Sonunda Ayşe (Özyılmazel/ Taran) patladı dün, "Bari Beşiktaş ses çıkarsaydı" diye.. Ben de "Yaşa Ayşe" diye bağırdım okurken..
Ve de anında bir adım öteye geçtim..
"Hani, Çarşı nerde?.."
Çarşı, Beşiktaş taraftar gurubunun adı. Yola çıktıklarında "Şarabı da içeriz/ Esrarı da çekeriz/ Biz adamın anasını sinkaf" diye şarkılar söylerlerdi.
Sonra akıllara seza bir gelişim gösterdiler..
Sadece Beşiktaş'a değil, ülkeye, insanına, sosyal, ekonomik, siyasal konulara sahiplenen bir Sivil Toplum Örgütü'ne dönüştüler. En kritik konularda, tam zamanında protestolarını gösterdiler, duyurdular.. "Çarşı, her şeye karşı" denmeye başladı.
Nurcan, Beşiktaşlı bir kız voleybolcu.
Gecenin bir vakti, evine gitmek için otobüse biniyor.
Yorgun.. Hafif sakat ayağını uzatıyor. Üzerinde bir mini şort var. Otobüs tenha. Bu tenhalık içinde biri tam yanına gelip oturuyor ve söylenmeye başlıyor. Ayağını uzatmasının ayıp, böyle şortla gezmesinin tahrik edici falan olduğunu söylüyor.
Nurcan durumu anlatmaya çalışırken, daha da kızıyor.
Kıza bir yumruk çakıyor ve alt dudağını patlatıyor. Kız şöföre durmasını, polise gideceğini söylüyor. Şöför durmuyor.
Adam durakta inmek için ayağa kalkıyor. "Beni bu kıza vururken gören var mı" diye bağırıyor. Tıs yok. Kıza bir de nanik yapar gibi el sallayıp iniyor..
Ardından Nurcan karakola.. Polisler "Boş ver" diyorlar. Yılmıyor. Adli Tıb'ba gidiyor, darp raporu almak için.. Onlar da "Boş ver" diyorlar.
Sonra..
Sonrası tam "Boş ver!.."
Günlerdir, hele de demokrat, hele de kılıklara ve inançlara saygılı kardeşlerimin kıyametler koparmasını bekliyorum.
Koparmıyorlar. Demek demokrasi, sadece onlar gibi düşünen, onlar gibi yaşayanlar için var..
Ayşe'nin "Bari Beşiktaş sahiplenseydi" deyişi, aslında bu çığlık..
Beşiktaş yönetimi başka işlere öyle boğulmuş ki, sporcusunu kollayamıyor..
Peki ya Çarşı?..
Her şeye karşı olan Çarşı, kendi kulübünün sporcusunun kılığından dolayı dayak yemesine karşı değil mi?.
Türk kızlarının gece yarısı tenha belediye otobüsleriyle evlerine gitme özgürlüklerine vurulan bu büyük darbeye karşı değil mi?.
***
Yalnız..
Bu olaya bakıp, Türkiye'yi ve Türk insanını aşağılayıcı sonuçlar çıkarmak da yanlış.. Hele de "İşte geldiğimiz nokta" yorumları haksız..
Geçen gün de Erzurum'da bir kadın sokakta sigara içtiği için tartaklanmıştı.
Ramazan ya..
Doğrudur. Hele de oruçlu tiryakileri düşünerek, elinde sigara sokağa çıkmak pek hoş değil.. Daha doğrusu değildi.
Açlık ve susuzluğa dayanmak ayrıdır, bir tiryakinin 12 saat sigaradan uzak kalması ayrı..
Peki ama nerde içeceksin. İçerde, kapalı yerde yasak. Mecburen sokakta.
Peki, Erzurum'daki ayıp, 2011 yılında geldiğimiz nokta mı?.
Hayır.. Ben 1957'den beri gazetecilik yapıyorum. O zamandan beri, her ramazan böyle haberler yazar, okuruz..
Fanatik dinciler, her devirde var.
Fanatik her şeyciler, her devirde var.
Milli Takım Kaptanı Emre'yi ayağına her top alışta ıslıklayan fanatikler her devirde yok muydu?.
Güncelleştirip genelleme yapmak yanlış..
Bakın ramazanın başından beri hemen her öğle ve akşam üzeri Ortaköy'de Ertekin'de oturuyorum..
Önümden yüzlerce insan geçiyor.. Ertekin, cami yolunda.. Cuma namaza gidenler ordan yürüyor.. Aralarından hem de nasıl mini şortlu genç kızlar yürüyor.. İftar saatleri de öyle.. Bırakın vukuatı, bir sert bakış bile yok..
