İtiraz İl Tertip Kurulu tarafından değerlendirilmeye alındı…
İl Sicil Lisans Servisine yazı yazıldı, lisansın mükerrer olduğu anlaşıldı…
4 Kasımda yapılan itiraz tutanağın tekrar inceleyen İl Tertip Kurulu, 15.11.2012 toplantısında Yeşilyurt Spor kulübünün itirazı haklı görerek, Yeşilyurt’ta lisansı bulunan Anna Sargsian’a mükerrer lisans çıkartıp oynattığı saptanan Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün 3-0 kazandığı maçta “Hükmen” mağlubiyetinin tescili, işin sorumlularının da cezalandırılmaları talebiyle “Ceza Heyeti”ne verilmesi kararı aldı… Adı geçen sporcu ve Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün 2 antrenörü Ceza Heyeti’ne sevk edildi…
Karar Defterine işlenen ve imza altına alınan karar her 2 kulübe de kurye ile 21.11.2012 tarihinde yollandı…
Ceza Heyeti olaya ilişkin 2012/23 numaralı dosyayla ilgili 03.12.2012 tarihinde yaptığı toplantıda 2 antrenörü de görev kapsamlarını göz önüne alarak suçsuz gördü, Ceza Yönetmeliği’nin 35. maddesi gereği sporcu Anna Sargsian’a 3 ay ceza verdi…İşin en düşündürücü yanı, 36. maddedeki “…veli, kulüp idarecisi ve görevlileri hakkında cezai işlem yapılır ve Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulur…” şıkkına uyulmamış olunmasıdır…
Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün lisans işlerine bakan idarecisi/idarecileri ve sporcu Anna Sargsian’ın velisi de Ceza Heyeti’ne sevk edilmesi ve de Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulması gerekirken Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Spor Şube Müdürü Adnan Kuzu’nun başkanlığını yaptığı İl Tertip Komitesi bu şıkkı her nedense (!) pas geçerek bence görevini tam anlamıyla yapmamıştır… Bu bir yönetmelik skandalıdır… Olayda ama öyle ama böyle bir lisans çakallığı (!) söz konusudur…
Geçen haftaki yazım üzerine, İl Tertip Komitesi söz konusu cezanın, Ceza Kurulu tarafından 36. maddeye değil, 35. maddeye göre verdiğini açıkladı…
Gelin şu 2 maddeye tekrar birlikte göz atalım ?...
Madde 35 Kullanmaya hakkı olmadığı lisansı ve sair belgeleri kullanarak yarışmaya katılan sporcular, üç aydan üç yıla kadar yarışmalardan men, katılmayı temin edenler ise bir yıldan üç yıla kadar hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılırlar.
Madde 36 Sahtecilik ve Teşkilat Kandırma Suçu Lisans veya herhangi bir belge üzerinde değişiklik veya sahtecilik yapan veya Teşkilatı kandıran veya gerçek olmayan evrak düzenleyen ve bunlar bilerek kullanan veya kullandıranlar bir yıldan üç yıla kadar yarışmalardan men ve o kadar süre ile hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılırlar. Genel Müdürlük Ceza Kurulu ilgili teşekkülü iki aya kadar yarışmalardan men cezası ile cezalandırır. İlgililer mahalli Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur..
Yani Ceza Kuruluna göre “Sahtecilik ve Teşkilat Kandırma Suçu” işlenmemiştir ?...
Yani, Lisans veya herhangi bir belge üzerinde değişiklik veya sahtecilik yapan veya Teşkilatı kandıran veya gerçek olmayan evrak düzenleyen ve bunlar bilerek kullanan veya kullandıranlar yoktur, tüm bunları 15 yaşındaki Anna gerçekleştirmiştir ?... Valla bravo…
Bu tarihi yanlışlık bence büyük hukuk skandalı ve hak gaspıdır !... Aksini savunmak, hukuksuzluktur, arsızlıktır, pişkinliktir ?...
