Hasan Uğur Epirden
PLAJ VOLEYBOLUNDA 19 YIL (3-2-1)
Eklenme           : 13.08.2010 21:33:48
Yorum              :
Okunma             :2682
Haberi Yazdır Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu Bookmark and Share
PLAJ VOLEYBOLUNDA 19 YIL (3-2-1)

Plaj Voleybolunda 19 yıl… (3)

Bu yazımı okumadan, önceki 2 yazımı mutlaka gözden geçirmenizi ve benim için çok değer taşıyan yorum ve eleştirileri de dikkatlice okumanızı salık veririm… (Önceki yazılar, sayfanın alt kısmındadır..) Lütfen görüş ve eleştirilerinizi benimle ve kamuoyuyla paylaşınız...
Önce son dönemde olup bitenlere kısaca bir bakalım… 

 

 

KISA… KISA…
* Bayan Milli takımımız Bulgaristan’a kendi evinde 3-2 yenilerek büyük fırsat kaçırdı ve hayal kırıklığı yaşattı… Mehter Marşı ve gürültülü bir karşılama töreniyle göreve getirilen ve tüm diğer antrenör kardeşlerim gibi benim de tepkimi alan bu kahraman İtalyan antrenör zat, sonunda kesilen faturayla cenaze marşıyla sessiz sedasız postalandı… Hemen ertesi gün 2 milli sporcumuzu da yanına alan signor önceden anlaştığı yöne yüzsüzce uçtu… En önemlisi, birkaç saatte yeni transferini gerçekleştiremeyeceğini göre, kanımca Türkiye’deki görevi devam ederken aklının başka yerlerde olmasının bence görevine yeterince konsantrasyonunu sağlayamamış, başarısızlıkta başrol oynamış olmasıdır…

En sonunda olması gereken bunca gecikmeyle yapıldı ve Aslanlar gibi, bu göreve fazlasıyla layık bir antrenörümüz olan Mehmet Bedestenlioğlu işin başına getirildi…

* TVF Basın toplantısında arka panoda “TÜRKİYE”nin “İ”siz yazılıp, asılması haliyle basına malzeme oldu. Bir “Beceriksizlik” ve “Dalgınlık” med ceziri yaşandı… Ancak bu konuda Federasyonumuzun yıpratılmaya çalışılması pek doğru değildi…

* Voleybol şubeleri gittikçe ağırlaşan şartları kaldıramamaya ve birbiri ardından kapanmaya başladılar… Aroma Bayanlar Voleybol Birinci Ligi'nde bir süredir yaşadıkları sıkıntılarla gündeme gelen Ankaragücü ve Karşıyaka takımları, gelecek sezon 1. Lig'de ne yazık ki yer almayacak… Temennimiz benzer düşüncelerde olan, duyumlarımız doğrultusundaki bir çok voleybol şubesinin direnmesi ve yollarına devam etmeleri…

* CEV Satellite Turnuvalarında, Kıbrıs Rum Kesimi’nde 2. Liechtenstein’da 3. olan Engin ve Murat ikilisinden oluşan Erkek Milli Takımımız göğsümüzü kabarttı ve alkış aldı… Böylece bu işe çok önem veren Federasyonumuz da ektiği tohumların ilk meyvelerini almış oldu… Darısı seviyelerin çok daha yüksek olduğu Avrupa, Dünya Şampiyonalarına, Olimpiyat Oyunlarına ve de tabii ki Bayanların başına… Ama bunlar gerçekten şimdilik çok zor gözüküyor ?... Ama başlamak, başarmanın yarısıdır… Federasyon’un desteğiyle bu günleri göreceğimiz umudunu taşıyorum…

* Bu arada bu yıl TVF tarafından 2.si yapılan Basın/Medya yarışması ardından bazı basın mensupları yarışma jürisinin TVF tarafından açıklanmamasını şiddetle eleştirip, endişelerini dile getirdiler… Hatta karar veren merci (Jüri) hakkında gerek kişi, gerekse toplantıya katılım adedi bakımından inançsızlıklarını vurguladılar, TVF’ndan açıklama beklediklerini açıkladılar… TVF henüz bu konuda bir cevap vermiş değil ?...

SÖZ PLAJDAN AÇILMIŞKEN…
Söz Plajdan açılmışken, bu yıl büyük bir turnuva patlaması yaşandı. Yapılan bir çok turnuvanın üst üste gelmesine ve de bir avuç sporcumuza her turnuvaya katılamama üzüntüsü yaşatmasına rağmen heyecanlandırdı ama buna karşın özlenen bir hareket yaşandı… Her zaman dediğim gibi bu coğrafyaya nice EPİRDEN’lerin gelmesi, çok takdir ettiğim, övgüye değer Alanya’ların, Hopa’ların, Lapseki’lerin artması, Efsane Belde Taşucu’nun tekrar devreye girmesi, gençliğine ve halkına yüz binler harcayarak mantar festivallerle büyük iş yaptıklarını zannederek avunan Belediyelerin, Kadıköy Belediyesi’ni örnek alarak akıllanmaları, devreye giren Alışveriş Merkezlerinin artmaları plaj voleybolunun yayılmasını ve de sporcu sayısının artmasını sağlayacaktır… Tabii TVF’nunun da vereceği destek ve de alacağı şevkat dolu ilave radikal tedbirleri de sabırsızlıkla beklemekteyiz…

