HAKEM ŞİKAYETLERİ GENE ARTTI… Hepimizin bildiği gibi voleybolumuz daha ivme kazanmadan hakemlerimiz dünya zirvelerinde düdük çalarak bizleri büyük başarılarla temsil ediyor, göğsümüzü kabartıyor, onurlandırıyorlardı… Bu başarı artarak bu günlere kadar geldi…Ancak liglerimizde sık sık hakem şikayetleri gündemde yer alır oldu… Özellikle MHK Başkanı’nın başını çektiği huzursuzluk had safhaya ulaştı… İçlerinde çok çalışkan ve başarılı birkaç isim dışında benim de gözlemlediğim bu talihsiz tırmanış Türk Voleybol Hakemlik Müessesesi’ni oldukça yıpratmaktadır… GALATASARAY YURTİÇİ KARGO – FENERBAHÇE GRUNDİG MAÇI… Bu hafta seyrettiğim Galatasaray Yurtiçi Kargo – Fenerbahçe Grundig maçını yöneten kızımız Nurperi Özbar’ı başarısız ve yetersiz buldum… Maç öncesi küfür etmeye başlayan Galatasaray’ın voleybol salonlarına yakışmayan bir kısım seyircisi, maç sırasında ağza alınmayacak küfürlerini ve sloganlarını hiç eksik etmemekle kalmadı, sahaya eline ne geçerse gene fırlattı… Hatta bayramlarda sokak aralarında çocukların patlattığı ve dışarıda bile büyük gürültü çıkaran “Torpil” denen nesne bile denendi !... Tabii ki bu atmosferde en çok zorlanan maçın baş hakemidir ?... Nurperi Özbar maçı durdurdu, hatta tatil etme yoluna bile gitmeyi düşündü… Oyun 20 küsur dakika durdu… Bu sırada Özbar seyircilerin salondan çıkarılmalarını istedi… Polis ve Güvenlik görevlileri için zor bir görev ve süreç bu tip istekler… Aslında o duruma gelene kadar onların vazife yapıp, daldan elma koparır gibi tek tek o aykırı seyirci müsveddelerini salondan ayıklamaktı ama onlar maç seyretmeyi, suya sabuna dokunmamayı yeğliyorlar…Nurperi Özpar asla bu maçın hakemi değildi… Elden giden topları göremedi… Dahiller hariçler birbirine karıştı… Tekrarlanan ralliler oldu…MHK bu maça daha önem verip, maçı ve atmosferi kaldırabilecek bir hakemimizi atayabilir, maçın çok daha sağlıklı oynanmasını sağlayabilir, Nurperi kızımızı da bu denli yıpratmayabilirdi ?... Hele hele, en kıdemli ve formda, bu maçlarda tartışmasız ilk akla gelen üst düzeyde hakemlerimizden İlhami Şenyurt, Cihat Fırıncıoğlu tribündeyken ?... Maç sıkıntılar içinde, küfürlerle, sahaya atılan yabancı maddelerle kazasız belasız bitti… Ama her zaman bu kadar şanslı (!) olunmayabilir ?... Burada üzerinde durulacak 2 önemli husus var !... Birincisi, bu tip seyirciyi salonlara almamak, içeri süzenleri de armut gibi toplayarak, en azından bir gece nezarette ağırlamak ?... Aynı zamanda da fişlemek ?... Yani güvenlik zafiyetinin önüne geçmek !... İkinci husus da, Hakem atamalarını düzgün yapmak !... Yani MHK’nın titizlik göstermesi ?... İşin en düşündürücü tarafı, koca ligler 8-10 hakemin sırtında oynanıyor… MHK’ya bakarsanız hakem çok ?... Ha bire Hakem Kursu açılıyor ?... Kardeşim, kurs açmak, ellerine Hakem lisansı vermek çözüm mü ?... Kaç hakem yetiştirebiliyorsun, bana ondan bahset Aydın Öztürk ?... Bu soruma cevap ver, açıklık getir ?... NİLÜFER BELEDİYESİ – YEŞİLYURT MAÇI : Gelelim, haftaya damgasını vuran, sakinliği ve beyefendiliğiyle tanıdığımız Yeşilyurt Spor Kulübü Başkanı Levent Gökçe’yi çileden çıkaran, Nilüfer Belediyesi – Yeşilyurt maçına… Orada değildim, televizyonun da vermemesi dolayısıyla izleme şansım olmadı… Bu yüzden kişisel yorumumu yapmam tabii ki imkansız… Ancak görüşlerine saygı duyduğum, voleybolumuzun içinden 2 kişinin yorum ve iddiaları da eklenince yazının bu bölümlerini de yazmam kaçınılmaz oldu… Başkan Levent