Olmadı...
Gücümüz yetmedi...
İyi konsantre olamadığı bir maç oynadı takımımız...
Bizleri şaşırttı diyebiirim ?...
Karşımızdaki takım oldukça sıkıydı...
Üstelik Gamova denen, gelmiş geçmiş sayılı hücumculardan birine sahipti ve yanında da Larson ve Del Core gibi oyun disiplini ve karakteri yüksek tecrübeli oyuncular vardı...
Ancak kağıt üzerinde gene de takımımız ağır basıyordu...
Skor yükünü birlikte taşıyan Gamova ve Larson'u blokta durdurdun mu işi kolaylaştırabilirdik bile ?...
Ama dediğim gibi olmadı... Olamadı...
Ortada bugün finale çok iyi konsantre olmuş bir Dinamo Kazan ve güç farkı gözlenmekteydi...İlk sette başa baş mücadele etti takımımız... Hatta 2. teknik molaya da 16-12 girdik... 16-16, 17-17, 18-18, 19-19, 20-20, 21-21 başa baş, dişe diş mücadele oldu... Yakalandığımız 2 blokla bir anda 21-23 geriye düştük... Sevis kaçırdılar 22-23 oldu... Gamova 22-24 yaptı... Polen'le tekrar ümitlendik... Ama maçın yıldızı Gamova sete noktayı koydu... Oysa setin büyük bir kısmında Gamova'ya iyi direnmiş, geç bloklarla en azından file üstündeki hücumlarını yumuşatmış, geri alan savunmasından da süper toplar çıkarmıştık... Özellikle bugün takımımızın en iyileri olan Gizem blok açıklarında, Gözde ise çok iyi yer tutup geri alan savunmasında bu topları hücuma çevirmemizde büyük rol oynamışlardı...2. seti ne hatırlamak, ne anmak ne de yazmak içimden gelmiyor...
Polen ile başladığımız sette, Larsen'in blokları ve özellikle bir türlü blokta yakalayamadığımız Gamova'nın yüksek ve sert smaçlarıyla gerilere düşünce ve farkta gittikçe açılınca oyundan iyice koptuk, belki de (Benzerini pek hatırlamıyorum...) ilk kez Vakıfbank'ın bu denli çaresizliğine ve bu denli açık skorla set verdiğine (11-25) şahit oldum ?...3. sette de ezik bir psikoloji içerisinde bir ümit iyi mücadele etti kızlarımız... 9-9, 10-10, 11-11'lik skorlarla oyunda kaldık... Ama top öldüremedik, Gamova'nın smaçlarına gene çare bulamadık, Costagrande'nin (ve hatta bir keresinde Polen'in...) üzerine tırmanıp tırmanıp vurdu... Ağır ve yüksek toplarla sonuca giden demirperde voleybolunun erkeklerden sonra bayanlarda da daha hızlı, ortadan kısa, köşerden de yatık seri toplarla bu denli başarılı olduğu bir kez daha görüldü... Köşelere bile zaman zaman ikili blok getiremedik... Çoğu kez tek blokla kaldık... Bu da rakip hücumcuların, özellikle Gamova ve Larsen'in işlerini kolaylaştırdı... Servisi de riske girip, çok etkili kullanamayınca olanlar oldu... Dinamo Kazan'ı gene de 18-19'da, 21-22'de ve özellikle 23-24'te yakalar gibi olduk ?... Ama o Gamova yok mu, o Gamova... Tüm umutlarımızı yok etti...Tüm maç boyunca iyi servis karşıladığımızı ve defans yaptığımızı söyleyebilirim... Ama blokta ağır ve pasif kaldık... Zaman zaman köşelere bile orta oyuncularımız yetişemedi... Top öldürmekte çok zorlandık... Bunda rakibimizin yüksek ve yerinde bloklarının rolü büyüktü... File üzerinde restleşemedik ?... Yapacak tek şey kalıyordu, yaradana sığınıp (!) servislere yüklenmek ?... Onu da yapamadık, daha doğrusu beceremedik, yüreklerimiz mangal sıfatından bugün uzaklardaydı...Guidetti'nin bu sefer yapacağı çok bir şey yoktu... Şans bazen mucize beklentileriyle yer değiştiriveriyor ?...Sonuç olarak Dinamo Kazan haklı bir galibiyet aldı... Artık Avrupa Şampiyonluğu ünvanı Dinamo Kazan'da... Seneye gene geri alırız inşallah ?...Kızlarımızın canları sağ olsun... Bize yıllardır yaşattıkları onur az buz değil ?... En büyük alkışı da Vakıfbank yönetimi hak ediyor... Hazır Vakıfbank yönetiminden bahis açılmışken, bu çok özel turnuvaya voleybolumuzun olmazsa olmazları, emektar voleybol yazarlarını davet edip, ağırladıkları için teşekkür etmek istiyorum...Küçük bir dip not... Azerbaycan'daki arkadaşlarımın ortak görüşü ; Salon süper ama organizasyon sınıfta kalmış ?... Burhan Felek'teki internet bağlantısını mumla aramışlar ?...Maçın yıldız değerlendirmesi de tarafımdan şöyle yapıldı...SALON: Bakü Crystal Hall
HAKEMLER : Susana Rodriguez (İspanya)***, Karin Zahorcova*** (Çek Cum.)
