Sevgiye, güzelliklere layık tüm kadınlarımız için…
Genelde mart ayına girdiğimde her sene içim kıpır kıpır olur… Tarifi zor bir coşku kaplar her yanımı… Güneş ısıtmaya başlar… Dallar filizlenmeye, çiçekler açmaya, kuşlar ötmeye başlar… Doğanın, dolayısıyla yaratanın bir mucizesidir bu ahenk ve güzellik !... Tüm bunlar baharın habercisidir … En güzeli de, bu ayı daha da değerli kılan, anlamlı bir gün olarak tarihte yer alması… Bu ayı daha da anlamlı kılan, her zaman emekleriyle, özverili çalışmalarıyla, sadık, sevecen ve hep karşılık beklemeden ailelerine sevgileriyle bağlı, her türlü zorluğu sırtlayan ağır işçilerin, duygu ve beden yorgunlarının, kadınlarımızın sembol gününün de hemen başında yer almasıdır !... Onları mutlu etmek bazen çok kolaydır...Minnacık bir hediyeyle, jestle bile bir anda hafifler yürekleri… Bakışları, gülücükleri değişiverir…
Onlar üretkendirler, vefalıdırlar, çalışkandırlar… Hangi aşamada olursa olsun, alın terleri yüreklerinde damla damla süzülür…
Kimileri el becerisinde, kimileri iş hayatında, kimileri köyünde, kimileri ise her yerde…
Her yerde olanları, her yerde olamayan hemcinslerine daima öncü olmuştur, örnek teşkil etmiştir… Onlar annedirler, bacıdırlar, sevgilidirler, eştirler… Kendilerini bazen çok iyi ifade edemeseler de ifade şekilleri her zaman şefkat, gözyaşı, kucaklama, sahiplenme, hoşgörü, sevgi ve saygı, beklentileri de göğüslediklerine, fedakârlık ettiklerine, sevgilerine karşılık, sevilip sayılmak, sahiplenip kucaklanmak olmuştur… Onlar enerjileriyle yaşam sevincimizin birer simgeleridirler… Ülkemizde, gitgide yozlaşan yobaz zihniyetin temsilcisi güruh kadını 2. sınıf vatandaş haline getirdiği, başını örtenlerin, (genelde örttürülenlerin…) eve kapananların, türbanın ve çarşafın altında gizlenenlerin (Hapsedilenlerin…) faziletli ve iffetli olduğunu düşünmek, kendileri gibi olanları (!) “Müslüman” ilan edip, olmayanları da karşılarına alıp, hedef haline getirmek bu vatana yapılmış en nitelikli ve haysiyetsiz “Bölücülük”, “Vatan Hainliği”dir !... Şu hiçbir zaman unutulmamalıdır ki, yüce Atatürk’ün en büyük devrimi kadınımızı eşit haklara kavuşturmasıdır !... Bu edinimi bozmaya, hatta yok etmeye çalışanların, Anayasa’mızın 10. maddesindeki kadın-erkek eşitliğini hiçe sayanların, imam nikahını, çok karılı yaşantıyı, türbanı, kara çarşafı dümen sularında giderek görmezden gelen bayan milletvekilleri hemcinslerine sadece nankörlük yapmakla kalmamakta, sadece birer hizmetkar ve seks kölesi imajı yakıştırmaya göz yummaktadırlar !... Bu düzenin asla böyle devam etmeyeceği görüşünü taşıyan, kadını baş üstünde taşıyan bir jenerasyonun yaşını başını almış ama yüreği Atatürk devrimleriyle dolu bir vatandaşı olarak, tüm kadınlarımızın bu anlamlı gününü en içten duygularım ve de saygılarımla kutluyor, şiddete, baskıya, zorbalığa maruz kalarak bu yoz zihniyetin pençesindeki tüm kadınları baş kaldırmaya, direnmeye çağırıyorum !...