Gökçe’nin ithamı çok sert… Gökçe adı geçen maçta hakemleri taraf tutmakla, daha da ileri giderek puanlarını çalmakla suçladı…Bu güne kadar maçlarında sıkça hakem hataları ile karşılaştıklarını, hakemler de insandır, hata yapma hakları vardır diye düşündüklerini, ancak Bursa’daki maçlarında bardağın taştığını, hakemlerin hatalı değil kasti davranışlarda bulunduklarının su götürmez bir gerçek olduğunu açıkça gördüklerini vurgulayan Gökçe, takımlar, oyuncular nasıl en ufak meselelerde ceza alıyorlarsa hata yapan hakemlerin de ceza almalarının gerekliliğini savundu, aksi halde adil maç yöneten hakemlerimize büyük haksızlık yapılmış olacağının altını çizdi…
Maçın İzmirli file hakeminin maçtan sonra Nilüfer Belediyesi oyuncularına tebrik işaretleri yapması ve sırtlarını sıvazlamasının ne anlama geldiğini soran Gökçe, maçın baş hakemi Bayram Dikmentepe ve yardımcısı Arzu Emiroğlu’na “İçiniz rahat mı ?...” diye sordu…Maçı seyreden bir dostum, Levent Gökçe’nin isyanında haklı olduğunu, Uluslar arası hakemimiz Bayram Dikmentepe’nin taraf tutmuş olmasına inanmamakla, Nilüfer Belediyesi lehine yanlı değil, yanlış kararlar verdiğini, maçtan sonra ise yardımcı hakem Arzu Emiroğlu’nun, Nilüfer Belediyesi oyuncularına tarafgir değil, sadece insancıl olarak, bir abla sevgisiyle söz konusu hareketleri yaptığını bizzat gördüğünü ifade etti…Bir diğer kıymetli dostum ise, olay olmayacak kadar küçük meselelerin bu kadar büyük boyuta taşınmasının her iki takımında çok sancı yarattığını, iki takımın da acil puan ihtiyacı olduğunu dile getirdi… Maçın kırılma noktasının, 2’den, pasöründen gelen topla hücum eden Yeşilyurtlu 14 no’lu Emilia Nikolova’nın Nilüfer’in bloktan saha dışına düşen topunun Emilia nın at kuyruklu saçlarına değip düştüğünü, maçın ve oyunun bundan sonra dışarıdan da gelen bir iki tahrikle şeklini değiştiğini, Yeşilyurtlu voleybolcuların bolca itiraz ettiğini sonrasında da hakeme sert sert baktıklarını, buna rağmen maçı yöneten hakem Bayram Dikmentepe’nin çok sabırlı davranarak oyuncuları sakinleştirme yönünü seçtiğini, maç bitiminde de Yeşilyurtlu idarecilerin hakem masasına yürüyerek, çok kötü laflarla hakaret ettiklerini ve böylelikle maça gölge düşürdüklerini, tüm yaşananların bundan ibaret olduğunu, yani bu kadar abartılacak bir şey yaşanmadığını iddia ederek benimle paylaştı… Tabii böyle huzursuzluklarla karşılaşmak insanı üzüyor… Yukarıdaki, iki değer verdiğim dostumun ifade ve yorumları böyle…Yukarıdaki fotoğrafta söz konusu maçın hakem kadrosu ve gözlemcisi maç öncesi bir arada… Hiçbiri akrabam, dostum, tüccar arkadaşım değil ?... Ancak tümünü tanıyorum… Hepsi de kıymetli voleybol hakemleri…Hiçbiri maç satacak kadar onur zafiyeti taşıyacak hakem değil…Sayın Başkan Levent Gökçe’nin bu ifadesine kusura bakmasın katılmıyorum !... Kapasite eksikliği görüşü de kabul edebileceğim bir yorum değil ?... Geriye 2 olasılık kalıyor… Sayın Başkanın da ifade ettiği gibi, hakemler de insandır, hata yapma hakları vardır, yanlış, hatalı karar / kararlar verilmiş olabilir ?... Sonuç olarak, gitgide büyüyen ve ekonomik açıdan oldukça zorlaşan liglerimizde bazen bir yanlış düdük koca bir sezona, verilen maddi manevi emeğin heba olmasına sebebiyet verebiliyor…Bu yüzden MHK’nın sorumluluğu büyük !... Hakemlerimizin de…Bu tip nahoş olaylarla karşılaşmamak en büyük dileğimiz… Ancak anlattıklarımız bazılarının bir kulağından girip, öbür kulağından çıkmamak kaydıyla tabii ?...