SPOR YÖNETİCİSİ ZAFİYETİ…
Yıllardan beri hep söyler dururum… Ülkemizde sporcu yetişiyor, hakem yetişiyor, antrenör yetişiyor ama “Spor yöneticisi yetişmiyor !...” diye…
Sporda daha başarılı olmak için mutlaka sporu, en azından yöneteceği branşı çok iyi bilen, teknik seviyesi yüksek, kişilikli, tecrübeli, dürüst, zamanını gönülden vakfedebilecek spor yöneticilerine ihtiyaç duyulmaktadır… “Duyulmaktadır…” diyorum, zira “Spor Yöneticiliği” sporumuzun en zayıf halkasıdır ve daimi zafiyetidir…
Ülkemiz sporunda bildim bileli bu yönetici zafiyeti ve kirliliği devam ediyor…
Çıtalar yükselip, pastalar büyüyünce bu zafiyet ve kirlilik gittikçe daha da artıyor ve sporumuzu ciddi ciddi tehdit ediyor, kalkınma ve başarı hızını kesiyor…
Aralarında çok değerli olanları (Sizler biliyorsunuz ?...) tenzih ediyorum, Başkanlık, yöneticilik kisvesi altında tanınıp, iş hayatında rant peşinde koşan, semizlenen, şov yapan, başarı sonrası ön plana çıkıp, hava atan, başarısızlık anında ise tüyüp, ortalıklarda gözükmeyen niceleri ayaklarımızın altında dolaşmakta…
Dünyada her mesleğin ve branşın bir ihtisas aşaması, bir tahsili yani eğitimi vardır…
Antrenör, hakem, sporcu için olmazsa olmaz olan bu kural ne yazık ve acıdır ki spor idareciliğinde daima su almaktadır…
Sporumuzda ensesi kalın, cüzdanı şişman olan Başkan, arkası sağlam olan idareci oluyor ?... Aralarında sporu ve branşlarını şıp diye öğrenen (!) hatta ders vermeye kalkanları (!) bile sık sık görüyoruz…
Bu traji komik olguya “Dur” demek, önüne geçmek için sporumuzda bir reform hareketi gerekmektedir… Bu konuda Türk sporuna yıllarca yön verenler, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi çatısı altında bir araya gelmeli ve ülkemizi şaha kaldıracak kararlar almalıdırlar… Devlet elini ve burnunu bu aşamada bile sokmamalı, ancak kanun hükmünde oluşan bu kararları yürürlüğe geçirmelidir !...
Sonuç olarak yöneticilik artık cehaletten, menfaat beklentilerinden arındırılmalı ve kişisel şov olmaktan çıkmalıdır…
2 VEDA, HAK EDİLEN BİNLERCE GÖNÜL ALKIŞI…
Tam 30 yıldır İstanbul Voleybol İl Temsilciliği görevini aralıksız sürdüren ve görevi Çetin Acar’a devreden eski Milli hakemlerimizden Aydın Yolaç’a ve jübile maçıyla görevini tamamlayarak düdüğünü duvara asan Milli hakemlerimizden, İVHGD Başkanı Çetin Akbulut, TVF tarafından düzenlenen törenlerle şiltlerle alkışlar içinde uğurlandılar…
2 Kardeşime de teşekkür ediyor, bundan sonraki yaşantılarında başarılar diliyorum…
EPİRDEN – LİON CLUB ENERGY DRINK, VOLEYBOLX.COM – CAAN SPORTS’u 2-0 yendi…
Diğer maç sonuçları :
EPİRDEN – LİON CLUB ENERGY DRINK – TİREBOLU : 2-0
VOLEYBOLX.COM – CAAN SPORTS – KONAK BELEDİYESİ : 0-2
2 takımımızın da antrenörlüğünü yapan Gökhan Saygı, takımlarımın daha çok yeni ve tecrübesiz olduğunu, esas hedefimizin Yaz Ligi ve EPİRDEN 2013 BAYANLAR TÜRKİYE SERİSİ olduğunu ifade ederken, menajer M. Korhan Gün ise ileriki dönemler için iddialı sürprizlerinin olduğunu vurguladı…
“YILIN ANKET”İNDEN FALSOLAR…
Ülkemizde yapılan en ciddi ankette bu yılki falsoları hoş karşılamadım !…
“Yılın Spor Adamı” adayları arasına gene kankaları (!) Erol Ünal Karabıyık’ı almışlar ?...
Yahu bu zatı muhteremin altındaki koltuğu, voleybol camiamızın genel kararıyla açık farkla altından çekilmedi mi ?... Yani voleybol ailemiz Karabıyık’ı, salon mütehatliğine rağmen (!) genelde başarısız bulup bu kararı almadı mı ?...
Anketçi gazete camiamızı takmamış belli ?...
“Yılın Antrenörü” adayları arasında ise, Londra’da kürsüde yer alması gereken muhteşem Sultanlarımızı ilk sekize sokamayan Marco Aureilo Motta adaylar arasında, Yıldız Kızlarımızı Avrupa ve Dünya Şampiyonu yapan Şahin Çatma ortalıklarda yok ?...
