İsmi üzerinde : “Ezeli Rekabet”…
İnsan haliyle heyecanlanıyor, iyi bir maç izlemek için maça koşuyor, televizyonlarının önüne heyecanla kuruluyor..
Her maçta ben Galatasaray’dan patlama bekleyerek seyir defterimi açıyorum…
Ama Galatasaray kızları gene o bildiğimiz kızlar…
Büyük, hedef maçlarına çok iyi giren, ilk setleri çatır çatır alan, servis atan, sonrasında ise kurt kimlikleri kuzuya dönüşen kızlar bu gün de bu alışkanlıklarını bozmadılar…İlk sette çok iyi servis atan, dipdiri, etkili hücumlarla rakibinin oyununu bozan kızlar ikinci sette birden oyun disiplininden koptular, inançlarını yitirdiler, resmen Fenerbahçe Universal’e teslim oldular…
Oysa ilk sette Kim’in tutukluğu,buna karşın Galatasaraylı tüm kızların diriliği, Calderon’un yanı sıra Gökçen’in file üstündeki etkili oyunu, bunlara Lo Bianco’nun eşit pas dağıtımı ile Selime’nin, Seray’ın, Nilay’ın ve Funda’nın istekli ve hatasıza yakın net oyunu onları maça tamamen ortak olarak gösteriyordu… Calderon bu paylaşımda yorulmadan bir set bitirdi…İlk set 25-20 alan bir takımın sonraki seti, varlık gösteremeden 10-25 kaybetmesinin bir özrü olamaz ?...
Üçüncü sete iyi giren Galatasaray, 10-05 öne geçtikten sonra saman alevi gibi söndü… 25-20 Fenerbahçe lehine biten set sonrası Galatasaray, diğer derbilerde olduğu gibi beyaz bayrağı çekip teslim oldu… Son seti de güle oynaya 25-14 alan Fenerbahçe Universal puan kaybı olmadan bu virajı da kazasız döndü…Tüm bu görüntüsüne karşın, Galatasaray’ı, kim ne derse desin, ben çok iyi bir takım olarak görüyorum… Üstündeki 3 takıma da her an sürpriz yapabilecek kudretteler… Ama devamlılıkları yok !...Kızlar oyundan çarçabuk düşüyorlar ve toparlanamıyorlar… Sadece Lo Bianco ve Calderon liderliği yetmiyor… Diğerlerinin de güçlerini ortaya koymaları ve maç boyunca sürdürmeleri şart… Natalia’nın da yeterince kullanıldığı düşüncesinde değilim… Servis karşılamada, defansta ve hücumda bugün ona daha çok görev verilebilirdi..Fenerbahçe’ye gelince… Sanki maç seçiyorlar ?...
Büyük maçların takımı olarak kağıt üzerinde büyük favori oldukları maçlarda istenilen randımanı veremiyorlar… Ama kadro zenginlikleri, tecrübeleri ve soğukkanlılıklarıyla bu tür maçları kolay çevirebiliyorlar…
Kim 2. setin başından itibaren toparlandı… Naz defansı zorlandığı anlarda dilediğince oyun kuramadı, paslarında zaman zaman zorlandı…İpek görünmez kahraman… Daha da iyi olacak… Seda önceki maçlara oranla daha iyiydi… Ben çok tutuyorum… Milli takımımızın da ona çok ihtiyacı var… Sokolova çok etkili… Zor anlarda iş bitiriyor… Eda istikrar abidesi… Etkili servisleri, yerinde blokları ve seri hücumları ile belki de skora en rahat katkıda bulunan kahraman… Merve ve Nihan bugün de, üzerlerine servis atılmasına, oyundan düşürülmek istenmesine rağmen görevlerini yaptı… Yağmur şimdilik Joker olarak kullanılıyor ama bazı maçlarda görev verilirse çatır çatır oynar… Tom Logan, Kim ve Sokolova tercihi nedeniyle kenarda oturtuluyor, 2+1’in dışında kalan 4.cü yabancı Fabiana ise saha kenarından maç seyrediyor… İnsanın ister istemez içi parçalanıyor…
İnsan haliyle heyecanlanıyor, iyi bir maç izlemek için maça koşuyor, televizyonlarının önüne heyecanla kuruluyor..
