Maç öncesi, CEV Cup 3. tur 1. maçında Belçika ekibi Asterix Kieldrecht karşısında, takımımızdan herkes gibi bende çok rahat bir galibiyet bekliyordum… Ancak Asterix Kieldrecht’in 2 yıl önce takımımızı 3-2 yenerek “Final Four”da bizi finalden ettiğini de biliyordum ama Lo Bianco ve Calderon farkı bu konuda az da olsa o zamandan üzerimize yapışan endişelerimizi kovuyordu…Maç başladığında da gördüğümüz, 2 ekip arasında çok büyük bir farkın olduğuydu…İlk sete iyice giren Galatasaray rakibini, farklı tuttuğu skorda yanına yaklaştırmadı… 25-172.ci sette de üstünlük bizdeydi ama maçın başından itibaren yolunda gitmeyen şeyler vardı… İyi servis atamadık… Basit hücumlara tek bir blok bile yapamadık… Kolay servislerimizi rakibimiz fırsat bilerek ortadan seri hücumlarını fazla kullanarak değerlendirdi... 2.ci seti de 25-21 kazandık…3.sette ilk teknik molaya 8-7 önde giren takımımız bu ara, Lo Bianco’nun kaçırdığı servis ve rakibinin “Ace” sayısıyla ilk kez 8-9’da geriye düştü… 15-11’lik avantajı da kullanamayan takımımız 16-16’da tekrar yakalandı…
Asterix’in varını yoğunu ortaya koyması ve çok iyi defans yaparak, etkili servis atarak direnmesi hatta kafa tutmasıyla ortaya çıkan, skorlarda 17-17, 18-18, 19-19, 22-22’lik çekişme sonrası rakip takımın bloğumuzu ve defansımızı maç boyunca çatır çatır geçen skoreri Jolien geri alan hücumuyla 23-22 öne bile geçirdi…
Köşeye çok fazla uzatılan topa yaptıkları plasenin antene değmesi önce tekrar eşitliği getirdi… Sonrasında da o ana kadar hiç oyuncu değişikliği hakkını kullanmamış olan Nesiç, sürpriz bir “Oyuncu değişikliği”ne giderek, servise gelen, etkili servis kullanan ve geri alan hücumlarıyla büyük katkı sağlayan Calderon’un yerine Gamze’yi servise aldı… Bu cesur değişikliğinin riski gerçekten çok büyüktü… Allahtan Gamze bu zor görevi başarıyla kullandı ve attığı 2 servisle son setin alınmasında rol oynadı, Calderon’a da gerek kalmadı… Şayet Gamze o servislerden birini kaçırsaydı ve de set verilseydi Nesic çok topa tutulurdu…
25-23’lük setle maç 3-0 kazanıldı ama bu kadar dağınık ve bol hatalı oyun niye yalan söyleyeyim ümit vermedi… Takımımızın önceki maçlardaki iniş çıkışlarını, parlayıp sönmelerini de düşününce insan hep diken üzerinde maçlarını seyrediyor…Nesic’in maça, kimlerle ve hangi dizilişle başlayacağı merak ediliyordu… Gerçi Seray’sız bir alternatif vardı düşüncelerimiz arasında ama bu durumda pasör çaprazı Caderon mu, Selime mi, yolsa Natalia mı olacaktı ?...
Nesic “Selime” dedi…Maçın ilginç yanlarından biri Calderon’a, Asterix Kieldrecht bloklarının tam 5 kez “Dur” diyerek sayı almasıydı…
Lo Bianco’nun Gökçen’den her zamankinden daha fazla çalışması, Gökçen’in de bu pasları değerlendirerek oyun kurucusunu mahcup etmemesi kayda değer bir diğer ayrıntıydı...Calderon ve Lo Bianco Galatasaray için büyük şans… Calderon maçın en skoreriydi (20)… Natalia’nın ilerde daha katkı sağlayacağını düşünüyorum… Gökçen çok iyiye gidiyor… Selime de… Sladyana’nın maç eksikliği var… Seray ve Nilay her an hazır kıta… Funda çok iyi bir libero… Bu maçı sadece 2 servis karşılama hatası ile bitirdi… (2.ci sette durum 8-8 iken ve 3.cü sette durum 16-14 iken servisi karşılayamadı…) Hele hele gene 3.cü sette durum 15-12 iken çıkardığı enfes top büyük alkış aldı…Asterix Kieldrecht ’e gelince… Alt yapısından yetiştirdiği 18-19 yaş ortalamasıyla genç bir takım… Ancak “fondamantal”ini çok iyi buldum… Mücadeleci, cesurlar... Basit ve garanti oynuyorlar… Bu takımı asla küçümsememek gerek… Özellikle rövanşta arkalarına alacakları seyircileriyle takımımızın hatalarını kollayacaklar…
3-2 bile kazanmaları onlara “Altın set” oynama avantajı elde etmeleri için yetecektir… Bu maçta 18 sayıyla oynayan, en iyi oyuncuları Jolien’i bir türlü durduramadık ?... Nesic de bu oyuncuyu küçümsemiş olacak ki karşısında hep blok gücü kısıtlı Lo Bianco ile oynamakta ısrar etti, dizilişte 2.ci ve 3.cü setlerde değişiklik yapmadı… Bundan sonraki rakipler karşısında hiç olmazsa, her set bir kez de olsa ön pozisyonda Lo Bianco’nun yerine bir blokçu kullanılması düşünülmeli ?…18 Ocak’taki rövanş maçına aman dikkat ?...
