMİRDEKİ MAÇLARDA RAKİPLERİNİZİN HER ZAMAN SİZDEN ÜSTÜN VE BAŞARILI OLDUĞUNU NE ZAMAN KABUL EDECEKSİNİZ..9-İZMİRDEKİ VOLEYBOL KARİYERİNİZ NE ZAMAN BAŞLAMIŞTIR.10-İZMİRDEKİ PARLAK ESKİ VOLEYBOL GÜNLERİNDE SİZİN BAŞARINIZ NEDİR.KAÇ TAKIMI ŞAMPİYON YAPTINIZ.11-FEDERASYON TARAFINDAN AÇILAN ANTRENÖR KURSLARINA KATILDINIZ MI HANGİ KADEME ANTRANÖR BEGLESİNE SAHİPSİNİZ.12-BABANIZIN MHK ALT KURUL ÜYELİĞİNDEN AYRILMASINDA SİZİN KATKINIZ VARMIDIR.LÜTFEN ÖNCE ŞAPKANIZI ÖNÜNÜZE KOYUN SONRA EMEK HIRSIZI DEDİĞİNİZ İZMİR VOLEYBOLUNDA GÖREV ALAN (ÖNCEHAKEM,YÖNETİCİ,ANTRENÖR,OYUNCU İDARECİ VS) KİŞİLERE ÇAMUR ATMAYINIZ ÇÜNKİ HALA ORADAN EKMEK YEMEĞE ÇALIŞIYORSUNUZ.
Cem YALÇIN
26.02.2012 02:49:20
Sevgili Emek Hırsızı nickli arkadasım ismini yazamayacak kadar korkun niye onu anlamıyorum ilk olarak onu belirteyim... İzmir de olan sorunlarla ilgili sadece şahsımı ilgilendiren yorumlar yapmadıgımı Hasan Beyde dahil herkes bilir. Şahsıma olan bir kininiz oldugu kesin yada birileri tarafından örgütlendiğinizde acıkça belli(belki o birileri sizsiniz :) ) Babamın zamanında bulundugu konumu bu olaylara karıstırmanız sizin ne kadar alçakça kavga etmeye calıstıgınızın bir göstergesi. Metin YALÇIN gibi onurlu şereflibir babaya sahip oldugum için inanılmaz mutlu oldugumuda acıkca belirtmek isterim. İzmir voleyboluna yaptıgım hizmetlere gelince bunların takdirinide sizin yapamayacagınız kesin. Gecmişte yaşanılan basarılarımıda tüm izmir biliyor zaten siz bihaberseniz o başka :) Benimle ilgili öğrenmek istediğin bişey varsa seni örgütleyen o insanlara sor hangi kademe antrenörlük belgesine sahip oldugumu sana söylerler bir daha babamı alet edecegin bişey olursada benim gibi yap ismini yazda ne kadar cesur oldugunu tüm okuyan kişilerde görsün. Bizler sizler gibi kaçak dövüşmüyoruz delikanlıca ismimizi yazıyoruz. Zaten bunu yapabilseydiniz İzmir voleybolu bu hallerde olmazdı .. .Saygılarımla
Cem YALÇIN
26.02.2012 02:58:16
Tüm okuyucu arkadaslardan da kullandıgım kelimelerin bazılarından dolayıda cok özür dilerim. Saygılarımla
İZMİRLİ
26.02.2012 10:10:49
Arkadaşlar, bu işin en doğrusu federasyonca tüm yazılanlarla ilgili bir soruşturma açılmasıdır. Böylece herşey meydana çıkar. Yeter yahu. MHK'da tarihinde böyle katakulliler vaki değil? Aydın Öztürk eğer onurlu bir insansan istifa et yakamızdan düş. Hakemlerin ve gözlemcilerin önünü aç. Tarih yaptıklarının hesabını elbet senden soracak. Yaptıkların yakana kara birer leke olarak zaten yapışmış durumda. Bak camiamızı ne hallere soktun. Sana göz yuman, ses çıkarmayan, hala destek verenler de vebalini çekecekler.
İZMİRLİ
26.02.2012 10:14:29
Sayın Başkan lütfen olaylara el koyun. Toplayın hakemleri ve gözlemcileri dertlerini dinleyin. Bakın neler işiteceksiniz. Oralı olmamak size çok puan kaybettiriyor farkında değilsiniz. Lütfen gereğini yapınız. Saygılarımla.
