Amatör branşlara yıllardır ciddi yatırımlar yapan ve bugün 2 binin üzerinde lisanslı sporcuyu bünyesinde barındıran Fenerbahçe’de isyan var. Bu isyan özellikle de voleybol federasyonuna karşı. Gerekçeleri de dev bütçelere sahip devlet bankalarının kendileri ile aynı kulvarda yarışmalarına federasyon tarafından olanak tanınması.
Örneğin Halkbank ve Vakıfbank. Erkek voleybolda Halkbank şampiyon oldu. Kadın voleybolda ise Vakıfbank, Fenerbahçe ile finalde. İki devlet bankası büyük paralar harcıyorlar. Halkbank’ın bütçesinin 22 milyon lira olduğu konuşuluyor. Diğer kulüplerin kat be kat üzerinde. Fenerbahçe, “Devlet bankalarının liglerde ne işi var? Gitsinler Beşiktaş’a, Galatasaray’a, Fenerbahçe’ye, Trabzonspor’a sponsor olsunlar. O paraları altyapıya harcasınlar, olimpiyatlara sporcu yetiştirsinler” görüşünde.Aziz Yıldırım yakında bu konuya el atacak. 3 Temmuz’dan bu yana yaşadıkları süreç nedeniyle amatör dallardan biraz uzaklaştıkları için meydanın boş kaldığı görüşünde. Hatta bu kulüplerin özellikle voleybolda federasyon tarafından korunur, kollanır hale geldiğini düşünüyor. Aynı görüşleri paylaşan bir diğer isim de Mahmut Uslu. Çarpıcı açıklamaları, önerileri var. İşte Uslu’nun o sözleri: “Vakıfbank da Halkbank da birer banka. Milli takımlara sponsor olmaları normal. Ancak ligde niye Vakıfbank, Halkbank diye oynatıyorsun? Benim oyuncularım onların formaları altında milli takımlarda niye oynasın? Milli takımın önüne forma reklamı olarak ismini veremezsin. Zamanında Ülker, Efes de vermek istedi, herkes ayağa kalktı, veremediler. Halkbank’ın kendisiyle bizim problemimiz yok. Bizim problemimiz federasyonla.”‘BOŞ MEYDANDA AT KOŞTURDULAR’
“Federasyonlara adı özerk olan bir sistem yaratıyorlar, kulüplerin sırtından para kazanıyorlar. Bütün gelirleri voleybol federasyonu alıyor. Binalar yapıyorlar. Bir federasyon spor salonu sahibi olur mu? Bizden aldıkları bedelin ne kadarını nerede kullanıyorlar acaba? Ben milli takımı neden finanse edeyim? 3 sene ayrı kaldık, sustuk onun için bunlar oldu. Üç büyük kulüp kendi arasında kapışınca boş meydanda at koşturdular. Federasyonda da 2-3 tane üyeleri var, Halkbank ile Vakıfbank’ı kayırıyorlar.”
‘DİLİMİZDE TÜY BİTTİ AMA...’“Bizim amatör branşlarımızın tek geliri İddaa’dan. Son 15 yıldır papağan gibi şunu söylüyoruz; biz vergi veriyoruz. En çok veren de biziz. Amatörlere harcadığımız paraları, yaptığımız yatırımları, bize tahakkuk edilen vergiden düşelim diyoruz. Bunu da 10 yıllık programın sonunda sıfırlanacak şekilde düzenleyelim. Diye diye dilimizde tüy bitti ama çözmüyorlar bu sorunu.” “Devlet Galatasaray’a ve Trabzon’a stat yaptı. Beşiktaş ve biz stadımızı kendimiz yaptık. Bu da haksız bir rekabet. Ama sustuk. Sonuçta bu bir spor tesisi, hayırlı bir iştir. Ama liglerde devlet bankalarına ait takımlara yer verilmesi ve haksız rekabet yaratmaları başka. Halkbank’ın 22 milyon bütçesi varmış. Nasıl baş edeceğim ben onunla? Olimpiyata talip oluyorsun 3 tane belediye kulübünden, bir de yalnızca Fenerbahçe’den sporcu var kadronda. Milli takımların yüzde 60’ı bizim sporcumuz. Atletizme bizden başka yatırım yapan yok. Boks deseniz öyle. Sporcu sayısının artması lazım. Yoksa bu olumsuz gidişat uzun vadede bütün amatör branşlara etki edecek. Devlet bankası destekli kulüpler bu konuya el atmalı.”NEREDE FİNAL ORADA FENER
Sarı-Lacivertliler son senelerde voleybol, basketbol, kürek, boks, atletizm, masa tenisi, yüzme ve yelken branşlarında Türk spor tarihine damgasını vurdu. Nerede bir final var, orada Fenerbahçe var.