Bu arada Antrenör Derneklerimizin bu güne kadar Plaj Voleyboluna en ufak bir katkıda bulunmamış olmalarını da ayıplıyorum… Bu dernekler faaliyetleri arasına mutlak plaj voleybolunu almalıdırlar…

EPİRDEN 2010
Bu yıl EPİRDEN BEACH VOLLEY belki de döneminin en güzel ve düzeyli sezonunu yaşadı…
Oyuncu/takım seçimi yapılırken çok hassas davranıldı… Geçen seneler sporculuğa yakışmayan davranışlarda bulunan bir çok sporcuya kapılarımızı kapattık… Dokumuza uygun sporcuları tercih ettik… Böylece 6 turnuvalık bir seride de en ufak bir sorun yaşanmadı… Asistanlarımızın çok çalışkan ve mükemmel bir uyum içerisinde oluşunun bu başarımızdaki rolü çok büyüktü…

Yıllardır aradığımız, bizlerle kader birliği yapan bir sponsorumuz oldu… Lion Club energy drink fevkalede katkısıyla bizleri her yerde ve her aşamada daima rahatlattı… Binlerce kutu içeceğini seyircilere dağıttı… Patron Muzaffer Arslanboğan, masasını ve ofisini bırakıp ekibinin başında gece gündüz bir nefer gibi çalıştı… Yorulmak nedir bilmedi… Oğlu Onur bile asistanlarımın arasına karıştı gitti…

Başkan Gülbin Epirden, Asbaşkan Gökhan Saygı, Yönetim Kurulu üyelerimiz Baki Başarır, Ahmet Ateş, Mehmet Ata, Korel Eraybar ve de Türk Voleybolunun taçsız kraliçesi, eski Milli Takım Kaptanımız Bahar Mert’in yanı sıra Voleybol Antrenörleri Derneği Başkanı Jeyan Erben, Türk Voleybolunun “Bilirkişi”si Alev Anakök, unutulmaz efsane antrenör Bülent Meriç, Türk Basınının emektar ismi Düşvar İyiiş, Voleybolx Web sitesinden tüm dünyaya naklen yayın yaparak ekibi ile tarihi bir ilke imza atan M. Korhan Gün, Final Turnuvamıza renk katarak bizlere güç veren KKTC Voleybol Federasyonu Başkanı Enver Kaya, Beylicium’un çalışkan ekibiyle açılış İstanbul Turnuvasında büyük katkısı bulunan AVM Müdürü M.Emin Boğaç ve tabii ki verdiği sponsor desteğiyle bizlerle bütünleşen Lion Club energy drink’in sahibi Muzaffer Arslanboğan bu yılki başarının birer pay sahipleri ve de neferleriydi…

Gelen takımlardan çok memnunduk...

Dünya devi Natasha-Bruna (Brezilya), Ester-Cati (İspanya), Rebecca-Karin (İsveç), Amelia-Vanessa (Brezilya ) serimizin kare asıydılar…

Victoria-Anamaria (Romanya), Svetla-Asia (Bulgaristan), Jean-Tina (ABD) ile gurubumuzda yetişen ve kanımca şu anda belki de Türkiye’nin en iyi bayan plaj voleybolcusu olan Zen ile partneri Moldovalı Tatiana, “EPİRDEN takımı” olarak bu dörtlünün arkasında ikinci dörtlüyü oluşturdular… Diğer Bulgar, Çek, KKTC takımları sonraki sıralar için mücadele ettiler…

EV SAHİPLERİ ARASINDA BEYLICIUM VE KKTC UZAK ARA EN İYİLERİYDİ…
6 Etap Turnuvasında İstanbul BEYLICIUM’da Genel Müdür M.Emin Boğaç ve ekibinin kusursuz çabaları ve Lefkoşe’de Küzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Voleybol Federasyon’un acar Başkan Enver Kaya’nın katkıları ve de vermiş oldukları müthiş misafirperverlik unutulmazdı…

BEYLICIUM
BEYLICIUM Turnuvası muhteşemdi… İşin ilginç yanı, Türkiye’de (Belki de dünyada) ilk kez bir yolun trafiğe kapatılarak üzerine plaj voleybolu kortunun konulmasıydı…

E-5’te trafik durdu… Rekor sayıda sporsever maçları izledi…

BEYLICIUM doldu, taştı…
Bu turnuvada çok ciddi bir hakem zafiyeti yaşandı ama öncesinde TVF Merkez Hakem Komitesinin tutumu bizleri çok üzdü ve bu spora gönül verenleri düşüncelere sevk etti… Geçen yıl hakkında çıkan ciddi boyuttaki bazı söylentiler konusunda kendisinden doğruları öğrenmek için, saygım gereği dürüstçe sorduğum soruların işine gelmemesi dolayısıyla yüzüme telefon kapatan MHK Başkanı Aydın Öztürk her halde aklınca benden bu yaşadıklarının acısını çıkardı… Bu konuda önümüzdeki yazıda detaylarıyla geniş açıklamalarda bulunacağım…

