“Sen neymişsin be abi ?...” diyemiyorum zira senden 5 yaş büyüğüm Hasan Sipahioğlu…Hoş, benden büyük olsan bile “ağabey” içinde saygıyı barındıran çok ciddi bir hitap tarzıdır ve ne yazıktır ki bir zamanlar şahsına duyulan o saygı yerinde şimdilerde yeller esmekte…Oysa seni bir zamanlar plaj voleyboluna verdiğin katkılarla yere göğe sığdıramıyor, alkışlıyordum…Ama sen bu ulvi şükran duygularını sıfırlamakla kalmadın, camiamıza hemşerilerinin yorumlarıyla “Rant” uğruna, peşisıra hamlelerle çok zarar verdin ?... Hakkında o denli iddialar var ki, eğer gerçekten öyleyse söyleyecek söz bulamıyorum… Aslında var da bana yakışmaz ?... Yanıldığımızı iddia edersen, o zaman bizi aksine inandır, Alanya’daki Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi’nin pürüzlere takılmasına yol açan Başrol oyuncuları olan fırıldaklar ve hainler konusunda aydınlat da ortalıkta dönen iddialar doğrultusunda bilgi sahibi olalım, sen de bu ağır yükün altından kalk, aklan ?... Sana önce mail atarak çok ciddi sorular sorup, yanıt rica ettim… TVF ve CEV ile söz konusu “İş Birliği Sözleşmesi”ni imzalamadan önce imar durumunun pürüzlü olduğunu biliyordun… Yanıltıcı bilgiler verdin, koca Federasyonumuzu kullanmaya çalıştın ?...
Esas amacın, söz konusu yerleri emsal göstererek benzer yerleri de imara açmak, yani rant elde etmekti ?…
Aleyhte sonuçlanan dava için temyiz hakkını neden kullanmadın, merak konusu ?... Ayrıca 30 yıllığına tahsis ettiğin arazinin meclisten geçirdiğin alanı 1327 m2 olmasına rağmen nasıl yaptın da üçlü “İş Birliği Sözleşmesi”nde bu alanı 6000 küsur m2 gösterdin ?... Yoksa kamuya ait ve Anayasal güvence altında bulunan kumsalı da mı alan içerisinde saydın ?... Denizi de ekleseydin ?... Zaten TVF’nun ilgili projesine göz attığımda, % 25 inşaat izni verilen 1212 ada 4 parsellik alanın proje için ne kadar yetersiz olduğu kolayca anlaşılmaktadır… FİLMİ BAŞA SARALIM VE TEKRAR OYNATALIM… Bu soruları keyfimden sormadım… Sana her hangi bir husumetim de olamaz zira rakip değiliz, üstelik senden hiçbir beklentim de yok ?... O soruları Voleybol ailesi adına, bir plaj voleybolu emekçisi olarak sordum… Sorularım her halde sana ağır gelmiş olacak ki sessiz kalmayı tercih edip, bir nevi, aykırılıkları ve cambazlıkları (!) kabullendin ?... Beni hafife aldığını veya muhatap saymadığını düşünmek bile istemiyorum zira akıllı adamsın, ne kadar ağır (!) bir kimliğim olduğunu iyi bilirsin ?...Şimdi tekrar sadede gelelim ?... Filmi istersen gel, beraberce başa saralım… HERŞEY 2008’İN BİR BAHAR GÜNÜ BAŞLADI… Alanya’da Alanya Belediye Başkanlığı ile Voleybol Federasyonu Başkanlığı işbirliği ile kısa adı CEV olan Avrupa Voleybol Konfederasyonu arasında 23.04.2008 tarihinde yapılan üçlü anlaşmada Alanya Belediyesi’nin 30 yıllığına tahsis ettiği deniz kenarındaki dev alanın Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi olması kararı alınmış, konuyla ilgili çalışmalar başlamıştı…
Ancak yapılan bir şikayetini uygun gören Antalya 2. İdare Mahkemesi, alanın üzerine yapılacak projeyi, imar durumuna uymadığı gerekçesiyle karara bağlayarak yürütmeyi durdurma kararı almış, ayrıca Alanya Belediyesi’nin itirazını da kararın dayandığı gerekçeleri uygun görerek reddetmişti…
Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu ile o zaman yaptığım telefon görüşmesinde, “Orası serbest, imara açık bir alandı…” cevabı almış, ilgili mahkemenin kararına saygı duyduklarını belirten Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Başkanı Erol Ünal Karabıyık, akabinde "Hukukçularımız dosyayı yeniden inceliyor. Kararımızı bu inceleme sonunda vereceğiz. Ancak böyle bir projenin Türkiye'den alınması, büyük bir fırsatın da elden kaçması demek. Tüm Avrupa, plaj voleybolunda bu merkezi kullanacaktı. Türkiye bir anlamda tekel haline gelecekti. Ciddi bir döviz girişi olacaktı. Her şeye rağmen bir B planı hazırlıyoruz." demişti… Bu konuya ilişkin düşüncelerimi de ilk kez 07 ocak 2010 tarihinde konu ile beraber bir köşe yazımda belirtmiştim… TİLKİLİĞE HUKUK “DUR” DEDİ… Ancak iddia ve suçlamalar birbiri ardından bana yağmaya başlamıştı… Yetkilerini suistimal ederek, arsa rantı hırsına kapılıp, imar paftalarında yeşil alan ve spor alanı olarak tanımlanmış yerleri, çeşitli bahanelerle yapılaşmaya açma iştahında ve kararlığında olan Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu Cumhuriyet mahallesi stadyum arkasında bulunan 12.700 m2 lik spor alanı bir şekilde yapılaşmaya açmak ve bunu daha sonraki aşamalarda emsal göstererek benzer diğer alanlara da aynı uyanıklığı uygulama taktiğiyle, bu hamlelerini yasal gibi gösterebilmek amacıyla voleybol kamp merkezi bahanesini öne sürerek, Alanya Belediyesi ile Voleybol Federasyonu arasında yapılmış olan tahsis protokolünü, kendi meclisinden bile bir devlet sırrı gibi saklayarak (!), içeriği yasal olmaktan çok uzak olan bu protokolle, Alanya‘nın emsalsiz doğu plajının hemen hemen tamamını kapsayan 27.500 m2lik bölümünü Federasyon’a tahsis ederek bu plajın Alanya halkının kullanımına kapatılması öngördü… Bunun yanında bu protokole göre bu otelin yapımından sonra üçüncü bir şahsa devredilebilmesi de öngörülmekteydi… Bu madde ile amaçlanan belki de federasyon bahanesiyle yapılmış bu otelin ileride değerli dostlara devredilebilmesiydi… Bu ibare yapılması amaçlanan her şeyi bir cümlede açıklamaktaydı… 12.7 dönümlük spor alanına yapılmak istenen otelin, kamuoyunu yanıltmak amacıyla, söylendiği gibi 40 odalı 80 kişilik küçük bir otel olmadığıydı… Açılmış olan dava sonucunda iptal edilen ve belediye tarafından bu bölgeye verilen ruhsat 5 (5+1) katlı toplam inşaat alanı 9000 m2’lik üç adet büyük boyutlu binayı içermekteydi. Belediyenin tanıtım broşüründe de animasyon olarak bu durum açıkça görülmekteydi. Bu alanın bir şekilde yapılaşmaya açılması amacıyla Alanya Belediyesi tarafından yapılmış olan çok sayıda imar manevrası oyunları duyarlı uzman kişilerce başlatılan hukuk süreçleri sayesinde engellenmiş, ve bu alanın hala yapılaşmaya kapalı açık spor alanı olarak kalması sağlanmıştır. Bu hukuk sürecinde, öncelikle bu 12.700 m2’lik spor alanı içine otel yapmak, dışarıdan takas yoluyla, spor alanının bütünlüğünü bozmak amacıyla 2007 yılında konulan turistik tesis alanı (1215 ada 3 parsel) ile ilgili İdare mahkemesinde açılan davanın kazanılması sonucunda takasın iptali sağlanmış ve bu parsel spor alanının içerisinden çıkartılmıştır. Ardından bu spor alanı içinde bulunan diğer turistik tesis alanı (1212 ada 4 parsel) üzerine Alanya Belediyesi tarafından verilen yukarıda belirttiğim 5 katlı (5+1) yapı ruhsatının iptali için İdare mahkemesinde açılan bir diğer dava da kazanılmış ve üzerinde imar emsali olmayan (yapılaşmaya kapalı) bu alana verilmiş olan ruhsat iptal edilmiştir. Ardından turistik tesis alanı olan (1212 ada 4 parsel) 1300 m2’lik bu parselin, spor alanının bütünlüğünü bozması nedeniyle spor alanı içerisinden kaldırılması yönünde İdare Mahkemesi’nde açılan dava da lehte sonuçlanmıştır.Tüm bu davalar sürecinde belediye tarafından yapılmak istenen oldu bitti işlemleri mahkemelerce fark edilmiş ve bunların önüne geçilmesi amacıyla yürütmelerin