SIRBİSTAN: 2 - POLONYA: 3
SALON: Ankara BaşkentHAKEMLER: Mc Dougall Brian ( SLO)- Fabrizio Pasquali (İTA)SIRBİSTAN: Krsmanovic 15, Antonijevic 2, Malesevic 9, Nınkovık 19, Starovic 22, Blagojevıc 10, Cebic (L), Ognjenovic, Brakocevic 5, Molnar, Vesovic, Rasic ,POLONYA: Skorupa 3, Zebrowska 6, Okunıewska 18, Skowronska 10, Werblınska 20, Bednorek 12, Maj (L), Kosprzak 10, Kaczor 8, Wolosz, Martalek 2SETLER: 27- 29, 21- 25, 25- 21, 25- 19, 13- 15
SÜRE: 129Dk. ( 32- 28- 26- 25- 18)İSTATİSTİK:
SAYI: 111- 109
RAKİP HATADAN SAYI: 29- 21
SERVİS: 111- 109
SERVİSTEN SAYI: 2- 7
HATALI SERVİS: 7- 13
HÜCUM: 177- 161
HÜCUMDAN SAYI: 65- 62
BLOKTAN SAYI: 15- 20
MANŞET: 96- 104
HATALI MANŞET:14- 82012 Olimpiyat Oyunları Bayanlar Avrupa Elemeleri karşılaşması B Grubu’nda Sırbistan’ı 3-2 mağlup eden Polonya grubu lider olarak tamamladı ve yarı finale yükseldi. Sırbistan ise grubu son sırada bitirip turnuvaya veda etti.Hollanda’yı 3-1 ve Rusya’yı da 3-2 mağlup eden Polonya 3. karşılaşmada da Sırbistan karşısında maça iyi başladı. İlk teknik molayı 8-7 önde geçti. Sonraki sürelerde oyuna ağırlığını koyan Sırplar ikinci teknik molayı 16-14 önde tamamladı. Skor 16-16’da beraberliği yakalayan Polonya büyük bir çekişme sonrası seti 29-27 aldı.Maçın ikinci setinde ilk teknik molayı bu kez 8-7 önde geçen Sırbistan oldu. İkinci teknik molayı ise 16-12 Polonya önde tamamladı, seti de 25-21 alıp skoru 2-0 lehine çevirdi.Maçın üçüncü setinde Sırbistan üstünlüğü vardı. Teknik molaları 8-6 ve 16-15 önde tamamlayan Sırbistan seti de 25-21 alıp galibiyet için umutlandı. Dördüncü sete de iyi başlayan Sırplar teknik molaları 8-6 ve 16-10 önde geçti; seti de 25-19 alıp skoru 2-2 beraberliğe taşıdı.Maçın sonucunu belirleyecek tie break setini 15- 13 alan Polonya maçı 3-2 kazandı ve grubu lider olarak tamamladı.TAYYAR SÜMEN / AJANSSPOR
SALON: Ankara BaşkentHAKEMLER: Mc Dougall Brian ( SLO)- Fabrizio Pasquali (İTA)SIRBİSTAN: Krsmanovic 15, Antonijevic 2, Malesevic 9, Nınkovık 19, Starovic 22, Blagojevıc 10, Cebic (L), Ognjenovic, Brakocevic 5, Molnar, Vesovic, Rasic ,POLONYA: Skorupa 3, Zebrowska 6, Okunıewska 18, Skowronska 10, Werblınska 20, Bednorek 12, Maj (L), Kosprzak 10, Kaczor 8, Wolosz, Martalek 2SETLER: 27- 29, 21- 25, 25- 21, 25- 19, 13- 15
SÜRE: 129Dk. ( 32- 28- 26- 25- 18)İSTATİSTİK:
SAYI: 111- 109
RAKİP HATADAN SAYI: 29- 21
SERVİS: 111- 109
SERVİSTEN SAYI: 2- 7
HATALI SERVİS: 7- 13
HÜCUM: 177- 161
HÜCUMDAN SAYI: 65- 62
BLOKTAN SAYI: 15- 20
MANŞET: 96- 104