EMEK HIRSIZI
26.02.2012 11:49:43
Cem Yalçın, öncelikle ne korkak nede birilerinin maşası değilim, sadece çamur attığın o insanlardan biriyim.. zaten sen izmir voleybolunu çok iyi biliyorsun ya beni de tanırsın aslında.. baskı altına alınanlardan biriyim sadece..yazdıklarına gelince, izmirde olan sorunlarda şahsını ilgilendirmiyorsa hangi arkadaşının emeğini çalmışlar veya izmirdeki sorunlar sanamı kalmış voleybol mazin ne kadar yıllarca hizmet eden ve seni ezzip gecen abilrinin başarılarımı seni rahatsız ediyor.. ayrıca senden sonra gelip çalışıp seni sahada yenenlerde cabası.. sen önce kendine bak bence.. voleybolun neresindeyim diye... hangi deliğindesin zurnanın.. şahsınla bi ilgim yok kinimde olmaz sadece çamur atarken dikkat et..sadece sorduklarıma yanıt verebileceksen ver.. vermezsen zaten kabul etmiş olursun.. o zaman olanlarda emek hırsızlığı saylmaz mı acaba.. o zaman neden izmirdeki sorunları yazmadınız hasan beye.. ben izmir voleyboluna bi katkını göremedim bu güne kadar.. hangi takımı 3 liğden 3 liğe taşıdın hangi takımı türkiye şampiyonu yaptın, kendin bile birilerinin ittirmesi ile bi yerlere gelmeye çalıştın. ama olmadı. hep kavgacı hep ağlamaklı hep başarısız hep takımlarla şahıslarla sorunu olan biri olarak tanınırsın.
EMEK HIRSIZI
26.02.2012 12:56:17
kaçak dövüşmeyi senden öğrendik.. emek hırıszı diye izmirdeki herkesi suçlarken de isim verseydin bari.. ayrıca "hemşeri isyanı" diye gönderdiğin yazıda da açıkca belirtseydin ya ismini.."İzmir voleybol ailesi, Aydın Öztürk’ün maçlara hiç gelmediği, yanına aldığı Emin Cüneyt Sağdıç ile tam bir despot çizgide olduğu, oysa en fazla kural hatalarının, hakem takdir yanlışlarının İzmir’de yaşandığını iddia etmekteler…" böyle yazmışsın sen kendi maçlarından başka hangi salonda gözüktün.. izmir de voleybol hafta içi 2 salon h.sonu 3 salon bölgesel liği de katarsak en az 4-5 salonda oynanıyor hem A.Ö'ün hemde E.C.S'ın hiç salonlara gelmediğini demen bile yanlış gözlemci görevlerine bakarsan kimin hangi salonda oldugu belli.. ayrıca. hangi maçında kural hatası oldu. olduysa voleybolu çok iyi biliyorsun ya neden o an itiraz edip hakkını aramadın.. hakem taktiri diye bişey var mı kurallarda... emek hırsızı diyerek izmir voleybol ailesini suçlamadan önce kendine bak lütfen..
35 Voleybol
26.02.2012 15:25:51
EMEK HIRSIZI Konuyu kişisel bir restleşmeye götüreceğine gerçekleri yansıtsana? Aydın Öztürk'ün savunulacak nesi kalmış? Sana bu yazıları Aydın Öztürk mü yazdırıyor? Kim olduğunu tahmin edebiliyorum. Söyle ona o koltuktaki son günlerini yaşıyor. Bazı kararlar alınmış. Ne demek istediğimi yakında anlarsınız.
Feza Alkanlı
26.02.2012 16:09:08
Yahu arkadaşlar. Şu köşe yazısında bence en önemli olay Hasan Uğur Epirden hocanın Atatürk konusunda duyarlılığı ve ortaya çıkardığı ve adalete devrettiği Atatürk'e o yakışıksız hareketleri yapan türbanlı 4 hain kızın yer aldığı haber bölümüdür. Buna övgü yağdıracağınıza Aydın'mış karanlıkmış boş konularla uğraşıyorsunuz. Kusura bakmayın ama Atatürkçülüğünüzden şüphe ettim. Saygılarımla.
EMEK HIRSIZI
26.02.2012 20:20:25
izmirli ve 35 voleybol, şu bir gerçek ki siz hiç bir zaman voleybolun içinde olamamışsınız. olmak içinde kişilere çamur atarak bi sap olmaya çalışıyorsunuz. ne yazık ki bu voleybol ailesi sizinde gerçek yüzünüzü çom iyi biliyor çün ki daha önce gördü. 35 voleybol, ben de senin kim olduğunu gayet iyi biliyorum ne yazık ki hep voleybolun dışında kalacaksın hiç bir zaman istediğin mevkiye gelemiyeceksin çünki seni bu aile çok ama çok iyi tanıyor...sen geçmişte ne gördüysen şu an beğenmediğin insanların sayesinde gördün.. acı olan bu..sana da onlara çamur atmak yakışır.