Fenerbahçe bir futbol kulübü olmaktan çıktı, artık tam anlamıyla bir spor kulübü oldu. Futbolun dışında özellikle son senelerde voleybol, basketbol, kürek, boks, atletizm, masa tenisi, yüzme, yelken branşlarında da Türk spor tarihine damgasını vurdular. Nerede bir final var, orada Fenerbahçe var. Bayan ve erkek voleybolcular bu sene aynı gün Avrupa’da kupa kaldırdılar. Elbette bu başarılar kolay gelmedi. Hiç kuşkusuz en büyük pay sahibi de Aziz Yıldırım’dı. Israr etti, altyapıya yatırım yaptı. Devletten hiçbir destek görmemesine rağmen pes etmedi. Uzun yıllar sabırla bekledi. Fenerbahçe şimdi istikrarın, başarılı planlamanın, doğru yatırımın meyvelerini toplamaya başladı. Aziz Yıldırım belki bugün yarın cezaevine girecek. Ama yine mesaisi 7/24 Fenerbahçe. Bir gün voleybol takımının maçında, ertesi gün basketbol takımının. Gün geliyor salonlarda günde üç maç birden izliyor. Nerede Fenerbahçe’nin maçı var, başkan orada. Masa tenisi müsabakası bile olsa. En yakınındaki yönetici arkadaşları dahi başkanın enerjisi karşısında şaşırıp kalıyor, temposuna ayak uyduramıyor. Yıldırım’ın Fenerbahçe sevdası taraftarı da tetikliyor, çoğu maçta tribünler doluyor.
Sarı-Lacivertli ekibin yer aldığı tüm branşlarda şampiyonluk hedefine koşması taraftarların sadece futbolda olan ilgisini basketbol, voleybol, kürek ve hatta masa tenisine kadar taşıdı. Taraftar aynı günde 6 maçı televizyonda ya da salonlarda takip eden bir spor kulübü taraftarı kimliğine büründü.HER SPORCUNUN İSMİNİ BİLİYOR
Aziz Yıldırım 1998 yılında bir oy farkla başkan seçildiğinde birçok şube kapanma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Yıldırım göreve başladı, birçok şubeyi harekete geçirdi. Bugün Fenerbahçe’nin amatör branşlardaki takımları her finalde yer alıyor, sadece karşısındaki rakibin ismi değişiyor. Yıldırım, kadın voleybol ve basketbol takımlarına özel hassasiyet gösteriyor. Tüm branşlarda sporcuların sorunları ile yakından ilgileniyor, takip ediyor. Yüzlerce sporcunun ismini tek tek biliyor. Karşılaştığında hepsine ismi ile hitap ediyor.KUPALARA AMBARGO
Aziz Yıldırım başkanlığında 100’e yakın kupa kaldırdı. Erkek ve kadın basketbol takımları lig, Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası olmak üzere toplamda 50 kupa kazandı. Kadın voleybolda Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu, ikinciliği, üçüncülüğü yaşanırken, bu sezon ise hem erkek hem de kadın voleybolda aynı gün 2 Avrupa kupası geldi. Masa Tenisi’nde iki sezon üst üste ETTUP CUP Şampiyonu olundu. Boksta kadınlar ve erkeklerde kazanmadık madalya kalmadı. Kürek şubesinde ise bu sezon yine hem kadın hem erkeklerde şampiyon olundu. F.Bahçe yüzme ve atletizmde de bünyesinde yüzlerce lisanslı sporcu barındırıyor.OLİMPİYAT GURURU
Fenerbahçe olimpiyatlara en fazla sporcu gönderen, Türkiye’ye de en fazla madalya getiren kulüp olmanın da ayrı bir gururunu yaşıyor. Türkiye’yi, 2008 Pekin Olimpiyatları’nda temsil eden 68 sporcunun 17’si Sarı- Lacivertli kulübün lisanslı sporcuları oldu. Türkiye, 2012 Londra Olimpiyatları’nda ise 114 sporcuyla mücadele etti. Fenerbahçe 18 sporcuyla, Türkiye olimpiyat takımına en fazla sporcu veren kulüplerin başında geldi.