HATALI MANŞET:14- 82012 Olimpiyat Oyunları Bayanlar Avrupa Elemeleri karşılaşması B Grubu’nda Sırbistan’ı 3-2 mağlup eden Polonya grubu lider olarak tamamladı ve yarı finale yükseldi. Sırbistan ise grubu son sırada bitirip turnuvaya veda etti.Hollanda’yı 3-1 ve Rusya’yı da 3-2 mağlup eden Polonya 3. karşılaşmada da Sırbistan karşısında maça iyi başladı. İlk teknik molayı 8-7 önde geçti. Sonraki sürelerde oyuna ağırlığını koyan Sırplar ikinci teknik molayı 16-14 önde tamamladı. Skor 16-16’da beraberliği yakalayan Polonya büyük bir çekişme sonrası seti 29-27 aldı.Maçın ikinci setinde ilk teknik molayı bu kez 8-7 önde geçen Sırbistan oldu. İkinci teknik molayı ise 16-12 Polonya önde tamamladı, seti de 25-21 alıp skoru 2-0 lehine çevirdi.Maçın üçüncü setinde Sırbistan üstünlüğü vardı. Teknik molaları 8-6 ve 16-15 önde tamamlayan Sırbistan seti de 25-21 alıp galibiyet için umutlandı. Dördüncü sete de iyi başlayan Sırplar teknik molaları 8-6 ve 16-10 önde geçti; seti de 25-19 alıp skoru 2-2 beraberliğe taşıdı.Maçın sonucunu belirleyecek tie break setini 15- 13 alan Polonya maçı 3-2 kazandı ve grubu lider olarak tamamladı.TAYYAR SÜMEN / AJANSSPOR











Fenerbahçe Universal normal sezonu 1 kapatarak zaten şampiyonlar ligine gitmeyi garantiledi...Kimse bunun farkında değil sanırım... Birde neden kimse ze robertodan bahsetmiyor.... Tamam güzel maçları elimizden aldılar tvf başkanı yorumları hepsi doğru fakat ze roberto ne iş yapar.
Tüm arkadaş yorumcuların altına imzamı atıyorum. Erol Ünal Karabıyık sonrasında da 2050 yılına kadar görevdeyim diyerek bizlerle kafa buluyor. 10 YIL DAHA YAŞAYABİLECEKMİ? BEYNİ O YAŞA KADAR ÇALIŞABİLECEKMİ? YÜRÜYEBİLECEKMİ? SANKİ ALLAHTAN GARANTİ ALMIŞ? AYIP YA. BU CAMİA SENİ İSTEMİYOR, SEVMİYOR. DÜŞ VOLEYBOLUMUZUN YAKASINDAN.
diyorum ki, bu ligler 10 takıma inse ve adı mesela süper lig olsa. böylece bütçesi yetmediği halde sırf birinci ligde takım olsun diye oynayanlar süper ligde oynayamasa. bu on takımın ilk dördü ile çift devreli lig usülü bir turnuva yapılsa. çok güzel olur. böylece 5-8. sıradaki takımlarla gereksiz yere yapılan maçlar olmaz. ve en önemlisi sezon boyu yatıp da sadece play off larda oynayan takımlar da ilk dörde girmek için biraz yırtınırlar. kulüp maçlarına da milli takıma da yeterli süre kalır. aşağıya gelince süper ligden artan 2 takım ile bu statüdeki ikinci lig takımlarından ilk dörtlerin oluşturduğu 1. lig kurulur. 10 takımlı. ikinci ligden artan ve üçüncü ligdeki iyi ve bütçeli takımlardan da ikinci lig kurarsınız. 10 ar takımlı ikişer gruplu. üçüncü lig diye bir ucube yerine bölgesel ligi desteklersiniz. hem kısmen de olsa bölgesel ligde daha amatör ruhla oynanıyor. böylece hem üst yapıda maçlar azalmış olur. sporcular gereksiz maçlardan kurtulmuş olurlar, hem de milli takımlar için yeterli zaman kalır. diğer liglerde de daha kaliteli maçlar oynanır. ne diyeyim hocanın dediği gibi aklı olan göle koşar.
sayın erol ünal karabıyık odana 5 kg kına göndereceğim tam avuçlarının içine layık!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! gönlün göğe erişmiştir umarım.
