Kağıt üzerinde Eczacıbaşı Vitra maçın mutlak favorisiydi…
Ama gene de Galatasaray Medikal Park’tan beklediğim silkiniş ve şahlanış günü bu gün olabilir, en azından çok daha çekişmeli, en az 4 setlik bir maç seyretmeyi umarak maçı seyre başladım…İlk set biraz heyecan verdi… Hatta Galatasaray Medikal Park 23-21’lik bir avantaj da yakaladı…Ancak son hücum noktalarında Poljak’ın kurduğu duvara toslayıp, tıkanınca şemsiye tersine dönüverdi… 25-23…Sonrası zaten “Beyaz Bayrak” çeken Galatasaray Medikal Park karşısında oyun disiplininden kopmayan, gününde Eczacıbaşı Vitralı kızlar rahat ancak yüksek tempoda, antrenman maçı tadında diğer 2 seti de 25-15 ve 25-16 kazanarak çok kolay bir galibiyet elde ettiler…Maçın en skorer oyuncusu Neslihan’dı (19) ama mükemmel pas dağılımı ile Mirka (12), Poljak (12), Esra (11), Büşra (6) çok etkili hücum yaparak onu yalnız bırakmadılar……
Elif çok iyi günündeydi… Poljak bloklarıyla Galatasaray Medikal Park’ı bezdirdi, oyundan düşürdü…
Esra önceki maçlara oranla çok daha iyiydi… Defansif katkısı da büyük… Büşra gitgide gelişiyor… Gülden yanılmıyorsam sadece 3 hatayla oynadı… Hala Türkiye’nin en iyi 2 liberosundan biri… Defansı çok rahatlatıyor…
Bu oyunu oynasınlar, İstanbul’da 3-1 yenildikleri Cannes’dan rövanşı çatır çatır alırlar… Şampiyonlar Ligi’nde Fenerbahçe’nin yanı sıra “Final Four” şansı, Vakıfbank Türk Telekom’dan biraz daha fazla… Aroma 1. Ligi’nde şimdilik Fenerbahçe’nin en sıkı rakibi görünümünde…Galatasaray’a gelince…
Lo Bianco’yu seyretmeye doyamıyorum… Bir oyun kurucu bu denli mi kusursuz oynar ?... Bırakın Calderon’u, Natalia’yı, bu güne kadar kendilerini yeterince gösteremeyen Selime, Gökçen ve Nilay’ı, oyuna girdiği sürede Seray’ı müthiş besliyor ve de oynatıyor…Yakında Calderon’un yükü biraz daha hafifleyecek, daha randıman verecek…
Koç Dragan Nesic’in kadro dizilişinde bir ikilem içerisinde olduğunu düşünüyorum… Tercih ettiği, Caderon’u pasör çaprazına çektiği sistemde Natalia ve Selime’yi köşeden kullanmanın yanı sıra Calderon’u köşede Natalia veya Selime’yle oynatıp, solak Seray’ı pasör çaprazı olarak da oynatabilme şansı arasında bir git-gel yaşadığını zannediyorum… Ancak bu alternatif zenginliğini maç içerisinde taktik değişiklikler yelpazesinde yaparsa bence daha verim alabilir…
Libero Funda zaman zaman oyundan düşse de takıma mutlak katkısı var…
Tüm bu karmaşık tabloya rağmen ben Galatasaray’ın yükseleceği ve de ilerde sürprizler yapabileceği görüşündeyim… Avrupa CEV Cup’ta “Final Four” şansı tanıyorum…Tüm voleybol severlere mutlu ve başarılı bir yıl diliyorum…
Ama gene de Galatasaray Medikal Park’tan beklediğim silkiniş ve şahlanış günü bu gün olabilir, en azından çok daha çekişmeli, en az 4 setlik bir maç seyretmeyi umarak maçı seyre başladım…İlk set biraz heyecan verdi… Hatta Galatasaray Medikal Park 23-21’lik bir avantaj da yakaladı…Ancak son hücum noktalarında Poljak’ın kurduğu duvara toslayıp, tıkanınca şemsiye tersine dönüverdi… 25-23…Sonrası zaten “Beyaz Bayrak” çeken Galatasaray Medikal Park karşısında oyun disiplininden kopmayan, gününde Eczacıbaşı Vitralı kızlar rahat ancak yüksek tempoda, antrenman maçı tadında diğer 2 seti de 25-15 ve 25-16 kazanarak çok kolay bir galibiyet elde ettiler…Maçın en skorer oyuncusu Neslihan’dı (19) ama mükemmel pas dağılımı ile Mirka (12), Poljak (12), Esra (11), Büşra (6) çok etkili hücum yaparak onu yalnız bırakmadılar……
Elif çok iyi günündeydi… Poljak bloklarıyla Galatasaray Medikal Park’ı bezdirdi, oyundan düşürdü…
Esra önceki maçlara oranla çok daha iyiydi… Defansif katkısı da büyük… Büşra gitgide gelişiyor… Gülden yanılmıyorsam sadece 3 hatayla oynadı… Hala Türkiye’nin en iyi 2 liberosundan biri… Defansı çok rahatlatıyor…
Bu oyunu oynasınlar, İstanbul’da 3-1 yenildikleri Cannes’dan rövanşı çatır çatır alırlar… Şampiyonlar Ligi’nde Fenerbahçe’nin yanı sıra “Final Four” şansı, Vakıfbank Türk Telekom’dan biraz daha fazla… Aroma 1. Ligi’nde şimdilik Fenerbahçe’nin en sıkı rakibi görünümünde…Galatasaray’a gelince…
Lo Bianco’yu seyretmeye doyamıyorum… Bir oyun kurucu bu denli mi kusursuz oynar ?... Bırakın Calderon’u, Natalia’yı, bu güne kadar kendilerini yeterince gösteremeyen Selime, Gökçen ve Nilay’ı, oyuna girdiği sürede Seray’ı müthiş besliyor ve de oynatıyor…Yakında Calderon’un yükü biraz daha hafifleyecek, daha randıman verecek…
Koç Dragan Nesic’in kadro dizilişinde bir ikilem içerisinde olduğunu düşünüyorum… Tercih ettiği, Caderon’u pasör çaprazına çektiği sistemde Natalia ve Selime’yi köşeden kullanmanın yanı sıra Calderon’u köşede Natalia veya Selime’yle oynatıp, solak Seray’ı pasör çaprazı olarak da oynatabilme şansı arasında bir git-gel yaşadığını zannediyorum… Ancak bu alternatif zenginliğini maç içerisinde taktik değişiklikler yelpazesinde yaparsa bence daha verim alabilir…
Libero Funda zaman zaman oyundan düşse de takıma mutlak katkısı var…
Tüm bu karmaşık tabloya rağmen ben Galatasaray’ın yükseleceği ve de ilerde sürprizler yapabileceği görüşündeyim… Avrupa CEV Cup’ta “Final Four” şansı tanıyorum…Tüm voleybol severlere mutlu ve başarılı bir yıl diliyorum…










