SMS Grup Efeler Ligi’nde 4. hafta, bugün oynanan karşılaşmalarla sona erdi.Günün sonuçları ise şu şekilde:Gaziantep Gençlik Spor - Altekma: 1-3 (24-26, 19-25, 26-24, 13-25) İstatistikler için tıklayınız
Halkbank - Bursa BBSK: 3-0 (25-21, 25-19, 25-21) İstatistikler için tıklayınız
Gebze Belediyesi - Rams Global Cizre Bld.: 3-1 ( 25-17, 25-21, 18-25, 25-17) İstatistikler için tıklayınız
Kuşgöz İzmir Vinç Akkuş Bld.- On Hotels Alanya Bld: 0-3 (14-25, 27-29, 19-25) İstatistikler için tıklayınız
İBB Spor Kulübü - Galatasaray HDI Sigorta: 1-3 (20-25, 25-20, 22-25, 20-25) İstatistikler için tıklayınız
Fenerbahçe Medicana - İstanbul Gençlik Spor Kulübü: 2-3 (25-22, 23-25, 22-25, 25-19, 8-15) İstatistikler için tıklayınız
Ziraat Bankkart - Spor Toto: 3-0 (25-18, 25-20, 25-19) İstatistikler için tıklayınız
Dördüncü haftanın ardından ligde oluşan puan durumu için tıklayınız.









Son iki haftanın istatistiklerinde seyirci sayıları çok ilginç. Alanya, İzmir, Bursa, Ünye ve Cizre'de tribün kalabalık. Avrupa ve birbirleriyle maçlarında, Efes'in euroleague'daki basketbol seyircisi sayısından daha fazla rakam yapan Ankara bankaları, "kolay lokma" diye bakıldığı belli olan iç maçlarda 200-300 kişiye oynamış. Haftanın baba maçı FB-Gençlikspor maçına gelenler ise 150'ye düşmüş. FB daha iyi kadro kurdukça seyiricisi düşüyor mu, ne ? Oysa 2 gün önce kadınlarda Eczacıbaşı "deplasmanına" 500 kişi gitmişken. Demek ki onların en az 350 tanesi "voleybolsever" değiller. Dünya Kupasında altıncısı olduğun, futbol ve basketbolun başarı anlamında önünde bir branşta "dünyanın en iyi spor kulübünün" ilgisi bu kadar. Bu yıl seyirci adedinde tersten sayılma durumunda GS'ı sollayıp yıllar sonra "şampiyon" olacağız. (Onların Gaziantep ile maçına 500 kişi gitmiş.) Onlar yıllardır 100 kişiye oynardı, biz 200. Sportoto ve Altekma bile bu iki takımdan daha çok seyirci çekiyor tribünlerine.
Tabi ki beş set sonunda güçlü bir takıma yenildi diye takım eleştirilmez hemen. Ama bu antrenör, geçen yılki yönetim tarafından, mevcut yerli antrenör ligde mağlubiyetler alıyor diye gönderilip onun yerine getirilmişti, öncekinin Avrupa'daki başarıları gözününe alınmaksızın. Yeni yönetimin kıstasları nedir, talihsizlikler olursa - dilerim olmaz - ilerde görürüz. Bu lig küçümsenemez, bu lig kendi sekizincisini geçen yıl kupa-1'in F4'una kadar göndermiş (Halkbank) bir lig, şampiyonu da CEV cup şampiyonu.
Fenerbahçe ise yerli ağırlıklı ağır transferlerden sonra, dünya altıncısı milli takımımızın smaçör ve çapraz pozisyonunun tümünü bünyesinde topladı, milli antrenörü de zaten kendi antrenörü. Bu antrenör geçen yıl ligde kötü sonuçlar alıyor diye Kerem Eryılmaz'ın yerine getirilmişti, ama Erryılmaz'ın şampiyonlar liginde yendiği rakiplere yenilmiş ve takım daha da başarısız olmuştu. 20 yıl sonra ligde ilk kez GS tarafından sollanma şerefi de bu antrenöre ait oldu. Dağ fare doğurur gibi bir Türkiye Kupası geldi. Bizi geçen o GS ise - ilginçtir - ondan önceki milli takım antrenörü tarafından çalıştırılan ve sırf yabancı şöhretlerden oluşan bir smaçör-çapraz kadrosu barındırıyordu. Türkiye'nin o en pahalı takımı, FB'yi play-off'ta elemede başarılı oldu bir tek, ama Ziraat'le yaptığı bütün maçları yitirdiği gibi antrenör milli takımda da döküldü, yerini FB'nin bu - başarısız da olsa çok şanslı ve ayrıcalıklı - antrenörüne devretti. Kısa sürede bu ilginç ve hızlı olayları yaşadı voleybolumuz.
Gençlikspor geçen yıl da Ziraat'i kupadan eleyerek neler yapabileceğini göstermişti. İki ay önceki Dünya Kupasının yarıfinaline kadar tırmanan İran'ın şöhretli oyuncusu Şerifi ve arkadaşları, Lagumziya kerdeşlerin Yiğitli Kağanlı Mertmatiçli ayrıca iki de Fransız şöhret barındıran Fenerbahçe'sini beş set sonunda devirerek lige de imzasını attı, puan cetvelinde Ziraat'in arkasına FB'nin önüne yerleştiler, şimdilik. Bakırköy'ün takımı bakalım bu yıl daha neler yapacak.