Filenin Sultanlarının maçını, TRT'nin feykine rağmen Allahtan Skysport 4 kanalından, Asystel Novara'nın eski Coach'u, 1991'dan beri tanıştığım (aynı FIVB kursundan mezun olmuştuk) Prof. Luciano Pedulla'nın yorumlarıyla izledim.Şunu belirtmeliyim ki, maalesef memleketimizde çağdaş modern voleybol oynanmıyor. Bu farkı da Amerika takımı bize çok keskin şekilde hissettirdi. Maç oynanırken, bir dönem bayan takımı da çalıştırmış olan İBB genç takım antrenörü Ertan Albayrak kardeşim aradı. Bizim takımın orta oyuncularının çok geç kısa pasa geldiklerinden, erken kısa (flaş) kavramının hiç olmadığndan, kurşun pasın ise takımımızın oyun planında hiç yer almadığından dem vurduk karşılıklı. Tabii böyle olunca da, rakip takımın uzun ve süratli orta oyuncuları Akinradevo ve Harmotto'nun çok rahatça okuyarak orta adamlarımızı paralize ettiğini, ayrıca pas köşeye atıldığında ise inandırıcı bir 3 numara flaşı olmadığı için de, Amerika takımının gayet rahat köşeye gidebildiklerini ve çok konforlu ortamlarda yüksek bloklarını oluşturabildiklerini konuştuk.Eskiler bilirler, bu tarz çok geç yapılan kısa pasa sevgili Bülent Meriç "Ankara pası-kıro kısası" derdi. kendi terminolojisinde. Buradan kulaklarını çınlatmış olalım.
Attığımız jump float servisleri, Amerika takımı gayet rahat parmak pasla (üstten servis karşılama tekniği) karşıladı. Pasif voleybol stilimiz serviste de etkisini gösterdi. Diğer tarafta Amerikan takımı, 2-3 oyuncusuyla kullandıkları sert smaç servislere, çizgiden ve 3.üncü kattan sahamıza gönderdikleri sert jump floatlar ve Berg'le yan çizgiye attıkları tenis servislerle, servis çeşitliliği ile etkinlik sağladı.Bir başka farklılık da, takımımızın ve Amerika'nın servis yönleri ile ilgili. Amerikan takımı, 5 numaradan 1 numaramıza hemen hemen %30-40 civarında servis attı. Özellikle Tom Logan, bu tip serviste bizim servis karşılamayı travmaya uğrattı. Bizde ise 5 nodan servis atan oyuncularımız maalesef Türkiye Ligi'nde görev yapan çapsız ve korkak yabancı antrenörlerin telkinleri ile ve servis kaçırma korkusuyla sadece 5 nodan rakip sahanın 5 nosuna servis atabiliyorlar. Hele, Bahar Toksoy'un sahanın en dibinden atmaya çalıştığı jump float servis, tamamen rakibe avantaj sağlar şekilde. Top çok uzun süre havada yol aldığından, Olimpiyat seviyesindeki servis karşılayıcılar çok kolaylıkla önlem alabiliyorlar o servislere. Bizim bildiğimiz jump float servis, çizginin dibinden sıçrayarak atılır ve önemli olan, rakip servis karşılayıcıların topun atıldığı boş bölgeye hareketlenerek topu karşılamalarını ve topun havada geçirdiği zamanı minimize ederek zorlaştırmaktır.Takımımızın en istikrarlı ve başarılı oyuncusu bu turnuvada Gözde idi. Ona rağmen karşısında oynadığı pasör çaprazı Destinee Hooker'a blok yapabilecek yükseklikte değil. (zaten ondan da bunu beklemiyoruz - yine de elinden geleni yaptı). Şunu kabul etmemiz gerekir ki, artık modern voleybolda pasör çaprazı en yüksekten vuran ve en yüksek hücum gücüne sahip olan oyuncu olduğundan, bu oyuncular karşısında oynayacak blokörlerin de en az 1.85 m. boy vasatisine sahip olmaları gerekiyor aynı yüksekliklerde savaşabilmeleri için!..Amerika, özellikle libero Gülden ve Neslihan'ın bulunduğu koridorları servis bombardımanına tutarken, file önünde ezici