durdurulması kararları da verilmiştir. Anlaşıldığı üzere Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu, söz konusu alanı, kendi meclisini dolayısıyla kendi partisinin encümen azalarını da buna alet etmiş bulunmaktadır… 3194 SAYILI İMAR KANUNU 3. MADDESİ AÇIK… Raflarımdan İmar Kanunu’nu indirdim… İyice inceledim… Talebelik günlerime nazire yaptım… Gazetelerde gündem oluşturan saçma sapan haberlerin yerine zamanımı bu işe ve ilgili mevzuata ayırmam, bilgilerimi tazelemem beni ayrıca heyecanlandırdı…3194 Sayılı “İmar Kanunu”nun 3. maddesi okuma yazma bilenler için açık ve net…“Herhangi bir sahanın her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanamaz.”Davalarda, söz konusu yerin İmar Durum Belgesi’nin dayanağı imar planı hukuka aykırı bulunduğundan bu plan doğrultusunda düzenlenen İmar Durum Belgesi’nde de hukuka uyarlılık bulunmamaktadır… SESSİZLİK DÖNEMİ… Ve sessizlik dönemi başladı… Aradan geçen bunca zamanda tatmin edici bir açıklama yapılmaksızın bu sessizlik korundu… Bir tarafta Plaj Voleybolumuza ivme, ülkemize prestij kazandıracak dev proje, diğer tarafta da kanunlarımız, imar planlarımız ve de halkımızın tasarruf hakları bulunmaktaydı… İşte bu çok zor dönemeçte doğruların ve gönül isteklerimizin birbiriyle örtüşmesi kaçınılmaz bir gerçekti… Uzunca bir süre voleybol kamuoyunu meşgul eden “Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi” projesinin gerçekleştirilmesi, böylece yürütmeyi durdurma kararıyla bir anda hukuk duvarına çarpmış oldu… Ne olacağı tartışılan 6 bin küsur metrekarelik spor alanının, sonunda tartışmalarla yapılan Alanya Belediye Meclisi toplantısında oy çoğunluğuyla, statüsü değiştirilerek “Kamu Eğitim ve Dinlenme Tesisi” olarak (!) yeni bir yapılandırma kararıyla önündeki tüm engelleri aşması formülü cambazlığı “Fos” çıktı ve bunun tamamen bir zaman kazanma taktiği olduğu anlaşıldı… Bu konuda da açılan davayı da kaybeden Alanya Belediyesi’nin böylelikle eli kolu bağlandı… HASAN SİPAHİOĞLU VE EKİBİ HAKKINDA SORUŞTURMA… Çok emin kaynaklardan edindiğim istihbarata göre, İçişleri Bakanlığı, bir sav üzerine Antalya Valiliği’nin raporu üzerine Alanya’ya 3 müfettiş yollayarak Encümen’de üçlü “İş Birliği Sözleşmesi”ne konu olan yerin önceden imar durumunun bu projeye müsait olmadığını bile bile meclis gündemine getiren Başkan Hasan Sipahioğlu ve “Evet” oyu veren üyeleri hakkında TVF’yi kullanarak usulsüz olarak benzer yerleri de devamında emsal göstererek imara açma girişimi iddiasıyla bir soruşturma başlattığı ve hepsinin savunmalarının alındığı rivayet edilmekte… Daha önceleri de aynı taktiği Karayollarına ait bir arazi üzerine “Kongre Merkezi” vaadiyle gerçekleştirmek istediği, bunda da başarılı olamadığı sızan haberler arasında yer alanlardan… KASITLI İHMAL VE YALAN BEYAN… Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu’nu ihmal ve yalan beyanla suçluyorum… Şöyle ki, Alanya 1. İdari Mahkemesi’nde Alanya Belediye Başkanlığı aleyhine sonuçlanan kararın Hasan Sipahioğlu’na tebliğ tarihi 13.12.2010’dur… Temyiz talebinde bulunması gereken en son tarih 30 gün sonra, yani 12.01.2011’dir… Ama Sipahioğlu, sözde hukukçu adaşım ve meslektaşım ne yapıyor ?... Bu süreyi 1 gün geçiriyor, 13.01.2011 tarihinde, dostlar alışverişte görsünler diye temyiz dilekçesini veriyor… Öyle olunca da, 48/6 gereğince süre aşımı yönünden mahkeme bu itirazı (Temyiz Hakkını) 09.02.2011 tarihinde oy birliği ile ret ediyor… Bununla kalmayan Hasan Sipahioğlu, aradan uzun bir süre geçtikten sonra, hemşerilerini ve kamuoyunu yanıltarak yalan söylüyor ve