Kötü gününde olan Brezilya’yı daha kötü oynayıp, ellerinden kaçıran kızlarımızın daha hayati bir maç olan Çin maçında biraz toparlanmış gördüm…
Ancak çok iyi bir gününde olan, bence Brezilya’dan daha iyi bir takım görüntüsü veren, izin verildiği sürece (!) seri kısa kombine hücumlar yapan Çin’e tüm gayret ve mücadelesine karşın 3-1 mağlup olurken özellikle 3. sette göz doldurdu…25-20 kaybedilen ilk sette rakibine bloktan tam 8 sayı veren kızlarımız hücumda bir türlü etkili olamadı, sayı üretmekte handikap yaşadı…Gene 25-20 verdiğimiz 2. sette her ne kadar Neriman ve Neslihan daha etkili oldularsa, sadece 2 kez bloğa yakalandıysak da bu kez de servis karşılama ve defans zafiyeti yaşadık !...3. set çok ilginçti…
12-8 öne geçtik… 2. Teknik molaya 14-16 geride girdik !...
16-20, 18-21 geride kaldığımız sette, “Her şey bitti !...” denilmeye başlanıldığı anda sahaya kaptan Esra çıktı ve dümenin başına geçti… Ucuz ithalat yaptığımız (!) Çin’e kaliteli ve pahalı sayılar ihraç etmeye (!) başladık !...
21-21’de rakibi yakaladık !... 24-23’te, 27-26’da, 28-27’de, 29-28’de, 30-29’da tam 5 kez set servisi attık… (24-25’te de rakip set servisi attı…) Sonuncusunda da Gözde noktayı koydu… 33-31…
Son periotta Gözde’nin kazandırdığı 3 sayı, Esra’nın biri bloktan olmak üzere kazandırdığı 5 sayı ve de Eda’nın gene biri bloktan olmak üzere kazandırdığı 4 sayı ve takımımızın savaşçı mücadelesi her türlü övgüyü, beraberinde alkışı hak etti…4. Sette gene oyundan düştük !... Oysa takımımız gene rakibinden diriydi… 4 sayıya kadar geriye düştüğümüz sette takımımız tekrar toparlandı ve rakibini 20-20’de yakaladı… “Set geliyor...” diye ümitlenmeye başlamışken arka arkaya 3 kez rakip bloklara takıldık, Bahar da kaçırdığı servis ile maçı bitirdi… 22-25…Ben yenilmemize rağmen kızlarımızdan ümidimi kaybetmiş değilim ?... Sırbistan’ı ve zorlanacağımıza inandığım, Amerika’ya karşı resmen kafa tutan Kim’li G.Kore’yi ne yapıp yapıp yenip, gurubu en azından 4. sırada bitirip, karşı gurupta ilk sırayı alacak, İtalya – Rusya maçının galibiyle çeyrek finalde eşleşeceğimizi düşünüyorum…Şimdi gelelim bazı uzman (!) konulara…Maçlar sırasında sürekli Nejat Sancak ile telefonda görüşüyor, tartışıyoruz…
Kafamıza takılan birkaç sorunun cevaplarını 1. tekil şahıstan öğrenmek istiyoruz…İşte onlar…Mr. Motta yaklaşık 6 yıldır Türkiye’de görev yapıyor…
Hiç Türkçe öğrenmedi mi ?... Öğretilmesi düşünülmedi mi ?...
Sokağa çıktığı zaman, alışverişinde, veriş alışında (!) hep İngilizce ve Brezilya’nın resmi dili Portekizce mi konuşuyor ?...
Sayın Başbakanımız bile “Yes”, “No”, “One minute” gibi yabancı kelimelerle dağarcığını zenginleştirirken (!) Mr. Motta 6 yıldır ne yaptı ?...
Bu sorunun diğer uzantısı da ;
Tüm kızlarımız İngilizce’yi biliyorlar mı ?... Bilenlerin dağarcığı, yani seviyesi ne kadar ?...
