Şeyma Ercan: Pes etmemeyi, savaşmayı gösterdik!
Reklam
  • Reklam

Şeyma Ercan: Pes etmemeyi, savaşmayı gösterdik!

A Milli Voleybolcu Şeyma Ercan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde Habertürk'ün sorularını yanıtladı. Türkiye voleybolunun parlayan isimlerinden olan Ercan, spor geçmişini, gelecekteki planlarını anlatırken Türkiye'de kadın olmanın zorluklarına dikkat çekti. Kariyerindeki en unutulmaz anın 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları Elemeleri'ndeki Polonya maçı olduğunu belirten Ercan, "Pes etmemeyi, sonuna kadar savaşmayı, direnmeyi çok iyi gösterdik" dedi

08 Mart 2020 - 15:26

Tarihinde ikinci kez olimpiyatlara katılmaya hak kazanan A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın başarılı sporcularından Şeyma Ercan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde Habertürk'ten İnanç Ergülen'in sorularını yanıtladı. Kadın politikalarıyla ilgili konuşan 25 yaşındaki voleybolcu gelecek planlarını da anlattı. Kariyerindeki en unutulmaz anın 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları Elemeleri'ndeki Polonya maçı olduğunu belirten Ercan, "Pes etmemeyi, sonuna kadar savaşmayı, direnmeyi çok iyi gösterdik" dedi.

"ABLAMLAR GÖSTERDİ, İKİ SAAT ONU YAPTIM" 

- Voleybola nasıl başladın? Çevrenden gelen olumlu-olumsuz tepkiler nelerdi?

Voleybola 11 yaşında Ankara'dayken başladım. İki ablam voleybol oynuyordu, benim aklımda hiç yoktu bu spora başlamak. Ben de bir gün onların antrenmanını izlemeye annemle gitmiştim. Elif Öz, anneme 'Bu kızın da başlasın' demişti anneme. Ben de öyle başladım. İlk zamanlarda voleybolcu olmak kafamda hiç yoktu. Spor okuluyla başladım, çok sevdim. Ablamlar yıldız genç takımda oynuyorlardı, onların antrenmanlarına gidiyordum. İki saat boyunca onlar antrenman yaparken duvarda tek başıma çalışıyordum. Bana hareketler gösteriyorlardı. İki saat boyunca ne gösterdilerse onu yapıyordum. Pas atıyordum, manşet alıyordum.

"MATEMATİK ÖĞRETMENİM SPOR YERİNE DERSLERİ SEÇMEMİ İSTEDİ"

Olumlu tepki de olumsuz tepki de geldi. Mesela matematiğim çok iyiydi. Beşinci sınıfa giderken öğretmenim 'Senin derslerin çok iyi. Sporla birlikte zor yürütürsün. Acaba başlamasan mı?' demişti. Ben çok sevdiğim için devam ettim. Ailem de destekledi. Ailem hiçbir zaman olumsuz yaklaşmadı bu olaya. Ben ne istiyorsam onu yapmamı desteklediler.

 

 

"TANIYAN, TANIMAYAN ONLARI DUYGULANDIRDIĞIMIZI SÖYLÜYOR"

- Ülkemizi başarıyla temsil ediyorsun. Bu konuda neler hissediyorsun? Sosyal hayatında nasıl tepkiler alıyorsun?

 Ülkemizi, milli formayı hakkıyla temsil ettiğim için çok mutlu ve gururluyum. Kendimi bu konuda çok şanslı hissediyorum. Sosyal anlamda Filenin Sultanları adını yıllar önce ablalarımız markalaştırmıştı. Filenin Sultanları denildiğinde herkes saygı duyuyordu. Bence biz de bunu daha ileriye götürdük. Tanınırlığımızı her geçen gün üzerine koyarak gidiyoruz. Tanıyan tanımayan onları duygulandırdığımızı, gururlandırdığımızı söylüyor. Bunlar da bizi mutlu ediyor.