Her maçta ben Galatasaray’dan patlama bekleyerek seyir defterimi açıyorum…
Ama Galatasaray kızları gene o bildiğimiz kızlar…
Büyük, hedef maçlarına çok iyi giren, ilk setleri çatır çatır alan, servis atan, sonrasında ise kurt kimlikleri kuzuya dönüşen kızlar bu gün de bu alışkanlıklarını bozmadılar…İlk sette çok iyi servis atan, dipdiri, etkili hücumlarla rakibinin oyununu bozan kızlar ikinci sette birden oyun disiplininden koptular, inançlarını yitirdiler, resmen Fenerbahçe Universal’e teslim oldular…
Oysa ilk sette Kim’in tutukluğu,buna karşın Galatasaraylı tüm kızların diriliği, Calderon’un yanı sıra Gökçen’in file üstündeki etkili oyunu, bunlara Lo Bianco’nun eşit pas dağıtımı ile Selime’nin, Seray’ın, Nilay’ın ve Funda’nın istekli ve hatasıza yakın net oyunu onları maça tamamen ortak olarak gösteriyordu… Calderon bu paylaşımda yorulmadan bir set bitirdi…İlk set 25-20 alan bir takımın sonraki seti, varlık gösteremeden 10-25 kaybetmesinin bir özrü olamaz ?...
Üçüncü sete iyi giren Galatasaray, 10-05 öne geçtikten sonra saman alevi gibi söndü… 25-20 Fenerbahçe lehine biten set sonrası Galatasaray, diğer derbilerde olduğu gibi beyaz bayrağı çekip teslim oldu… Son seti de güle oynaya 25-14 alan Fenerbahçe Universal puan kaybı olmadan bu virajı da kazasız döndü…Tüm bu görüntüsüne karşın, Galatasaray’ı, kim ne derse desin, ben çok iyi bir takım olarak görüyorum… Üstündeki 3 takıma da her an sürpriz yapabilecek kudretteler… Ama devamlılıkları yok !...Kızlar oyundan çarçabuk düşüyorlar ve toparlanamıyorlar… Sadece Lo Bianco ve Calderon liderliği yetmiyor… Diğerlerinin de güçlerini ortaya koymaları ve maç boyunca sürdürmeleri şart… Natalia’nın da yeterince kullanıldığı düşüncesinde değilim… Servis karşılamada, defansta ve hücumda bugün ona daha çok görev verilebilirdi..Fenerbahçe’ye gelince… Sanki maç seçiyorlar ?...
Büyük maçların takımı olarak kağıt üzerinde büyük favori oldukları maçlarda istenilen randımanı veremiyorlar… Ama kadro zenginlikleri, tecrübeleri ve soğukkanlılıklarıyla bu tür maçları kolay çevirebiliyorlar…
Kim 2. setin başından itibaren toparlandı… Naz defansı zorlandığı anlarda dilediğince oyun kuramadı, paslarında zaman zaman zorlandı…İpek görünmez kahraman… Daha da iyi olacak… Seda önceki maçlara oranla daha iyiydi… Ben çok tutuyorum… Milli takımımızın da ona çok ihtiyacı var… Sokolova çok etkili… Zor anlarda iş bitiriyor… Eda istikrar abidesi… Etkili servisleri, yerinde blokları ve seri hücumları ile belki de skora en rahat katkıda bulunan kahraman… Merve ve Nihan bugün de, üzerlerine servis atılmasına, oyundan düşürülmek istenmesine rağmen görevlerini yaptı… Yağmur şimdilik Joker olarak kullanılıyor ama bazı maçlarda görev verilirse çatır çatır oynar… Tom Logan, Kim ve Sokolova tercihi nedeniyle kenarda oturtuluyor, 2+1’in dışında kalan 4.cü yabancı Fabiana ise saha kenarından maç seyrediyor… İnsanın ister istemez içi parçalanıyor…