Bu bence çok önemli ve içinden her an civciv ve kuş (!) çıkabilir ?...Polen…
Geleceğimiz için çok önem verilen, kendisinden çok şey beklenen bir kızımız…
4. Sette iyi oynamasına ve setin 8 sayı geriden çevrilmesine rağmen, Brezilya maçında 5. sette, Motta’nın, tecrübesiyle, liderliğiyle ve de yılmayan kişiliği, bozulmayan moraliyle dünya starı, büyük skorer Neslihan’ı yok sayıp Polen ile başlanmasını ve seti yani maçı bitirmesini eleştirdim… Benim gibi bir çok kişi de aynısını yaptı…
Peki bugün Polen neredeydi Mr. Motta kardeşim ?... En önemlisi, hiç oyuna sokmadın ?... Oysa tam istifade edilecek pozisyonlar vardı ?...
Acaba Mr. Motta benim ve Nejat’ın yazılarını mı tercüme ettirdi ?... (İngilizce’ye veya Portekizce’ye…) Yoksa bir yerlerden kulağına kar suyu mu kaçırıldı ?... Günahını almayalım, belki de iyi bir uyku sonrası, dinlendi, düşündü, aklıyla ve başıyla ortak bir meeting, pardon toplantı yapıp, bazı gerçekleri gördü ?... Kim bilir ?...Gelelim şu formalara ?...
İçinizde ilk 2 maç giyilen formaları beğenen var mı bilmiyorum ama ben gene bazılarını rahatsız edecek fikrimi paylaşayım… Kötü !...
Beyler bu forma Milli Takım forması… Özen lütfen ?...
Ucuz diye, hediye ediliyor diye kimsenin keyfine bırakılmaz ?...
Haaaa, dizaynını siz çizdiyseniz, bu işi beceremediğinizi kulağınıza fısıldayayım…
Dünya devi Sultanlarımızın bırakınız Milli formalarını, üzerlerine giyeceği her şey dünyanın en iyi markası olmalı ve de modacılarımız tarafından dizayn edilmelidir ?... Bunu fazlasıyla hak ediyorlar… Böyle algılana ?...Şimdilik bu kadar…
Sultanlarımıza sonuna kadar destek !...
Hala kürsü şansımız devam etmekte…
Şimdi Sırbistan’ı düşünme zamanı…
Sırbistan maçı sonrası tekrar düşünce ve yorumlarımı sizlerle paylaşacağım…
Üzülenler, darılanlar aman beni okumasınlar ?...
Huyum kurusun, ısmarlama yazı yazamıyorum ?...
Yetenek zafiyeti mi ne ?...
Ancak çok iyi bir gününde olan, bence Brezilya’dan daha iyi bir takım görüntüsü veren, izin verildiği sürece (!) seri kısa kombine hücumlar yapan Çin’e tüm gayret ve mücadelesine karşın 3-1 mağlup olurken özellikle 3. sette göz doldurdu…25-20 kaybedilen ilk sette rakibine bloktan tam 8 sayı veren kızlarımız hücumda bir türlü etkili olamadı, sayı üretmekte handikap yaşadı…Gene 25-20 verdiğimiz 2. sette her ne kadar Neriman ve Neslihan daha etkili oldularsa, sadece 2 kez bloğa yakalandıysak da bu kez de servis karşılama ve defans zafiyeti yaşadık !...3. set çok ilginçti…
12-8 öne geçtik… 2. Teknik molaya 14-16 geride girdik !...
16-20, 18-21 geride kaldığımız sette, “Her şey bitti !...” denilmeye başlanıldığı anda sahaya kaptan Esra çıktı ve dümenin başına geçti… Ucuz ithalat yaptığımız (!) Çin’e kaliteli ve pahalı sayılar ihraç etmeye (!) başladık !...
