Türk voleybolunun sembolü Değer ağabey (Eraybar) aramızdan ayrılışının 4. yılında çok kalabalık bir katılımla kabri başında, on binlerin de kalbinde sevgi, saygı ve rahmetle anıldı…
Bir aralar düşünmüştüm… Sinan ağabey (Erdem) ve Vahit ağabey (Çolakoğlu) vefatlarından sonra voleybol ailemizde, bayramlarda seyranlarda eli öpülecek ilk kişi kim diye ?... Basit bir beyin taraması ve jimnastiği yaptım !... Bir isim hemen ön plana çıktı !... Değer ağabey !... (Eraybar)
İlerlemiş yaşına rağmen "Benim" diyen delikanlılara, atletik yapısıyla, herkese nehir gibi akıttığı gönlüyle ve daima sevgi dolu güleç yüzüyle donanmıştı… (kimse darılmasın ve kıskanmasın..) Değer ağabeyi en fazla sevenlerin başında gelmekteydim...
Fırtınalara karşı koyduğu, yüreğindeki mendireğinin arkasında kalan, sevgilere indeksli o sakin ve huzurlu marinasında herkesi barındırabilecek kadar cömert, "Voleybol Sarayı"ndaki altın tahtına rağmen, eşsiz kişiliğiyle biz çömezlerinin yanına bağdaş kurabilecek kadar mütevazı ve alçak gönüllü, zengin hayat mutfağını, tecrübe ve zekayla ustaca donanmış masasını, elinde bir dilim kuru ekmeği kalana kadar paylaşabilecek kadar vasıflı ve saygın karakterli bir büyüğümüzdü O...
Hala en üzüldüğü nokta, bitmek tükenmek bilmeyen enerjisinden, derin voleybol bilgisinden, engin tecrübesinden, ince ve pratik zekasından ve ansiklopedik kültüründen camia olarak yeterince istifade edemeyişimizdir...
İçinde en ufak bir takıntı, kin ve kompleks barındırmayan Değer ağabey "Türk Voleybolu"nun gerçek duayeniydi !... Dahası...kredisi limitsiz bir bilgi bankasıydı !... Bir enerji küpüydü !... Atom moleküllerinde bile sevgi zerrecikleri taşıyan bir sevgi yumağıydı !... Voleyboldan kaptığı minik sevinçleri mütevazı yaşantısına katık yapabilen bir Osmanlı beyefendisi, geniş beyin radarları sayesinde, iki ayaklı, aktif, seri ve objektif bir seyyar haber ajansıydı !...
Vefakar, cefakar bir ağabeydi O... Beni, futbol oynarken, mıknatıs gibi kendisine çeken, hayatımın bir çok evresinde yer almış, unutamayacağım iki voleybol adamından biridir...(Diğeri de rahmetli Alper Başaran ağabeydi..)
Değer ağabeyin pire gibi sıçramasını, bir maç öncesi, ısınmada, sıçrayarak ayağı ile basket potasına değmesini hala unutamamaktayım...
İnsanları tebessüm ettirmekten doğal ve insani bir zevk alan Değer ağabeyin en büyük özelliklerinden birisi de edebi, lirik bir kaleme sahip oluşu, Babıali kültürüyle kendini yetiştirmiş bir azınlık içerisinde yer almasıydı !...
Hele o yaşayarak anlattığı fıkralar, o sanat dalında yer almamış olmasına rağmen artistik yeteneğini de sergilemekteydi !...
Hiç unutmam, bir gece Milliyet gazetesinin Cağaloğlu'ndaki eski binasında, spor servisindeyiz… Anlayacağınız gibi gece vardiyası, yani gece nöbeti… Nöbet tutanların ikisi Değer ağabey ve rahmetli Altan Erbulak ağabey... Altan Erbulak deyip sakın geçmeyin ?... Tiyatro aktörü, film yıldızı, köşe yazarı, karikatürist, senarist vs... Kısacık boyu, incecik bıyıkları, 8 numara teleskop gözlükleriyle tam tip ?... Üstelikte acayip kekeme !... Gülmek için yüzüne bakmak kafi !...
Gündüz oynanan Galatasaray maçında santrafor oynayan günümüzün köşe yazarı (!) Gökmen gol kaçırma rekoru kırmış !... Maç berabere bitmiş !... Hem Değer ağabey, hem de Altan ağabey koyu birer Galatasaray'lı olunca o geceki konu da kendiliğinden ve de gündemden oluşmuş !... Altan ağabey ateş püskürerek Gökmen'i eleştiriyor !...
"-U...ulan be.. be... a...adam !... Züü..züüü... ra.. ra.. fa..fa... gi.. gi.. gi..bi... gibi.. ...ka...kafa... kafan va..var... to.. to.. topa.. bi...bi...bi...bir.. ka...ka.. "...
kafa vuramadın diyecek !.. Değer ağabey bana dönüp...
"-Önemli değil !... Ya bir de yazarken kekeleseydi ?..." demez mi...
Krallık tahtını sevmedin... mütevazılığına yordum daima… Ama sen zaten gönlümüzün kralıydın…
Değer ağabey önemli bir ameliyat geçirmişti… Elinden düşmeyen sigara ona yapacağını yapmıştı… Maalesef sesini kaybetmişti !... Ama moralliydi… Üstelik her zamanki gibi her yere yetişiyordu !... Gene herkesin dert hocası ve ortağıydı… Bir tek farkla… Artık konuşamıyor, elindeki yazı tahtasına çiziyor, yazıyordu !... Onu unutanlara, aramayanlara da hiç küskün değildi !... “İşleri yoğundur !...” diyebilecek kadar da büyük kalbi vardı !...
O haliyle şiir resitalimde karşımda görünce nasıl mutlu olmuştum, anlatamam…
Onu şimdilerde çok daha fazla arıyorum… Küskün gitmesi gereken vefasızlara da, eminim el sallayarak gitti…
EPİRDEN BEACH VOLLEY'in ödül gecelerinin birinde misafirleri böyle coşturmuştu... (Yan plandaki EPİRDEN BEACH VOLLEY'in kurucularından ORHAN UTKAN ve eski voleybolcu, Dizi yıldızı AÇELYA AKKOYUNLU...)
2 Kral yan yana... Türk voleybolunun Kralı DEĞER ERAYBAR, Türk Pop Müziğinin öncüsü, Kralı EROL BÜYÜKBURÇ, EPİRDEN BEACH VOLLEY'n yemeğinde buluşmuştu...
DEĞER ERAYBAR EPİRDEN BEACH VOLLEY Şile Etap Turnuvasında,
eski Başkan İHSAN ÇAYIROĞLU ile...
DEĞER ERAYBAR ile bendeniz NOTRE DAME DE SION Fransız Kız Lisesi'nde "Voleybol Paneli"nde...