de temyiz hakkını kaybetmesine ve bunu da çok iyi bilmesine rağmen bir açıklama yaparak, pişkince “Danıştay’dan müjdeli haber bekliyorum…” diyor, hakkında kamu arazisini imara açma teşebbüsünden sonra hakkında kendi partisinin İçişleri Bakanlığı’nca yapılan soruşturmada savunması alınmasına rağmen, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturmaya gerek duymadığını söylüyor… Yani anlayacağınız bir “Yalan makinası” haline gelmiş, bir zamanlar yere göğe sığdrılamayan yaman (!) Başkan ?... TVF AÇIKLAMASI… Bundan kısa bir süre önce, görüşlerine başvurduğum TVF Basın Danışmanı sayın Hasan Kulaç, Alanya’daki Plaj Voleybolu Merkezi’nin dava tarafları şikayetçi şahısla Alanya Belediyesi olduğundan davanın seyri ile ilgili bir bilgi edinemediklerini, Türkiye Voleybol Federasyonu’nun da müdahil olabilmek için Danıştay’a bir dilekçe verdiğini, ancak Danıştay’dan olumlu ya da olumsuz herhangi bir yanıt alınamadığını açıkladı… FIRSATI NEREDEYSE TEPMEK ÜZEREYİZ… Üzerinde hassasiyetle durduğum bu projenin artık akıbeti maalesef batık !... 23 Nisan 2008 tarihinde TVF’yi Temsilen Erol Ünal Karabıyık, CEV’i temsilen André Meyer ve Alanya Belediye Başkanlığı’nı da temsilen Hasan Sipahioğlu arasında yapılan üçlü “İş Birliği Sözleşmesi”nin en kötü tarafı da 18. madde…Bu sözleşme, ülkemiz yasalarını hiçe sayarak, Lüksemburg Yasaları altında imzalanmıştır… Yani, ihtilaf vukuunda yetkili mercii Lüksemburg Mahkemeleridir…Ancak ilgisine danıştığım TVF Basın Danışmanı sayın Hasan Kulaç, bu maddenin bugünü değil, tesis hayata geçirildikten sonraki dönemde çıkacak ihtilafları kapsadığını belirtti… Örneğin, rezervasyonlar, çalışma koşulları, organizasyonlardaki aksaklıklardan doğacak işletme ile ilgili konular da bir hukuki sorun yaşanırsa, Lüksemburg Mahkemeleri yetkili olacakmış… Şu anda, bina yapılmadığı için böyle bir durum söz konusu değilmiş… Sözleşmeyi iyice incelediğimde 2 ayrıntıyı daha görebildim… Bunlar sözleşmede yer alması gerekip de atlanan çok önemli ayrıntılardır… Biri, Sözleşmede başlangıç, yani teslim tarihi boş bırakılmıştır… İşte belki de CEV’in diğer bazı iştahlı ülkelerin “Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi” haklarının kendilerine devri karşısında CEV’in elini kolunu bağlayan bir husustur ve aradan tam 2 yıl 12 ay geçmesine rağmen her hangi bir karşı atağa, bir protestoya başvuramayışının lehimize bir unsur olduğu kanısındayım… Diğeri, sözleşmeye ekli söz konusu alanın tahsis edilememesi bir ihlal, yani sözleşme iptali sebebi oluşturabilir ?... Burada büyük prestij kaybımızın yanında, bir tazminat maddesinin olmayışı da hukuki açıdan lehimize gözükse de önemli bir madde eksikliğidir… Bu arada, Başta İtalya, Fransa, İspanya ve Yunanistan olmak üzere birçok ülkenin bu konuda kulis çalışmaları yaptığını iyi biliyorum… SON DAKİKA… TVF’NİN “B” PLANI… Şu anda TVF’nun bir “B” planı olduğunu öğrendim… Kuşadası… Ancak 3 yıl otel müdürlüğü yaptığım Kuşadası’nda, Alanya’ya göre mevsim yelpazesi en az 2 ay daha kısa olur… “B” Planıyla ilgili yer tespitinden başka hiçbir şey açıklanmadığı için endişelerimle ilgili yorumlarım yanıltıcı olabilir ?... Bekleyip, görmek en iyisi… DÜŞÜNCELERİM ÜZÜCÜ, TAVRIM SERT… Bu denli hassas konuda elbette ki benim de önemli düşüncelerim var…Alanya’da gerçekleştirilmek istenen “Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi” projesine başta en çok sevinenlerden ve işlevim açısından en çok sevineceklerden ve gurur duyacaklardan birisiydim… Zaten bunun aksini düşünmek, bu merkezin olmamasını istemek sadece sportif bir ayıp