bir üstünlük sağladı. Gülden atılan servislere mütemadiyen fileden açık manşetler alırken, Gizem Güreşen servis karşılama için de niye düşünülmedi, anlaşılır gibi değil!.. Zaten bu çift libero konusunda bizim Işık Menküer ve Sn. Motta'ya bir seminer verdirmek lazım, bu işin kerametini kavrayabilmek için!Defansta da, erkek voleybolundaki defans sistemini (bloktan artan oyuncu plase dublajına) gayet iyi uyguladılar. (3 tane geri hücumu çok etkili yapan oyuncuları olduğu için Hooker/Larson/Logan).Sonuç olarak, Amerikan takımı ilk 6'sı ile, Bench'i ile (kenardan sakatlanan Lindsey Berg'in yerine giren 2. pasör Courtney Thompson hemen hemen kusursuz oynadı!), kenar yönetimi ile (Coach-Hugh Mc Cutchon - 2008 Pekin Olimpiyatları Erkekler Şampiyonu, Yardımcı Coach Karch Kiraly: Dünyada Plaj ve Salon voleybolunda Olimpiyatlarda Altın madalya almış tek sporcu, Monitor ve istatistik: Jamie Morison- Galatasaray'ı evvelki yıl olaylı maçta eleyen Viyana takımının Coach'u), Federasyon Başkanı ile (Doug Beal-1984 Los Angeles Erkekler Olimpiyat Şampiyonu takımın Coach'u ve FIVB Başkan Adayı, voleybolda bugün oynanan bir çok taktik sistemin yaratıcısı) ile, buradaki tüm katılımcı milli takımlara ezici bir üstünlük sağlamış durumda!Bir de bugün oluşan sonuca bizim tarafımızdan bakalım.Cuma günü oynanan maçlardan sonra sitenin Genel Yayın Koordinatörü Korhan Gün, bana bugünkü maçlar ile ilgili tahminlerimi sormuştu. Çin-Kore maçının skorunu 3-2 olarak söylemiştim. Çünkü bu skor her iki takımı da risksiz bir üst tura taşıyordu. Brezilya-Sırbistan maçının da kesinlikle 3-0 biteceğini, Sırbistan'ın servis karşılama problemi dolayısıyla zaten turnuvaya havlu atmış olduğunu söylemiştim. (Ben bu yazıyı yazarken Brezilya-Sırbistan maçı henüz başlamıştı). Tek ümidimiz, takımımızın bir mucizeyi gerçekleştirerek Amerikayı yenmesi idi! O da gerçekleşmedi. Amerika, oyun disiplininden ve ilk 6'sından taviz vermedi. Milli takımımız ise bence en büyük kaybı, tarihinin en kötü voleybolunu oynayan, formsuz Brezilya karşısında yaşamıştı. Çin ve Kore maçları ise işin sadece tuzu ve biberi oldu. İlk defa katıldığımız Olimpiyatlarda maalesef grubumuzda ilk 4'e giremeyerek elendik ve hakikaten Türk Voleyboluna klasman ve statü atlattıracak olan bir dereceden mahrum kaldık!Ben yine de, çağdaş Türk Kadını'nı olabildiğince ve en iyi şekilde temsil eden, başta Neslihan ve Esra olmak üzere tüm voleybolcu kardeşlerimize ve Sn. Motta, Alper Erdoğuş ve Bülent Güneş'ten oluşan teknik ekibimize, ilk defa katıldıkları bu çok zor platformda verdikleri üstün mücadele için teşekkür ediyorum.Bunun yanında, potanın perileri gruplarında oynadıkları 5 maçın; 4'ünü kazanarak gruplarını 2. tamamladı ve çeyrek finale (yani son sekiz içerisine) çıktı. Onları ayrıca, gösterdikleri; disiplin, özveri, sağduyu, oyun disiplini, antrenörlerine gösterdikleri saygı ve bağlılık için, antrenörleri Ceyhun Yıldızoğlu'yu, Türk antrenörlüğünü mükemmel yönetimiyle yücelttiği için tekrar tekrar tebrik ediyorum. Nasıl bir takım olunacağını çok iyi bir şekilde gösterdiler.Ha! Bu arada siz, hiç Basketbol Federasyonu Başkanı Sn. Turgay Demirel'i her maçtan sonra TV ve gazetelere demeç verirken, sporculara baklava yedirirken filan gördünüz mü ? Galiba o Londra'ya hiç gelmedi!