Türk voleybolunun eski unutulmaz efsane başkanı Naci Bayamlıoğlu kendi adına konan kupayı bizzat kendisi verdi…

Naci Arkan, Düşvar İyiiş gibi kurt gazetecilerin yanında Cengiz Tokgöz, Enver Bağlarbaşı, Celal Demirbilek gibi Türk basınının ve voleybolunun önde gelen gazeteci/yazarları da oradaydı…

Gerek etap sponsorlarımızdan süper de lux Eser Hotel’de, gerekse Ata Hotel’de olağanüstü ağırlandık…

İnternet Basınının başarılı sitesi olan VOLEYBOLX, tüm müsabakalarımızı internetten canlı olarak tüm dünyaya yayınlayarak bir ilki gerçekleştirdi… Bu konuda gerçekten M. Korhan Gün ve ekibini candan kutluyorum… Böylelikle Federasyonumuzun Basın’dan saymadığı ve 2 yıldır yaptığı yarışmaya dahil etmediği internet basınının gücü de bu denli hissedilmiş oldu…

GÖKÇEADA
Gökçeada’da Başkan vekili Gökçe Erünsal tek başına bir ordu gibiydi… Her yere yetişti… Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da zor bir işi başarmamızda baş aktördü… Tek sıkıntımız iletişim hatlarının son derece zayıf olması, cep telefonu ve internet erişiminin yok denecek kadar az olmasıydı… Hemen aklıma, reklamlarda bol keseden atan iletişim/haberleşme firmalarının halkın bir kesimini göz göre göre nasıl kandırdığı geldi… Bildiğim tüm malum temennilerde (!) bir bir bulunarak hepsini yad etim !... Turnuvamızda bu kez Türk voleybolunun efsane antrenörlerinden Bülent Meriç’in kendi adına konan kupası için bizlerle birlikte olması bizleri ziyadesiyle mutlu etti…

GÜRE
Güre’de Başkan Kamil Saka, komşu beldeye de girdiğimiz için bana bozulup bir iki gözüküp kaybolmayı yeğledi… Canı sağ olsun !... Gene de düzgün kişiliğiyle bendeki yeri başka… Takdir ettiğim Başkanlar arasındaki yerini korumakta…

Yükü Halkla İlişkiler sorumlusu Banu Marks tek başına üstlendi…

Teknik ekibin gece ışıklandırmasında bize çektirdiği azap ancak son gün kısmi de olsa son buldu… Ancak kalınan oteller ve de yemekler dört dörtlüktü…

Kupanın ismi bu kez “Jeyan Erben”di… Ve halen Voleybol Antrenörleri Derneği Başkanı olan, voleybolun bilirkişi/antrenörlerinden Jeyan Erben bizlerle birlikte aynı havayı bir kez daha paylaşmış oldu…

ZEYTİNLİ
Zeytinli etabı bizleri çok üzdü…

Festival etkinlikleri içerisinde yer alışımıza ve de gündüz seansına terk edilmemize rağmen bizleri binlerce olgun seyirci izledi ve teşvik etti… Belediye’den bir Allahın kulu bizi karşılayıp, “Hoş geldiniz” demedi… Otel **** yıldızdı ama yemekler otelde ve öğleleri dışarıda berbattı… Taahhüt edilenlerin çoğu unutuldu gitti… Bunlar arasında doktor ve ambülans en önemlisiydi… Ama bu önemi bir türlü anlatamadık ilgililere…

Bu günkü tarih itibarıyla yapmış olduğumuz kaçınılmaz peşin masraflarımızın karşılığının üçte biri de tarafımıza henüz ödenmiş değil… Geçen yıl da aynı durumla karşılaşmış, güç durumlarda kalmıştık… Festivalde sanatçılarının

sahneye çıkmazdan önce ayağına kese kağıdıyla para götüren ve hesap kapatan yönetimin bizi, alacağımızın arasından 1 ay geçmesine rağmen her gün çeşitli bahanelerle atlatması, işi “Borçlarımız çok, sizinki en son düşündüğümüz ödeme…” diyebilecek yere kadar vardırması çok çirkin ve yakışıksız bir davranıştır… Böylesine bir hizmeti amme hizmeti olarak bu beldeye götüren ekibimiz bu sorumsuz ve aykırı davranışı bırakın hak etmeyi, teşekkürlerle uğurlanması gerekirdi… Onu da nezaketten sanan olmadı… Onların da canları sağ olsun !...