değil, aynı zamanda “Vatan Hainliği”dir… Ancak bir yandan da kanunlarımız, imar planlarımız ve de halkımızın tasarruf hakları bulunmaktadır… İşte bu çok zor dönemeçte doğruların ve gönül isteklerimizin birbiriyle örtüşmesi gerekliliği de kaçınılmaz bir gerçektir… Aleyhte sonuçlanmış 4 davanın yanı sıra görüşlerine başvurduğum bir İdari Mahkeme Hakimi ve Mühendisler Odası Antalya Şubesi de her ne sebeple olursa olsun, emsal teşkil edilen davaların da ışığında “Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi” projesine söz konusu alanın tahsisini mümkün olmadığını vurgulamaktalardı zaten ?... TÜM HATA VE AYIP HASAN SİPAHİOĞLU’NDA GÖZÜKÜYOR… Hasan Sipahioğlu…Alanya’nın başarılı ve müteşebbis Belediye Başkanı…Üstelik sporu seven, severken de yaşayan, Plaj Voleyboluna büyük destek veren bir gönüldaş… Daha doğrusu biz onu öyle tanıdık… Ancak “Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi”nin önünü açıp, sonrasında da tarihi bir fiyaskoya imza atarak, bizlere prestij kaybettirme pahasına Federasyonumuzu kullanması af edilir bir davranış değil ?... Topun ağzındaki Başkan için her kesimden konuştuğum Alanyalıların hemen hemen hepsi şikayetçi… Bir daha seçim kazanamaz diyorlar… “Dediğim dedik, bu ilçede benim sözüm geçer !...” havasında olup da kendisini "Padişah” gibi gördüğünü söyleyenler bile var ?... Ama o karizma fena çizildi… Karizmasının üzerindeki çizikler beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor ?... TVF’ye dolayısıyla biz Plaj Voleybolu emekçilerine ve severlere yapılmış bir hainlik var ve bu yüreğimizi kanatıyor…Yazıklar olsun !...
Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu ile o zaman yaptığım telefon görüşmesinde, “Orası serbest, imara açık bir alandı…” cevabı almış, ilgili mahkemenin kararına saygı duyduklarını belirten Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Başkanı Erol Ünal Karabıyık, akabinde "Hukukçularımız dosyayı yeniden inceliyor. Kararımızı bu inceleme sonunda vereceğiz. Ancak böyle bir projenin Türkiye'den alınması, büyük bir fırsatın da elden kaçması demek. Tüm Avrupa, plaj voleybolunda bu merkezi kullanacaktı. Türkiye bir anlamda tekel haline gelecekti. Ciddi bir döviz girişi olacaktı. Her şeye rağmen bir B planı hazırlıyoruz." demişti… Bu konuya ilişkin düşüncelerimi de ilk kez 07 ocak 2010 tarihinde konu ile beraber bir köşe yazımda belirtmiştim… TİLKİLİĞE HUKUK “DUR” DEDİ… Ancak iddia ve suçlamalar birbiri ardından bana yağmaya başlamıştı… Yetkilerini suistimal ederek, arsa rantı hırsına kapılıp, imar paftalarında yeşil alan ve spor alanı olarak tanımlanmış yerleri, çeşitli bahanelerle yapılaşmaya açma iştahında ve kararlığında olan Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu Cumhuriyet mahallesi stadyum arkasında bulunan 12.700 m2 lik spor alanı bir şekilde yapılaşmaya açmak ve bunu daha sonraki aşamalarda emsal göstererek benzer diğer alanlara da aynı uyanıklığı uygulama taktiğiyle, bu hamlelerini yasal gibi gösterebilmek amacıyla voleybol kamp merkezi bahanesini öne sürerek, Alanya Belediyesi ile Voleybol Federasyonu arasında yapılmış olan tahsis protokolünü, kendi meclisinden bile bir devlet sırrı gibi saklayarak (!), içeriği yasal olmaktan çok uzak olan bu protokolle, Alanya‘nın emsalsiz doğu plajının hemen hemen tamamını kapsayan 27.500 m2lik bölümünü Federasyon’a tahsis ederek bu plajın Alanya halkının kullanımına kapatılması öngördü… Bunun yanında bu protokole göre bu otelin yapımından sonra üçüncü bir şahsa devredilebilmesi de öngörülmekteydi… Bu madde ile amaçlanan belki