Vakıfbank Türk Telekom’un Fenerbahçe Universal galibiyetindeki coşku tablosu el değiştirdi…
Bu kez nadide tablonun adı Eczacıbaşı Vitra oluverdi…
Müthiş final serisinde, heyecan kasırgası 2 maçta da rakibi Vakıfbank Türk Telekom’u 3-2 yenen Eczacıbaşı Vitra Aroma Bayanlar 1. Ligi’nin 2011-2012 sezonu şampiyonu oldu…
2 Finalist takımımızı da mücadelelerinden dolayı yürekten kutluyorum… Ancak bu kutlamam, sadece 2 sayıyla devre dışı kalan sezonun en flaş ve başarılı takımı Fenerbahçe Universal için de geçerlidir…
Şimdilik parantezi burada kapayıp, bugünkü heyecan kasırgası maça dönmek istiyorum…
Maça Vakıfbank Türk Telekom koçu Guidetti pasör Özge’yle ve de 2+1’deki tercihini Furst’ü kenarda tutarak, Glinka ve Nikoliç’in yanı sıra Bahar, Ergül ve Gözde’yle başladı…
Eczacıbaşı da klasik dizilişiyle Mirka’yı kenarda bekleterek Neslihan, Glinka, Nikolic, Elif, Büşra ve Esra’yla başladı…
Maçın ilk setine birbirlerinin üzerine bezdirici ancak riskli servisler atarak başlayan iki takım 1. teknik molaya girdiklerinde kaçan servis sayısı 6’ydı… Bunların 4’ü Eczacıbaşı’nın olmasına rağmen skor 8-7 lehlerineydi… Bunun en büyük sebebi, maça çok iyi giriş yapan Senna’nın biri servisten kazandırdığı 5 sayıydı…
2. teknik molaya 16-14 önde giren Vakıfbank Türk Telekom 18-18’de yakalandı… 7’si Eczacıbaşı Vitra’ya ait toplam 10 servisin kaçtığı seti 25-21 Eczacıbaşı Vitra kazandı… Bu arada Guidetti geçen günkü maçtan hızını alamamış (!) olacak ki hakemlere itirazlarına alaycı tavırlarla, artistik yeteneğini (!) de katarak takımı 10-9 öndeyken başladı…
2. Sete daha derli toplu giren ve asılan Vakıfbank Türk Telekom, teknik molaları 8-5, 16-12 ile geçti…Bir ara aradaki fark 17-16’da 1 sayıya kadar indi… Glinka’nın sert hücumu, arkasından Nikolic’in ve Ergül’ün peşi sıra Neslihan’a nefis blokları farkı gene açtı… 20-16…
Karşılıklı tam 14 blok sayısıyla tam bir blok restleşmesi halinde geçen seti 25-21 kazanan Vakıfbank Türk Telekom setlerde skoru eşitledi… 1-1…
3. sette oyunun hakimi Eczacıbaşı Vitra’ydı… Guidetti ise gene artistik hareketlerle tribünlere oynamaya devam etti… 8-3, 16-12, 20-14, 23-16 ara skorlar ve 25-19’la rahat kazanılan bir set seyrettik… Bu setteki ilginç an durum 13-10 Eczacıbaşı Vitra lehineyken Bahar’ın tek ayak smacıyla noktalanan uzun “Rally”de tam 7 plase kullanılmış, en güzel alan savunması ve dublajlarla süslenmiş olmasıydı…
4. Sete iyi giren taraf bu kez Eczacıbaşı Türk Telekom’du… 8-4, 10-6, 16-13, 17-14 derken ve de Eczacıbaşı Vitra işi bitiriyor zannedilirken skor bir anda 19-19 ve 20-20 oldu… Maçın en uzun ve kaliteli “Rally”si işte o anda oynandı… Poljak’ın Gözde’ye yaptığı blokla Eczacıbaşı Vitra tekrar 21-20 öne geçti… Ardından Ergül’ün yerine 9-4 gerideyken giren Furst tek ayak smacını outa vurunca durum 22-20 oldu…
Ancak oyuna hareket getiren Güldeniz’in smacı, ardından Neslihan’ın ve Esra’nın arka arkaya outa vurdukları toplarla Vakıfbank Türk Telekom bir anda giden set, dolayısıyla maçta ani bir geri dönüş yaptı ve tekrar öne geçti… 23-22…
Çok zevkli ve heyecan dolu, büyük mücadeleye sahne olan, mçın en uzun ve güzel ikinci “Rally”sini de Senna’nın blok outu ile işte o anda yaşadık… 23-23…