Daha güzeli..
Bu yıl dünya modası o hot pantslerden birini giymiş fevkalade seksi bir genç kızla, gene gayet şık giyinmiş, enfes bir de makyaj yapmış, Şulebaş (Yani sıkmabaş) bir genç kız kol kola Ortaköy'de yürüyorlar..
Genel durum bu..
Erzurum'da ve İstanbul'daki tatsız olaylar ise "Özel.."
Hepsi kamu görevlisi, şöförün, polisin ve adli tıbbın tutumları çok yanlış. Onlara soruşturma açılmalı..
Ama, otobüste tartaklanan kıza yolculardan kimsenin sahip çıkmamasına sakın şaşmayın.
Geçen gün, İngiltere'deki yağma sahnelerini izliyordum El Cezire televizyonunda..
Üç kar maskeli herif, tekmelerle bir elektronik mağazasının camını indiriyorlar..
Onlar bu rezilliği yaparken, ayni kaldırımdan insanlar geçmeye devam ediyor.. Bir şey yokmuş gibi.. Hele iki mini şortlu kız geçti, yağmacılara nerdeyse sürünerek, güle oynaya.. Şaşarsınız.
Bir kar maskeli, 16-17 yaşında bir çocuğu karşısına almış kaldırımda. Artık neyle tehdit ettiyse, çocuk soyunuyor.
Gömlek herifin elinde.
Çocuk pantolonunu indiriyor. Gene insanlar kaldırımda yürüyüp gidiyorlar.
Bulaşan, karışan yok..
Düşünün.. İngiltere orası.. Demokrasi ve insan haklarının beşiği.. Dünya böyle.. New York böyle.. Paris böyle..
Ayıp.. Tamam.. Ama ayıp bize mahsus değil..
İnsan bu.. Her yerde ve her zaman "İnsan" bu..İşte Ayşe Özyılmazel'in yazısı;Bari Beşiktaş'tan ses çıksaBJK voleybolcusu Nurcan İbrahimoğlu 18 yaşında...
Nurcan aynı zamanda Haliç Üniversitesi Spor Yöneticiliği 2'nci sınıf öğrencisi...
28 Temmuz akşamı saat 21.30'da Bahçeköy'den otobüse biniyor. Üzerinde diz kapaklarına kadar gelen bir şort var.
Nurcan otobüste otururken, bir adam bilerek ayağına çarpıyor ve; "Sen toplum ahlakını bozamazsın, yaptığın terbiyesizlik! Senin gibi terbiyesizler ve ahlaksızlar yüzünden toplum bu hale geldi" diye hakaretler ediyor.
Ve aniden kızın suratına yumruğunu patlatıyor. Yumruğunu!
Otobüstekilerden tık yok. Çıt yok. Nurcan'ın dudağı patlıyor. Başka bir adam polisi aramak isteyen Nurcan'ın elini itiyor. Şoför durmuyor, zabıt tutulmuyor. ÇOK UTANIYORUM!
Bir başkası; "Uzatma, akşam akşam başımıza iş çıkartma" buyuruyor.
Otobüsten inen Nurcan; doğru Ayazağa Polis Karakolu'na gidiyor ve orada da aynı şey oluyor, kimse Nurcan'ın başına gelen saldırı ile ilgilenmiyor. Darp raporu verilmiyor.
Benim dikkatimi çeken bir diğer konu da; Beşiktaş Kulübü üç gündür Nurcan'a sahip çıkmıyor.
Neredesin Beşiktaş?
Sporcuna sahip çıkmayacak mısın?
Yoksa BJK'nın zihniyeti de otobüstekilerle aynı mı?
Olamaz! Olmamalı!
Nurcan'ın başına gelenler, bütün kadınlar adına korkunç bir saldırıdır. Skandaldır. Rezilliktir.
Şort giydi diye bir kadını yumruklamak ne demektir?
Şimdi iki gün daha Nurcan'ı konuşup olayı kapatacak mıyız yani?
Peki bir dahaki sefere neler olacak? Kimin başına aynısı ya da daha beteri gelecek?
Utanıyorum. Evet! Hem de çok utanıyorum bu zihniyetlerle, bu vicdansızlarla, bu geri kafalılarla, bu kadın düşmanlarıyla aynı topraklarda yaşamaktan.
Hepinizden nefret ediyorum.
Ve de anında bir adım öteye geçtim..
"Hani, Çarşı nerde?.."
Çarşı, Beşiktaş taraftar gurubunun adı. Yola çıktıklarında "Şarabı da içeriz/ Esrarı da çekeriz/ Biz adamın anasını sinkaf" diye şarkılar söylerlerdi.