Örneğin Halkbank ve Vakıfbank. Erkek voleybolda Halkbank şampiyon oldu. Kadın voleybolda ise Vakıfbank, Fenerbahçe ile finalde. İki devlet bankası büyük paralar harcıyorlar. Halkbank’ın bütçesinin 22 milyon lira olduğu konuşuluyor. Diğer kulüplerin kat be kat üzerinde. Fenerbahçe, “Devlet bankalarının liglerde ne işi var? Gitsinler Beşiktaş’a, Galatasaray’a, Fenerbahçe’ye, Trabzonspor’a sponsor olsunlar. O paraları altyapıya harcasınlar, olimpiyatlara sporcu yetiştirsinler” görüşünde.Aziz Yıldırım yakında bu konuya el atacak. 3 Temmuz’dan bu yana yaşadıkları süreç nedeniyle amatör dallardan biraz uzaklaştıkları için meydanın boş kaldığı görüşünde. Hatta bu kulüplerin özellikle voleybolda federasyon tarafından korunur, kollanır hale geldiğini düşünüyor. Aynı görüşleri paylaşan bir diğer isim de Mahmut Uslu. Çarpıcı açıklamaları, önerileri var. İşte Uslu’nun o sözleri: “Vakıfbank da Halkbank da birer banka. Milli takımlara sponsor olmaları normal. Ancak ligde niye Vakıfbank, Halkbank diye oynatıyorsun? Benim oyuncularım onların formaları altında milli takımlarda niye oynasın? Milli takımın önüne forma reklamı olarak ismini veremezsin. Zamanında Ülker, Efes de vermek istedi, herkes ayağa kalktı, veremediler. Halkbank’ın kendisiyle bizim problemimiz yok. Bizim problemimiz federasyonla.”‘BOŞ MEYDANDA AT KOŞTURDULAR’
“Federasyonlara adı özerk olan bir sistem yaratıyorlar, kulüplerin sırtından para kazanıyorlar. Bütün gelirleri voleybol federasyonu alıyor. Binalar yapıyorlar. Bir federasyon spor salonu sahibi olur mu? Bizden aldıkları bedelin ne kadarını nerede kullanıyorlar acaba? Ben milli takımı neden finanse edeyim? 3 sene ayrı kaldık, sustuk onun için bunlar oldu. Üç büyük kulüp kendi arasında kapışınca boş meydanda at koşturdular. Federasyonda da 2-3 tane üyeleri var, Halkbank ile Vakıfbank’ı kayırıyorlar.”
‘DİLİMİZDE TÜY BİTTİ AMA...’“Bizim amatör branşlarımızın tek geliri İddaa’dan. Son 15 yıldır papağan gibi şunu söylüyoruz; biz vergi veriyoruz. En çok veren de biziz. Amatörlere harcadığımız paraları, yaptığımız yatırımları, bize tahakkuk edilen vergiden düşelim diyoruz. Bunu da 10 yıllık programın sonunda sıfırlanacak şekilde düzenleyelim. Diye diye dilimizde tüy bitti ama çözmüyorlar bu sorunu.” “Devlet Galatasaray’a ve Trabzon’a stat yaptı. Beşiktaş ve biz stadımızı kendimiz yaptık. Bu da haksız bir rekabet. Ama sustuk. Sonuçta bu bir spor tesisi, hayırlı bir iştir. Ama liglerde devlet bankalarına ait takımlara yer verilmesi ve haksız rekabet yaratmaları başka. Halkbank’ın 22 milyon bütçesi varmış. Nasıl baş edeceğim ben onunla? Olimpiyata talip oluyorsun 3 tane belediye kulübünden, bir de yalnızca Fenerbahçe’den sporcu var kadronda. Milli takımların yüzde 60’ı bizim sporcumuz. Atletizme bizden başka yatırım yapan yok. Boks deseniz öyle. Sporcu sayısının artması lazım. Yoksa bu olumsuz gidişat uzun vadede bütün amatör branşlara etki edecek. Devlet bankası destekli kulüpler bu konuya el atmalı.”NEREDE FİNAL ORADA FENER
Sarı-Lacivertliler son senelerde voleybol, basketbol, kürek, boks, atletizm, masa tenisi, yüzme ve yelken branşlarında Türk spor tarihine damgasını vurdu. Nerede bir final var, orada Fenerbahçe var.