Attığımız jump float servisleri, Amerika takımı gayet rahat parmak pasla (üstten servis karşılama tekniği) karşıladı. Pasif voleybol stilimiz serviste de etkisini gösterdi. Diğer tarafta Amerikan takımı, 2-3 oyuncusuyla kullandıkları sert smaç servislere, çizgiden ve 3.üncü kattan sahamıza gönderdikleri sert jump floatlar ve Berg'le yan çizgiye attıkları tenis servislerle, servis çeşitliliği ile etkinlik sağladı.Bir başka farklılık da, takımımızın ve Amerika'nın servis yönleri ile ilgili. Amerikan takımı, 5 numaradan 1 numaramıza hemen hemen %30-40 civarında servis attı. Özellikle Tom Logan, bu tip serviste bizim servis karşılamayı travmaya uğrattı. Bizde ise 5 nodan servis atan oyuncularımız maalesef Türkiye Ligi'nde görev yapan çapsız ve korkak yabancı antrenörlerin telkinleri ile ve servis kaçırma korkusuyla sadece 5 nodan rakip sahanın 5 nosuna servis atabiliyorlar. Hele, Bahar Toksoy'un sahanın en dibinden atmaya çalıştığı jump float servis, tamamen rakibe avantaj sağlar şekilde. Top çok uzun süre havada yol aldığından, Olimpiyat seviyesindeki servis karşılayıcılar çok kolaylıkla önlem alabiliyorlar o servislere. Bizim bildiğimiz jump float servis, çizginin dibinden sıçrayarak atılır ve önemli olan, rakip servis karşılayıcıların topun atıldığı boş bölgeye hareketlenerek topu karşılamalarını ve topun havada geçirdiği zamanı minimize ederek zorlaştırmaktır.Takımımızın en istikrarlı ve başarılı oyuncusu bu turnuvada Gözde idi. Ona rağmen karşısında oynadığı pasör çaprazı Destinee Hooker'a blok yapabilecek yükseklikte değil. (zaten ondan da bunu beklemiyoruz - yine de elinden geleni yaptı). Şunu kabul etmemiz gerekir ki, artık modern voleybolda pasör çaprazı en yüksekten vuran ve en yüksek hücum gücüne sahip olan oyuncu olduğundan, bu oyuncular karşısında oynayacak blokörlerin de en az 1.85 m. boy vasatisine sahip olmaları gerekiyor aynı yüksekliklerde savaşabilmeleri için!..Amerika, özellikle libero Gülden ve Neslihan'ın bulunduğu koridorları servis bombardımanına tutarken, file önünde ezici bir üstünlük sağladı. Gülden atılan servislere mütemadiyen fileden açık manşetler alırken, Gizem Güreşen servis karşılama için de niye düşünülmedi, anlaşılır gibi değil!.. Zaten bu çift libero konusunda bizim Işık Menküer ve Sn. Motta'ya bir seminer verdirmek lazım, bu işin kerametini kavrayabilmek için!Defansta da, erkek voleybolundaki defans sistemini (bloktan artan oyuncu plase dublajına) gayet iyi uyguladılar. (3 tane geri hücumu çok etkili yapan oyuncuları olduğu için Hooker/Larson/Logan).Sonuç olarak, Amerikan takımı ilk 6'sı ile, Bench'i ile (kenardan sakatlanan Lindsey Berg'in yerine giren 2. pasör