Voleybolda Avrupa ve dünya çapındaki başarılar sporseverlerin göğsünü kabartıyor. Ancak Federasyon Başkanı Erol Ünal Karabıyık, sadece 'sonuçlar'a sevinmiyor...
Voleybolun keyfi yerinde. Geçen yıl Japonya’da 6. olan kadın milli voleybol takımı, erkek-kadın toplam 5. katılımda dünya şampiyonalarında erişilen en yüksek dereceyi elde etti. Yıldız bayan milliler, geçen ay Avrupa şampiyonu oldu. Kulüp takımları son beş yılda 11 kez Avrupa turnuvalarında son dörde kaldılar; üç Avrupa kupası kazandılar. Fenerbahçe Acıbadem kadın takımı buna bir de Dünya Kulüpler şampiyonluğunu ekledi. Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık, sportif başarılardan da fazla, tesisleşmede ve voleybolun yayılmasında atılan adımlarla övünüyor.Deplasmanlı liglerde oynayan voleybol takımı sayısının beş yılda 166’dan 381’e çıktığını, voleybolun medyada izlenirliğinin kat kat arttığını biliyoruz. Rakamlardan öte gözlemlerinizi anlatır mısınız voleybolun popülerleşmesine ilişkin?
Salonlarımız sosyal mekânlar hâline geliyor; en başta bunu gözlemliyorum. Bir Fındıklı takımı var, tribünlerde türkü söyleyen, horon tepen yüzlerce taraftarıyla bambaşka bir hava yaratıyor. Ankaragücü, seyircisiyle meşhur bir kulüp; artık onun da münhasıran voleybol izlemeye gelen kitlesi oluşmaya başladı. Kimi, dededen toruna, oğullu kızlı o kadar sevimli aileler görüyorum ki dayanamayıp odama davet ediyorum, sohbet edip çay içiyoruz.
Biletli seyirci sayısı son beş yılda 12 katına çıkmış…
7623 seyirci kapasiteli Başkent Voleybol Salonumuz, Ankaragücü-Fenerbahçe Acıbadem bayan maçından bir saat önce tamamen dolmuş, dışarıda da önemli sayıda seyirci kalmıştı. 2009’da Avrupa Bayanlar Ligi finalini organize ederken ‘Kayserilileri hafta sonlarında kapalı mekânlara sokamazsınız’ diye uyarmışlardı, 20 bin seyirciyle Avrupa rekoru kırdık.
Türkiye’de voleybolun seyirci profili nasıl?
Yakın geçmişte erkek maçı müdavimleri ile bayan maçı müdavimleri ayrı ayrı aşina idiler ve neredeyse tek tek personelimiz tarafından tanınıyorlardı. Süreçte, tribünlerde artan nüfusun bu ayrışmayı ortadan kaldırdığını görmeye başladık. Bize ‘Aileleştik’ dedirten de bu oldu. Bu manzara, özellikle Anadolu kentlerinde çok bariz gözlemlenen bir gelişmeydi ilk başta. Sonra, yavaş diyemeyeceğimiz bir artış ivmesiyle önce İzmir’e, ardından Ankara ve İstanbul’a hakim oldu.
‘Selim Sırrı Tarcan’a izin çıkmadı’
Federasyon 10 salon, 3 plaj voleybolu kortu, 2 otel sahibi haline gelmiş. Bu arada voleybolun salonu olarak klasikleşen olan Selim Sırrı Tarcan ne oldu?
Voleybolun mabetleri olarak bilinen Burhan Felek ve Selim Sırrı Tarcan Spor Salonları devraldığımız halleriyle bırakın uluslararası bir turnuvayı, müsabakayı dahi göğüsleyemeyecek durumdaydı. Sporcular tribünlere toslamasın, kimse duvarlara çarpıp yaralanmasın, top tavanda kalmasın diye gerilim içinde müsabakaları yaptırıyorduk. Burhan Felek bugün Avrupa’nın en büyük voleybol komplekslerinden biri haline getirildi. Selim Sırrı Tarcan da çevredeki tarihi dokuya uyumlu olarak yenilenecekti. Kaynağını bulduk, tarihi dokuya uygun projelerini çizdirdik ve tadilat izni için Milli Komiteye başvurduk. Olmadı; izin çıkmadı. Selim Sırrı’da bugün yaz-kış ortalama 350 civarında kızlı oğlanlı minik sporcu, sürekli voleybol eğitimi alıyor. Biz de bu arada Milli Eğitim Bakanlığımızın yardımıyla bugünkü Başkent Voleybol Kampusu’nu inşa ettik.
‘Bayan sporu’ mu?