DİNAMO KAZAN : Borodakova ***5, Del Core ***11, Gamova ****21, Moroz *** 4, Larson-Burbach ****16, Startseva ***, Ulanova ***(L), Voronkova **, Malkova **1
VAKIFBANK : Naz **2, Gözde ***10, Bahar **7, Brakoceviç **2, Costagrande ***6, Fürst ***6, Gizem ***(L), Güldeniz **2, Polen **5, Çağla, Nikoliç, Melis
SETLER : 25-23, 25-11, 25-23ECZACIBAŞI ŞAŞIRTTI...
2014 CEV Denizbank Bayanlar Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finali’nin üçüncülük karşılaşmasında, Eczacıbaşı VitrA Azerbaycan’ın Rabita Bakü takımı karşısında son yılların en kötü oyunlarından birini oynadı ve mücadele bile etmeden kazanmasını beklediğimiz maçta rakibine kolay teslim oldu... Hele bir oynadıkları ve 25-12 kaybettikleri 2. set vardı ki gerçekten şaşırttı...
Bir gün önce (dün) kader seti olan 3. seti 22-18'den Vakıfbank'a kaybederek eline geçen büyük fırsat cömertçe kaçıran Eczacıbaşı Vitra ne kadar bozuk moralle bu karşılaşmaya çıkmış olsa da sonuç itibarıyle oynadığı üçüncülük, yani bronz madalya maçıydı... Bu kadar tecrübeli oyunculardan kurulu takımın bu denli kolay teslim oluşunu anlamakta güçlük çekiyorum... Bir farklılık yaratamayanTeknik patron (!) Michelli'nin de böylece “Şişirilmiş” bir balon antrenör/koç olduğu tescillenmiş oldu... Michelli'nin bu takıma ne kazandırdığını birileri bana fısıldasın da anlayayım ?... Onun teknik kimliğinin çok üzerinde canım antrenör kardeşlerim arasında 15-20 isim sayabilirim ?...
Tüm bu olumsuz görüntüsüne rağmen, iddia ediyorum, bu takımın, bu kadroyla, motive olduğu takdirde antrenörsüz, koçsuz bile kalsa, Türkiye Şampiyonu olmasını sürpriz saymayacağım... Bu görüşümü bir yere yazın !...
Gücümüz yetmedi...
İyi konsantre olamadığı bir maç oynadı takımımız...
Bizleri şaşırttı diyebiirim ?...
Karşımızdaki takım oldukça sıkıydı...
Üstelik Gamova denen, gelmiş geçmiş sayılı hücumculardan birine sahipti ve yanında da Larson ve Del Core gibi oyun disiplini ve karakteri yüksek tecrübeli oyuncular vardı...
Ancak kağıt üzerinde gene de takımımız ağır basıyordu...
Skor yükünü birlikte taşıyan Gamova ve Larson'u blokta durdurdun mu işi kolaylaştırabilirdik bile ?...
Ama dediğim gibi olmadı... Olamadı...
Ortada bugün finale çok iyi konsantre olmuş bir Dinamo Kazan ve güç farkı gözlenmekteydi...İlk sette başa baş mücadele etti takımımız... Hatta 2. teknik molaya da 16-12 girdik... 16-16, 17-17, 18-18, 19-19, 20-20, 21-21 başa baş, dişe diş mücadele oldu... Yakalandığımız 2 blokla bir anda 21-23 geriye düştük... Sevis kaçırdılar 22-23 oldu... Gamova 22-24 yaptı... Polen'le tekrar ümitlendik... Ama maçın yıldızı Gamova sete noktayı koydu... Oysa setin büyük bir kısmında Gamova'ya iyi direnmiş, geç bloklarla en azından file üstündeki hücumlarını yumuşatmış, geri alan savunmasından da süper toplar çıkarmıştık... Özellikle bugün takımımızın en iyileri olan Gizem blok açıklarında, Gözde ise çok iyi yer tutup geri alan savunmasında bu topları hücuma çevirmemizde büyük rol oynamışlardı...2. seti ne hatırlamak, ne anmak ne de yazmak içimden gelmiyor...