Anketçi gazeteyi ayıplıyorum, bu yılki anketinin ciddiyetine gölge düşürdüğünü düşünüyorum…
BASIN VE MEDYA AYIP EDİYOR…
Bıkmadan, usanmadan mücadeleme devam edeceğim…
Sonunda Federasyon Başkanımız Özkan Mutlugil de tüm nezaketiyle toplantı yapıp ricada bulundu… “Voleybol Federasyonumuzun kurulduğu 1958 yılından beri Kadın değil, Bayan tanımlamasını kullanıyoruz, ligimizin resmi ismi de ACIBADEM BAYANLAR LİGİ…” dedi…
Bazı kalın kafalılar (!) gene “Kadın” demeye devam ediyorlar…
Spor ahlakında ve saygıda bu güne kadar alamadıkları düsturu zorla verecek değiliz ?... Çok ayıp !...
2 USTAYA 50. YIL ALTIN ROZETİ…
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi yılsonu toplantısını 24 Aralık Pazartesi akşamı saat:19.00 da İstanbul da Swissotel de yapacak…İstanbul ve çevre illerdeki üyelerin katılacağı gecede 2012 Londra Yaz Olimpiyat Oyunlarında madalya kazanan sporculara IOC’nin madalyalı sporcu rozetleri verilecek… Toplantıda 50 yılını dolduran TMOK’un iki kıdemli üyesi Erdoğan Arıpınar ve Türkay Peker’e altın 50nci yıl rozetleri takılacak. 25 Yıllarını dolduran TMOK üyelerine de beratları verilecek. Toplantıda 2020 Olimpiyat adaylık çalışmaları hakkında da bilgi verilecek…İÇERDEKİLER DAHA AKILLI VE GÜVENİLİR ?...Günümüzde kimin iyi niyetli, kimin akıllı, kimin dost olduğunu anlayabilmek gerçekten çok zor… Karakter zafiyetlerine, bencillik ve menfaat eklenince ortaya insan değil yaratık görüntüsü çıkıyor…Tabii bu hayata bakmak istediğiniz pencereye göre değişiyor ?... Kimimizin penceresi zemin katta… Kimimizin bodrum katında boşluğa bakarken, bazılarımız üst katlardan olan bitenleri kuşbakışı izleyebiliyor… Ancak bakmak ile görmek arasındaki gerçek farkı çok azımız bilebiliyor, becerebiliyor ?... Tabii ki bakabildiğin kadar görebilirsin ama nasıl baktığının önemi büyüktür ?...
Huyum kurusun, bazen “Deli” deyip de Akıl Hastanesine kapattıklarımızın, biz dışarıda olanlardan daha akıllı olduğunu düşünürüm… Tüm dahilerde çokça delilik yok mudur ?...
Delinin biri, ellerini dürbün yapıp bir çivi deliğine bakmaktadır…Psikologu da aynı hareketi yapar ve deliğe baktıktan sonra sorar… "Ben de baktım bir şey göremedim, sen niye bakıyorsun ?.."
Deli hınzır gülümser…. "Ben yıllardır bakıyorum bir şey göremiyorum, sen bir bakışta nasıl göreceksin ?..." der…Yıllarını voleybola adamış bizlere kulak vermeyenlerin akıbetleri malumunuzdur ?... Bunun en son ve canlı örneği, kendisini üstün gayretleriyle (!) son 2 yıl “Yılın Spor Adamı” seçtiren (!), sonrasında da camiamız tarafından altından koltuğu çekilen Erol Ünal Karabıyık’tır… Bazen umulmadık yerlerde, küçümsediğimiz kişilerden öğreneceğimiz şeylerin olduğunun farkına varırız ?... Onun için ağzımızdan çıkan düşünceler ve önerilerin düşünülüp, tartılmasında yarar olduğunu buradan bazı adreslere bir kez daha hatırlatmak lüzumunu duymaktayım… Sanırım bu samimi görüşümü içerenler bazı posta kutularında (!) zaman aşımlarına (!) uğramaz ?...