EPİRDEN BEACH VOLLEY’in kurucularından olan merhum Ömer Faruk Arkın adına konan kupa ile böylece bir kez daha sevgi, saygı ve rahmetle anılmış oldu… Anılarımız arasında ideal seyirci olarak daima anacağımız o muhteşem belde halkına buradan teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum…

LEFKOŞA
Lefkoşa etabı geçen yıl olduğu gibi muhteşemdi… Devlet Protokolu ile karşılandık… Voleybol Federasyonu Başkanı Enver Kaya’nın kendi çabalarıyla geçen yıl yapılan çift kortlu “Beach Volley Arena” hakikaten imrenilecek bir tesis… Tüm Belediye Başkanlarına bu tesisi görmelerini ve benzerlerini beldelerine kazandırmalarını öneririm…

Bu turnuva ile KKTC’ye konulan ambargoyu da ikinci kez ciddi kez delmiş bulunduk… Hem de bu ambargoyu koyup, çirkince, hayasızca politikalarına malzeme yapmak uğruna sporun erdemini, getirdiği kardeşlik ve dostluk duygularını hiçe sayan ülkelerin faziletli ve cesur sporcularıyla…

Bu arada bir çok Bakanın ve devlet protokolunun teşrifi bizlere değer vermeyen, yüzümüze bakmayan, hatta bazı bölgelerde (!) bize muhtelif gizli yasaklar uygulayan Devletimin tutumunu, spora ve özellikle bu spora bakış açısını hatırlattı…

Türk voleybolunun tartışmasız “Bir bilen”i Alev Anakök’ün de geçen yıl olduğu gibi iştiraki bizleri onurlandırdı…

ANTALYA
Antalya’da sembolik bir final ile Seriyi kapattık… Brezilya, EPİRDEN, Romanya ve KKTC takımlarının dörtlü turnuvasının yanında, tarafımdan uygulanmaya başlanan ve başta California Long Beach olmak üzere bazı ünlü plajlarda oynanan turnuvalarda uygulanan sistemim olan HHH (Herkes, herkesle, herkese karşı) sitemiyle oynattığımız bir diğer turnuva da halkın beğenisini kazandı… Türk Voleybol Hakemliğine yıllarca hizmet veren, eski Burdur Belediye Başkanı Nurhan Çiftçibaşı da final günü kendi adına konan kupayı takdim etti…

Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli pencerelerinden biri olan ve hatta Turizmde “Amiral Gemisi” olarak adlandırılan Antalya’nın Alanya hariç, hiçbir beldesinde plaj voleybolu, yüzme, yelken gibi su ve deniz kenarı sporları yok !... Bu spor dalları her nedense önemsenmemekte… Bunu bir düşünce ve hizmet fakirliği olarak nitelendiriyorum… Bu Belediyelerin büyük ayıbıdır… İstediğimiz küçük ricaları bile dikkate almayan bu belediyelere sormak istiyorum… “Bu nasıl Amiral Gemisi böyle ?...” Karada mı gidiyor ?...

Önümüzdeki yazımda işte bu 6 etap turnuvasını da detaylarıyla, sonuçlarıyla ve unutulmaz anlarıyla sizlere aktarmaya çalışacağım…

Bu arada, başta bahsettiğim, bana gelen rekor sayıda mail ve yorumda şahsıma yöneltilen ahret sorularına da (!) tek tek cevap vereceğim… Bazılarının (!) hoşuna gitmeyecek olmasına rağmen ?... Bunları okuyucularımla paylaşmayı görev saydığımı da vurgulamak istiyorum…

Sonrası mı ?...

Bekleyelim, görelim…

Cevap hakkı doğacaklara sütunlarım ardına kadar açıktır…

Bir kez daha hatırlatayım… 
 


Plaj Voleybolu'nda 19 yıl (2)

TEŞEKKÜR…
Ben okuyucularımı, okuyucularım da beni özlemişler…
Sezonun ilk yazısına müthiş reaksiyon aldım…
Mail yağmuru, telefon bombardımanı altında kaldım… Bir kez daha anladım ki, herkes bu işi iyi takip ediyor, kimin kim, neyin ne olduğunu çok iyi ayırt edebiliyor ?...
Bazı kimselerin huzuru bozulsa, keyfi kaçsa bile ?...
İnsanlar salak değil !... Her şeyi çok iyi anlayabiliyor, doğruyu tereyağından kıl çeker gibi soyutlayabiliyorlar…
Bu duyarlı, kadirşinas okuyucularıma en içten duygularımla teşekkür ediyorum…
Geçen yazımda açmış olduğum “PLAJ VOLEYBOLU DOSYASI”na devam ediyorum…