de federasyon bahanesiyle yapılmış bu otelin ileride değerli dostlara devredilebilmesiydi… Bu ibare yapılması amaçlanan her şeyi bir cümlede açıklamaktaydı… 12.7 dönümlük spor alanına yapılmak istenen otelin, kamuoyunu yanıltmak amacıyla, söylendiği gibi 40 odalı 80 kişilik küçük bir otel olmadığıydı… Açılmış olan dava sonucunda iptal edilen ve belediye tarafından bu bölgeye verilen ruhsat 5 (5+1) katlı toplam inşaat alanı 9000 m2’lik üç adet büyük boyutlu binayı içermekteydi. Belediyenin tanıtım broşüründe de animasyon olarak bu durum açıkça görülmekteydi. Bu alanın bir şekilde yapılaşmaya açılması amacıyla Alanya Belediyesi tarafından yapılmış olan çok sayıda imar manevrası oyunları duyarlı uzman kişilerce başlatılan hukuk süreçleri sayesinde engellenmiş, ve bu alanın hala yapılaşmaya kapalı açık spor alanı olarak kalması sağlanmıştır. Bu hukuk sürecinde, öncelikle bu 12.700 m2’lik spor alanı içine otel yapmak, dışarıdan takas yoluyla, spor alanının bütünlüğünü bozmak amacıyla 2007 yılında konulan turistik tesis alanı (1215 ada 3 parsel) ile ilgili İdare mahkemesinde açılan davanın kazanılması sonucunda takasın iptali sağlanmış ve bu parsel spor alanının içerisinden çıkartılmıştır. Ardından bu spor alanı içinde bulunan diğer turistik tesis alanı (1212 ada 4 parsel) üzerine Alanya Belediyesi tarafından verilen yukarıda belirttiğim 5 katlı (5+1) yapı ruhsatının iptali için İdare mahkemesinde açılan bir diğer dava da kazanılmış ve üzerinde imar emsali olmayan (yapılaşmaya kapalı) bu alana verilmiş olan ruhsat iptal edilmiştir. Ardından turistik tesis alanı olan (1212 ada 4 parsel) 1300 m2’lik bu parselin, spor alanının bütünlüğünü bozması nedeniyle spor alanı içerisinden kaldırılması yönünde İdare Mahkemesi’nde açılan dava da lehte sonuçlanmıştır.Tüm bu davalar sürecinde belediye tarafından yapılmak istenen oldu bitti işlemleri mahkemelerce fark edilmiş ve bunların önüne geçilmesi amacıyla yürütmelerin durdurulması kararları da verilmiştir. Anlaşıldığı üzere Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu, söz konusu alanı, kendi meclisini dolayısıyla kendi partisinin encümen azalarını da buna alet etmiş bulunmaktadır… 3194 SAYILI İMAR KANUNU 3. MADDESİ AÇIK… Raflarımdan İmar Kanunu’nu indirdim… İyice inceledim… Talebelik günlerime nazire yaptım… Gazetelerde gündem oluşturan saçma sapan haberlerin yerine zamanımı bu işe ve ilgili mevzuata ayırmam, bilgilerimi tazelemem beni ayrıca heyecanlandırdı…3194 Sayılı “İmar Kanunu”nun 3. maddesi okuma yazma bilenler için açık ve net…“Herhangi bir sahanın her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanamaz.”Davalarda, söz konusu yerin İmar Durum Belgesi’nin dayanağı imar planı hukuka aykırı bulunduğundan bu plan doğrultusunda düzenlenen İmar Durum Belgesi’nde de hukuka uyarlılık bulunmamaktadır… SESSİZLİK DÖNEMİ… Ve sessizlik dönemi başladı… Aradan geçen bunca zamanda tatmin edici bir açıklama yapılmaksızın bu sessizlik korundu… Bir tarafta Plaj Voleybolumuza ivme, ülkemize prestij kazandıracak dev proje, diğer tarafta da kanunlarımız, imar planlarımız ve de halkımızın tasarruf hakları bulunmaktaydı… İşte bu çok zor dönemeçte doğruların ve gönül isteklerimizin birbiriyle örtüşmesi kaçınılmaz bir gerçekti… Uzunca bir süre voleybol kamuoyunu meşgul eden “Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi” projesinin gerçekleştirilmesi, böylece yürütmeyi durdurma kararıyla bir anda hukuk duvarına çarpmış oldu… Ne olacağı tartışılan 6 bin küsur metrekarelik spor alanının, sonunda tartışmalarla yapılan Alanya Belediye