Voleybol Federasyonu’nun A, genç, yıldız milli 45 voleybolcu arasında yaptığı ankette ‘bayan’ yerine ‘kadın’ denmesini tercih ettiğini söyleyen tek kişi çıkmamış! 94 voleybol antrenöründen ise yalnızca 18’i ‘kadın voleybolu’ deyiminden yana. Tercihe hürmeten o sözcüğü kullanarak, Türkiye’de voleybolun bilhassa bir bayan sporu mu olduğunu sordum. Başkan, 2003’teki Avrupa ikinciliğinin bir eşik olduğunu söylüyor. ‘Filenin Sultanları’ lâkabının da cazibesiyle, kız çocuklarının voleybola ilgisi patlamış. Karabıyık, “Voleybol dünyanın hiçbir yerinde bayan sporu olarak algılanmıyor”, diyor ve devam ediyor: “Takım sporları içinde voleybol gibi yüksek patlama kuvveti, refleks ve dolayısıyla fiziksel kuvvet talep eden başka branş yok. Üstelik diğerlerinde olmayan; her an rakibinizin gözünün içine bakmak gibi bir başka müsabık, çekişmeci, meydan okumacı tarafı da var. Sporcu havuzunda bayan sporcu kadar erkek sporcu da bulduğumuz gün, erkeklerde de, hem kulüp hem de milli takımlarda bayanlarda yakaladığımız başarıları yakalayacağız demektir.”
‘Fenerbahçe daha eşit değil’
Fenerbahçe’yle Federasyon arasındaki gerilim, sizin açınızdan nasıl görülüyor?
Geçmişte, kendi açılarından hatalı gördükleri bir Federasyon işlemi için; ‘Biz koskoca Fenerbahçeyiz’ diyerek Federasyon personeline veya yöneticilerine hiza vermeye çalışıyorlardı; ben engel oluyordum. Kanunun, Federasyon Başkanı olarak bana dahi vermediği bu itip kakma yetkisini Fenerbahçe ile paylaşmadım diye bana ‘Tek adam’ diyorlar. Benim açımdan Fenerbahçe ne ise deplasmanlı liglerimizde yer alan diğer 368 kulüp de o. Gelgelelim, Fenerbahçe’nin zaman zaman ‘Ben daha eşitim, çünkü daha büyüğüm’ dediği oluyor. O zaman da bana ‘Hayır, kurallar karşısında herkes eşit’ demek düşüyor. Fenerbahçe’ye karşı hiçbir negatif duygum yok. Zaten kişilerin bana karşı davranışları nedeniyle alınganlık edip bu negativiteyi kulüplerine yansıtırsam bu makamda işim de yok. Bakınız; Beşiktaş Kongre Üyesi, sıkı bir Beşiktaşlıyım, ama Beşiktaş benim dönemimde iki defa küme düştü. Polis Akademisi ve Koleji Spor Kulübü’nün kurucu başkanıyım, o da benim dönemimde küme düştü. Fenerbahçe ise benim dönemimde en çok şampiyon olan takım.
Bu gerilimin son vesilesi, yürürlüğe girme vadesi gelen, yabancı sayısının 2+1’e düşürülmesi kararı…
Aslına bakarsanız bu, kulübün varlık nedeniyle de çelişiyor. Bir taraftan altyapıdan sporcu yetiştirmeye çalışacaksınız, diğer taraftan o sporcular üst yapı yaşına geldiği zaman ‘Çık kenara, oynama’ diyeceksiniz. Bu yaklaşım, özellikle sponsorların ‘Parayı verdim, hemen başarı istiyorum’ şeklindeki panik talepleri nedeniyle kulüpler açısından bir ölçüde makul görülebilir. Ancak işi ülke voleybolunun geleceğini kurgulamak olan Voleybol Federasyonu’ndan böyle bir şey talep ederseniz, bunun makullükle izah edilmesi mümkün olmaz.
‘Federasyon bizim başarımızı kıskanıyor; önümüzü kesmek istiyor’ suçlamasına ne dersiniz?
Kırılıyoruz ve merak ediyoruz; ne kıskançlığından bahsediliyor? Biz kulüp müyüz; Fenerbahçe ile rakip miyiz? Geçen sene Şampiyonlar Ligi’nde 4 yabancıyla oynamadı mı Fenerbahçe? Ve 2 yabancılı Bergamo’ya kaybetmedi mi? Bu sene 5 yabancıyla oynayıp 3 yabancılı Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom’a kaybetmedi mi? Kimin yolunu kestik?