PLAJ VOLEYBOLUNDAKİ ZİHNİYET SORUNLARI…
Ülkemizde plaj voleybolu birazcık kıpırdayabildi, bu konuda bir şeyler yapılmaya başlandıysa, bu tamamen bir vazife sorumluluğu uyanmasının yanı sıra, artık bu branşın cazibesinin ve getirisinin farkına nihayet varılmış olmasından kaynaklanmaktadır…
Üç tarafı denizlerle çevrili, emsalsiz plajları, gölleri, akarsularıyla bir doğa harikası olan yurdumuzun dört bir köşesi, plaj (ve park) voleybolunu kucaklamaya hazır durumdadır…
Bu konuda organizatörlerin yeterli sayıda olmamaları, Belediyelerin daha hala bu sporu pek tanıyamamış olmasının yanında “Kadın ve Genç kız” imajını, sporun estetiğini ve de beraberinde bulundurduğu kural ve kıyafetleri özümseyememiş, dahası zihniyetleriyle taşıyamamış, bağdaştıramamış olmalarının büyük sektesi bulunmaktadır… Kızlarımızın plaj voleybolundaki kıyafetleri bu zihniyeti taşıyan belediyelerde handikap yarattığından, bu sporu bayanlarda ülkemizin 2/5’inde yapabilmek maalesef mümkün olamamaktadır… Bu gerçekten üzücü ve bir o kadar da düşündürücüdür…
Konu Belediyeler'den açılmışken bazılarına bir çift söz edemeden atıfta bulunmadan edemeyeceğim…
Bir çok Belediye Hükümet'in sözde ekonomik politikası (!) ve tasarruf tedbirleriyle (!) resmen daralmış durumdadırlar… Çoğu personelinin maaşlarını ödemekte güçlük çekmekte hatta ödeyememektedir… Bana kasasında nakdi olanını bırakın, borcu olmayan bir Belediye gösteremezsiniz… Buna AKP Belediyeleri de dahildir… Ancak Hükümet kendi adayını seçmeyen şehir ve beldelere resmen zulüm uygulamaktadır…
Tüm bunlara rağmen, vazifelerinden sayılan, spora destek verme, gençliğe spor alanları kazandırma ve sportif faaliyetlerde bulunması gereken nice belediye bu ulvi ilkesini bir kenara bırakmakta ve “Festival” adı altında yaptığı organizasyonlarla kasalarına güç bela giren paraları mantar sanatçı bozuntularına ve astronomik paralar isteyen sanatçılara saçıp, savurmaktadır… Ertesi gün çöp toplayan bu Belediyeler'in çoğu bu paraları haince, ekonomik zorluklar çeken, bunalan, daralan esnafından, işin kolayına gidip, fütursuzca alacağı olanlardan kesip, toplamaktadırlar… İhale kazanmışlardan, erken ödeme (Yani süründürmeme) yapma uyanıklığıyla gayri meşru olarak, sumen altından tırtıklamaktadırlar…
Sanatçılara kesekağıdıyla parayı, konser/gösteri öncesi ayaklarına götürmeyi becerebilenlerin, jestlerle yapılan bazı aktivitelerde, masraf sayılan ve kabul edilen küçük paraları öderken geciktirmeleri ve karşısında bu aktiviteleri sunanlara azap çektirmeleri sıkça görülen bir saygısızlık ve edepsizlik örneğidir… Bunu Plaj voleybolunda yaşamış ve hala alacağı olan bir spor gurubunun lideri olarak hala yaşamaktayım… Bu anlayışı ve tutumu şiddetle kınıyorum…
“Valla ne yapalım, kriz var, paramız yok !...” deme aymazlığına ve pişkinliğine sığınmaya çalışan Belediye Başkanları'nı yakında bu sütunlardan kamuoyuna açıklayacağım…
Kardeşim, paran yoksa, insanların önlerine balıklama atlama, sana sunulan bir hizmetin karşılığını ödemekte güçlük çekeceksen veya ödeyemeyeceksen, o zaman yapma ?...
Dürüst ve onurlu ol !...
Plaj Voleybolu'nun büyük Alışveriş Merkezlerince de benimsenmesi, bazı olgun ve seviyeli belediyelerce kıymetinin daha iyi anlaşılması bu yıl rekor düzeyde turnuvanın organize edilmesinin sevindirici atmosferinin yanında düşünülmesi ve ele alınması gereken bazı gerçekler umarım önümüzdeki sezonda nazarı dikkate alınacaktır… Alınmak ta zorundadır…
Aynı zaman birimine, hatta tarihlere rastlayan irili ufaklı turnuvalar zaten sayıları çok az olan plaj voleybolcularının hareket alanlarını ve de katılım oranlarını iyice kısıtlamakta bu darlık ve zorluk aynı anda da haliyle organize beldelerine de yansımaktadır…

TESİS FUKARALIĞI BAŞIBOŞLUK…
Bugün (Ne acı ki, buna “Çok şükür” diyoruz !...) ülkemiz sahillerinde irili ufaklı 1000’in üzerinde plajda 2 file direği, arasına gerilmiş bir ağ, bazılarında ise yer çizgileri, ender de olsa antenler var !... Ancak tesisleşme maalesef yok !... Yerel organizeler ise çok azında, plansız, programsız, hatta bilinçsiz olarak sayılı gönüllü tarafından yapılmakta… Turnuva yapanların sayısı ise kuruluş/Belediye/organizatör olarak 2 elin parmaklarını geçmemektedir… Yani organize değillerdir… Türkiye Voleybol Federasyonu’nun tüm plajlarda bunları bir baba şevkatiyle kucaklaması, yol göstermesi, destek vermesi, hatta örgütlemesi gerekirken, hala organizelerden pay almaya devam etmesini, teşvik değil bir nevi caydırıcılık olarak nitelendiriyorum… Bilakis Federasyon bu tip yerlere yatırım yapma, tıpkı Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içerisine girdikleri “Mini Voleybol”da olduğu gibi araç, gereç yardımında bulunması gerekir düşüncesini taşıyor ve bunda ısrar ediyorum…