Gözde’nin hücumunda Neslihan’ın file teması Vakıfbank Türk Telekom’a set sayısı şansını da beraberinde getirdi… 24-23… Ancak bu şansını kullanamadı, Güldeniz servis kaçırdı… 24-24…
Ancak tekniği ve tecrübesi tartışılmaz Esra da servisiyle aynı şekilde cevap verince Vakıfbank Türk Telekom 2. kez set servisi şansı yakaladı… Furst’un dönen servisine Glinka noktayı koydu… 26-24…
Bu setin en kayda değer anı, durum 16-13 iken, maç sanki bitti, şampiyon belli oldu gibi alel acele Şampiyonluk Kupasının getirilip, ortaya konmasıydı ?... Bu, tabii ki iyi niyet ve maç bitimindeki seremoniyi çabuklaştırıcı amaçla yapılmış bir ön hazırlık idi ama konsantrasyon bozan bir tarafı vardı… O kupa keşke maçın başında yerinde sergilenmeye başlansaydı veya maç sonu beklenseydi ?… Bunu asla bir eleştiri amacıyla ifade etmiyorum… Sadece bir daha bu konuda daha hassas olunursa iyi olur demeye getiriyorum…
Ve Tie Break seti…
İki takım da çok dikkatli ve temkinli başladılar…2-2, 4-4, 7-7, 8-7 Eczacıbaşı lehine saha değişimi gerçekleşti… 10-7, 12-8… Guidetti’nin son molası…
Bahar tek ayak smacı… 12-9…
Sena sert vurdu… 13-9…
Bahar bu kez tek ayak smacında outa vurdu… 14-9…
Neslihan’dan şampiyonluk servisi… Glinka’nın vurduğu top outta…
ŞAMPİYON ECZACIBAŞI VİTRA…
Sahada sevinç yumağı… Tribünlerde eş turuncu-beyaz tişortlu taraftarlarda büyük sevinç…
Tebrikler Eczacıbaşı Vitra…
Maçın yıldızı hayatının oyununu oynayan Büşra’ydı…
Maç yıldızlarım aynen şöyle :
HAKEMLER: Erdal Akıncı ***, Selçuk Gökçen ***
VAKIFBANK TÜRK TELEKOM: Nikoliç (**12), Ergül (***5), Gözde (**13), Glinka (***22), Bahar (***10), Özge (**2), Gizem (***), Güldeniz (***4), Fürst (**3), Songül, Nilay (***1)
ECZACIBAŞI VİTRA: Esra (***9), Büşra (****18), Neslihan (***16), Senna (***21), Poljak (***8), Elif (***4), Gülden (***), Gözde, Asuman (**), Mirka (**)
SETLER: 21-25, 25-21, 19-25, 26-24, 9-15
SEZONUN EN İYİLERİ :
“Finallerin en iyileri” finalist 2 takımdan seçilmiş…
Ben kendi namıma “Sezonun en iyileri”ni seçmeyi hakkaniyet açısından daha uygun buldum…
İşte benim “Aroma Bayanlar 1. Ligi “En iyilerim” :
En iyi pasör: Naz (Fenerbahçe Universal), Lo Bianco (Galatasaray)
En iyi pasör çaprazı : Neslihan (Eczacıbaşı Vitra)
En iyi smaçör: Kim (Fenerbahçe Universal), Glinka (Vakıfbank Türk Telekom), Calderon (Galatasaray), Shashkova (Fenerbahçe Universal)
En iyi orta oyuncu : Eda (Fenerbahçe Universal), Poljak (Eczacıbaşı Vitra)
En iyi libero: Gizem (Vakıfank Türk Telekom), Nihan (Fenerbahçe Universal), Gülden (Eczacıbaşı VitrA)
Lig bitti… Şimdi tüm gözler “Olimpiyat Elemeleri”nde… Rakiplerimiz güçlü… İşimiz oldukça zor… Hazırlık dönemimiz kısa… Tarihi fırsatı kaçırmamamız gerek… Şimdiden kızlarımıza başarılar diliyorum…
SPORTS TV VE ADNAN PAŞAOĞLU…
Sports TV’nin naklen yayını her zaman olduğu gibi mükemmeldi… Maç sonu renkli ve heyecanları sıcağı sıcağına yansıtan röportajları çok başarılıydı… Ancak yayını mükemmelleştiren ve çok daha keyifli, seyredilir duruma getiren Adnan Paşaoğlu’nun anlatımı ve yorumlarıydı... Kutluyorum… Temiz Türkçesi, ifade zenginliği, herkes tarafından anlaşılır açıklamaları ve yorumları sanıyorum bu dönem voleybolun daha çok sevilmesi ve benimsenmesi konusunda basamak oldu…