Meclisi toplantısında oy çoğunluğuyla, statüsü değiştirilerek “Kamu Eğitim ve Dinlenme Tesisi” olarak (!) yeni bir yapılandırma kararıyla önündeki tüm engelleri aşması formülü cambazlığı “Fos” çıktı ve bunun tamamen bir zaman kazanma taktiği olduğu anlaşıldı… Bu konuda da açılan davayı da kaybeden Alanya Belediyesi’nin böylelikle eli kolu bağlandı… HASAN SİPAHİOĞLU VE EKİBİ HAKKINDA SORUŞTURMA… Çok emin kaynaklardan edindiğim istihbarata göre, İçişleri Bakanlığı, bir sav üzerine Antalya Valiliği’nin raporu üzerine Alanya’ya 3 müfettiş yollayarak Encümen’de üçlü “İş Birliği Sözleşmesi”ne konu olan yerin önceden imar durumunun bu projeye müsait olmadığını bile bile meclis gündemine getiren Başkan Hasan Sipahioğlu ve “Evet” oyu veren üyeleri hakkında TVF’yi kullanarak usulsüz olarak benzer yerleri de devamında emsal göstererek imara açma girişimi iddiasıyla bir soruşturma başlattığı ve hepsinin savunmalarının alındığı rivayet edilmekte… Daha önceleri de aynı taktiği Karayollarına ait bir arazi üzerine “Kongre Merkezi” vaadiyle gerçekleştirmek istediği, bunda da başarılı olamadığı sızan haberler arasında yer alanlardan… KASITLI İHMAL VE YALAN BEYAN… Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu’nu ihmal ve yalan beyanla suçluyorum… Şöyle ki, Alanya 1. İdari Mahkemesi’nde Alanya Belediye Başkanlığı aleyhine sonuçlanan kararın Hasan Sipahioğlu’na tebliğ tarihi 13.12.2010’dur… Temyiz talebinde bulunması gereken en son tarih 30 gün sonra, yani 12.01.2011’dir… Ama Sipahioğlu, sözde hukukçu adaşım ve meslektaşım ne yapıyor ?... Bu süreyi 1 gün geçiriyor, 13.01.2011 tarihinde, dostlar alışverişte görsünler diye temyiz dilekçesini veriyor… Öyle olunca da, 48/6 gereğince süre aşımı yönünden mahkeme bu itirazı (Temyiz Hakkını) 09.02.2011 tarihinde oy birliği ile ret ediyor… Bununla kalmayan Hasan Sipahioğlu, aradan uzun bir süre geçtikten sonra, hemşerilerini ve kamuoyunu yanıltarak yalan söylüyor ve de temyiz hakkını kaybetmesine ve bunu da çok iyi bilmesine rağmen bir açıklama yaparak, pişkince “Danıştay’dan müjdeli haber bekliyorum…” diyor, hakkında kamu arazisini imara açma teşebbüsünden sonra hakkında kendi partisinin İçişleri Bakanlığı’nca yapılan soruşturmada savunması alınmasına rağmen, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturmaya gerek duymadığını söylüyor… Yani anlayacağınız bir “Yalan makinası” haline gelmiş, bir zamanlar yere göğe sığdrılamayan yaman (!) Başkan ?... TVF AÇIKLAMASI… Bundan kısa bir süre önce, görüşlerine başvurduğum TVF Basın Danışmanı sayın Hasan Kulaç, Alanya’daki Plaj Voleybolu Merkezi’nin dava tarafları şikayetçi şahısla Alanya Belediyesi olduğundan davanın seyri ile ilgili bir bilgi edinemediklerini, Türkiye Voleybol Federasyonu’nun da müdahil olabilmek için Danıştay’a bir dilekçe verdiğini, ancak Danıştay’dan olumlu ya da olumsuz herhangi bir yanıt alınamadığını açıkladı… FIRSATI NEREDEYSE TEPMEK ÜZEREYİZ… Üzerinde hassasiyetle durduğum bu projenin artık akıbeti maalesef batık !... 23 Nisan 2008 tarihinde TVF’yi Temsilen Erol Ünal Karabıyık, CEV’i temsilen André Meyer ve Alanya Belediye Başkanlığı’nı da temsilen Hasan Sipahioğlu arasında yapılan üçlü “İş Birliği Sözleşmesi”nin en kötü tarafı da 18. madde…Bu sözleşme, ülkemiz yasalarını hiçe sayarak, Lüksemburg Yasaları altında imzalanmıştır… Yani, ihtilaf vukuunda yetkili mercii Lüksemburg Mahkemeleridir…Ancak ilgisine danıştığım TVF Basın Danışmanı sayın Hasan Kulaç, bu maddenin bugünü değil, tesis hayata geçirildikten sonraki dönemde çıkacak ihtilafları kapsadığını