SPONSORLARI PLAJ VOLEYBOLUNA ÇEKME…
Bugün her spor dalında beklenildiği gibi, Plaj Voleybolu'nda da sponsor desteği “Olmazsa olmaz”ların başında gelmektedir…
Oysa, bir zamanlar cazibe merkezi olan Plaj voleybolu uzun bir süredir sponsorların pek ilgilenmedikleri, “Pas” geçtikleri bir branş haline gelmiştir…
Bunun sebebini gerçekçi ve cesur bir şekilde araştırmış bir kişiyim…
Bir zamanlar bu organizasyonlar için alınan paraların karşılığı orantıya vuracak olursak, çok az verilmiştir… Yapılan organizasyonlar alınan paraların gölgesinde kalmıştır…
“Efes Pilsen, Fanta, Arçelik başta olmak kaydıyla Plaj Voleyboluna büyük yatırım yapan firmaların birden çekilmelerinin ardında yatan gerçek işte budur… Bu dev firmaların bu spora yatırım yapmayı kesmeleri, diğer irili ufaklı tüm firmaları ve dolayısıyla işbirliği yaptıkları reklam şirketleri ve danışmanlarının dikkatini çekmiş, salak olmayan bu kuruluşlar da konuyu enine boyuna incelemiş, çekinmiş, bu katılımı, dolayısıyla desteği pek fayda getirmeyen bir risk olarak görmüştür…
İşte, bugün lideri olduğum EPİRDEN BEACH VOLLEY’den tutun TVF’na kadar Plaj Voleybolu’nda bulunan tüm kişi ve gurupların en büyük sorununun temelinde bu yatmaktadır…

BASIN VE MEDYA İLGİSİZLİĞİ…
Voleybol ailesinin içinde yer alan malum sayılı basın mensubunun ve tanıdığım yürekli, inançlı üç beş kişi dışında ülkemizi parlak geleceğe taşıyacak coğrafi ana koşulların bu denli mevcut olduğu bu spora gereken önemin verilmemesi başka bir handikaptır… Burada Basın'ın (Görüştüğüm tüm dostlarımdan edindiğim izlenimim) şu anda yeterli seviyede görmediği ve cazip saymadığı gerçeğinin altında yatanları da tekrar filmi geri sarıp aramakta yarar var…

SPORCU ZAFİYETİ…
Bir sporun gelişmesi katılım ve faal sporcu adediyle eş orantılıdır…
Bugün ülkemizde ne yazık ki fal plaj voleybolcu adedi100’ü bulmaz !…
Bunun sadece üçte biri bayan sporcudur…
İçlerinde fizik ve kapasite olarak ileriye dönük olan ise bayanlarda 3-4, erkeklerde ise 8-10’u geçmez…
Bu durumda, bu sayıyı binlere çıkarmadan bir şeyler beklemek hayalcilik sayılır…
Bu dünyanın en büyük aşçısını getirip, alet edevatı eksiksiz ama kileri, buzdolabı tam takır bir mutfağa sokmağa benzer ?...
Peki ya neden bu sporcu zafiyeti yaşanmakta ?...
Plaj Voleybolu kulüpler bazında daha henüz benimsenmiş, dahası önemsenmeye başlanmış değil ?...
Yani alt yapısı oluşmuş değil…
Bu yüzden salon voleybolcularının keyfine ve tercihine mahkum durumda…
Salondan kazanılan paraların yanında henüz plaj voleybolunda ödül cazibesinin olmayışı, sadece Milli görev beklentisinin çekiciliğine kalmıştır…
Mevcut plaj voleybolcularının çoğu da salonda maddi manevi beklentilerine erişememiş vasat voleybolculardır…
Kısacası Plaj Voleybolunda para ödülleri hatırı sayılır, dikkat çekici ve de imrenilecek seviyelere gelmeden başarı beklemek tamamen hayalperestliktir…

SEYİRCİ “10” NUMARA…
Hani derler ya…
“Yiğidi öldür, hakkını yeme ?...” diye…
İşte Plaj Voleybolu'nun yiğidi bence seyircidir…
Yanlış zaman ve yerlerde yapılanlar hariç (!), plaj voleybolu turnuvaları daima çok kalabalık bir seyirci kitlesine oynanmaktadır…
Bu da sponsorların iştahlarını kabartacak bir öğedir…
Doğruların çok olduğu turnuvalar er ya da geç sponsorları kendilerine çekeceklerdir…
Özellikle EPİRDEN BEACH VOLLEY turnuvalarında görmeye alıştığımız kitleleri oluşturan tüm bireylere, yani plaj voleybolu severlere bu vesileyle teşekkür ediyorum…


