Galatasaray HDI Sigorta, 2026 Erkekler CEV Şampiyonlar Ligi B Grubu beşinci maçında deplasmanda Belçika'nın Knack Roeselare takımına 3-2 mağlup oldu.
Galatasaray HDI Sigorta gruptaki altıncı ve son maçında 18 Şubat'ta deplasmanda Polonya'nın Bogdanka Luk Lublin takımına konuk olacak.
KNACK ROESELARE-GALATASARAY HDI SİGORTA: 3-2
SALON: Reo Arena
HAKEMLER: Wojciech Maroszek (Polonya), Maria de las Olas Machin Rodriguez (İspanya)
KNACK ROESELARE: D'hulst, Siksna, Van Elsen, Dermaux, Espeland, Coolman, Deroey (L) (Desmet, Van Hoyweghen, Haapaniemi
GALATASARAY HDI SİGORTA: Maar, Alonso, Patry, Gökçen, Ahmet, Arslan, Hasan (L), Caner (L) (Can Koç, Wright)
SETLER: 25-22, 21-25, 26-24, 23-25, 15-10
SÜRE: 122 dakika











Patry neden bu kadar blokta kaldı ilginc.Arslanda iyi pas atamadi ama yinede bu kadar blokta kalması saçma.Bu kadar blokta kalıpta herkesin defans toplarinda ona atmasi akıl alır gibi değil.Normalde öyle toplar 4 e atılır sen sürekli blokta kalan oyuncuya atıyorsun özellikle 5. Sette patrynin sürekli blokta kalmasida ne bilim anlaşılması zor.Son olarak GS taraftarı sanki futbol seyrediyor gibi tezahürati.voleybola yakışmıyor.Dogru bulmuyorum ama maçın sonunda alonsonun taraftarina yaptığı hoş değildi.Ne yaşandı da bu kadar gerginlik oldu bilmiyorum ama sen taraftara o şekilde davranamazsin.Bu duruma roeselere resmen güldü dalga geçti.Gercektende utanç vericiydi o gülüsmeler oyuncuların.Zaten şampiyon olmuş gibi abartılı sevindiler.Şuda bir gercekki roeselera taraftari gerçek voleybol taraftarı gibi destekledi.Ama oyuncularinin son yaptıklarıda hos değil hatta resmen kışkırtıcıydı.
Aslında bu maç arslan bizim milli takım başındayken neden başarısız olduğumuzun en büyük kanıtı.Gs zaten anlamaması normal.Sen 2. Sette arslani çıkartıp wright alıyorsun ve onun sayesinde seti alıyorsun daha niye onla devam etmiyorsun.3.set GS alması gerekirken arslanin kötü paslari ve saçma tercihleri yüzünden gitti.4. sette gidiyordu aslında bir ara wright girdi ciktida öyle kazanıldı.Ama neden 3. Sette wrigt girmedi oyuna o sözde koça sormalilar.5. sette dermaux etkili servis atıyor görüyorsun fark açılınca müdahale ediyor.Bu nasıl bir saçmalık.Bu koç gerçekten diplomasi var mi arastirilsin.Gs bunları nerden buluyorki.Yapamiyorsan git ya futbolla devam et sadece.Karsi tarafın koçu 5. Sette Ahmet Ace aldı diye hemen mola alıyor, GS daki sözde koç fark açılınca takım oyundan düşünce.İnanilir gibi değil.Artik şu ulaş ,arslan gibi emekliliği gelmiş oyuncular bıraksın ya.Yeter.Sogutmayin adamı bu spordan.Roeselera genç oyuncular nasıl kullandı blokları ders olsun tüm yerli oyuncularimiza
Ben de dışarıda uzun süre kalmış bir "gurbetçiydim", elbette gurbetçilerin hepsi - hatta çoğu - böyle değil. Çok farklı Türk kategorileri var oradaki Türkler arasında, Türkiye'de olduğu gibi. Bu en alt (sosyo-kültürel "alt", ekonomik değil) kesim, içinden apaçiler çıkaranlar yani, futbol ve karateden-kick-bokstan başka şeyle ilgilenmez. Ama fanatiği oldukları renk voleybol takımıyla da gelse doluşabiliyorlar böyle. Fenerbahçe örneğin yurtdışındaki taraftar kitlesini derneklerle çok başarılı kontrol ediyor. Dernek insiyatifi olmazsa ağalar-reisler olur, böyle olur.
