FENERBAHÇE GURUNDİG İtalyan devi LUBA BANCA MARCHE MACERATA’yı müthiş bir maçtan sonra 3-2 devirerek, hem rakibinin yenilgisiz unvanına son verdi, hem de 2’de 2 yaparak guruptan çıkma için avantaj sağladı…
İlk 2 seti çok zor da olsa alıp 2-0 öne geçen takımımız, 3. ve 4. setlerde maç servisi atmasına rağmen bu setleri uzatmalarda kaybederek maçı zora soktu…
Ama daha da zoru, 5. sette 9-12 geriye düştüğümüz andı…
“Herkesin maç gitti !...” dediği bir anda inanılmaz bir mücadele veren takımımız maçın bu setini, bu zor durumdan çevirerek tarihi bir galibiyet aldı…Salonda tahminlerimin altında bir seyirci / taraftar kitlesi vardı… (Üstelik, TVF Asbaşkanı’nın iddia ettiği gibi dışarılarda kalan da yoktu !...) Ancak takımımıza müthiş destek verdiler, galibiyette, özellikle her şeyin bitti sanıldığı son sette pay sahibi oldular…Aslan maçın yıldızıydı… Takımını bir orkestra şefi gibi mükemmel yönetti…
Taktik servislerle rakibi zor durumlarda bıraktı…
Takımımızın aynı 6+1 ile oynamak zorunda kalması haliyle çok yordu ve zaman zaman kısa aralıklarla da olsa oyundan kopar gibi olmasına neden oldu… Takımımızın yedek sıkıntısı da bir kez daha kendini gösterdi. Maçın her setinin kafa kafaya, sayı sayıya gitmesi yüzünden oyuncularımız kenar yönetim tarafından hiç dinlendirilemedi…
Marshall, Milijkoviç, Emre, Kemal, Coşkoviç ve libero Serkan takım oyununda yıldızlaştılar…Maçın kritik anları vardı…
2.Sette durum 26-26 iken Fransız Baş hakem, Macerata’nın attığı servis sahamızın 9 metre çizgisinin 1 karış içine düşmesine rağmen daha önce benzer pozisyonda kararına katılmadığı çizgi hakemimizin kaldırdığı “Out” bayrağına uydu ve 26-27 olacak ve rakibimize set servisi imkanı saplayacak durum bir anda 27-26 lehimize gelişti… Ve akabinde seti kazandık, durum 2-0 oldu…
Diğer ülke televizyonları kendi aleyhlerindeki benzer durumlarda tekrar görüntüsü vermezler… Ama TRT’nin dürüst yönetmeni, yüzümüz kızarsa da “Out” kararı verilen bu dahil topu defalarca, hatta ağır çekimde vererek tarafsız yayın konusunda resmen ders verdi… Kendisini kutluyorum…
Bu arada belirtmemde yarar var, son yılların en berbat hakem ikilisini seyrettim. Öyle ki, 4. sette durum 5-6 Travica lehineyken rakibin hücumunda, tam önünde neredeyse anteni parçalayacak olan smaçı görememek için bir kişinin resmen görme özürlü olması gerekti… Fransız hakem bunu da başardı !...