belirtti… Örneğin, rezervasyonlar, çalışma koşulları, organizasyonlardaki aksaklıklardan doğacak işletme ile ilgili konular da bir hukuki sorun yaşanırsa, Lüksemburg Mahkemeleri yetkili olacakmış… Şu anda, bina yapılmadığı için böyle bir durum söz konusu değilmiş… Sözleşmeyi iyice incelediğimde 2 ayrıntıyı daha görebildim… Bunlar sözleşmede yer alması gerekip de atlanan çok önemli ayrıntılardır… Biri, Sözleşmede başlangıç, yani teslim tarihi boş bırakılmıştır… İşte belki de CEV’in diğer bazı iştahlı ülkelerin “Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi” haklarının kendilerine devri karşısında CEV’in elini kolunu bağlayan bir husustur ve aradan tam 2 yıl 12 ay geçmesine rağmen her hangi bir karşı atağa, bir protestoya başvuramayışının lehimize bir unsur olduğu kanısındayım… Diğeri, sözleşmeye ekli söz konusu alanın tahsis edilememesi bir ihlal, yani sözleşme iptali sebebi oluşturabilir ?... Burada büyük prestij kaybımızın yanında, bir tazminat maddesinin olmayışı da hukuki açıdan lehimize gözükse de önemli bir madde eksikliğidir… Bu arada, Başta İtalya, Fransa, İspanya ve Yunanistan olmak üzere birçok ülkenin bu konuda kulis çalışmaları yaptığını iyi biliyorum… SON DAKİKA… TVF’NİN “B” PLANI… Şu anda TVF’nun bir “B” planı olduğunu öğrendim… Kuşadası… Ancak 3 yıl otel müdürlüğü yaptığım Kuşadası’nda, Alanya’ya göre mevsim yelpazesi en az 2 ay daha kısa olur… “B” Planıyla ilgili yer tespitinden başka hiçbir şey açıklanmadığı için endişelerimle ilgili yorumlarım yanıltıcı olabilir ?... Bekleyip, görmek en iyisi… DÜŞÜNCELERİM ÜZÜCÜ, TAVRIM SERT… Bu denli hassas konuda elbette ki benim de önemli düşüncelerim var…Alanya’da gerçekleştirilmek istenen “Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi” projesine başta en çok sevinenlerden ve işlevim açısından en çok sevineceklerden ve gurur duyacaklardan birisiydim… Zaten bunun aksini düşünmek, bu merkezin olmamasını istemek sadece sportif bir ayıp değil, aynı zamanda “Vatan Hainliği”dir… Ancak bir yandan da kanunlarımız, imar planlarımız ve de halkımızın tasarruf hakları bulunmaktadır… İşte bu çok zor dönemeçte doğruların ve gönül isteklerimizin birbiriyle örtüşmesi gerekliliği de kaçınılmaz bir gerçektir… Aleyhte sonuçlanmış 4 davanın yanı sıra görüşlerine başvurduğum bir İdari Mahkeme Hakimi ve Mühendisler Odası Antalya Şubesi de her ne sebeple olursa olsun, emsal teşkil edilen davaların da ışığında “Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi” projesine söz konusu alanın tahsisini mümkün olmadığını vurgulamaktalardı zaten ?... TÜM HATA VE AYIP HASAN SİPAHİOĞLU’NDA GÖZÜKÜYOR… Hasan Sipahioğlu…Alanya’nın başarılı ve müteşebbis Belediye Başkanı…Üstelik sporu seven, severken de yaşayan, Plaj Voleyboluna büyük destek veren bir gönüldaş… Daha doğrusu biz onu öyle tanıdık… Ancak “Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi”nin önünü açıp, sonrasında da tarihi bir fiyaskoya imza atarak, bizlere prestij kaybettirme pahasına Federasyonumuzu kullanması af edilir bir davranış değil ?... Topun ağzındaki Başkan için her kesimden konuştuğum Alanyalıların hemen hemen hepsi şikayetçi… Bir daha seçim kazanamaz diyorlar… “Dediğim dedik, bu ilçede benim sözüm geçer !...” havasında olup da kendisini "Padişah” gibi gördüğünü söyleyenler bile var ?... Ama o karizma fena çizildi… Karizmasının üzerindeki çizikler beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor ?... TVF’ye dolayısıyla biz Plaj Voleybolu emekçilerine ve severlere yapılmış bir hainlik var ve bu yüreğimizi kanatıyor…Yazıklar olsun !...







