Türk voleybolunun efsane takımı, Şampiyon Büyükdere Boronkay’ın kurucusu, Başkanı, her şeyiydi…
Şeker gibi adamdı…
Sporu seven, voleybola tutkun, sporcularıyla her şeyi paylaşmaktan zevk alan bir ağabeydi…
Dönemin en iyi erkek takımını kurmuş, Şampiyon olmuşlardı…
Hele Avrupa Kupalarında aynı gün Burhan Felek Spor Salonu’nda Eczacıbaşı’yla arka arkaya yaptıkları maçlarda Avrupa’nın ilk dördüne kalışları vardı ki o altın günün her dakikasını hala dört dörtlük yaşarım…15 Ocak 1978…
Burhan Felek Spor Salonu maçlara tam 4 saat kala dolmuş…Ayakta yer yok !... Dışarıda kalanlarında haddi hesabı yok… İçeri girmek için yalvaran yalvarana… Çok iyi hatırlıyorum, maçı yönetecek Romen hakem dışarıda kalmış, içeride o an oynanan Eczacıbaşı maçının heyecanı ve gürültüsü de tuz biber ekince, dışarıda yarım saat debelendikten sonra rüştünü (!) ispat edip, zar zor kafasını içeri sokabilmişti…Buran Felek’in üst girişinde yanlamasına, duvardan duvara volta atan biri vardı… Heyecanı 10-15 adım uzaktan belli oluyordu…
Başkan Atilla Boronkay’dan başkası değildi bu ?...
Yanına yaklaştım, “Atilla bey, çok heyecanlı görüyorum sizi, burada size bir duble viski ısmarlama şansım yok ama dilerseniz size, onun yerini pek tutmaz ama, büfeden ayran ısmarlayayım ?...” diye takıldım… O arada da yardımıma rahmetli Değer ağabey yetişti… Bir Temel fıkrası patlattı… Atilla Başkan rahatlar gibi oldu… Sonrasını bilmiyoruz ama tekrar eski heyecan moduna girdiği kesindi…
Boronkay da Boronkaydı haaaaa… Tek bir yabancı oyuncusu yoktu… Zaten buna da ihtiyacı yoktu… Başlarında koçları, boğazın gözü pek, ağır ağabeyi Erdoğan Kobal, Semih Oktay – Cem Kartal – Ahmet Özçam – B. Sedat – Serap Gençsu – Murat Över’li ilk altısıyla rüzgar gibi esmiş, Macar Csepel’e salonu dar getirmiş, Dünya Karması’na seçilmiş 2 metrelik azman Buzek’in smaçlarını bloklarda ağzının içine sokmuşlardı… O dünya starı Buzek ‘i koç son sette kenara almak zorunda kalmıştı…Hakemin son bitiş düdüğü ile saha karışmıştı… Kimin kime sarıldığı belli değildi… Rüya gibi bir sahneydi o ?...
O sahnede Başkan Atilla Boronkay önüne kim çıkarsa kucaklaşıyor öpüyordu… O gün hem Eczacıbaşı, hem de B. Boronkay Avrupa kupalarında finale kalmışlardı…İşte o voleybol aşığı Başkanı maalesef kaybetmiş bulunuyoruz…
Türk voleybolunun başı sağ olsun…
Toprağı bol olsun… Işıklar içinde yatsın…
Gidenlerin yeri dolmuyor…
Delik deşik yaşamaya devam edeceğiz…
Ama eminim öte taraftaki ailemiz sevinmiştir…
Artık harbi, ton ton bir Başkanları var ?...
Şeker gibi adamdı…
Sporu seven, voleybola tutkun, sporcularıyla her şeyi paylaşmaktan zevk alan bir ağabeydi…
Dönemin en iyi erkek takımını kurmuş, Şampiyon olmuşlardı…
Hele Avrupa Kupalarında aynı gün Burhan Felek Spor Salonu’nda Eczacıbaşı’yla arka arkaya yaptıkları maçlarda Avrupa’nın ilk dördüne kalışları vardı ki o altın günün her dakikasını hala dört dörtlük yaşarım…15 Ocak 1978…
Burhan Felek Spor Salonu maçlara tam 4 saat kala dolmuş…Ayakta yer yok !... Dışarıda kalanlarında haddi hesabı yok… İçeri girmek için yalvaran yalvarana… Çok iyi hatırlıyorum, maçı yönetecek Romen hakem dışarıda kalmış, içeride o an oynanan Eczacıbaşı maçının heyecanı ve gürültüsü de tuz biber ekince, dışarıda yarım saat debelendikten sonra rüştünü (!) ispat edip, zar zor kafasını içeri sokabilmişti…Buran Felek’in üst girişinde yanlamasına, duvardan duvara volta atan biri vardı… Heyecanı 10-15 adım uzaktan belli oluyordu…
Başkan Atilla Boronkay’dan başkası değildi bu ?...
Yanına yaklaştım, “Atilla bey, çok heyecanlı görüyorum sizi, burada size bir duble viski ısmarlama şansım yok ama dilerseniz size, onun yerini pek tutmaz ama, büfeden ayran ısmarlayayım ?...” diye takıldım… O arada da yardımıma rahmetli Değer ağabey yetişti… Bir Temel fıkrası patlattı… Atilla Başkan rahatlar gibi oldu… Sonrasını bilmiyoruz ama tekrar eski heyecan moduna girdiği kesindi…
Boronkay da Boronkaydı haaaaa… Tek bir yabancı oyuncusu yoktu… Zaten buna da ihtiyacı yoktu… Başlarında koçları, boğazın gözü pek, ağır ağabeyi Erdoğan Kobal, Semih Oktay – Cem Kartal – Ahmet Özçam – B. Sedat – Serap Gençsu – Murat Över’li ilk altısıyla rüzgar gibi esmiş, Macar Csepel’e salonu dar getirmiş, Dünya Karması’na seçilmiş 2 metrelik azman Buzek’in smaçlarını bloklarda ağzının içine sokmuşlardı… O dünya starı Buzek ‘i koç son sette kenara almak zorunda kalmıştı…Hakemin son bitiş düdüğü ile saha karışmıştı… Kimin kime sarıldığı belli değildi… Rüya gibi bir sahneydi o ?...
O sahnede Başkan Atilla Boronkay önüne kim çıkarsa kucaklaşıyor öpüyordu… O gün hem Eczacıbaşı, hem de B. Boronkay Avrupa kupalarında finale kalmışlardı…İşte o voleybol aşığı Başkanı maalesef kaybetmiş bulunuyoruz…
Türk voleybolunun başı sağ olsun…
Toprağı bol olsun… Işıklar içinde yatsın…
Gidenlerin yeri dolmuyor…
Delik deşik yaşamaya devam edeceğiz…
Ama eminim öte taraftaki ailemiz sevinmiştir…
Artık harbi, ton ton bir Başkanları var ?...