Ali Veli
26.02.2012 20:37:39
Bir atasözü vardır. "İT ÜRÜR, KERVAN YÜRÜR" diye. Erol Başkan, Ankara il temsilcisi mhk den ayrılıp(!), sadece il temsilcisi olarak kalırken, İstanbul-İzmir 2 Aydın'a tekrar il temsilciliği verirken ne düşündü acaba? bunları bilmediğinimi sanıyorsunuz.Tepkileri başka yöne çekmek onun yükünü daha da hafifletiyor belkide. istanbulda şikayetler sonucunda ne oldu.Topladılar faal olanları(!)boşu boşuna dinler gibi yaptılar ve yukarıdaki atasözüme geldiler. Balık baştan kokar. koktumuda diğerlerine bulaşır.eğer aynı adamlarla yola devam edeceğim dersen o balıkların kokusu senin bulundugun mevkiyi işte böyle çekilmez bir ortama sokar. ne deodorant ne de en pahalı parfüm o kokuları dağıtmaya yetmez...
Cem YALÇIN
26.02.2012 21:39:48
Değerli voleybol dostları sizlerden konuyu bu boyutlara taşıdığımız için özür diliyorum... Hasan Abicim bizlere bu konuda destek oldugun icin saygı ve sevgilerimi iletiyorum... Umarım herşey bir çözüme ulasır... Daha fazla seviyesiz tartışma içine girmek bizim gibi voleybol aşığı insanlara yakışmaz... Saygı ve Sevgilerimle
MAHMUT DURAN
28.02.2012 18:55:46
SAYIN EPİRDEN YAZMAK İSTEMİYORUM AMA DİYE BAŞLIKLA YAZI YAZAN ARKADAŞIMIZ YA REFİK ÇETİNİ HİÇ TANIMIYOR YA DA ÇAMUR ATARAK BİR KİNİ VAR İNTİKAM ALMAYA ÇALIŞIYOR,BİRAZDA AYIP EDİYOR TOKAT CİVARLARINDAN GEÇİPTE REFİK HOCANIN EKMEĞİNİ YEMEDİM DİYEN HİÇ KİMSEYİ GÖRMEDİM YÖNETİCİ,HAKEM VE GÖZLEMCİ OLARAK 30 YILDIR BU İŞİN İÇİNDEYİM BUNLARA TENEZZÜL ETMEYİ BIRAKIN BİR ŞEY GETİRTTİYSE BİLE BUNU MİSLİ İLE ÖDEMİŞTİR.BEN REFİK HOCA İÇİN YAZIYORUM DİĞERLERİ YAPAR ANLAMINDA DEĞİL HOCAMI 30 YILDIR TANIDIĞIM İÇİN AMA İNTERNET SİLAHINI ELİNE GEÇİRENLER BU ÇAMURLARI ATIYORLAR YAZIK BUNU İSPAT EDECEK İNSAN İSMİNİDE YAZAR YOKSA BU CAMİAYA YAKIŞMIYOR DEMEKTİR.İSMİ GEÇEN KİŞİLERİNDE KMLERİN YANINDA KONUŞTUĞU HUSUSUNU DÜŞÜNEREK BU ÇAMURU TEMİZLEMELERİ GEREKİR SAYGILARIMLA
YAZMAK İSTEMİYORUM
29.02.2012 12:25:00
Sayın MAHMUT DURAN karteşim bizimki karalama değil gerçekleri söylemekti.Bizim tertimiz o kişi bu kişi değil.Biz görtüğümüzü yazdık.İspat için de kargo şirketlerinin atreslerini gösterttik.Yalan sa araştırın.Bunu yazdıktan sonra gele telefonlardan PİRİNÇ ve BALİĞİ unuttuğumuzu da gördük özür tileriz.Biz REFİK ÇETİNİ çamurlamadık.Gönderen arkadaşın muhteremliğinden söz ettik.NEDİM SİDER yapmatı diyorsan o vakit seninte yaran var.Bu yağdan sonra senin te maçlarına bakalım ne olacak.