Plaj Voleybolu'nda 19 yıl (1)

Yıllardır Plaj Voleybolunda tek başıma gurubumla birlikte bir şeyler yapmaya çalıştım…
Arkama baktım da, tam 19 yıl olmuş ?... 54 beldede tam 134 turnuva…
Bu yıl da 6 etap turnuvasından oluşan bir seri yaptık…
İstanbul BEYLICIUM, Gökçeada, Güre, Zeytinli, Lefkoşe ve Antalya Konyaaltı etaplarında seviye oldukça yüksek, heyecan ve kalite müthişti…
Etapların hepsini, yaşananları sizlere önümüzdeki yazılarımda tek tek anlatmaya ve olan bitenleri paylaşmaya çalışacağım. Ama önce üzerinde durduğum, rahatsız edici, ilkelerime ters düşen bazı yanlışlar ve aykırılıklar var ki onları görmezden gelmek bana yakışmaz…
Önce gelin işi baştan ele alalım ?...

PLAJ VOLEYBOLU ÜVEY EVLATTI…
Yönetim Kurulu'nda yer aldığım, ilk kez kurulan Plaj Voleybolu Komitesi'nde görev yaptığım Naci Bayamlıoğlu Federasyonu ile Erol Ünal Karabıyık Federasyonu arasında Başkanlık yapan Federasyon Başkanları bu işi layıkıyla yapmadılar… Birisi yandaşlarını destekledi, bana eşi görülmemiş engeller yarattı, resmen silmek için elinden geleni yaptı… Diğeri “Babalara” (!) geldi şahsıma verdiği (Resmi yazı dosyamda) yurt içi ve dışında ülkemizi plaj voleybolunda temsil etme yetkisini organizatörlüğe soyunan (!) “Baba”sına kanarak bana iptal ettirdi… Olan Plaj Voleybolumuza oldu… Ülkemizi temsil ettiğim Lüksemburg’taki “Plaj Voleybolu Zirvesi”nde, 2008 yılında CEV Başkanı André Mayer’in bana teklif ettiği ve Başkana ilettiği CEV Plaj Voleybolu Komitesi’nde yer almam ile ilgili teklif de “Baba”can bir şekilde yok oldu !...
Kısacası Plaj voleybolu “Üvey Evlat” bendeniz ise “Tu Kaka” ilan edildik…
Önüme konulan “Ölüm Fermanı”na eş değer sözleşmeyi ve yanındaki astronomik senetleri imzalamamam nedeniyle tüm ülkeye yazılar yazıldı… TVF Paylarını vermeme rağmen bir terörist baskınına maruz bırakıldım… Jandarmalar, gece yarısı Erdek’teki eşimle paylaştığım otel odamı gece yarısı bastılar… Ellerinde bizim çok bilmiş Başkanın imzasını taşıyan TVF antetli bir yazı vardı ve Valilikten “Gereğinin yapılması” için havale edilmişti… Yazı aynen şöyleydi : “Adı geçen kişinin EPİRDEN BEACH VOLLEY adıyla organize ettiği Plaj Voleybolu Turnuvaları'nın, şartları yerine getirilmediği için derhal durdurulması” ibarelerini taşıyordu… Aklı başında bir mülki amir olmasa başlamış olduğumuz turnuva yarıda kalacaktı… Yakışıksız hareketler ve zor günlerdi kısacası…
Şimdi bakıyorum da o kişiler ortalıklarda yoklar… İsimleri bile artık okunmaz oldu…
Ama ben ve gurubum dimdik ayaktayız…
Kısacası “Plaj Voleybolu” bir zamanlar “Üvey Evlat”tı… Belki de “Üvey” olan “Başkanlar”dı, “Babalar”dı ?...

YALANCIKTAN BİLE OLSA “DAVET” BEKLEDİM…
Beni en çok üzen bir tek Federasyon Başkanının yalancıktan bile olsa bana bir davet teklifinde bulunmamış, “Hoca ?... Bu işi yıllarca yapan kişisin… Ayakları en fazla plaja basan sensin ?... Hele bir gel de dertleşelim, oralarda havalar nasıl ?... Problemlerin nelerdir ?... İsteklerin var mı ?... Görüşlerin nelerdir ?... “ dememiş olması…
Yalancıktan bile olsa ?... Sırf bize kısacık bir süre de olsa “Acaba ?...” diye düşündürtse bile ?...
Bunun bir saygı, ötesinde vazife olduğu düşünülse bile ?...
Olmadı !... Olamamasının altında muhtelif çarpıklıklar yatıyordu belki de ?...
Gene de kimsenin günahını almamalı diye düşünüyorum !...
Zaten “Herkesin günahı boynuna…” diye ne iyi söylemişler ?...
En iyisi sözü bu cümleyle Allah’a havale etmek ?...