Ben çok büyük bir aksilik olmadığı takdirde takımımızın Belçika’da da galip gelerek turu atlayacağını, sonrasında ise İsviçre takımı Sagres Neuchatel’i elemesini beklediğim Yunan AEK Athens ile oynayacağımız maçlarda da üstünlük kurup “Final Four” vizesi alacağımızdan eminim…
Asterix’in varını yoğunu ortaya koyması ve çok iyi defans yaparak, etkili servis atarak direnmesi hatta kafa tutmasıyla ortaya çıkan, skorlarda 17-17, 18-18, 19-19, 22-22’lik çekişme sonrası rakip takımın bloğumuzu ve defansımızı maç boyunca çatır çatır geçen skoreri Jolien geri alan hücumuyla 23-22 öne bile geçirdi…
Köşeye çok fazla uzatılan topa yaptıkları plasenin antene değmesi önce tekrar eşitliği getirdi… Sonrasında da o ana kadar hiç oyuncu değişikliği hakkını kullanmamış olan Nesiç, sürpriz bir “Oyuncu değişikliği”ne giderek, servise gelen, etkili servis kullanan ve geri alan hücumlarıyla büyük katkı sağlayan Calderon’un yerine Gamze’yi servise aldı… Bu cesur değişikliğinin riski gerçekten çok büyüktü… Allahtan Gamze bu zor görevi başarıyla kullandı ve attığı 2 servisle son setin alınmasında rol oynadı, Calderon’a da gerek kalmadı… Şayet Gamze o servislerden birini kaçırsaydı ve de set verilseydi Nesic çok topa tutulurdu…
25-23’lük setle maç 3-0 kazanıldı ama bu kadar dağınık ve bol hatalı oyun niye yalan söyleyeyim ümit vermedi… Takımımızın önceki maçlardaki iniş çıkışlarını, parlayıp sönmelerini de düşününce insan hep diken üzerinde maçlarını seyrediyor…Nesic’in maça, kimlerle ve hangi dizilişle başlayacağı merak ediliyordu… Gerçi Seray’sız bir alternatif vardı düşüncelerimiz arasında ama bu durumda pasör çaprazı Caderon mu, Selime mi, yolsa Natalia mı olacaktı ?...
Nesic “Selime” dedi…Maçın ilginç yanlarından biri Calderon’a, Asterix Kieldrecht bloklarının tam 5 kez “Dur” diyerek sayı almasıydı…
Lo Bianco’nun Gökçen’den her zamankinden daha fazla çalışması, Gökçen’in de bu pasları değerlendirerek oyun kurucusunu mahcup etmemesi kayda değer bir diğer ayrıntıydı...Calderon ve Lo Bianco Galatasaray için büyük şans… Calderon maçın en skoreriydi (20)… Natalia’nın ilerde daha katkı sağlayacağını düşünüyorum… Gökçen çok iyiye gidiyor… Selime de… Sladyana’nın maç eksikliği var… Seray ve Nilay her an hazır kıta… Funda çok iyi bir libero… Bu maçı sadece 2 servis karşılama hatası ile bitirdi… (2.ci sette durum 8-8 iken ve 3.cü sette durum 16-14 iken servisi karşılayamadı…) Hele hele gene 3.cü sette durum 15-12 iken çıkardığı enfes top büyük alkış aldı…Asterix Kieldrecht ’e gelince… Alt yapısından yetiştirdiği 18-19 yaş ortalamasıyla genç bir takım… Ancak “fondamantal”ini çok iyi buldum… Mücadeleci, cesurlar... Basit ve garanti oynuyorlar… Bu takımı asla küçümsememek gerek… Özellikle rövanşta arkalarına alacakları seyircileriyle takımımızın hatalarını kollayacaklar…
3-2 bile kazanmaları onlara “Altın set” oynama avantajı elde etmeleri için yetecektir… Bu maçta 18 sayıyla oynayan, en iyi oyuncuları Jolien’i bir türlü durduramadık ?... Nesic de bu oyuncuyu küçümsemiş olacak ki karşısında hep blok gücü kısıtlı Lo Bianco ile oynamakta ısrar etti, dizilişte 2.ci ve 3.cü setlerde değişiklik yapmadı… Bundan sonraki rakipler karşısında hiç olmazsa, her set bir kez de olsa ön pozisyonda Lo Bianco’nun yerine bir blokçu kullanılması düşünülmeli ?…18 Ocak’taki rövanş maçına aman dikkat ?...
Ben çok büyük bir aksilik olmadığı takdirde takımımızın Belçika’da da galip gelerek turu atlayacağını, sonrasında ise İsviçre takımı Sagres Neuchatel’i elemesini beklediğim Yunan AEK Athens ile oynayacağımız maçlarda da üstünlük kurup “Final Four” vizesi alacağımızdan eminim…







