Karabıyık, 2012 Olimpiyatları Avrupa Kıtası Elemeleri (A) Grubu'nda Hırvatistan'ı 3-0 yendikleri maçın ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Bugün (acaba kötü bir sürpriz olur mu) diyordum. Nitekim bazı ralliler beni endişelendirdi. Finale doğru tüm takımların performansının yükseldiğini göreceğiz. Ümit ediyorum bizim de performansımız yükselir'' diye konuştu.
Yarı finalde milli takımın karşısına hangi takımın çıkacağını bilemediğini dile getiren Karabıyık, ''İnşallah yarın galip gelip gruptan 1. çıkarız'' ifadelerini kullandı.
-Marco Motta-
(A) Milli Bayan Voleybol Takımı Antrenörü Marco Motta ise çok önemli bir galibiyet aldıklarını söyledi.
Motta, yarı finale çıkmayı garantiledikleri için çok mutlu olduklarını belirterek, ''Şimdi önümüzde Almanya maçı var. Bu maç çapraz eşleşme açısından önemli. Grubu 1. bitirip yarı finale avantajlı gitmek istiyoruz'' diye konuştu.
Motta, Almanya Milli Takımı'nın başında Vakıfbank Türk Telekom'un İtalyan antrenörü Giovanni Guidetti'nin bulunduğu ve (A) Milli Takım'da 4 oyuncusunun olduğu hatırlatıldığında ise ''Bu bizim için bir dezavantaj değil. Herkes oyuncuları tanıyor olabilir. Bu bizi düşündürecek bir konu değil'' dedi.
-Oyuncular-
Milli voleybolcu Gözde Kırdar Sonsırma da çok mutlu olduğunu dile getirdi ve şöyle devam etti:
''Maça çok konsantre başladık çünkü gruptan birinci çıkmak bizim için çok önemli. Bugün Rusya'nın yenilmiş olması bizi hiç ilgilendirmiyor. Yarın grubun en önemli maçını oynayacağız. Her iki takım da iyi defans yapıyor.''
Vakıfbank Türk Telekom'da Guidetti'nin oyuncusu olan Sonsırma, ''Giovanni bizi tanıyorsa biz de onu çok iyi tanıyoruz. Bize uygulayacağı taktikleri biliyoruz. Bu bizim avantajımız'' dedi.
Dünkü maça oranla seyirciyi az bulduğunu anlatan milli voleybolcu, sözlerini, ''Yarın çok önemli. Lütfen bizi desteklemeye gelsinler'' diyerek tamamladı.
Milli voleybolcu Büşra Cansu da çapraz eşleşmelerden dolayı grup birinciliğinin önem taşıdığını belirterek, ''Karşı grupta da maçlar oynandı, ilginç sonuçlar alındı ama biz kendi oyunumuza bakıyoruz. Umarım grup birincisi olarak avantaj elde ederiz'' dedi.
Sultanlar ve Efeler
Yayınlanma: 02 Mayıs 2012 - 19:45
'Kötü oynama hakkını bugün kullandık'
Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık, 'Yarı finali garantilediğimiz için mutluyum ama bizim takım kötü oynama hakkını bugün kullandı' dedi.
Sultanlar ve Efeler
02 Mayıs 2012 - 19:45
İlginizi Çekebilir











Değerli büyüğüm, "Seyirci terörü" adlı yazınızı yine bir solukta okudum. Yine güzel tespitlerde bulunduğunuzu belirtmek isterim. Bunun yanında maç esnasında salon'da bulunduğumdan dolayı, siz büyüğüme bir kaç izlenimimi paylaşmak istedim. Emniyetin zaafı var mıdır, yok mudur bilmiyorum ama şu var ki Fenerbahçe Universalli oyuncular, Polis olmasaydı vücutlarının herhangi bir yerine konfeti veya patlayıcı madde yemeleri an meselesiydi. Patlayıcı atılması ne kadar spor ahlakı dışındaysa, kendi kulübünün oyuncularının üzerine üzerine atılması bir o kadar taraftarlıkla tezat bir davranıştı. Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunun ardından, İstanbul'a dönüş esnasında havaalanında yaşanan olayların ardından, taraftar, yönetim ve oyuncuların tek suçluyu Emniyeti göstermesi, dün gösterdi ki abesle iştigaldir. Dün yapılan taşkınlıkların onda biri havaalanında yaşanmışsa taraftara olan müdahaleyi bile haklı buluyorum. Eğer TV verdiyse görmüşsünüzdür, bazı kendini bilmezler o kadar ileri gittiler ki, arkalarına 30-40 kişilik "serseri"leri alıp Emniyet Amirlerine kafa tutma cesaretini bile göstermişlerdir. Bunu yöneticilerin yanında yapmışlardır. Ve Emniyet yöneticilerin de araya girmesiyle sabır taşına dönmüşlerdir. Emniyete atıfta bulunarak "sanki ülkeye terörist getirdik" gibi demeçler vererek taşkınlık yapan taraftarlarını savunan Kaptan Seda ve bir kaç oyuncumuz, dün o taraftarlardan kaçarcasına soyunma odasına gittiler. Öyle ki asıl moral bozan şuydu; Seda TOKATLIOĞLU'nun bir grup polisi itekleyerek soyunma odasına gitmeleri bir kulübünün oyuncusuna yakışmadığı düşüncesindeyim. Orada ki emniyet mensubunun yüzü tribünlere dönük ve tek amacı tribünlerden gelebilecek yabancı maddeleri ya da bunları atanları tespit etmekti. Herşeyden önce sahada ki oyuncuları maalesef kendi taraftarlarından korumaktı. Ama ne oldu? Orada bekleyen polis ayaklarına patylayıcı yedi, amirinden fırça yedi, arkasından birde taşkınlık yapan taraftardan hakaret yedi. Bence Emniyet Teşkilatını bu kadar aciz göstermek yarar değil zarar getirir. Başarı ve güç hiç bir zaman insanları başka insanlardan farklılaştırmamalıdır. Fenerbahçeli bir kaç oyuncunun emniyet teşkilatı personeline 2. sınıf insan muamelesi göstermesi hoş değil. Keşke kameralar o anı çekselerdi ve ne demek istediğimi açık açık anlatabilseydim... Olayların tekrarını yaşamamak, bunun gibi hoş olmayan haber ve yazıları yazmamak ümidiyle, Saygılar.
