HALKIMIZLA GURUR DUYDUK...Ankara'da Başkent Voleybol salonunda cumartesi ve pazar günleri yapılan 2014 DENİZBANK CEV VOLEYBOL ŞAMPİYONLAR LİGİ ERKEKLER FINAL FOUR'da ülkemizi başarıyla temsil eden takımımız HALKBANK muhteşem finalde kuvvetli rakibi Rusya Şampiyonu BELOGORIE BELGOROD'a 3-1 yenilerek Avrupa 2.si oldu...Rakibimizin 2 çok yüksek orta oyuncusu Muserskiy ve Bogomolov'u durdurma önlemleri alma, bunun için de çok etkili servis atma düşüncsiyle yola çıkan takımımız, bu oyuncuların yanı sıra bugün muhteşem oynayan köşe smaçörleri Tetyukhin ve pasör çaprazları Groser'i maçın büyük kısmında durduramayınca bocaladı, zaman zaman mücadeleden düştü...Etkili servis kullanma taktiği (Ki doğrusu da buydu...) ile çok servis kaçıran ve dünkü servis karşılama ve defanstaki başarısından da uzakta kalan takımımız gene de rakibine karşı dişe diş bir mücadele ortaya koydu...Maçın kader anları 4. sette 22-17 öne geçtiğimiz skordan itibaren yaşandı... Maç boyunca olduğu gibi taktiğini kısa pasörümüz üzerinden köşeye seri yatırılan yüksek paslarla uygulayan rakibimiz, o anlarda sanki tutulan, çaresiz kalan, oyuna yüksek bir blokör sokarak bu hava hattı koridorunu (!) kapatamayan, üstüne üstlük mola almakta da geciken, bu güne kadar kalitesini kabul ettirmiş, başarılarla dolu örnek bir kariyere sahip bir koç olan Bulgar Radostin Stoytchev yüzünden tarafımızdan arka arkaya ikram edilen benzer sayılarla bir anda skorborttaki hanesinde ummadığı 6 sayıyı birden gördü, 23-22 öne geçti, 24-23 ve 25-24'te attığı 2 maç servisini kazanıp, durumu eşitlesek te 3.süne maalesef boyun eğdik !...Takımımızda görev verilen tüm oyuncular başarılı grafikler çizdiler... Müthiş mücadele verdiler... Maç 2-2 olsaydı 5. set ne olurdu bilemem ama en azından % 50 kazanma şansımızın olacağı tartışmasızdı...Ne olursa olsun bu olumsuzluğa rağmen takımımızın Avrupa'nın en iyi 2. erkek takımı olması takdirle karşılanmalı ve de alkışlanmalıdır...Halkbank yönetimi ve Federasyonumuz birlikte kusursuza yakın, müthiş bir organizasyona imza attılar... Özellikle biz, voleybol basını emekçilerine Halkbank'ın değerli yöneticilerinin gösterdikleri ev sahipliği, misafirperverlik, ikram yoğunluğu ve kalitesi için gerçekten teşekkür ederim... Saygım gereği diğer arkadaşlarım adına konuşmasam da onların da memnuniyetlerini biliyorum...Denizbank'a da minnet borçluyuz... Voleybola verdikleri candan desteği sürdürmelerini bekliyoruz...Yaşadığım bir olumsuzluğun kahramanı Federasyon Başkanı Özkan Mutlugil'di... Adamcağız kendisini zaman zaman tenkit etmamden olacak, beni gördüğü zaman yüzü alabora (!) oluyor... Uzağında olsam da ?... Bunu çok açık seziyorum... Keyfimi bozmamak için şimdilik susuyor, içime atıyorum... Bir gün 2 kelime veya gerekirse fazlasını etme zamanı gelecek elbet ?... Şunu bilmelidir ki, ne kadar saygı gösterirse, o kadar karşılık alır ?... Pire için deve yakmam... Ben Türk voleybolunun daima destekçisiyim, ama yanlışları göz ardı etmem, huyum kurusun, konuşmaktan ve yazmaktan da çekinmem... Beni tanıyan herkes bu tarafımı iyi bilir ?...
