Derleyen : Hasan Uğur Epirden OYUN KURALLARI DEĞİŞMELİ… (Oluşum için değerli vaktini ve görüşlerini aldığım kadim dostum Alev Anakök’e teşekkür ediyorum…)
Yükselen voleybol seviyesi, yüksekliği, gücü, teknik ve taktik kapasite oynanan maçlarda aranan, seyir zevki ve heyecanı getirici eski “rally”leri aratmaktadır…
Bu yüzden azı oyun kurallarının değişmesi, yeni kuralların devreye girmesi kaçınılmaz olmuştur…
Daha önce sevgili Alev Anakök ile yaptığımız fikir jimnastiğinde ortaya bazı öneriler koymuş, hatta bir anket yayınlamıştık…
Alttaki önerilerimizi değerlendirilmek üzere FIVB’ye yollamış ancak cevap alamamıştık…
Ekimde yapılacak FIVB Başkanlığının en kuvvetli adayı olan, kurs hocam aynı zamanda dostum olan Amerika’nın efsane antrenörü Doug Beal ile görüşmelerimde kendisine ilettiğim bu değişiklikler önerim ile ilgilenince, geçtiğimiz ay kendisine İngilizce olarak yolladım… Bana teşekkür eden Beal üzerinde duracağı sözü verdi…
İşte o malum değişiklik önerilerimizin önde gelenleri : SALON VOLEYBOLU : *Kanımızca, 1949’dan bu yana tam 60 yıl kullanılan file yüksekliklerinin, artık erkeklerde 2.60’a, bayanlarda ise 2.35’e veya yakın seviyelere çıkarılması…
* Servisin filenin üst bandına teması ile rakip sahaya düşmesi halinde, sporcuya belirli bir zaman dilimi içinde ikinci bir servis atma hakkı tanınması…
* Arka bölgeden yapılan atakların 3 metre yerine, 4 metreden yapılması...
Veya üç metre çizgisinin dış yan çizgilerden başlayarak, ortada (6 no) 4-4,5 metreye varan bir yay halinde çizilmesi…
* Smaç servislerin, 10-11, hatta 12 metreden atılması… Bu alanın, servisçiler için, 9 metre çizgisine paralel kesik çizgilerle belirlenmesi…
* Sayılara farklılık getirilmesi…Voleybolun zorlukla ve özel becerilerle elde edilen sayılarının, diğerlerinden daha faklı değerlendirilmesi... Örneğin, smaç servis hiç kimseye değmeden yere düşüp sayı olmuşsa (Ace), o takıma 1 değil 2 sayı, bloktan top yere direk düştüğünde, bloğu yapan takıma gene 2 sayı verilmesi…
* Müsabakaların 7 oyuncu ile oynanması… Ancak bu ilave oyuncunun sadece çizgilerin dışında ki serbest bölgede ki toplara müdahale edebilmesi...
(yani Liberoların hep oyunda kalması… Oyuncularla değişim yapılmaması…Yani müsabakaların 7 kişi ile oynanması…)* Liberonun, dışarı çıkmadan hep oyunda 7. kişi olarak kalması…
* Müsabakaların 1 pasör ve 6 smaçörle, yani 7 kişi ile oynanması...
* Teniste uygulanan “Şahin gözü” teknolojisinin ve “İtiraz hakkı”nın artık voleybola da kullanılması…
* Tavana ya da antene değen topların hata kabul edilip sayı olmaması…
* Pasörlerin top taşıma yani iki vuruş hatasının kaldırılması, atılan pasın her şekilde geçerli olması...
* Oyuncu değişimlerindeki sınırın kaldırılması…
* Voleybolun getirisinin artırılabilmesi, televizyonların daha çok yayın yapması için zaman sınırı konulması...
* Voleybolun getirisinin artırılabilmesi, televizyonların daha çok yayın yapması için zaman sınırı konulması...
* Setlerin 25 sayı ve dakika ile kısıtlanması. Yani 25 sayı, mesela 20 dakikada alınamazsa, setin o an için önde olan takım lehine verilmesi.
