Bir tarafta son Dünya Şampiyonu Rabıta Bakü’ye sahayı dar eden Fenerbahçe Universal…
Diğer tarafta sezona kötü başlayan, iç huzursuzluğu olan, bir türlü beklenen sonuçları alamayan, çok tenkit edilen Beşiktaş…
Acaba 2+1’de sarı lacivertliler hangi 2 yabancıyla başlayacak, sonrası ne gibi değişiklikler yapacak, +1’i nasıl kullanacaklardı ?... Geride bıraktıkları Rabıta Bakü maçının yorgunluğu ve rehaveti ile salı günü aynı rakipleriyle oynayacakları ve sadece kazanacakları bir setle grup birinciliğini elde edecekleri rövanş düellosunun zihinsel meşguliyeti var mıydı, bu maça ne kadar tesir edecekti ?...
Ya Beşiktaş ?... Hafta içi bu maça bilenmişler, iyi bir oyunla bir çıkış yakalayacaklarına dair taraftarlarına söz vermişlerdi… Adnan Kıstak gibi tecrübeli, tilki ve kurt karışımı beyin genlerine sahip bir antrenör bu takımı er geç belirli bir seviyeye getirecekti…
Sahada Fabiola dip panolarının arkasında istatistikçilerin yanında gayet şık giyimiyle yer almıştı… Tom Logan ise kenardaydı… Kim ve Shashkova tercihli, İpek’li ilk altısıyla maça iyi başlayan Fenerbahçe karşısında maça tutuk giren ve servis karşılamada zorluk çeken, dolayısıyla hücum noktalarına istedikleri topları alamayan Beşiktaş, arzulanan oyununu 2. sette, skor 11-18’den 19-20’ye kadar olan bölümde oynadı… 11-18’den 16-18’e kadar 5 sayılık bir ara skor bile yakaladılar… Yeliz ve Maiko hücumda etkili olmaya ve Fenerbahçe defansını zorlamaya başladılar… Bu bölümde etkili servis attılar, iyi defans yaptılar… Ama gerisini getiremediler… Son set, ilk setin bir kopyası gibiydi…Libero Pınar’ın defanstan çıkardığı 2 top, Yeliz’in 2 çok sert smacı, Maiko’nun çabası mücadelede yetmedi…
Beşiktaş’ta en büyük eksiklik pasör… Gerek Zülfiye, gerekse Cansu şu anda yetersizler…
Bence bu iki pasör, morallerini bozmamalı ama çok daha çalışmalı, gerekirse ve de olanaklar el verirse günde çift antrenman yapmalılar…
Bulgar Tania Sabkova’nın sakatlığı geçtiğinde takım daha da kuvvetlenecek…
Yeliz’in önceki boşa geçen yıllarına yanmamak elde değil… Çok sert smaç vuran, geri alan hücumlarında sonuca gidebilen, etkili servis atabilen, yüksek bloğu olan, defansını daha da geliştirdiğinde Milli Takımımızı zorlayabilecek bir oyuncu… Bugün 14 sayıyla, Kim’den sonra (16) 2. skorerdi…Adnan Kıstak elinde bunu başarabilir ?... Biraz daha coşkulu oynamasını bekliyorum…
Maiko’yu ilk kez Galatasaray Medikal Park maçında seyretmiş pek beğenmemiştim… Ama bugün ışık saçtı… Neler yapabileceğinin sinyallerini verdi… Önceki maçta göremediğim kendi öz güvenini bulmaya başlamış…
Özlem ve Sinem ortadan kullanılamıyor… Defanstan iyi top çıkamamasına pasörlerin yetersizliği de eklenince mecburen hücum noktaları yüksek ve de açık toplarla 2, 4 numaralarla geri alan hücumlarına kalıyor, bu da oyunda rakip takım blokçularına rahat yerleşme olanağı tanıyor…
Samsanova’yı da geçen maçlardan daha iyi ve istekli gördüm… Tania’nın devreye girmesi durumunda çaprazında oynamak için Maiko ile Samsanova’nın forma mücadelesi de işe yarayacak…
Zaman zaman teklemesine rağmen Pınar’ı beğendim… Ona da çok çalışmasını öneriyorum… 1. setin sonunda, 3. setin başlarında ve ortalarında çıkardığı 3 defans topu hakkındaki kararsızlığımı olumlu düşüncelere çevirdi…
Gelelim Fenerbahçe Universal’e…
Maşallah takım değil Voleybol Holding’i…
Her mevkide çok üst düzeyde mükemmel oyunculardan kurulu kadrosu var… Kenara baktığımda “Yedek” kelimesini kullanamayacağım, çok özel sporcular var… Rabıta Bakü karşılaşmasında Dünya starı, Amerika Milli Takımı’nın göz bebeği Tom Logan’ın bile kenarda oturması bunun çok açık bir ifadesi… İdari ve kenar yönetimi kusursuz… Taraftarları inanmış, zevk almış, havaya girmiş durumda... Müthiş destek verip, takımın havasını, inancını ve coşkusunu ikiye katlıyorlar…
Pasör Naz artık dünyanın en iyi pasörlerinden… Eda ve Seda ise en iyi hücum ve blokçuları arasında… Shashkova, Tom Logan ve Kim Dünya yıldızları, Milli takımlarının lokomotifleri… Aroma 1. Bayanlar 1. Ligi’nde bu takımda, 2+1 dolayısıyla orta oyuncu olarak ilk altıda yer alan İpek takım arkadaşlarından hiç de aşağıda kalmıyor… Üstelik geride hep jokerler var… Oyuna girdiklerinde diri ve uyum içerisindeler...
Çift Liberolu sistemlerinde Merve ve Nihan bazen aksamalarına rağmen iyi defansçılar… Yağmur, Duygu ve Seda Eryüz hazır kıtalar… Hatta Duygu, İpek'i zorlayacak görüntüde...
Bugünün en iyisi gene Kim’di… Bunca yıldızın arasında bence “Kutup Yıldızı”ydı… Maça damga vuran hareketler, Eda’nın ve Kim’in çok etkili ve istikrarlı servisleri, Kim ve Shashkova’nın sert smaçları, Naz’ın bir orkestra şefi gibi dağıttığı nefis paslardı…
İki takımın da kenar yönetimi kusursuzdu…
875 Biletli, toplam 996 kişinin izlediği maçta kimse hakemleri fark etmedi, edemedi… Maçtan sonra, rastgele seyircilerin önünü kesip, “Hakemleri tarif eder misiniz ?...” deseniz, çok az kişiden doğru cevap alırdınız… Yani kusursuzdular… Hayalet gibiydiler… Varlıklarıyla yoklukları birdi… “Ben buradayım, maçı ben yönetiyorum !...” aymazlığından uzaktılar… Metin Korkut- İlhami Şenyurt ikilisini kutluyorum…
Salı günü, Bakü’de oynayacakları rövanş maçları için Fenerbahçe Universal’e üstün başarılar diliyor, zorlansalar da gene galibiyet bekliyorum…
Başarı dileklerimi, daha iyi olacağına inandığım Beşiktaş’ın sonraki maçları için de tekrarlıyorum…