Fenerbahçe bir futbol kulübü olmaktan çıktı, artık tam anlamıyla bir spor kulübü oldu. Futbolun dışında özellikle son senelerde voleybol, basketbol, kürek, boks, atletizm, masa tenisi, yüzme, yelken branşlarında da Türk spor tarihine damgasını vurdular. Nerede bir final var, orada Fenerbahçe var. Bayan ve erkek voleybolcular bu sene aynı gün Avrupa’da kupa kaldırdılar. Elbette bu başarılar kolay gelmedi. Hiç kuşkusuz en büyük pay sahibi de Aziz Yıldırım’dı. Israr etti, altyapıya yatırım yaptı. Devletten hiçbir destek görmemesine rağmen pes etmedi. Uzun yıllar sabırla bekledi. Fenerbahçe şimdi istikrarın, başarılı planlamanın, doğru yatırımın meyvelerini toplamaya başladı. Aziz Yıldırım belki bugün yarın cezaevine girecek. Ama yine mesaisi 7/24 Fenerbahçe. Bir gün voleybol takımının maçında, ertesi gün basketbol takımının. Gün geliyor salonlarda günde üç maç birden izliyor. Nerede Fenerbahçe’nin maçı var, başkan orada. Masa tenisi müsabakası bile olsa. En yakınındaki yönetici arkadaşları dahi başkanın enerjisi karşısında şaşırıp kalıyor, temposuna ayak uyduramıyor. Yıldırım’ın Fenerbahçe sevdası taraftarı da tetikliyor, çoğu maçta tribünler doluyor.
Sarı-Lacivertli ekibin yer aldığı tüm branşlarda şampiyonluk hedefine koşması taraftarların sadece futbolda olan ilgisini basketbol, voleybol, kürek ve hatta masa tenisine kadar taşıdı. Taraftar aynı günde 6 maçı televizyonda ya da salonlarda takip eden bir spor kulübü taraftarı kimliğine büründü.HER SPORCUNUN İSMİNİ BİLİYOR
Aziz Yıldırım 1998 yılında bir oy farkla başkan seçildiğinde birçok şube kapanma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Yıldırım göreve başladı, birçok şubeyi harekete geçirdi. Bugün Fenerbahçe’nin amatör branşlardaki takımları her finalde yer alıyor, sadece karşısındaki rakibin ismi değişiyor. Yıldırım, kadın voleybol ve basketbol takımlarına özel hassasiyet gösteriyor. Tüm branşlarda sporcuların sorunları ile yakından ilgileniyor, takip ediyor. Yüzlerce sporcunun ismini tek tek biliyor. Karşılaştığında hepsine ismi ile hitap ediyor.KUPALARA AMBARGO
Aziz Yıldırım başkanlığında 100’e yakın kupa kaldırdı. Erkek ve kadın basketbol takımları lig, Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası olmak üzere toplamda 50 kupa kazandı. Kadın voleybolda Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu, ikinciliği, üçüncülüğü yaşanırken, bu sezon ise hem erkek hem de kadın voleybolda aynı gün 2 Avrupa kupası geldi. Masa Tenisi’nde iki sezon üst üste ETTUP CUP Şampiyonu olundu. Boksta kadınlar ve erkeklerde kazanmadık madalya kalmadı. Kürek şubesinde ise bu sezon yine hem kadın hem erkeklerde şampiyon olundu. F.Bahçe yüzme ve atletizmde de bünyesinde yüzlerce lisanslı sporcu barındırıyor.OLİMPİYAT GURURU
Fenerbahçe olimpiyatlara en fazla sporcu gönderen, Türkiye’ye de en fazla madalya getiren kulüp olmanın da ayrı bir gururunu yaşıyor. Türkiye’yi, 2008 Pekin Olimpiyatları’nda temsil eden 68 sporcunun 17’si Sarı- Lacivertli kulübün lisanslı sporcuları oldu. Türkiye, 2012 Londra Olimpiyatları’nda ise 114 sporcuyla mücadele etti. Fenerbahçe 18 sporcuyla, Türkiye olimpiyat takımına en fazla sporcu veren kulüplerin başında geldi.