Ekşi sözlükten alıntıdır; ünal karabıyık, fenerbahçe'yi sevmiyor. bu dünya şampiyonu olduğunda da böyleydi, şampiyonlar ligi'ni aldığında da. çünkü fenerbahçe tıpkı futboldaki gibi kulüpler birliği oluşturmak ve federasyonun sadece milli takım değil kulüplerin de federasyonu olmasını isteyen, lig tarihinde federasyonun voleybolcuları köle gibi kullanan ve kulüplere dikte ettiği sistemine ciddi şekilde muhalefet eden belki de ilk kulüptür. lan milli forma bu falan diye düşünebilirsiniz ama durum hiç sandığınız gibi değil. milli takımın maç takvimi yıllara göre federasyonun sitesinde duruyor. gidin bakın. 6 aylık kamp döneminde milli takımın katıldığı ciddi turnuva sayısı en fazla 2 bilemedin 3 tür. o da ya avrupa şampiyonasıdır ya dünya ya grand-prix veya bunların toplam 1 hafta falan süren elemeleri. 4 senede bir de olimpiyat elemeleri var. avrupa ligi saçmalığından yukarıda da bahsettim. zaten evsahibi olarak direkt finallerine kaldığımız ve avrupa'nın üçüncü sınıf takımlarının b kadrolarıyla ancak tenezzül ettiği bir turnuva. yaklaşık 1 ay oradan oraya deli gibi dolaşıp arka arkaya anlamsız maçlar oynuyorsunuz. geri kalan turnuvalar avrupa liginden de saçma ki bazıları oyuncuların yiyecek yemek bulamadığı vietnam, çin gibi ülkelerde oluyor bunların. muhteviyatlarını açıp incelerseniz galaksinin en salak turnuvaları olduğunu ve avrupa'nın büyükbaş takımları içinde bizden başka kaale alıp da giden olmadığını görürsünüz. lig, avrupa ve kupa takvimini 4-5 aylık sürece sığdıran federasyon işte bu anlamsız turnuvalar yüzünden bu fikstürü böyle piç ederek kalan 6-7 ayı milli takıma hizmet adı altında topladığı oyuncuları sömürerek geçiriyor. eğer milli takım seviyesinde bir oyuncuysanız 14-15 yaşından itibaren nefes almaya bile fırsat bulamadan bu yoğun takvimin içine sokulup posanız çıkana kadar kullanılıyorsunuz. bugün seda tokatlıoğlu sakatlıklardan başını kaldıramıyorsa bunun baş sorumlusu voleybol federasyonudur. fenerbahçe bu oyuncuyu lig sezonunda önemli maçlarda bile kullanmazken, milli takımda saçma salak turnuvalarda sakat sakat oynatılmıştır. milli takımda sakatlandığınızda da eğer çok ciddi bir sakatlıksa kulübünüze geri gönderiliyorsunuz. sakatlık çok ciddi değilse tedavi medavi edilmeden gerekirse sakat sakat bu abuk turnuvalarda oynuyor veya takım nereye giderse siz de peşinde sürüklenerek milli takıma hizmet ediyorsunuz. milli takımdan affınızı isteme, biraz dinleneyim ben bu yaz deme lüksünüz yok çünkü tvf lisansınızı iptal bile edebilir. milli oyuncularına bu denli despotça yaklaşan avrupa'da başka federasyon yok. tanıdığımız isimlerden örnek vermek gerekirse sokolova, lo bianco, osmokroviç misal keyifleri gelirse gidip milli takımda oynuyorlar. milli şef ünal türk voleyboluna böyle hizmet ediyor. milli takım ve kendi koltuğuna zeval gelmesin ama oyuncular ve kulüplere ne olursa olsun. benim taraflı yazdığıma, abarttığıma inanan varsa da bir gün bir maça gidip rastgele seçtiği milli oyunculara sorsun bakalım düşüncelerini. merak etmeyin futboldaki gibi ulaşılması zor insanlar değiller. samimi bir cevap alır benim yazdıklarımla karşılaştırırsınız''.