* Süre bittiğinde eğer sayılar eşit ise, setin ilk ilave sayıyı alacak takım lehine bitirilmesi…
* Başka bir fikir, son sette de aynı süreyle veya daha kısa süreyle oynatılması, ancak süre bitiminde eğer sayılarda eşitlik varsa, maçın berabere bitirilmesi, her iki takımın da 2’şer puan alması…
* 20’şer dakikalık 4 set ve + 10 dakikalık final seti oynanması…
* Ayrıca, servisin filenin üst bandına değip, rakip sahaya, özellikle hızını keserek düşmesinin (Hele 3 metre içine…) hata sayılmasını ısrarla öneriyoruz !... (Şu anda uygulanan kuralın kaldırılması) Servis atan takımın yaptığı hatanın prim yapmasını, takımına puan kazandırmasını etik bulmadığımızı vurgulamak istiyorum !...) PLAJ VOLEYBOLU : Plaj Voleybolunun popülaritesi süratle artarken, ben 2 konuda son derece rahatsızlık duymaktayım !...
Bunlardan birincisi, voleybolun olmazsa olmazı olarak gördüğüm “Blok”u yaşatabilmek, arkasındaki defansı sağlam tutabilmek için resmi müsabakaların 3 kişilik takımlarla oynatılmasının çok daha etik olduğuna inanıyorum !... Böylelikle, işin kolayına kaçarak, plaselerle top öldürme zorlaşacak, defans güçlenecek, voleybolun estetiğini oluşturan smaçlara rağbet artacak, taktik kombine ataklar gelişecek, maç kalitesi ve seyir zevki artacak !...
İkincisi ise, voleybolun bir numaralı fondamantal hareketi olan “Pas”ın son zamanlarda katliama uğraması, neredeyse yok edilmeye çalışılması, devamlı faul çalınması, zaten az olan toleransın bir türlü seviyesinin aynı çizgide tutulamamasının yarattığı handikaptır… “Pas”ın yok edilmesi, voleybol sporuna belden balta vurmak anlamındadır !... Günümüz plaj voleybolunda pas yerine manşet kullanılmaktadır… Kısacası “Voleybol” git gide “Manşetbol” olmaktadır !... Buna “Dur” demenin zamanıdır !... Pası bilakis çok toleranslı bir alt seviyeye çekmek, bu sporun özüne ve estetiğine, yani ruhuna bir güzellik getireceğini düşünmekteyim !...
Yükselen voleybol seviyesi, yüksekliği, gücü, teknik ve taktik kapasite oynanan maçlarda aranan, seyir zevki ve heyecanı getirici eski “rally”leri aratmaktadır…
Bu yüzden azı oyun kurallarının değişmesi, yeni kuralların devreye girmesi kaçınılmaz olmuştur…
Daha önce sevgili Alev Anakök ile yaptığımız fikir jimnastiğinde ortaya bazı öneriler koymuş, hatta bir anket yayınlamıştık…
Alttaki önerilerimizi değerlendirilmek üzere FIVB’ye yollamış ancak cevap alamamıştık…
Ekimde yapılacak FIVB Başkanlığının en kuvvetli adayı olan, kurs hocam aynı zamanda dostum olan Amerika’nın efsane antrenörü Doug Beal ile görüşmelerimde kendisine ilettiğim bu değişiklikler önerim ile ilgilenince, geçtiğimiz ay kendisine İngilizce olarak yolladım… Bana teşekkür eden Beal üzerinde duracağı sözü verdi…
İşte o malum değişiklik önerilerimizin önde gelenleri : SALON VOLEYBOLU : *Kanımızca, 1949’dan bu yana tam 60 yıl kullanılan file yüksekliklerinin, artık erkeklerde 2.60’a, bayanlarda ise 2.35’e veya yakın seviyelere çıkarılması…
* Servisin filenin üst bandına teması ile rakip sahaya düşmesi halinde, sporcuya belirli bir zaman dilimi içinde ikinci bir servis atma hakkı tanınması…
* Arka bölgeden yapılan atakların 3 metre yerine, 4 metreden yapılması...
