Ve heyecan fırtınası başlıyor…
Hepimiz Sultanlarımızın başarısına kenetlendik…
İşimiz kolay değil ?...
Ama kızlarımız Dünyanın en iyi takımlarından biri… Yenmediğimiz takım yok !... Avrupa Şampiyonası’nda sonradan Dünya Şampiyonu olan İtalya’yı 2 kez, hem de evinde devirmişiz…
Dünya’nın en güçlü takımı Rusya’yı, salonu dar getirerek 3-0 mağlup etmişiz…
Şimdi Rusya karşı gurupta, Almanya bizim gurubumuzda gene en güçlü rakiplerimiz…
Gurubumuzda İlk maçta Bulgaristan’ı rahat yeneceğimizi düşünüyorum…
2. gün, Avrupa Şampiyonasında son anda elimizden kaçırdığımız, bizi sekteye uğratan Hırvatistan ile görülecek hesabımız var !...
3. Gün Almanya karşısında daha rahat oluruz… Zira o maça çıkarken gurup 2.liğini garantilemiş olacağız… Aslında gurup 2.liğini düşünmek bile istemiyoruz. Ama telafisi olan bir maç olacak… Zira gerek yarı final, gerekse finalde karşımıza kim çıkarsa çıksın yenmek zorundayız…
Rusya çok iddialı geliyor… Almanya ise aradan sıyrılmanın cesur hesaplarını yapıyor… Bir antrenör arkadaşım, Guidetti’li Almanya’nın kendisine rakip olarak bizi değil, Rusya’yı gördüğünü ifade etmesi manidar…
Polonya çok mücadeleci takım... Sırbistan ile diğer gurupta 2. olmak için mücadele edecekler... Polonya'ya yarı final şansı veriyorum... Sürpriz yapabilirler, pusuya yatmış durumdalar... Ancak Polonya, Sırbistan ve Hollanda her an birbirlerini mağlup edebilecek güçteler... Gurubunda Rusya'yı tek zorlayacak takım Polonya'dır...
Yarı final eşleşmesi Türkiye-Polonya ve Rusya- Almanya olur... Türkiye-Rusya finali oynarlar... Takımımız zor da olsa Rusya'yı yener, Londra vizesini alır...
Aman dikkat !...
Bu arada Dünya Şampiyonası’nda her şey tıkırında giderken Dominik Cumhuriyeti’nin elinden zar zor 3-2 ile kurtulduğumuz, Avrupa Şampiyonası’nda en büyük hayal kırıklığını Hırvatistan maçında yaşadığımız asla unutulmamalı…
Bu arada diğer 5 takımın da Ankara’ya Ankara Kalesi’ni gezmek için turistik seyahat amacıyla gelmediğini de aklımızdan çıkarmamamız gerek !...
Kız maçlarında ev sahipliği ve seyirci faktörleri yabana atılmayacak avantajlar…
Takımımıza gelince…
Naz’ın formu beni umutlandırıyor…
Neslihan’ın da bu hazırlık süreci içerisinde eski formuna kavuşmuş olduğunu düşünüyorum ?…
Yani pasör/ pasör çaprazı cuk oturuyor…
Liberolarımız Gizem ve Gülden’e çok güveniyorum…
Köşe smaçörlerimizden biri mutlaka Neriman olmalı !...
Bu turnuva, göreceksiniz, Neriman’ın starlığını perçinleyeceği turnuva olacak ?...
Neriman’ın çaprazı kim olacak ?...
Esra mı, Gözde mi ?... İkisinin son for durumları göz önüne alınacak şüphesiz ?... Ona Motta karar verecek ?...
Ortadan oynayacaklardan Eda banko… Çaprazı olarak 2 adayım var… Önce son form durumuyla Büşra… Tabii Bahar da hazır kıta…
Ancak diğer tüm kızlarımıza taktik olarak maçların ve setlerin gidişatına göre ihtiyaç duyulabilir ?...
Örneğin akla gelen ilk isim, tecrübesi ve hırsıyla pasör Özge… Neslihan’ın dinlendirilmesi Polen ile mümkün olabilecek…
Ancak ben sakatlığı sebebiyle takımda yer alamayan Seda’nın özellikle file önünde eksikliğinin duyulabileceği düşüncesindeyim… Önde bloğu yükseltmek için, Naz’ın yerine kullanılabilir, çaprazına gelen Neslihan da Özge ile değiştirilebilir, böylece her set bir kez de olsa ön pozisyonda ikili hücum, üçlü hücuma döndürülebilirdi… Bunu şimdilik genç Polen ile yapabiliriz ?... Neriman’dan sonra, şans verildiği takdirde, Polen için de bu turnuva çok önemli…
Ankara’da yoğun taraftar desteğinin her ne kadar bazen kızlarımız üzerinde baskı yapabileceği düşüncesi de varsa da kızlarımızın bu atmosfere alışık olmaları dolayısıyla, bunun maçlarda güven ve coşkuya dönüşeceği kanısını taşıyorum…
Ayrıca çok sert geçen sezonun kızlarımıza daha seviye ve güç kazandırması avantajıyla, yorucu ve yıpratıcı etkisinin ortaya çıkardığı dezavantajın getiri ve götürüsünü de iyi hesap etmek gerekiyor…
Gelelim teknik heyetimize…
Çok tenkit ettiğim Motta’nın kariyeri belli… Ancak bu antrenörün özellikle son canlı TV yayınında heyecansız gördüm ?...
Üstelik, Güldeniz’in Motta’yı “Baba” gibi gördükleri açıklamasının ardından, “Sporcularınızı çocuklarınız gibi hissediyor musunuz ?...” sorusuna verdiği cevapta, “Bana önceki jenerasyonlarımı hatırlatıyor… Onları kızım gibi görmüyorum, onlara çok yakın değilim !...” açıklaması bende tereddütler yarattı…
Halbuki, eski antrenörlerimiz gerek Reşat Yazıcıoğulları’nda, gerekse Mehmet Bedestenlioğlu’nda olması gereken milli duygular ve yarattığı heyecan fazlasıyla vardı ve de takımın motivasyonunda büyük rol oynamaktaydı…
Zaten Motta faktörünün belirleyeceği bir turnuva olacağını düşünüyorum…
Beklenen zaferin aksi, yani umutlarımızın 4 yıl tehiri hepimizi hasta eder, bunun vebali altında da acısı başta Motta’dan çıkar !...
Ankara’da 6 mayıs akşamı Bayram sevinci yaşamamız beklentisiyle maçlar boyunca kenarda bir basın mensubu olarak yer alacağım ve her gece, ilerleyen saatlerde yorumlarımla sizlere ulaşacağım !...
Kızlarımıza ve teknik, idari heyetimize, tabii ki başta sayın Başkanımız Erol Ünal Karabıyık olmak üzere tüm Yönetim Kurulu ve tüm diğer kurulların kıymetli üyelerine, çizgilerde kritik görevler yapacak olan hakem kardeşlerime üstün başarılar diliyorum…
Bu arada M.Korhan Gün'ün, takım kadrolarını da görebileceğiniz, benim yazımı tamamlayan "OLİMPİYAT RÜYAMIZ GERÇEK OLSUN" başlıklı yeni köşe yazısını okumak için aşağıdaki linki tıklayınız...
Yazıyı okumak için tıklayınız....
Ayrıca, "KIZLARIMIZIN YANIBAŞINDAYIZ !..." başlıklı son köşe yazımı okumamış olanlar aşağıdaki linkten ulaşabilirler...
Yazıyı okumak için tıklayınız....