Bu muhteşem maç eğer kazasız belasız bittiyse bu tamamen takımların hoşgörülerinden ve de centilmenliklerinin sayesindedir !... Baş hakem Fransız Dereg Navcourt ve yardımcı hakem Hollandalı Luderus Frans’ı seyrettikten sonra hakemlerimizin kıymetlerini ve seviyelerini bir kez daha anlamış olduk !...5. Sette yaşadığımız çok kritik anlar ve sayılarımız vardı… 10-12 gerideyken Aslan’ın yaptığı nefis blok takımı ateşledi… (11-12 oldu…) Hemen akabinde 2. topa müthiş vurarak 12-12 eşitliği sağladı… Ve sonrasında Milijkoviç sahneye çıktı…4.cü setin sonunda arka arkaya 3 kez rakip bloğa takılan Milijkoviç bu kez tam tersini yaparak kendisini af ettirdi, arka arkaya hücumda öldürdüğü 3 top maçı getirdi…Takımımızı yürekten alkışlıyorum…
İlk 2 seti çok zor da olsa alıp 2-0 öne geçen takımımız, 3. ve 4. setlerde maç servisi atmasına rağmen bu setleri uzatmalarda kaybederek maçı zora soktu…
Ama daha da zoru, 5. sette 9-12 geriye düştüğümüz andı…
“Herkesin maç gitti !...” dediği bir anda inanılmaz bir mücadele veren takımımız maçın bu setini, bu zor durumdan çevirerek tarihi bir galibiyet aldı…Salonda tahminlerimin altında bir seyirci / taraftar kitlesi vardı… (Üstelik, TVF Asbaşkanı’nın iddia ettiği gibi dışarılarda kalan da yoktu !...) Ancak takımımıza müthiş destek verdiler, galibiyette, özellikle her şeyin bitti sanıldığı son sette pay sahibi oldular…Aslan maçın yıldızıydı… Takımını bir orkestra şefi gibi mükemmel yönetti…
Taktik servislerle rakibi zor durumlarda bıraktı…
Takımımızın aynı 6+1 ile oynamak zorunda kalması haliyle çok yordu ve zaman zaman kısa aralıklarla da olsa oyundan kopar gibi olmasına neden oldu… Takımımızın yedek sıkıntısı da bir kez daha kendini gösterdi. Maçın her setinin kafa kafaya, sayı sayıya gitmesi yüzünden oyuncularımız kenar yönetim tarafından hiç dinlendirilemedi…
Marshall, Milijkoviç, Emre, Kemal, Coşkoviç ve libero Serkan takım oyununda yıldızlaştılar…Maçın kritik anları vardı…
2.Sette durum 26-26 iken Fransız Baş hakem, Macerata’nın attığı servis sahamızın 9 metre çizgisinin 1 karış içine düşmesine rağmen daha önce benzer pozisyonda kararına katılmadığı çizgi hakemimizin kaldırdığı “Out” bayrağına uydu ve 26-27 olacak ve rakibimize set servisi imkanı saplayacak durum bir anda 27-26 lehimize gelişti… Ve akabinde seti kazandık, durum 2-0 oldu…
Diğer ülke televizyonları kendi aleyhlerindeki benzer durumlarda tekrar görüntüsü vermezler… Ama TRT’nin dürüst yönetmeni, yüzümüz kızarsa da “Out” kararı verilen bu dahil topu defalarca, hatta ağır çekimde vererek tarafsız yayın konusunda resmen ders verdi… Kendisini kutluyorum…
Bu arada belirtmemde yarar var, son yılların en berbat hakem ikilisini seyrettim. Öyle ki, 4. sette durum 5-6 Travica lehineyken rakibin hücumunda, tam önünde neredeyse anteni parçalayacak olan smaçı görememek için bir kişinin resmen görme özürlü olması gerekti… Fransız hakem bunu da başardı !...
Bu muhteşem maç eğer kazasız belasız bittiyse bu tamamen takımların hoşgörülerinden ve de centilmenliklerinin sayesindedir !... Baş hakem Fransız Dereg Navcourt ve yardımcı hakem Hollandalı Luderus Frans’ı seyrettikten sonra hakemlerimizin kıymetlerini ve seviyelerini bir kez daha anlamış olduk !...5. Sette yaşadığımız çok kritik anlar ve sayılarımız vardı… 10-12 gerideyken Aslan’ın yaptığı nefis blok takımı ateşledi… (11-12 oldu…) Hemen akabinde 2. topa müthiş vurarak 12-12 eşitliği sağladı… Ve sonrasında Milijkoviç sahneye çıktı…4.cü setin sonunda arka arkaya 3 kez rakip bloğa takılan Milijkoviç bu kez tam tersini yaparak kendisini af ettirdi, arka arkaya hücumda öldürdüğü 3 top maçı getirdi…Takımımızı yürekten alkışlıyorum…











İtalya maçında 2. sette İtalyan koç saçmalamasaydı acaba sayın başkan nasıl konuşacaktı. Motta (Tombalacı cuk oturmuş çok gülüyorum) hala Türkiye'de olur muydu? Bu adamı çok aradılar mı? Kim bulduysa tebrik etmek gerek.
Seni kutluyorum SANCAK ALABANDA. Son yıllarda okuduğum en doğru ve yüksek teknik eleştiri. Federasyon Başkanı okusun ve özellikle Motta'ya tercüme etsinler.