Hocam değindiğiniz gibi, milli şefin magazin voleybol siteleri sezon başında yaptıkları dedikoduları playofflar öncesi yeniden hortlattılar. Bu terbiyesizleri ben de ayıplıyorum. Ekşi sözlükten bir arkadaşımız milli şef ile Fenerbahçe gerginliğinin perde arkasını yazmış. Alıntıdır; ''Fenerbahçe'nin, federasyon daha doğrusu milli şef ünal karabıyık'la arasının bu kadar sorunlu olmasının temelinde yatan bazı sebepler var. ilk kriz 2009 yılında fenerbahçe'nin sakat olan eda erdem'i tedavisi bitmeden milli takıma göndermeyeceğini söylemesiyle başladı. federasyonla arada ciddi bir restleşme oldu. fenerbahçe burada sonuna kadar haklıydı. federasyon f4 e evsahibi olduğumuzdan katılmamızın garanti olduğu avrupa ligi denen prestij (kimse organizasyonu almak istemediği için cev sürekli bize kakalıyor o derece prestijli) turnuvasının bizim için hiçbir şey ifade etmeyen eleme maçlarında oynatmak için istiyordu eda'yı. tedavisi bitince de milli takıma katıldı. aynı yaz seda tokatlıoğlu dünyanın en gereksiz turnuvalarından biri olan bu avrupa ligi elemelerinde sakatlandı. zaten kronik sakatlığı olan oyuncu bir de bu sakatlığı hala devam ederken finallerde de oynatılmaya kalkınca hepten pelt oldu. fenerbahçe sonraki sezonun ilk 2 ayında seda'yı oynatamadı. 2010'da fenerbahçe seda yüzünden yine federasyonla papaz oldu. bu oyuncunun bünyesi zayıf olduğundan kronik sakatlığını giderebilmenin tek yolu yazı tedavi olarak geçirmesiydi ancak federasyon ısrarla sanki elinde başka alternatif yokmuş gibi bu oyuncuyu kampa sokma derdindeydi. kampın programı da uzakdoğu'dan avrupa'nın çeşitli ülkelerine uzanan bir coğrafyada bir tanesi bile resmi olarak anlam ifade etmeyen fuzuli turnuvalardan oluşuyordu. fenerbahçe el mecbur seda'yı kampa gönderdi. sonuç ne milli takım o yaz döneminde seda'yı kullanabildi ne de devamındaki sezonda fenerbahçe. 2011'de seda polemiği yine devam etti. fenerbahçe doktor raporlarıyla seda'nın kampa katılmayarak yazı tedaviyle geçirmesini ve belki de bu oyuncunun yıllar sonra ilk defa rahat bir yaz geçirmesini sağladı. sonuç olarak da son 3 sezonun en iyi performansını aldı. 2011'de naz aydemir yine bir milli takım kampında sakatlandı ve tedavi olsun diye kulübüne geri postalandı. zira federasyon sakatlanan milli oyuncuların tedavisini pek dert etmemektedir. fenerbahçe de bu oyuncuyu sezona yetiştirmek için tedavi sürecine başladı. sonra da naz fenerbahçe'de antrenmanlara katılıyor gibi abuk bir gerekçeyle 3 maç oynamama cezası aldı. bu da fenerbahçe'ye bir adet süper kupa'ya mal oldu.
