BU NE BİÇİM TARAFTARLIK ?...
“Sporda Şiddet Yasası”nın o şekliyle ve o mantalitesi ile hiçbir işe yaramayacağını defalarca dile getirmiş, sizlerle paylaşmıştım…İstanbul İl Güvenlik Kurulu tedbir olarak 2 takımın aralarında yaptığı maçlarda, konuk takımın seyircisinin salona alınmaması kararı ile her şeyin çözümleneceğini zannetti ?... Olmadı...
Ankara’da olması gerektiğini düşündüğüm gibi, tarafsız saha düşüncesiyle 2 takımın taraftarları salona alındı, onca tedbire rağmen gene terörist taraftarlar yapacaklarını yaptılar…
Bana çok ters gelen ve fertlerin spor müsabakası seyretme haklarının gaspı olarak gördüğüm bu kararla her şeyin böylelikle çözüleceğini savunup bekleyenlere de defalarca yazdım… “İsteyen herkes maça gidebilmeli, Emniyet birimleri de her türlü önlemi almalı, en ufak bir taşkınlığa, küfüre tolerans tanımamalı, o kişileri derhal salondan çıkarmalı, bu arada üstler iyice aranmalı, bu kişiler gözaltına alınmalı, mahkemelere sevk edilip cezalandırılmalı, dahası fişlenip, salonlara tekrar sokulmamalı !...” dedim… Kendim yazdım, kendim okudum…
Özellikle bu güne değin voleybolda görmediğimiz boyutta resmen “Terör” niteliği taşıyan taşkınlık ve sporun ruhuna yakışmayan çirkinliklere bulanan küfür, sahaya her türlü cismin yanı sıra patlayıcı madde atma ilkelliği (!) maalesef Ankara’daki derbide en üzücü ve tacizcizkar boyutuyla yaşandı…
Oysa derbi maçı öncesi tüm endişelerime rağmen. ekran başına keyifle oturmuş, bir voleybol ziyafetine kendimi o denli hazırlamıştım ki ?...
Ezeli ve ebedi rekabetin bu rengarenk atmosferi bir avuç kendini bilmez, sporun erdeminden ve sporu spor kılan “Fair Play” anlayışından uzak, terbiyesiz sokak kabadayılarının gene mütecaviz ve iğrenç tacizleriyle darbe aldı…
Oysa birbirleriyle daima dost olan sporcularımız bunu asla hak etmiyorlar ?...
Çoluk çocuk, aile tablolarıyla, voleybol aşkıyla tribünlere koşan alkışlanası voleybol severlerimiz de ?...
Salondaki o kadar elit seyirci kitlesine orayı dar etmeye, gencecik körpe beyinlere, sporun ilk basamaklarını tırmanmakta olan o genç sporculara orayı mahşer yerine çevirmeyi güç ve marifet sanan bu zavallı spor teröristlerin bu salonlarda yeri asla olmamalı ?...
Çeşitli nedenlerle zaten azalan voleybol seyircisinin git gide salonlardan ayakları uzaklaşmaktadır…
Buna karşın caydırıcı tedbirler, cezalar arttırılacağına gittikçe hafifletilmekte, bu tür kişilere ve olaylara resmen zemin hazırlanmaktadır… Ceza yasası “Sporda Şiddetin Önlenmesi” konusunda yetersizliğiyle bence sınıfta kalmıştır…
2020 Olimpiyat Oyunları’na kucak açmış bir ülke olarak önce nesillere sporun ne demek olduğunu öğretmeli, “Fair Play”i aşılamalıyız…
Tercihli ders olarak değil, zorunlu ders olarak eğitime “Spor Erdemi ve Ahlakı” dersini mutlaka eklemeliyiz ?... Hem de daha fazla zaman kaybetmeden ?...
EMNİYET ZAAFI DEĞİL DE NE ?...
Bu tip olasılık günlerce öncesinden konuşuluyor… Emniyet niçin gerekli önlemi alamıyor, anlamakta güçlük çekiyorum ?...
Salona konuşlandırılmış polis sayısı yeterli görüldüyse, neden yüzlerce takviye polis (Çevik Kuvvet) çağrıldı ?... Soruyu tersten soralım, Madem o sayıda polis gerekiyordu, neden maçın başında o tedbir alınmadı ?...
Olayların çıkmasını, bu boyuta gelmesini beklemek zorunda mıydılar ?
Bir avuç çapulcuyla baş etmek bu kadar zor mudur ?...
Koca Emniyet Teşkilatı bunu hesap edemeyecek, bizler mi edeceğiz ?...
Emniyeti Federasyonumuz sağlayacak değil ?...
Herkes kendi işine bakmalı, kendi vazifesini yapmalıdır…
Sporda Şiddet Yasası tekrar gözden geçirilmeli, cezalar ağırlaştırılmalıdır…
Tekrarlıyorum, kimsenin kişilerin maç seyir hakkını ellerinden almaya hakkı yoktur. Rakip takım seyircisini salona sokmama uygulaması asla bir çözüm değildir, sadece ve sadece Emniyet zaafının ve de zayıflığının bir ifadesidir…
2012-13 Sezonunun tüm takımlarımıza, sporcularımıza, hakemlerimize ve de gerçek taraftarlara hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum…