CENGİZ GÖLLÜ SPOR SALONU BİTİYOR…Federasyon Başkanı Özkan Mutlugil, Bursa’daki Cengiz Göllü Spor Salonu nun ocak ayın sonunda salonun kapılarının açılacağını söyledi… Heyecanla bekliyoruz…
ROMANYA YAZA HAZIRLANIYOR…Romanya’nın en popüler plaj voleybolu antrenörü Razvan İfrim kış ayı olmasına ve havaların soğukluğuna karşın gelecek vadeden genç kızlarıyla EPİRDEN 2013’e sıkı hazırlanıyor… AYDINLIK KORKUSU VE DÜŞMANLIĞI…
Heykeltraş ve heykellerini, karikatürist ve karikatürleri, gazeteci ve gazeteleri, dergileri, köşe yazarlarını, yani düşünen üreten ve sorgulayan herkesi her kesimi düşman görenler, her şeylerini yitirmiş, ellerinde sadece totaliter ırkçı, faşist ve milliyetçi anlayışlarından başka hiç bir şeyleri kalmamış olan, insani duygulardan uzaklaşmış zavallılardır….
Kafaları oldukça büyür, beyinleri ise oldukça küçülür… Nabız artar ama yürek ufalır, daralır, gözler görmez, kulaklar duymaz, vicdan sızlamaz, koku ve tat almaz, sonuçta insan hatta canlı olmaktan çıkarlar… Onlardan daha zavallı tek bir güruh vardır…. O da onlara inanan, güvenen ve ağızlarından çıkan her kelime ile katli ferman, zulmü derman görenlerdir…
İşte bu insan olduğumuza binlerce şükrettiğimiz ve hala okuduğumuz, hala gördüğümüz ve hala başkalarına zulmü kendimize yapılmış gibi görüyor olmanın verdiği şükürdür…
Çok şükür ki, devrimciyiz, solcuyuz, gazeteciyiz, yazarız, çizeriz, sanatçıyız, karikatüristiz, filozofuz…Biz hala Cumhuriyet çocuklarıyız, Atatürkçüyüz, milliyetçiyiz…
YA ÇIKARSA ?...
“Size de çıkabilir ?...” kandırmacasıyla vatandaşın umutlarıyla oynayan Milli Piyango İdaresi Devlet namına (!) malı götürürken, ünlü bir matematikçi arkadaşım, ilk 4 büyük ikramiyenin bir kişiye çıkma ihtimalinin, o kişinin bilet almaya giderken hayatını yitirme ihtimalinden daha düşük olduğunu paylaştı…
Ne garip değil mi ?...
ESRA CEYHAN’A HAYVAN SEVERLERDEN BÜYÜK ÖFKE..
Esra Ceyhan’ın yayınlanan programında ölen kedi haberini söylerken gülme krizine girmesi, ben ve tüm hayvan severleri çileden çıkardı…Duyarlı tüm okuyucularımı bu çirkin ruhlu kadının programlarını izlememeye, tepkilerinizi kanal7@kanal7.com mail adresine,: + 90 212 437 80 80 numaralı telefona ve + 90 212 437 85 99 numaralı faksa ulaştırmanızı rica ediyor, çirkin ruhlu kadını derhal özür dilemeye çağırıyorum…Ayrıca KANAL7 şikayet için tıklayınız...RTÜK'e şikayet için tıklayınız...
DİKİLİ BARINAĞI ALLAHLIK ?..
Sık sık Dikili Barınağı ile ilgili çarpık şikayetler alıyorum…
Söylenenler, barınağının terk edilmiş olduğu, birkaç gönüllüden başka kimsenin ilgilenmediğini yönünde…
Dikili Belediye Başkanlığı bundan yaklaşık 2 ay önce bana hitaben yazdığı yazısında ballandıra ballandıra açıklamalarda bulunmuş, hatta bazı katliamlarla ilgilerinin olmadığı yönünde ciddi açıklamalarda bulunmuştu…
Bana tüm hayvan severler de yalan mı söylüyorlar ?...
Yakında oraya bir heyet göndereceğim…
Dedikleri çıkarsa, yakalarında olacağım…
UNUTULMAYAN MELODİLER… UNUTULMAYAN SOLİSTLER… Hayat sevenleri gerçekten ayırıyor mu ?...Usulca… Gürültü yapmadan ?...Ve deniz… Gerçekten siliyor mu,Ayrılan aşıkların kumdaki ayak izlerini ?... Şimdi, tüm ışıklarınızı söndürün…Mümkünse bir mum yakın…Tam ekran, sesi sonuna kadar açın…O’nu, yalnız O’nu düşünün…O unutulmaz anları… Tüm ayrılanlar için…Ve unutmayınız…Her şeyin bir sonu varsa…AYRILIKLARIN DA SONU VAR !...