"O MAÇI UZUN SÜRE UNUTAMAYACAĞIM"

- Kariyerindeki en unutulmaz an hangisi?

Olimpiyat Oyunları Elemelerindeki Polonya maçı... O karşılaşmanın dördüncü setindeki oyunumuz, pes etmeyen savaşçı ruhumuzu ortaya en iyi koyduğumuz performanstı. O maçta sahada olmak ayrı bir olaydı, ekranda ya da tribünde izleyenler de aynı duyguları hissetmiştir. Pes etmemeyi, sonuna kadar savaşmayı, direnmeyi çok iyi gösterdik. Çünkü çok kritik topları çevirmiştik. O maçın stresini, heyecanını ve kazandıktan sonraki inancımızı, güvenimizi ne kadar arttığını uzun bir süre unutamayacağım.

"OLİMPİYATLAR KÜÇÜKLÜĞÜMDEN BERİ HAYALİMDİ"

- Tokyo 2020 senin için ne ifade ediyor? Hedeflerin neler?

Olimpiyatlar, her sporcunun olduğu gibi benim de küçüklükten beri benim hayalimdi. Voleybola başladığım andan itibaren Olimpiyatların varlığını öğrendiğimden itibaren en büyük isteğim oyunları görmekti. Bileti kazandığımızdan beri inanılmaz duygular hissediyoruz. Olimpiyat Oyunları köyüne girmeden de insan çok fazla idrak etmiyor. Oraya gitmeyi, orada elimizden geleni sonuna kadar yapmak istiyoruz. Sahaya çıktığımızda karşı takıma çok fazla odaklanmıyoruz. Genelde kendi oyunumuzu oynamak istiyoruz ki bunu başardığımızda hemen hemen her takıma ya galip geliyoruz ya da çok fazla zorluyoruz. Olimpiyatlarda da bunu başarabileceğimizi düşünüyorum. Kendi oyunumuzu oynarsak iyi sonuçlar alabiliriz.

 

- 8 Mart Dünya Kadınlar günü hakkındaki düşüncelerin ve mesajın nedir?

Kadınlara olan değeri, sevgiyi, saygıyı en üst düzeyde göstermemiz gerektiğine inanıyorum. Bir toplumun gelişmesini ve sağlıklı olmasını istiyorsak eğer kadınların çok önemli bir yeri var. Kadın dediğimiz şey, anne demek. Anne ne kadar bilgili, eğitimli, mutlu olursa çocuğunu da öyle yetiştiriyor. Bu da daha sağlıklı bir toplum anlamına geliyor. Kadınlara göstereceğimiz sevgiyi, saygıyı, değeri sadece bir günde değil, tüm günlerde göstermemiz gerekiyor.

"TÜRKİYE'DE KADIN OLMANIN ÇOK KOLAY OLDUĞUNU SÖYLEYEMEM"

- Peki Türkiye'de kadın olmak. Kadın olmanın zorlukları... Bu konudaki düşüncelerin neler?

Maalesef Türkiye'de kadın olmanın çok kolay olduğunu söyleyemem. Her sabah uyandığımızda çirkin haberlerle karşılaşabiliyoruz. Kadın cinayetleri, kadına karşı şiddet ya da benzer birçok haber okuyabiliyoruz. Bunlar çok üzücü şeyler. Hiçbir kadın, hiçbir canlı bunları hak etmiyor. Kadınlar olarak gerçekten saygı görmeyi hak ediyoruz. Bir kadına yeterli imkan verildiğinde o kadının başaramayacağı hiçbir şey yoktur! Çünkü çok azimli, çok çalışkan ve çok güçlü bireyleriz. Tek eksiğimiz bunu bazen farkına varamayışımız ama bunu toplum da etkiliyor.

Kaynak: HaberTürk

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Evde Kal, Hareketsiz Kalma
Evde Kal, Hareketsiz Kalma
Kale 1957, TVF’nin final maçları için vereceği kararı bekliyor
Kale 1957, TVF’nin final maçları için vereceği kararı bekliyor