Hazır Federasyondan söz etmişken bir ricamı tekrarlıyorum... Aşağıda bizlerin hizmet verdiği bölümde sadece birer erkek ve bayan tuvalet modülü var ?... Ayıptır söylemesi, 2 kez Bayanlar tuvaletini kullanmak zorunda kaldım, bir Çinli gazeteciye de yol gösterdim ?... Ancak ne üzücüdür ki zavallı hacetini ona formül yaratırken halletmişti ?... Çok mu zor ilaveler yapmak ?... Birçok arkdaşımın da aynı sorunla tanıştığını (!) biliyorum..Ankara seyircisi gene muhteşemdi... Salonda 700-800'ü konuk, (Rus ve Polonyalı) yaklaşık 3500 kişi vardı... Salon tam dolmadı, yaklaşık dörtte biri boş kaldı... Bana gelen 16 mesajda bilet fiyatlarının pahalı olmasından yakınmalar vardı... 4 Maç 75 lira yurt dışıyla kıyaslandığında az bile olduğunu söyleyenler de çıkmadı değil ?... Ancak özellikle bu ekonomik darboğazda öğrenci ve memur kitlenin seviyeli yakarışına da boş vermemek gerekir düşüncesindeyim ?...Başlığı atarken 2 şey düşündüm...
Birincisi, uyanan, kenetlenen aydın halkımı da sanki ifade ediyor ?... İkincisi de sporun erdemi içinde ve başarı yüksekliklerinde takımlar firmalarının üzerine çıkıyor...
“Eczacıbaşı” denildiğinde kaçınızda ilaç fabrikası düşüncesi / imajı öne çıkıyor ?... Bugün aynı soruyu “Halkbank”, “Vakıfbank” için de sorabilirim ?... Daha çok örnek verebilirim ?...Yakında tüm Ankara notlarımı köşemde çok geniş paylaşacağım...
Perşembe Bursa'da olacağım...
Canım İskender yemek istedi... Üzerine de kestane şekeri iyi gider ?...
Şaka bir yana güzel insanlarla buluşmaya gidiyorum... İşin içinde azıcık da iş meselesi yok değil ?... Sizden mi saklayacağım ?...
Hazır Federasyondan söz etmişken bir ricamı tekrarlıyorum... Aşağıda bizlerin hizmet verdiği bölümde sadece birer erkek ve bayan tuvalet modülü var ?... Ayıptır söylemesi, 2 kez Bayanlar tuvaletini kullanmak zorunda kaldım, bir Çinli gazeteciye de yol gösterdim ?... Ancak ne üzücüdür ki zavallı hacetini ona formül yaratırken halletmişti ?... Çok mu zor ilaveler yapmak ?... Birçok arkdaşımın da aynı sorunla tanıştığını (!) biliyorum..Ankara seyircisi gene muhteşemdi... Salonda 700-800'ü konuk, (Rus ve Polonyalı) yaklaşık 3500 kişi vardı... Salon tam dolmadı, yaklaşık dörtte biri boş kaldı... Bana gelen 16 mesajda bilet fiyatlarının pahalı olmasından yakınmalar vardı... 4 Maç 75 lira yurt dışıyla kıyaslandığında az bile olduğunu söyleyenler de çıkmadı değil ?... Ancak özellikle bu ekonomik darboğazda öğrenci ve memur kitlenin seviyeli yakarışına da boş vermemek gerekir düşüncesindeyim ?...Başlığı atarken 2 şey düşündüm...
Birincisi, uyanan, kenetlenen aydın halkımı da sanki ifade ediyor ?... İkincisi de sporun erdemi içinde ve başarı yüksekliklerinde takımlar firmalarının üzerine çıkıyor...
“Eczacıbaşı” denildiğinde kaçınızda ilaç fabrikası düşüncesi / imajı öne çıkıyor ?... Bugün aynı soruyu “Halkbank”, “Vakıfbank” için de sorabilirim ?... Daha çok örnek verebilirim ?...Yakında tüm Ankara notlarımı köşemde çok geniş paylaşacağım...
Perşembe Bursa'da olacağım...
Canım İskender yemek istedi... Üzerine de kestane şekeri iyi gider ?...
Şaka bir yana güzel insanlarla buluşmaya gidiyorum... İşin içinde azıcık da iş meselesi yok değil ?... Sizden mi saklayacağım ?...