Veya üç metre çizgisinin dış yan çizgilerden başlayarak, ortada (6 no) 4-4,5 metreye varan bir yay halinde çizilmesi…
* Smaç servislerin, 10-11, hatta 12 metreden atılması… Bu alanın, servisçiler için, 9 metre çizgisine paralel kesik çizgilerle belirlenmesi…
* Sayılara farklılık getirilmesi…Voleybolun zorlukla ve özel becerilerle elde edilen sayılarının, diğerlerinden daha faklı değerlendirilmesi... Örneğin, smaç servis hiç kimseye değmeden yere düşüp sayı olmuşsa (Ace), o takıma 1 değil 2 sayı, bloktan top yere direk düştüğünde, bloğu yapan takıma gene 2 sayı verilmesi…
* Müsabakaların 7 oyuncu ile oynanması… Ancak bu ilave oyuncunun sadece çizgilerin dışında ki serbest bölgede ki toplara müdahale edebilmesi...
(yani Liberoların hep oyunda kalması… Oyuncularla değişim yapılmaması…Yani müsabakaların 7 kişi ile oynanması…)* Liberonun, dışarı çıkmadan hep oyunda 7. kişi olarak kalması…
* Müsabakaların 1 pasör ve 6 smaçörle, yani 7 kişi ile oynanması...
* Teniste uygulanan “Şahin gözü” teknolojisinin ve “İtiraz hakkı”nın artık voleybola da kullanılması…
* Tavana ya da antene değen topların hata kabul edilip sayı olmaması…
* Pasörlerin top taşıma yani iki vuruş hatasının kaldırılması, atılan pasın her şekilde geçerli olması...
* Oyuncu değişimlerindeki sınırın kaldırılması…
* Voleybolun getirisinin artırılabilmesi, televizyonların daha çok yayın yapması için zaman sınırı konulması...
* Voleybolun getirisinin artırılabilmesi, televizyonların daha çok yayın yapması için zaman sınırı konulması...
* Setlerin 25 sayı ve dakika ile kısıtlanması. Yani 25 sayı, mesela 20 dakikada alınamazsa, setin o an için önde olan takım lehine verilmesi.
* Süre bittiğinde eğer sayılar eşit ise, setin ilk ilave sayıyı alacak takım lehine bitirilmesi…
* Başka bir fikir, son sette de aynı süreyle veya daha kısa süreyle oynatılması, ancak süre bitiminde eğer sayılarda eşitlik varsa, maçın berabere bitirilmesi, her iki takımın da 2’şer puan alması…
* 20’şer dakikalık 4 set ve + 10 dakikalık final seti oynanması…
* Ayrıca, servisin filenin üst bandına değip, rakip sahaya, özellikle hızını keserek düşmesinin (Hele 3 metre içine…) hata sayılmasını ısrarla öneriyoruz !... (Şu anda uygulanan kuralın kaldırılması) Servis atan takımın yaptığı hatanın prim yapmasını, takımına puan kazandırmasını etik bulmadığımızı vurgulamak istiyorum !...) PLAJ VOLEYBOLU : Plaj Voleybolunun popülaritesi süratle artarken, ben 2 konuda son derece rahatsızlık duymaktayım !...
Bunlardan birincisi, voleybolun olmazsa olmazı olarak gördüğüm “Blok”u yaşatabilmek, arkasındaki defansı sağlam tutabilmek için resmi müsabakaların 3 kişilik takımlarla oynatılmasının çok daha etik olduğuna inanıyorum !... Böylelikle, işin kolayına kaçarak, plaselerle top öldürme zorlaşacak, defans güçlenecek, voleybolun estetiğini oluşturan smaçlara rağbet artacak, taktik kombine ataklar gelişecek, maç kalitesi ve seyir zevki artacak !...
İkincisi ise, voleybolun bir numaralı fondamantal hareketi olan “Pas”ın son zamanlarda katliama uğraması, neredeyse yok edilmeye çalışılması, devamlı faul çalınması, zaten az olan toleransın bir türlü seviyesinin aynı çizgide tutulamamasının yarattığı handikaptır… “Pas”ın yok edilmesi, voleybol sporuna belden balta vurmak anlamındadır !... Günümüz plaj voleybolunda pas yerine manşet kullanılmaktadır… Kısacası “Voleybol” git gide “Manşetbol” olmaktadır !... Buna “Dur” demenin zamanıdır !... Pası bilakis çok toleranslı bir alt seviyeye çekmek, bu sporun özüne ve estetiğine, yani ruhuna bir güzellik getireceğini düşünmekteyim !...