ŞU “PAY” MESELESİ…
Naci Bayamlıoğlu dönemi sonrası yaptığım 122 turnuvada da Türkiye Voleybol Federasyonu’na “Pay” adı altında para ödedik… Benim için küçük bir servet bu ?... Şu andaki karşılığı 250 euro yani 500 TL olduğu göz önüne alınırsa, bugüne dek 61.000 TL gibi bir rakam çıkıyor…
Yıllarca düşünüyorum, bu para zorunlu olarak alınıyor da karşılığında ne veriliyor veya nasıl bir katkıda bulunuluyor ?...
“Pay” kelimesinin Türkçe sözlükteki karşılığı : “Hisse vermek, bölüşmede bulunan parçalardan ayırmak…” ?
İnsan ister istemez soruyor ?...
Neyin hissesi bu ?...
Neye karşılık ?...
Niçin ?...
Eğer hakem atamalarıysa, zaten hakem ücretleri, gözlemci ücretleri, yollukları, konaklama ve iaşeleri tarafımızdan karşılanmakta…
Peki bu bağlamda TVF’ce alınan bu pay ne derece doğru ?...
Bunun belki de bir açıklaması var da bizler bilmiyoruz ?...
Hemen belirtmemde yarar var, TVF nezdinde her hangi bir paylaşım hiçbir zaman olmadı, bırakın desteği, daima köstek olundu, yeni Federasyon’un da Web” sitesine satır konu olacak kadar da hatırımız yok !...
Öyleyse neyin nesi bu pay ?...
Karşılığı verilmeden alınana pek “Pay” denilmiyor ?...
Biraz araştırır, düşünürseniz bu biçin tek taraflı ve zoraki alımın karşılığının ne olduğunu bulmanız veya hatırlamanız pek zor olmayacak ?...

 

Yorumlar ()   Yorum Yaz

Yorum Yaz





Yazarın Diğer Yazıları
KONUŞAN FOTOĞRAFLAR
KONUŞAN FOTOĞRAFLAR
SPOR BU DEĞİL !...
ATATÜRK’ÜN ÇAĞDAŞ K
KIZLARIMIZIN YANIBAŞINDAY
SAATLERİMİZİ LONDRA’
Tüm Haberler
Çek Cumhuriyeti:3 - Türkiye:0
Avrupa Ligi B Grubu ilk ayak birinci maçında Çek Cumhuriyeti ile karşılaşan A Erkek Milli Takım, müsabakadan 3-0 (25:17, 25:16, 25:21) yenik ayrıldı...
Çek Cumhuriyeti:3 - Türki
2012-2013 Sezon Öncesi Bi
Petrauskaite Urbinoya ger
Arrighetti Yamamayda!...
Antonina, Proton Saratova


Dil Degistir[Languages]
Dil çevirilerini Google Chrome ve Mozilla Firefox tarayıcılarında sorunsuz olarak kullanabilirsiniz.

 Neriman Özsoy: 'Kendimi çok şanslı hissediyorum' Neriman Özsoy: 'Kendimi çok şanslı hissediyorum'

Yazarlar
Hasan Uğur Epirden
KONUŞAN FOTOĞRAFLAR
İnessa Korkmaz
AVRUPA ŞAMPİYONASI'NIN ARDINDAN...
M. Korhan Gün
OLİMPİYAT RÜYAMIZ GERÇEK OLSUN
Muzaffer Meriçli
İSTANBUL OKUL SPORLARI VOLEYBOL LİGİ AÇIKLANDI
Nurettin Doğan
SULTANLARIN KOLTUĞU
Osman Uraner
YABANCI SPORCU SAYISI
Sancak Alabanda
SAHADA OYNAYANLAR VE TRİBÜNE OYNAYANLAR ( ! )
Siyami Akay
İNTİKAM SOĞUK YENEN YEMEKTİR
Yoda
ÜSTAD YODA'NIN İDDAA TAHMİNLERİ!... (14-15 ARALIK)
Zeki Kuban
TÜRK VOLEYBOLUNA ÇELME
Zeynep Çiğdem Dedeoğlu (KÖŞE YASTIĞI)
SİZİ SALONA ALALIM !


 SEMA (BORA) ESİNDUY (Şampiyon ve Milli Voleybolcu) SEMA (BORA) ESİNDUY (Şampiyon ve Milli Voleybolcu)

ISTATISTIK BASINDA VOLEYBOL
Foto Galeriler
Tüm Galeriler

Anket
Tokyo'da düzenlenecek Bayanlar Dünya Olimpiyat Elemeleri'nde hangi ülke 1. olur?








Anket Sonuçları
tüm site en alt

Ana Sayfa| Arşiv| Video| Galeri | Üye Ol |HAVA DURUMU |İletişim |Sitene Ekle |Künye |

Copyright © 2010 http://www.voleybolx.com Tüm Hakları Saklıdır.
468x60
300x250
728x90
120x600

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Aenean ut facilisis quam. Aliquam vitae aliquam ipsum. Pellentesque habitant morbi tristique senectus et netus et malesuada fames ac turpis egestas. Nam dignissim tempor ornare.Pellentesque quis erat quis erat elementum accumsan feugiat vitae augue. Pellentesque mi diam, pellentesque vel lobortis sed, tempor ac lectus.