Polen ile başladığımız sette, Larsen'in blokları ve özellikle bir türlü blokta yakalayamadığımız Gamova'nın yüksek ve sert smaçlarıyla gerilere düşünce ve farkta gittikçe açılınca oyundan iyice koptuk, belki de (Benzerini pek hatırlamıyorum...) ilk kez Vakıfbank'ın bu denli çaresizliğine ve bu denli açık skorla set verdiğine (11-25) şahit oldum ?...3. sette de ezik bir psikoloji içerisinde bir ümit iyi mücadele etti kızlarımız... 9-9, 10-10, 11-11'lik skorlarla oyunda kaldık... Ama top öldüremedik, Gamova'nın smaçlarına gene çare bulamadık, Costagrande'nin (ve hatta bir keresinde Polen'in...) üzerine tırmanıp tırmanıp vurdu... Ağır ve yüksek toplarla sonuca giden demirperde voleybolunun erkeklerden sonra bayanlarda da daha hızlı, ortadan kısa, köşerden de yatık seri toplarla bu denli başarılı olduğu bir kez daha görüldü... Köşelere bile zaman zaman ikili blok getiremedik... Çoğu kez tek blokla kaldık... Bu da rakip hücumcuların, özellikle Gamova ve Larsen'in işlerini kolaylaştırdı... Servisi de riske girip, çok etkili kullanamayınca olanlar oldu... Dinamo Kazan'ı gene de 18-19'da, 21-22'de ve özellikle 23-24'te yakalar gibi olduk ?... Ama o Gamova yok mu, o Gamova... Tüm umutlarımızı yok etti...Tüm maç boyunca iyi servis karşıladığımızı ve defans yaptığımızı söyleyebilirim... Ama blokta ağır ve pasif kaldık... Zaman zaman köşelere bile orta oyuncularımız yetişemedi... Top öldürmekte çok zorlandık... Bunda rakibimizin yüksek ve yerinde bloklarının rolü büyüktü... File üzerinde restleşemedik ?... Yapacak tek şey kalıyordu, yaradana sığınıp (!) servislere yüklenmek ?... Onu da yapamadık, daha doğrusu beceremedik, yüreklerimiz mangal sıfatından bugün uzaklardaydı...Guidetti'nin bu sefer yapacağı çok bir şey yoktu... Şans bazen mucize beklentileriyle yer değiştiriveriyor ?...Sonuç olarak Dinamo Kazan haklı bir galibiyet aldı... Artık Avrupa Şampiyonluğu ünvanı Dinamo Kazan'da... Seneye gene geri alırız inşallah ?...Kızlarımızın canları sağ olsun... Bize yıllardır yaşattıkları onur az buz değil ?... En büyük alkışı da Vakıfbank yönetimi hak ediyor... Hazır Vakıfbank yönetiminden bahis açılmışken, bu çok özel turnuvaya voleybolumuzun olmazsa olmazları, emektar voleybol yazarlarını davet edip, ağırladıkları için teşekkür etmek istiyorum...Küçük bir dip not... Azerbaycan'daki arkadaşlarımın ortak görüşü ; Salon süper ama organizasyon sınıfta kalmış ?... Burhan Felek'teki internet bağlantısını mumla aramışlar ?...Maçın yıldız değerlendirmesi de tarafımdan şöyle yapıldı...SALON: Bakü Crystal Hall
HAKEMLER : Susana Rodriguez (İspanya)***, Karin Zahorcova*** (Çek Cum.)
DİNAMO KAZAN : Borodakova ***5, Del Core ***11, Gamova ****21, Moroz *** 4, Larson-Burbach ****16, Startseva ***, Ulanova ***(L), Voronkova **, Malkova **1
VAKIFBANK : Naz **2, Gözde ***10, Bahar **7, Brakoceviç **2, Costagrande ***6, Fürst ***6, Gizem ***(L), Güldeniz **2, Polen **5, Çağla, Nikoliç, Melis
SETLER : 25-23, 25-11, 25-23ECZACIBAŞI ŞAŞIRTTI...
2014 CEV Denizbank Bayanlar Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finali’nin üçüncülük karşılaşmasında, Eczacıbaşı VitrA Azerbaycan’ın Rabita Bakü takımı karşısında son yılların en kötü oyunlarından birini oynadı ve mücadele bile etmeden kazanmasını beklediğimiz maçta rakibine kolay teslim oldu... Hele bir oynadıkları ve 25-12 kaybettikleri 2. set vardı ki gerçekten şaşırttı...
Bir gün önce (dün) kader seti olan 3. seti 22-18'den Vakıfbank'a kaybederek eline geçen büyük fırsat cömertçe kaçıran Eczacıbaşı Vitra ne kadar bozuk moralle bu karşılaşmaya çıkmış olsa da sonuç itibarıyle oynadığı üçüncülük, yani bronz madalya maçıydı... Bu kadar tecrübeli oyunculardan kurulu takımın bu denli kolay teslim oluşunu anlamakta güçlük çekiyorum... Bir farklılık yaratamayanTeknik patron (!) Michelli'nin de böylece “Şişirilmiş” bir balon antrenör/koç olduğu tescillenmiş oldu... Michelli'nin bu takıma ne kazandırdığını birileri bana fısıldasın da anlayayım ?... Onun teknik kimliğinin çok üzerinde canım antrenör kardeşlerim arasında 15-20 isim sayabilirim ?...
Tüm bu olumsuz görüntüsüne rağmen, iddia ediyorum, bu takımın, bu kadroyla, motive olduğu takdirde antrenörsüz, koçsuz bile kalsa, Türkiye Şampiyonu olmasını sürpriz saymayacağım... Bu görüşümü bir yere yazın !...