Halbuki voleybolumuzun Türkiye'de böyle bir derdi yok gibi. TVF ezelden beri holiganizmi branşa yaklaştırmamakta çok titiz. Büyükdere ve Karadenizereğlisi gibi iki şampiyon da, 90 yıllık şubesi olan git-gel asansör takım Beşiktaş da erkek voleybolu kapattılar, holiganlarının yaptıklarının ağır maddi yaptırımlarıyla başa çıkamadıkları veya çıkamayacakları için. TBF örneğin titiz olmak bir yana, çok eyyamcı, holiganlı kulüplerin bunları salona sokmalarını, cezalar verse de dolaylı olarak pohpohluyor, eski hakem ve oyuncuların basketbol medyasında Bursaspor-Trabzonspor türünden takımların lige çıkışı ve galibiyetlerini övgülere boğmalarından anlayabilirsiniz. GS, BJK, KSK gibi takımların salonlarındaki taşkınlıklar da yıllardır sürer. Ne var ki bu Avrupa'da apaçi talihsizliği basketbolun değil voleybolun başına patladı, voleybolumuz rezil oldu, hiç de haketmemişti. Türk voleybolunun tamamen yabancı olduğu bir kepazelik yaşandı.
Oysa şu güne dek CEV camiası (ve FIVB) içinde Türk voleyboluna erkeklerde ve kadınlarda büyük saygı ve hatta kısmen sempati oluşturmuştuk, uzun yılların kollektif emekleriyle, oya gibi işlercesine. Kuşaklar hayatlarını verdi bu yolda. İnanın şimdi çoğu buhar oldu. Rezil olduk. Bu görüntü uzun yıllar akıllardan çıkmayacak. O davarlar o çatapatlarla ne büyük bir katliam yaptıklarını kavrayacak bir minimal zekaya dahi sahip değiller. Olsalardı, çatapatı tribüne geri atan ve kendilerine kızan kendi oyuncuları Alonso'yu yuhalamazlardı. Alonso o anda her Türk voleybolseverinin duygusunu sergiledi. Gerçek voleybol ülkesi Belçika'nın ise salonu her yaştan seyirciyle doldurması, kız çocuklarını ponpon mayolarıyla kenara dizip dans ettirmesi gibi salonu düğün yerine çeviren imrendirici ve sempatik coşkusu karşısında bu davarlarımızla daha da bir ezildik. Uygarlıkla yamyamlık karşı karşıyaydı sanki. Ne Türkiye bu, ne de daha dünün Afrika sömürgecisi ve katili Belçika bu, bu görüntü kahredici.
Maç hakkında yazmaktan vazgeçtim, tadım öyle bir kaçtı ki. GS isterse ŞL şampiyonu olsun veya grup sonuncusu, hiç önemli değil bu durumda. Tribündeki "Türk" apaçileri zaten Belçikalı kamereman ve rejisi sık sık uzun süreler gösteriyordu, yiyecekleri haltı biliyormuşcasına. Her ülke gibi Belçika'nın da hooliganları vardır, ama onları voleybol maçında görmemişlerdir, herhalde onun için hayretle "yakından takibe aldılar".Aralarındaki amigolar bir saniye salona dönüp de maça bakmıyordu, güruhun içinde üstünü soyanlar da vardı. Fanatiği oldukları kulüp (takım demiyorum çünkü hayatlarında ilk kez voleybol seyrediyorlardı) alamıyacağı bir maçta beşinci sette teslim bayrağını çekmiş, sen aldığın bir puanı ganimetten say, nerdeee ? Bir puanı bile bilmez bunlar aslında, voleybola o kadar uzaklar. Zaten maç içinde her zamanki gibi saçmalayıp sinirlerimizi test eden trt sunucusu da patlayıcılar atıldıktan sonra "GS taraftarı da üzgün tabii ki" diye çok bayağı bir savunmaya girişti.