Maçın İzmirli file hakeminin maçtan sonra Nilüfer Belediyesi oyuncularına tebrik işaretleri yapması ve sırtlarını sıvazlamasının ne anlama geldiğini soran Gökçe, maçın baş hakemi Bayram Dikmentepe ve yardımcısı Arzu Emiroğlu’na “İçiniz rahat mı ?...” diye sordu…Maçı seyreden bir dostum, Levent Gökçe’nin isyanında haklı olduğunu, Uluslar arası hakemimiz Bayram Dikmentepe’nin taraf tutmuş olmasına inanmamakla, Nilüfer Belediyesi lehine yanlı değil, yanlış kararlar verdiğini, maçtan sonra ise yardımcı hakem Arzu Emiroğlu’nun, Nilüfer Belediyesi oyuncularına tarafgir değil, sadece insancıl olarak, bir abla sevgisiyle söz konusu hareketleri yaptığını bizzat gördüğünü ifade etti…Bir diğer kıymetli dostum ise, olay olmayacak kadar küçük meselelerin bu kadar büyük boyuta taşınmasının her iki takımında çok sancı yarattığını, iki takımın da acil puan ihtiyacı olduğunu dile getirdi… Maçın kırılma noktasının, 2’den, pasöründen gelen topla hücum eden Yeşilyurtlu 14 no’lu Emilia Nikolova’nın Nilüfer’in bloktan saha dışına düşen topunun Emilia nın at kuyruklu saçlarına değip düştüğünü, maçın ve oyunun bundan sonra dışarıdan da gelen bir iki tahrikle şeklini değiştiğini, Yeşilyurtlu voleybolcuların bolca itiraz ettiğini sonrasında da hakeme sert sert baktıklarını, buna rağmen maçı yöneten hakem Bayram Dikmentepe’nin çok sabırlı davranarak oyuncuları sakinleştirme yönünü seçtiğini, maç bitiminde de Yeşilyurtlu idarecilerin hakem masasına yürüyerek, çok kötü laflarla hakaret ettiklerini ve böylelikle maça gölge düşürdüklerini, tüm yaşananların bundan ibaret olduğunu, yani bu kadar abartılacak bir şey yaşanmadığını iddia ederek benimle paylaştı… Tabii böyle huzursuzluklarla karşılaşmak insanı üzüyor… Yukarıdaki, iki değer verdiğim dostumun ifade ve yorumları böyle…Yukarıdaki fotoğrafta söz konusu maçın hakem kadrosu ve gözlemcisi maç öncesi bir arada… Hiçbiri akrabam, dostum, tüccar arkadaşım değil ?... Ancak tümünü tanıyorum… Hepsi de kıymetli voleybol hakemleri…Hiçbiri maç satacak kadar onur zafiyeti taşıyacak hakem değil…Sayın Başkan Levent Gökçe’nin bu ifadesine kusura bakmasın katılmıyorum !... Kapasite eksikliği görüşü de kabul edebileceğim bir yorum değil ?... Geriye 2 olasılık kalıyor… Sayın Başkanın da ifade ettiği gibi, hakemler de insandır, hata yapma hakları vardır, yanlış, hatalı karar / kararlar verilmiş olabilir ?... Sonuç olarak, gitgide büyüyen ve ekonomik açıdan oldukça zorlaşan liglerimizde bazen bir yanlış düdük koca bir sezona, verilen maddi manevi emeğin heba olmasına sebebiyet verebiliyor…Bu yüzden MHK’nın sorumluluğu büyük !... Hakemlerimizin de…Bu tip nahoş olaylarla karşılaşmamak en büyük dileğimiz… Ancak anlattıklarımız bazılarının bir kulağından girip, öbür kulağından çıkmamak kaydıyla tabii ?...