21-21’de rakibi yakaladık !... 24-23’te, 27-26’da, 28-27’de, 29-28’de, 30-29’da tam 5 kez set servisi attık… (24-25’te de rakip set servisi attı…) Sonuncusunda da Gözde noktayı koydu… 33-31…
Son periotta Gözde’nin kazandırdığı 3 sayı, Esra’nın biri bloktan olmak üzere kazandırdığı 5 sayı ve de Eda’nın gene biri bloktan olmak üzere kazandırdığı 4 sayı ve takımımızın savaşçı mücadelesi her türlü övgüyü, beraberinde alkışı hak etti…4. Sette gene oyundan düştük !... Oysa takımımız gene rakibinden diriydi… 4 sayıya kadar geriye düştüğümüz sette takımımız tekrar toparlandı ve rakibini 20-20’de yakaladı… “Set geliyor...” diye ümitlenmeye başlamışken arka arkaya 3 kez rakip bloklara takıldık, Bahar da kaçırdığı servis ile maçı bitirdi… 22-25…Ben yenilmemize rağmen kızlarımızdan ümidimi kaybetmiş değilim ?... Sırbistan’ı ve zorlanacağımıza inandığım, Amerika’ya karşı resmen kafa tutan Kim’li G.Kore’yi ne yapıp yapıp yenip, gurubu en azından 4. sırada bitirip, karşı gurupta ilk sırayı alacak, İtalya – Rusya maçının galibiyle çeyrek finalde eşleşeceğimizi düşünüyorum…Şimdi gelelim bazı uzman (!) konulara…Maçlar sırasında sürekli Nejat Sancak ile telefonda görüşüyor, tartışıyoruz…
Kafamıza takılan birkaç sorunun cevaplarını 1. tekil şahıstan öğrenmek istiyoruz…İşte onlar…Mr. Motta yaklaşık 6 yıldır Türkiye’de görev yapıyor…
Hiç Türkçe öğrenmedi mi ?... Öğretilmesi düşünülmedi mi ?...
Sokağa çıktığı zaman, alışverişinde, veriş alışında (!) hep İngilizce ve Brezilya’nın resmi dili Portekizce mi konuşuyor ?...
Sayın Başbakanımız bile “Yes”, “No”, “One minute” gibi yabancı kelimelerle dağarcığını zenginleştirirken (!) Mr. Motta 6 yıldır ne yaptı ?...
Bu sorunun diğer uzantısı da ;
Tüm kızlarımız İngilizce’yi biliyorlar mı ?... Bilenlerin dağarcığı, yani seviyesi ne kadar ?...
Bu bence çok önemli ve içinden her an civciv ve kuş (!) çıkabilir ?...Polen…
Geleceğimiz için çok önem verilen, kendisinden çok şey beklenen bir kızımız…
4. Sette iyi oynamasına ve setin 8 sayı geriden çevrilmesine rağmen, Brezilya maçında 5. sette, Motta’nın, tecrübesiyle, liderliğiyle ve de yılmayan kişiliği, bozulmayan moraliyle dünya starı, büyük skorer Neslihan’ı yok sayıp Polen ile başlanmasını ve seti yani maçı bitirmesini eleştirdim… Benim gibi bir çok kişi de aynısını yaptı…
Peki bugün Polen neredeydi Mr. Motta kardeşim ?... En önemlisi, hiç oyuna sokmadın ?... Oysa tam istifade edilecek pozisyonlar vardı ?...
Acaba Mr. Motta benim ve Nejat’ın yazılarını mı tercüme ettirdi ?... (İngilizce’ye veya Portekizce’ye…) Yoksa bir yerlerden kulağına kar suyu mu kaçırıldı ?... Günahını almayalım, belki de iyi bir uyku sonrası, dinlendi, düşündü, aklıyla ve başıyla ortak bir meeting, pardon toplantı yapıp, bazı gerçekleri gördü ?... Kim bilir ?...Gelelim şu formalara ?...
İçinizde ilk 2 maç giyilen formaları beğenen var mı bilmiyorum ama ben gene bazılarını rahatsız edecek fikrimi paylaşayım… Kötü !...
Beyler bu forma Milli Takım forması… Özen lütfen ?...
Ucuz diye, hediye ediliyor diye kimsenin keyfine bırakılmaz ?...
Haaaa, dizaynını siz çizdiyseniz, bu işi beceremediğinizi kulağınıza fısıldayayım…
Dünya devi Sultanlarımızın bırakınız Milli formalarını, üzerlerine giyeceği her şey dünyanın en iyi markası olmalı ve de modacılarımız tarafından dizayn edilmelidir ?... Bunu fazlasıyla hak ediyorlar… Böyle algılana ?...Şimdilik bu kadar…
Sultanlarımıza sonuna kadar destek !...
Hala kürsü şansımız devam etmekte…
Şimdi Sırbistan’ı düşünme zamanı…
Sırbistan maçı sonrası tekrar düşünce ve yorumlarımı sizlerle paylaşacağım…
Üzülenler, darılanlar aman beni okumasınlar ?...
Huyum kurusun, ısmarlama yazı yazamıyorum ?...
Yetenek zafiyeti mi ne ?...