Sonra akıllara seza bir gelişim gösterdiler..
Sadece Beşiktaş'a değil, ülkeye, insanına, sosyal, ekonomik, siyasal konulara sahiplenen bir Sivil Toplum Örgütü'ne dönüştüler. En kritik konularda, tam zamanında protestolarını gösterdiler, duyurdular.. "Çarşı, her şeye karşı" denmeye başladı.
Nurcan, Beşiktaşlı bir kız voleybolcu.
Gecenin bir vakti, evine gitmek için otobüse biniyor.
Yorgun.. Hafif sakat ayağını uzatıyor. Üzerinde bir mini şort var. Otobüs tenha. Bu tenhalık içinde biri tam yanına gelip oturuyor ve söylenmeye başlıyor. Ayağını uzatmasının ayıp, böyle şortla gezmesinin tahrik edici falan olduğunu söylüyor.
Nurcan durumu anlatmaya çalışırken, daha da kızıyor.
Kıza bir yumruk çakıyor ve alt dudağını patlatıyor. Kız şöföre durmasını, polise gideceğini söylüyor. Şöför durmuyor.
Adam durakta inmek için ayağa kalkıyor. "Beni bu kıza vururken gören var mı" diye bağırıyor. Tıs yok. Kıza bir de nanik yapar gibi el sallayıp iniyor..
Ardından Nurcan karakola.. Polisler "Boş ver" diyorlar. Yılmıyor. Adli Tıb'ba gidiyor, darp raporu almak için.. Onlar da "Boş ver" diyorlar.
Sonra..
Sonrası tam "Boş ver!.."
Günlerdir, hele de demokrat, hele de kılıklara ve inançlara saygılı kardeşlerimin kıyametler koparmasını bekliyorum.
Koparmıyorlar. Demek demokrasi, sadece onlar gibi düşünen, onlar gibi yaşayanlar için var..
Ayşe'nin "Bari Beşiktaş sahiplenseydi" deyişi, aslında bu çığlık..
Beşiktaş yönetimi başka işlere öyle boğulmuş ki, sporcusunu kollayamıyor..
Peki ya Çarşı?..
Her şeye karşı olan Çarşı, kendi kulübünün sporcusunun kılığından dolayı dayak yemesine karşı değil mi?.
Türk kızlarının gece yarısı tenha belediye otobüsleriyle evlerine gitme özgürlüklerine vurulan bu büyük darbeye karşı değil mi?.
***
Yalnız..
Bu olaya bakıp, Türkiye'yi ve Türk insanını aşağılayıcı sonuçlar çıkarmak da yanlış.. Hele de "İşte geldiğimiz nokta" yorumları haksız..
Geçen gün de Erzurum'da bir kadın sokakta sigara içtiği için tartaklanmıştı.
Ramazan ya..
Doğrudur. Hele de oruçlu tiryakileri düşünerek, elinde sigara sokağa çıkmak pek hoş değil.. Daha doğrusu değildi.
Açlık ve susuzluğa dayanmak ayrıdır, bir tiryakinin 12 saat sigaradan uzak kalması ayrı..
Peki ama nerde içeceksin. İçerde, kapalı yerde yasak. Mecburen sokakta.
Peki, Erzurum'daki ayıp, 2011 yılında geldiğimiz nokta mı?.
Hayır.. Ben 1957'den beri gazetecilik yapıyorum. O zamandan beri, her ramazan böyle haberler yazar, okuruz..
Fanatik dinciler, her devirde var.
Fanatik her şeyciler, her devirde var.
Milli Takım Kaptanı Emre'yi ayağına her top alışta ıslıklayan fanatikler her devirde yok muydu?.
Güncelleştirip genelleme yapmak yanlış..
Bakın ramazanın başından beri hemen her öğle ve akşam üzeri Ortaköy'de Ertekin'de oturuyorum..
Önümden yüzlerce insan geçiyor.. Ertekin, cami yolunda.. Cuma namaza gidenler ordan yürüyor.. Aralarından hem de nasıl mini şortlu genç kızlar yürüyor.. İftar saatleri de öyle.. Bırakın vukuatı, bir sert bakış bile yok..
Daha güzeli..
Bu yıl dünya modası o hot pantslerden birini giymiş fevkalade seksi bir genç kızla, gene gayet şık giyinmiş, enfes bir de makyaj yapmış, Şulebaş (Yani sıkmabaş) bir genç kız kol kola Ortaköy'de yürüyorlar..
Genel durum bu..
Erzurum'da ve İstanbul'daki tatsız olaylar ise "Özel.."
Hepsi kamu görevlisi, şöförün, polisin ve adli tıbbın tutumları çok yanlış. Onlara soruşturma açılmalı..