MAHMUT DURAN
29.02.2012 16:40:28
SEVGİLİ KARDEŞİM BEN ZATEN BU YIL GÖREV ALMADIM ÇAMURUDA İSMİ GEÇENLERİN TEMİZLEMESİ GEREKTIĞİNİ YAZMIŞTIM .GÖNDERENLERİN GÖNDERİŞ NİYETLERİNİN NE OLDUĞUNU *ŞAYET GÖNDERMİŞLERSE* AÇIKLAMALARI SAMİMİ GÖZÜKÜP,ŞAYET BİRİLERİNİN KARALANMASI İÇİN SAĞDA SOLDA KONUŞUYORLARSA BU KONUDA HALA İSMİ GEÇEN ARKADAŞ SUSUYORSA,BENDE SİZDEN FARKLI DÜŞÜNMİYORUM.AMA BEN REFİK ARKADAŞIMI İYİ TANIDIĞIM İÇİN BÖYLE BİR ŞEYE TENEZZÜL EDECEGİNE İNANMIYORUM.BİZ DOSTLUKLARIMIZI GÜNLÜK UFAK MENFAATLERLE DEĞİŞECEK İNSANLAR DEĞİLİZ AMA NEDİM SİDER BEYEFENDİNİN DE HİÇ KİMSEYİ BU DURUMA DÜŞÜRMEYE HAKKI OLDUĞUNUDA KABUL ETMİYORUM.SAYGILARIMLA.
isimsiz
05.03.2012 20:59:48
Hocam kusura bakmayın ama bir MHK Başkanına bu kadar yüklenmek cok sık değil. Hangi hakeme fırca atılmış bilemem ama
insanlar biraz fazla abartmaktalar gibi. Şurada kişisel çatışmalar var. Elinde bilgi belge olan bunu açıkça kanıtlamalıdır. Aksini söylemek etik açıdan ve hukuki açıdan hatadır. Hkuki dayanağı olmayan iddialarda bulunmakta adli makamlara intikale götürülecek kadar kişilik haklarına saldırıdır. Hocam u arada sizide yazılarınızı tarafsız yazdığınızda begenmeme ragmen Aydın ÖZTÜRK'ün ve diğer Emin Be'in şahsına karşı yazmış olduğunuz yazıdan dolayıda uzuntulerımı belirtmek isterim. Yayıncılığınız ne kadar güelde olsa kimsenin kişilk haklarına hakaret boyutuna varmamalıdır. Hukuka saygılı birisi olarak sizden bekleneilmeyecek bir davranış. İddiada bulunan tüm kişileride ispata davet ediyorum. Bir atasöü vardır MEYVE VEREN AĞAÇ TAŞLANIR
Hasan Uğur Epirden
05.03.2012 21:49:23
isimsiz kardeş, isimsiz ve kimliksiz olman dolayısıyla duvara konuşuyorcasına ortaya yazdığımı biliyorum...
Eleştirilecek kişi varsa o ben değilim, yanlış adrestesin ?...
Aydın Öztürk önce benim sorduğum onlarca soruya, onlarca iddiaya cevap versin, sonrasında bekleyen yeni sorularım olacak ?...
Gelecek hafta belki de beklemeyebilir, bir sürpriz yapabilirim...
O kişi yüzünden başta sayın Başkan olmak üzere MHK da yıpranmakta !... MHK'da bunu hak etmeyen düzgün birkaç emekçi de...
Kişilik haklarına gelince... Her birey dilediği anda istediği kişiyi dava edebilme özgürlüğüne sahiptir... Aydın Öztürk'ün avukatı, yani vekiliysen bunu sen de pekala yapabilirsin ?... Ama önce bazı şeyleri öğrenmen gerek !... Özellikle yazılmayanları... Adresim epirden@yahoo.com...Açık kimliğinle, korkmadan bana başvurursan sana o bilmediğin konularda aydınlatırım ?...
Tabii ki "Meyve veren ağaç taşlanır !..." Bu insanların maalesef zayıflıklarından, kıskançlıklarından, çekememezliklerinden kaynaklanmaktadır... Ancak yanıldığın husus, ben meyve vermeyen, yanındaki fidanları da çürütmekte olan ağaçları taşlıyorum...
Tayfun Bayındırlı
06.03.2012 19:06:07
Yahu isimsiz, Bilemem dediğin konuda nasıl ahkam kesiyorsun? Aydın'ı korumak sana mı düştü? Mutlaka federasyondan birisi veya yazılardaki şikayet edilen konuların kahramanlarından birisin? Epirden hoca sana gereken cevapları vermiş zaten. Ona rağmen bende hızımı alamadım bu satırları karaladım.
isimsiz
06.03.2012 21:03:19
tayfun bayındırlı dene arkadas ben kımse degıım. Yazılanlardan da degılım. Sana cevap verecek kadarda egılemem. Ama sunu bılın ne epırden nede sen bana hakkmı öğretecek konumda degılısınız. Federasyondan bırısıde degılım. Sadece tarsız bırısı olarak yazmaktayım. Iddıalarınızla ılgılı belgelerınız varsa bunu yasal makamlara bıldırıdsınız. Buradan azı karalamakla olmaz.