Hafta sonu 2 acı haber yüreklerimizi dağladı…
Kendisini Kıbrıs'ın bağımsızlığına ve "Dünya Barışı"na adamış, büyük devlet adamı KKTC’nin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanı RAUF DENKTAŞ'ı ve Türk futbolunun ordinaryüsü Lefter Küçükandonyadis’i kaybetmenin büyük üzüntüsü ve yası içerisindeyim... İçimdeki barışı simgeleme onurunu taşıyan, futbol tutkumu simgeleyen tüm bayraklar yarıda...
Başımız sağ olsun… Nur içinde yatsınlar, toprakları bol, mekanları cennet olsun !...
Haftanın maçıydı…
Fenerbahçe Universal almış başını gidiyor…
Vakıfbank Türk Telekom ise rakibinden hiç de aşağıda kalmayan zengin kadrosuyla lige geri dönüş yapabilirdi ?…
Nitekim maç oldukça çekişmeli başladı…
Vakıfbank yükselen performansı ve takıma katkısıyla Ergül tercihiyle başlarken, Fenerbahçe Universal hafif sakatlığı olan Sokolova’yı riske sokmama düşüncesiyle Kim’in yanında Tom Logan tercihiyle başlamayı uygun görmüştü ama asıl sürpriz, Zo Roberto’nun, Duygu Bal’ı Eda’nın çaprazı olarak sahaya sürmesiydi…
Arkasına 1760 seyircinin büyük bir kısmını oluşturan taraftarlarının büyük desteğini alarak maça başlayan Fenerbahçeli kızlar, devamlı önde götürdükleri ilk seti 25-18 aldı…
2.ci sete çok iyi başlayan Vakıfbank, riske girip, daha da etkili servis kullandı, iyi defans yaparak önce sete ortak oldu sonra da arayı açarak (14-20) seti kolayladı…
Özellikle Glinka’nın sert hücumları, Gözde ile Ergül’ün hırslı oyunu, tam 6 servis kaçırmasına rağmen seti 25-21 alan ve durumu eşitleyen Vakıfbank oldu…
Maçın büyüklüğüne ve ilk 2 sete yakışmayan skorlarla çok açık farkla (25-13) ve (25-13) biten 3.cü set ve 4.cü setlerde gene dağılan Vakıfank Türk Telekom’u oyuncu değişiklikleriyle toparlayayım derken daha da dağıtan Guidetti Fenerbahçe Universal’in ekmeğine tereyağı sürdü… Hoş o ekmeği tereyağsızda midelerine indirmek üzereydiler ama Guidetti hazımlarını kolaylaştıran maden suyu vazifesi gördü… Bu takım Guidetti’nin oyuncağı oldu… Sakın adama “Parmak Şov”undan dolayı takıntım ve sempatim (!) olduğu“düşünülmesin ?... Ama “Kim 500 Milyon ister ?...” yarışmasında başlarda sorulabilecek kolaylıkta bir soruyu cevaplamak isteyenlere sormak istiyorum…
Bırakınız kurayla rastgele seçilecek bir Türk antrenörü, Salon Amiri Ramiz Kayın’ı bu takımın başına koç olarak atayın, alacağı netice bundan daha kötü olamaz ?...
Size mizahi bir abartı gelebilir ama ne demek istediğimi vicdanınızla düşünürseniz bana çoğunuz hak verir ?...
Maçta her iki takım da etkili servis attı, iyi blok yaptı…
Fenerbahçe’de istikrar abideleri Naz, Eda (13) ve Kim’e (18) Tom Logan (9), Seda (8), Merve ve Duygu Bal’ın (9) çok iyi oyunları da eklenince 2.ci set dışında ortaya gene gerçekten taş gibi bir takım görüntüsü yansıdı…
Vakıfbank Türk Telekom’da özellikle Kim’i durdurabilmek için pasör çaprazına çekilen Glinka (18) ve sert hücumlarıyla Gözde’nin (15) yanı sıra Ergül’ü (6) çok beğendim… Hele hele Ergül’ün sıkılı yumruklarında simgelenen hırsı bu takımı ilerde oldukça kamçılayacak, zinde tutacaktır… “Ergül’le devam !...” diyorum…
Nikoliç ve Furst’ten yeterince faydalanıldığını düşünmüyorum… Özge ve Nilay ikilemi de devam ediyor… Gizem çok gayretli... Bazen takımla birlikte oyundan düşüyor ama hala Türkiye'nin en iyi 2 liberosundan biri...
İki takımın da rakip hücum silahlarına karşın blok düzenine çok önem verdiği görüldü... Fenerbahçe’nin 13 blok sayısına karşın Vakıfbank 7 blok sayısı kazandı…
Fenerbahçe Universal puan kaybı olmadan liderliğini sürdürürken, 3. sıradaki Vakıfbank Türk Telekom daha üst 2 sıra için ümidini yarınlara bıraktı…
Maçın galibi Fenerbahçe Universal’di ama bence Duygu Bal ile Ergül Avcı’nın kazançları bence çok önemliydi… Hoş geldin Duygu Bal… Hoş geldin Ergül Avcı…