Ama, otobüste tartaklanan kıza yolculardan kimsenin sahip çıkmamasına sakın şaşmayın.
Geçen gün, İngiltere'deki yağma sahnelerini izliyordum El Cezire televizyonunda..
Üç kar maskeli herif, tekmelerle bir elektronik mağazasının camını indiriyorlar..
Onlar bu rezilliği yaparken, ayni kaldırımdan insanlar geçmeye devam ediyor.. Bir şey yokmuş gibi.. Hele iki mini şortlu kız geçti, yağmacılara nerdeyse sürünerek, güle oynaya.. Şaşarsınız.
Bir kar maskeli, 16-17 yaşında bir çocuğu karşısına almış kaldırımda. Artık neyle tehdit ettiyse, çocuk soyunuyor.
Gömlek herifin elinde.
Çocuk pantolonunu indiriyor. Gene insanlar kaldırımda yürüyüp gidiyorlar.
Bulaşan, karışan yok..
Düşünün.. İngiltere orası.. Demokrasi ve insan haklarının beşiği.. Dünya böyle.. New York böyle.. Paris böyle..
Ayıp.. Tamam.. Ama ayıp bize mahsus değil..
İnsan bu.. Her yerde ve her zaman "İnsan" bu..İşte Ayşe Özyılmazel'in yazısı;Bari Beşiktaş'tan ses çıksaBJK voleybolcusu Nurcan İbrahimoğlu 18 yaşında...
Nurcan aynı zamanda Haliç Üniversitesi Spor Yöneticiliği 2'nci sınıf öğrencisi...
28 Temmuz akşamı saat 21.30'da Bahçeköy'den otobüse biniyor. Üzerinde diz kapaklarına kadar gelen bir şort var.
Nurcan otobüste otururken, bir adam bilerek ayağına çarpıyor ve; "Sen toplum ahlakını bozamazsın, yaptığın terbiyesizlik! Senin gibi terbiyesizler ve ahlaksızlar yüzünden toplum bu hale geldi" diye hakaretler ediyor.
Ve aniden kızın suratına yumruğunu patlatıyor. Yumruğunu!
Otobüstekilerden tık yok. Çıt yok. Nurcan'ın dudağı patlıyor. Başka bir adam polisi aramak isteyen Nurcan'ın elini itiyor. Şoför durmuyor, zabıt tutulmuyor. ÇOK UTANIYORUM!
Bir başkası; "Uzatma, akşam akşam başımıza iş çıkartma" buyuruyor.
Otobüsten inen Nurcan; doğru Ayazağa Polis Karakolu'na gidiyor ve orada da aynı şey oluyor, kimse Nurcan'ın başına gelen saldırı ile ilgilenmiyor. Darp raporu verilmiyor.
Benim dikkatimi çeken bir diğer konu da; Beşiktaş Kulübü üç gündür Nurcan'a sahip çıkmıyor.
Neredesin Beşiktaş?
Sporcuna sahip çıkmayacak mısın?
Yoksa BJK'nın zihniyeti de otobüstekilerle aynı mı?
Olamaz! Olmamalı!
Nurcan'ın başına gelenler, bütün kadınlar adına korkunç bir saldırıdır. Skandaldır. Rezilliktir.
Şort giydi diye bir kadını yumruklamak ne demektir?
Şimdi iki gün daha Nurcan'ı konuşup olayı kapatacak mıyız yani?
Peki bir dahaki sefere neler olacak? Kimin başına aynısı ya da daha beteri gelecek?
Utanıyorum. Evet! Hem de çok utanıyorum bu zihniyetlerle, bu vicdansızlarla, bu geri kafalılarla, bu kadın düşmanlarıyla aynı topraklarda yaşamaktan.
Hepinizden nefret ediyorum.











Aziz kardeşim . Bence bulgaristan ile eşleşmemiz kötü. Takımların dünya sıralamalarına aldanmamak gereek , oyuncuların formları iyise son sıradaki takım bile zorlayabilir .
Bencede en mantıklısı Bulgaristan oldu ve iyi oldu.geçen sene yenilmemiz talihsizlik ve konsantrasyon eksikliğine bağlıyorum.eğer gerçekten kötü bir takım olsak dünya altıncısı olmazdık hem biz dünya sıralamasında 11.yiz Bulgaristan ise 39. aradaki farkı siz götün eğer çekler daha kolay rakip olurdu diyorsan çekler dünya sıralamasında 21. ve geçen sene dünya şampiyonasına giden ve oradan 15. dönene bir takım Bulgaristan ise gidememiş bi takım arada ki farkı siz görün