Değerli büyüğüm, "Seyirci terörü" adlı yazınızı yine bir solukta okudum. Yine güzel tespitlerde bulunduğunuzu belirtmek isterim. Bunun yanında maç esnasında salon'da bulunduğumdan dolayı, siz büyüğüme bir kaç izlenimimi paylaşmak istedim. Emniyetin zaafı var mıdır, yok mudur bilmiyorum ama şu var ki Fenerbahçe Universalli oyuncular, Polis olmasaydı vücutlarının herhangi bir yerine konfeti veya patlayıcı madde yemeleri an meselesiydi. Patlayıcı atılması ne kadar spor ahlakı dışındaysa, kendi kulübünün oyuncularının üzerine üzerine atılması bir o kadar taraftarlıkla tezat bir davranıştı. Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunun ardından, İstanbul'a dönüş esnasında havaalanında yaşanan olayların ardından, taraftar, yönetim ve oyuncuların tek suçluyu Emniyeti göstermesi, dün gösterdi ki abesle iştigaldir. Dün yapılan taşkınlıkların onda biri havaalanında yaşanmışsa taraftara olan müdahaleyi bile haklı buluyorum. Eğer TV verdiyse görmüşsünüzdür, bazı kendini bilmezler o kadar ileri gittiler ki, arkalarına 30-40 kişilik "serseri"leri alıp Emniyet Amirlerine kafa tutma cesaretini bile göstermişlerdir. Bunu yöneticilerin yanında yapmışlardır. Ve Emniyet yöneticilerin de araya girmesiyle sabır taşına dönmüşlerdir. Emniyete atıfta bulunarak "sanki ülkeye terörist getirdik" gibi demeçler vererek taşkınlık yapan taraftarlarını savunan Kaptan Seda ve bir kaç oyuncumuz, dün o taraftarlardan kaçarcasına soyunma odasına gittiler. Öyle ki asıl moral bozan şuydu; Seda TOKATLIOĞLU'nun bir grup polisi itekleyerek soyunma odasına gitmeleri bir kulübünün oyuncusuna yakışmadığı düşüncesindeyim. Orada ki emniyet mensubunun yüzü tribünlere dönük ve tek amacı tribünlerden gelebilecek yabancı maddeleri ya da bunları atanları tespit etmekti. Herşeyden önce sahada ki oyuncuları maalesef kendi taraftarlarından korumaktı. Ama ne oldu? Orada bekleyen polis ayaklarına patylayıcı yedi, amirinden fırça yedi, arkasından birde taşkınlık yapan taraftardan hakaret yedi. Bence Emniyet Teşkilatını bu kadar aciz göstermek yarar değil zarar getirir. Başarı ve güç hiç bir zaman insanları başka insanlardan farklılaştırmamalıdır. Fenerbahçeli bir kaç oyuncunun emniyet teşkilatı personeline 2. sınıf insan muamelesi göstermesi hoş değil. Keşke kameralar o anı çekselerdi ve ne demek istediğimi açık açık anlatabilseydim... Olayların tekrarını yaşamamak, bunun gibi hoş olmayan haber ve yazıları yazmamak ümidiyle, Saygılar.
Bu herifler gerçek fenerli olamaz.Böyle taraftar istemiyoruz. İmajımızı zedeliyorlar.
Bu gerçekten çok çirkin.Bu kişileri direk hapis paklar. Kimsenin huzurunu kaçırmaya hakları yok.
Bu tip canavar ruhlu kişileri salonlarda görmek istemiyoruz. Lanet olsun. Kalemine sağlık duyarlı ve yürekli dobra hocamız.
Müthiş ve ibret dolu bir yazı. Herkes okumalı. Bilhassa o teröristler.