Courtney Thompson hemen hemen kusursuz oynadı!), kenar yönetimi ile (Coach-Hugh Mc Cutchon - 2008 Pekin Olimpiyatları Erkekler Şampiyonu, Yardımcı Coach Karch Kiraly: Dünyada Plaj ve Salon voleybolunda Olimpiyatlarda Altın madalya almış tek sporcu, Monitor ve istatistik: Jamie Morison- Galatasaray'ı evvelki yıl olaylı maçta eleyen Viyana takımının Coach'u), Federasyon Başkanı ile (Doug Beal-1984 Los Angeles Erkekler Olimpiyat Şampiyonu takımın Coach'u ve FIVB Başkan Adayı, voleybolda bugün oynanan bir çok taktik sistemin yaratıcısı) ile, buradaki tüm katılımcı milli takımlara ezici bir üstünlük sağlamış durumda!Bir de bugün oluşan sonuca bizim tarafımızdan bakalım.Cuma günü oynanan maçlardan sonra sitenin Genel Yayın Koordinatörü Korhan Gün, bana bugünkü maçlar ile ilgili tahminlerimi sormuştu. Çin-Kore maçının skorunu 3-2 olarak söylemiştim. Çünkü bu skor her iki takımı da risksiz bir üst tura taşıyordu. Brezilya-Sırbistan maçının da kesinlikle 3-0 biteceğini, Sırbistan'ın servis karşılama problemi dolayısıyla zaten turnuvaya havlu atmış olduğunu söylemiştim. (Ben bu yazıyı yazarken Brezilya-Sırbistan maçı henüz başlamıştı). Tek ümidimiz, takımımızın bir mucizeyi gerçekleştirerek Amerikayı yenmesi idi! O da gerçekleşmedi. Amerika, oyun disiplininden ve ilk 6'sından taviz vermedi. Milli takımımız ise bence en büyük kaybı, tarihinin en kötü voleybolunu oynayan, formsuz Brezilya karşısında yaşamıştı. Çin ve Kore maçları ise işin sadece tuzu ve biberi oldu. İlk defa katıldığımız Olimpiyatlarda maalesef grubumuzda ilk 4'e giremeyerek elendik ve hakikaten Türk Voleyboluna klasman ve statü atlattıracak olan bir dereceden mahrum kaldık!Ben yine de, çağdaş Türk Kadını'nı olabildiğince ve en iyi şekilde temsil eden, başta Neslihan ve Esra olmak üzere tüm voleybolcu kardeşlerimize ve Sn. Motta, Alper Erdoğuş ve Bülent Güneş'ten oluşan teknik ekibimize, ilk defa katıldıkları bu çok zor platformda verdikleri üstün mücadele için teşekkür ediyorum.Bunun yanında, potanın perileri gruplarında oynadıkları 5 maçın; 4'ünü kazanarak gruplarını 2. tamamladı ve çeyrek finale (yani son sekiz içerisine) çıktı. Onları ayrıca, gösterdikleri; disiplin, özveri, sağduyu, oyun disiplini, antrenörlerine gösterdikleri saygı ve bağlılık için, antrenörleri Ceyhun Yıldızoğlu'yu, Türk antrenörlüğünü mükemmel yönetimiyle yücelttiği için tekrar tekrar tebrik ediyorum. Nasıl bir takım olunacağını çok iyi bir şekilde gösterdiler.Ha! Bu arada siz, hiç Basketbol Federasyonu Başkanı Sn. Turgay Demirel'i her maçtan sonra TV ve gazetelere demeç verirken, sporculara baklava yedirirken filan gördünüz mü ? Galiba o Londra'ya hiç gelmedi!