cok saygıdeger epirden hocam yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum evet cok uzun zaman önce dillendirmiştiniz böyle bir ihtimalin olabilecegini ama bu yapılanlar sahada degilde saha dışında yapılanlar!!! yeter artık dedirten cinsten.Fenerbahçe üniversal elbette yenilebilir ve yenildide yani sakatlık gibi tatsız durum yaşanmasada yenilebilirdi ki bu gayet dogaldır ama dogal olmayan KOCA SEZON BOYUNCA HİÇ YENİLMEMİŞ BİR TAKIMIN TEK MAÇTA AMA ÖYLE AMA BÖYLE YENİLİP BİR ANDA ORTADA KALAKALMASI ŞAMPİYONLUKTAN OLMASI EGER İCİNİZDE VİCDAN VE ADALET DUYGUSUNDAN BİR NEBZE KALDIYSA HANGİNİZİN İÇİNİZİ SIZLATMAZ YOK EGER BU ADALET YERİNİ BULDU !!! DİYORSANIZ ONADA SAYGIM VAR LAKİN O DÜŞÜNCEYE SAHİP OLANLARDA ŞU SORUYU SORMADAN EDEMEYECEGİM BİZ O ZAMAN NEDEN O KOCA SEZONU OYNADIK O SEZONU BİRİNCİ BİTİRMENİN HİÇMİ AVANTAJI OLMAZ TARAFSIZ SAHA TEK MAÇLA ELEMİNASYON BU ADALETMİ YERİNİ BULDU??? Vakıfbank ellerinden geleni degil tüm güçleriyle adeta varını yogunu ortaya koyarak oynayıp hak ederek kazandı ama eski sistemde buna hepimiz aynı kannaateyizdirki fenerbahçeye kesinlikle üstünlük kuramaz tek atımlık barutları vardı onu kullandılar ki zaten bunu herkes bildiği için dünyada eşi benzeri olmayan bir statü icat edip uygulattı amacınada ulaştı ama ne ugruna yada kısa vadede amacına ulaşmış gibi gözüksede Fenerbahçemiz ve sarı meleklerimiz gelecek sezonda gereken kişilere gereken cevabı hem sahada hem saha dışında vereceginden kimsenin şüphesi olmasın o zaman bu şekilde finalle çıkanlar gelecek sezonda ki büyük ihtimal FENERBAHÇE ÜNİVERSAL ESKİSİNDEN DAHA DOMİNANT BİR TAKIMLA GELECEK O ZAMAN ELENDİKLERİNDE DE BU GÜNKİ GİBİ sessiz SEDASIZ kalabileceklermi her şeyi zaman gösterecek
hocam kesinlikle katılıyorum aynı anda bir sürü maç vardı nasıl bir güne 3 4 çok önemli maç konulabilir ki bunun yanı sıra bence vakıfbank çok güzel bir oyun oynamadı seda sakatlanınca yerine yağmur girdi yağmurun en büyük özeweliği defans yapması onu yapamadı servis kim'e yığıldı sonra bloklarda sürekli yağmur nikolic eşleşmesinden puan aldılar buna rağmen fenerbahçe bu kötü oyunuyla zorladı vakıfbankı bence eczacıbaşı kazanacak gibi görünüyor
TEK ADAM EROL ÜNAL KARABIYIK. VOLEYBOLUMUZU KAFASINA GÖRE YÖNETİYOR. FENERBAHÇE'NİN MAĞLUBİYETİNE EN ÇOK EMİNİM O SEVİNMİŞTİR. SEÇİMDE ONA TEKRAR OY VERENLERİN ELLERİ KIRILSIN. BİR TEK SALON YAPMAKLA YILIN ADAMI NASIL OLUNUYOR? ZATEN KULAKLARIMIZA GELENLER OYLARIN DESTE DESTE NASIL GÖNDERİLDİĞİ VAR.ER YA DA GEÇ BU İŞİN DE DOĞRUSU ORTAYA ÇIKACAK. YA BİR GÜN BIRAKTA YÖNETİM KURULUNDAN BİRİ DEMEÇ VERSİN. BİR GÜN BIRAKTA FOTOĞRAF KARESİNE SENİN YERİNE KADER BİRLİĞİ YAPANLAR GİRSİN. EPİRDEN HOCAYADA KIZIYORUM.BU KONULARIN ÜZERİNE ÜZERİNE GİTMİYOR.TÜRK VOLEYBOLUNA VERİLEN TÜM SEKTELERE RAĞMEN MÜESSESELER VE DE BAZI KULÜPLER, ALT YAPI ANTRENÖRLERİ OLMASA BEN EROL BEYİ O ZAMAN GÖRÜRÜM? ÜÇ BEŞ SENEDE BAŞIMIZA PADİŞAH KESİLDİ. HERŞEYİ O BİLİYOR. SIKILMASA ANTRENÖRLÜK TE YAPACAK? AYIPTIR YA.