ok
tek tabanda değil 1.lig takımlarındada çok büyük sıkıntıl var.ereğli belediyesi de daha gecen sezonun ücretlerini yatırmamış ama lige katılıyolar.bu nasıl oluyo
SEVGİLİ VOLEYBOL CAMİASI Bu günlerde hepimiz yabancı sporcu sayısı kaç olsun derdine düşmüş sadece tavanda yer alan kulüpleri fazlası ile ilgilendiren bu hususu irdeliyoruz,kimse tabanla ilgileniyor mu? Voleybol medyasına bakıyorsun,sadece üç-dört takım.Tabandaki Teknik adamlar ve Sporcuların çoğunluğu kan ağlıyor.Tabanda yer alan takımlardaki teknik adamlar ve sporcular da tavanda yer alanlar ile aynı işi yapmıyor mu ?.Bazı Kulüpler Voleybola büyük yatırımlar yapmıştır.Tesisler güzelleşmiş,Voleybol daha popüler hale gelmiştir. ama bazı acı gerçekleri unutmaktayız.Ülkemizin çeşitli Voleybol liglerinde yer alan kulüplerde profesyonelce görev yapan teknik ve İdari kadrolar ile sporcuların yapmış oldukları sözleşmelerinin Türkiye Voleybol Federasyonunun garantör; (güvence veren ve bunu gerçekleşmesini gözeten kimse kuruluş ya da devlet) olmasına ve ilgili Talimatnamelerinde de yer almasına rağmen,Bazı Kulüplerin söz konusu emekçilerin sözleşmelerinde yer alan bedellerinin liglerin bitmesine rağmen bu güne ödenmediği hepimizce bilinmektedir.Federasyonumuz büyük bir önem arz eden ve görevlerinin içerisinde yer alan bu husus hakkında gerekli yasal uygulamalara(örnek;Emekcilerin bedellerini ödemeyen Kulüplerin yeni sezonda lisans işlemlerinin yapılmayacağı) acilen bir ilk olarak başlatılmasını ve ilgili kulüplere duyurulması gerektiği inancını taşımaktayım. Saygılarımla, (ÇALIŞANIN HAKKINI TERİ SOĞUMADAN VERİNİZ.) (Hz.Muhammet) ABDULLAH GÜMÜŞBAŞ 2011-MAYIS-İSTANBUL
SEVGİLİ VOLEYBOL CAMİASI Bu günlerde hepimiz yabancı sporcu sayısı kaç olsun derdine düşmüş sadece tavanda yer alan kulüpleri fazlası ile ilgilendiren bu hususu irdeliyoruz,kimse tabanla ilgileniyor mu? Voleybol medyasına bakıyorsun,sadece üç-dört takım.Tabandaki Teknik adamlar ve Sporcuların çoğunluğu kan ağlıyor.Tabanda yer alan takımlardaki teknik adamlar ve sporcular da tavanda yer alanlar ile aynı işi yapmıyor mu ?.Bazı Kulüpler Voleybola büyük yatırımlar yapmıştır.Tesisler güzelleşmiş,Voleybol daha popüler hale gelmiştir. ama bazı acı gerçekleri unutmaktayız.Ülkemizin çeşitli Voleybol liglerinde yer alan kulüplerde profesyonelce görev yapan teknik ve İdari kadrolar ile sporcuların yapmış oldukları sözleşmelerinin Türkiye Voleybol Federasyonunun garantör; (güvence veren ve bunu gerçekleşmesini gözeten kimse kuruluş ya da devlet) olmasına ve ilgili Talimatnamelerinde de yer almasına rağmen,Bazı Kulüplerin söz konusu emekçilerin sözleşmelerinde yer alan bedellerinin liglerin bitmesine rağmen bu güne ödenmediği hepimizce bilinmektedir.Federasyonumuz büyük bir önem arz eden ve görevlerinin içerisinde yer alan bu husus hakkında gerekli yasal uygulamalara(örnek;Emekcilerin bedellerini ödemeyen Kulüplerin yeni sezonda lisans işlemlerinin yapılmayacağı) acilen bir ilk olarak başlatılmasını ve ilgili kulüplere duyurulması gerektiği inancını taşımaktayım. Saygılarımla, (ÇALIŞANIN HAKKINI TERİ SOĞUMADAN VERİNİZ.) (Hz.Muhammet) ABDULLAH GÜMÜŞBAŞ 2011-MAYIS-İSTANBUL
keşan beledıyesı voleybolcularıda bes aydır maas alamıyorlarmıs yazık degılmı bu genclere madem paranız yoktu neden bu cocukları topladınız.kesanlılar durust olur beledıye baskanı bu konuyla ılgılenmelı
bu sporculara yazık degılmı bır yıl emek ver antrenmen yap musabakaya cık sonra maas alama acaba o kendılerıne yonetıcı dıyen vatandaslar ıkı ay maas alamazlarsa aılelerı ne der kandılerını o sporcuların yerıne koyuyorlarmı boyle yonetıcı ve kuluplerı federasyon lıglere almasın yazıklar olsun
çok yazık böyle yöneticilerin allah b.... versin.aynı durum sgk voleybol ihtisas kulübünde de yaşanıyor.allah türk sporunu ve sporcususnu böyle artniyetli yöneticilerin elinden kurtarsın.federasyon yetkilileri umarım etkili yaptırımlarla bu tip insanlara dur derler.