Merhaba, İtalyada playofflar devam ediyor seri halde oynuyorlar...Bu hiç düzgün bir durum değil...Çok kötü düşünüyorum ama umarım olimpiyatlara gidemeyiz.Bence zaten gidemeyeceğiz... Koca bir sezonun en başarılı takımını hemde şanssız bir şekilde evine yollamak neyin hakkıdır... Bişey daha sormak istiyorum ze roberto nasıl kötü bir koç??? Nikoliçin üzerine servisi yığmamak hangi aklın ürünüdür...Birde luba yorulmuştu kenarda logan tom var.luba servise geldiğinde logan ile değiştirmek ve hem lubayı dinlendirmek hemde loganın servis ve geri defansından yararlanmak yapılamaz bişeymiydi... Ama bence en bombası bu maçta kadroda Fabi nin olmamasıdır.
Bir GS'lı olarak bu tür bir play-off sistemine karşıyım ve buraya kadar yenilgisiz gelen FB'ye haksızlık edildiği kanısındayım.4 lü final çift maç,lig usulü olmalıdır.Ancak bu mağduriyeti CEV'in giderip,FB'yi kontenjandan ŞAMPİYONLAR LİGİne alacağına inanıyorum.
Bu sene lig çok garip bir hal aldı ama Olimpiyat Elemeleri gerçekten herkesin gündeminde ilk sırada. Türk voleybolu için tarihi bir turnuva oynanacak ve açıkçası benim içinde orası çok daha önemli. Dilerim final serisi de en kısa sürede biter ve milli takım toplanır.
Bu haksızlığa Vakıfbank veya Eczacıbaşı maruz kalsaydı, voleybolun elitleri ortalığı kasıp kavururdu. Geçen sene Ziraat Bankası'nın antrenörü Konstantinov'un sitemini hepimiz hatırlıyoruz. Ki, kendisi yarı final serisinin 'en iyi üç' değil de 'en iyi iki' şeklinde oynanmasını eleştirmişti. Burada ise tek maçlı eliminasyon var. İnsanların nasıl vicdanı sızlamıyor Fenerbahçe'nin bu durumuna? Burada resmen bir hak gaspı var! Yazıktır, günahtır! Herkesin dilinde Fenerbahçe'nin bütçesi. Voleybola yatırım yapmak da suç olmuş demek ki. Vakıfbank Türk Telekom zaten çok iyi bir takım. Federasyon'un yardımına ihtiyacı yok. Türkiye'nin de Vakıfbank güdümlü bir Federasyon'a ihtiyacı yok. Ne zaman kulüpler kendi kendilerini yönetmeye başlayacaklar? Bu şekilde dünyanın en iyi ligi olmak zor. İtalya'da parasızlığa rağmen kalite var. Orada oyuncu yetiştiriliyor, burada oyuncu sağılıyor. Sadece iyi oyuncu getirmekle artmıyor kalite. Erol Bey zaten çok az olan tekrar başkan olma şansını bence sıfıra indirdi. Olimpiyat elemeleri bahanesiyle uydurduğu sistem canını dişine takan, Fenerbahçe taraftarının mutluluğu için emek veren oyuncuların çatır çatır hakkını yedi. Açıkçası daha sezon başında bu sistemin Fenerbahçe'ye zarar getireceğini tahmin etmiştim. Oh, ne ala memleket! Koca sene boyunca yan gelip yat, play-off zili çalınca şöyle bir toparlan, rakibinin en önemli oyuncusu sakatlanınca da beş setlik maç sonunda finale çık. Bu kul hakkı yemek değil de nedir? o zaman koca sezon neden oynanıyor? Ne anlamı kaldı Fenerbahçe'nin bu sezonun finalistlerini iki maçta da puan vermeden yenmesinin? Madem Olimpiyat elemeleri var, o zaman 'bu sene ilk dört takım play-off oynar' dersiniz. Hatta onlar da 2008-09'dan önceki gibi iki ayaklı Dörtlü Final şeklinde oynanırdı. 26 maçta 1 yenilgi alan Fenerbahçe değil, 26 maçta 5 yenilgi alan Vakıfbank şampiyonluk kovalıyor! Bu rezilliğe ses çıkarmayan, vicdanı sızlamayan herkese yazıklar olsun!