Fotoğraf için Tayyar Sümen'e teşekkür ederiz.
SÜPER OYUN
HİPER SONUÇ…
Bir tarafta Bayanlarda Dünya Şampiyonu ülkenin, İtalyan liginin altını üstüne getiren ve uzak ara lideri Yamamay… Diğer tarafta her zaman zengin kadrosundan ve çok alternatifli taktiksel zenginlikteki ama ligimizde zaman zaman saman alevi gibi parlayıp sönen, son Vakıfbank Türk Telekom maçında resmen dökülen bu yüzden bu maç öncesi hepimizin ümitlerini törpüleyen Galatasaray…
Ancak sahadaki o muhteşem seyirci, Başkan Ünal Aysan’ın Abdurrahim Alayrak ve diğer yöneticilerin coşkuları kızlarımızın üzerinde bir sihirli değnek, Nesic’in de üzerinde zihninde şok etkisi yaptı…
O MUHTEŞEM İLK SET…
O İtalyan takımı darmaduman oldu, mahkum başladı, Lo Bianco çaprazı Natalia, Calderon çaprazı Miletic, Eric çaprazı Nilay ile başlayan takımımız, 5-1, 8-3, 12-6, 16-7, 19-10, 23-14 sayılarla ünlü İtalyan takımını yanlarına yaklaştırma, ve sonunda 25-16 biten sette kızlarımız, kaçan 4 servisi görmezden gelirsek, sezonun en iyi, hatasız ve görkemli oyununu oynadı…
İtalyanlar şaşırdı, oyundan düştüler, paniklediler… Koç olsam, yerine Selime ile başlamayı düşüneceğim Miletic, eminim hayatının oyununu oynayarak beni ekran başında bir mahcup etti ki sormayın ?...
Eric muhteşemdi… O da bu sette 4 blok sayısıyla Avrupa’da bayanlarda en iyi set ortalaması olan 1,1’in 4 basamak üzerine tırmandı… Tırmanmakla, İtalyanların hücumlarını kesmekle kalmadı dağılmalarında büyük rol oynadı… Devreye Natalia ve Nilay da girince, bence maçın yıldızı Lo Bianco orkestra şefi gibi paslarını değişik noktalara dağıtınca Calderon’a göre blok ve defans önlemlerini alan ve psikolojileriyle ona konsantre olan İtalyanlar ummadıkları yerlerden gelen smaçlarla neye uğradıklarını şaşırdılar…
Takımımızın en önemli hücum silahı Calderon yorulmadan koca bir period kendini yormadan oynamış oldu… İlk smaç sayısını 5-2’de, ikincisini 10-6’da, üçüncüsünü de 17-10’da kazandırdı, sonrasında da 7 sayıyla seti tamamladı… Takımımızın üstünlüğünün bir başka ifadesi ise, Lo Bianco’nun servisi ile başlayan set, sadece 1 tur sonrası tekrar servise gelmesiyle çoktan 14-7 olmuştu… 14 sayılık turun kolay görülür bir tablo olmadığını vurgulamak isterim…
Tüm maç genelinde olduğu gibi çok servis kaçırmamıza karşın etkili sert servislerimizin yanında bolca nokta taktik servis attık… Bu servisler de ortadan çok seri oynayabilen rakibimizin bozulmasında ve pasör noktalarına iyi manşet getirmelerinde oldukça rol oynadı...
ÇİFT YÜZLÜ İKİNCİ SET…
Kızlarımız ikinci sete tutuk başladı… Bu kez yaptığımız rekor derecede hatalarla seti oldukça geriden götürmeye başladık…
2-5, 5-8, 5-11 sonrası ikinci teknik molaya 9-16 geride girdik…
Bu arada Calderon 9-14’te geçici bir tansiyon problemi yaşadı ve de kenara alındı, yerini geçici bir süre Selime’ye bıraktı…
Niye yalan söyleyeyim, Nesic onu tekrar 9-17’de oyuna alınca bayağı söylendim… Ortada kapanmayacak bir skor vardı ve minik de olsa o sağlık problemi sonrası riske atmayıp, dinlendirilmesi bir sonraki sete düşünülmesi gerekirdi diye düşünmüştüm…
Ama bu gün benim yanılma günümmüş meğer ?...
Olmayacak şeyler oldu… 21-13’e kadar geride götürdüğümüz sette bir ara mucize yaşandı… bir tek ayak kısa hücum, 2 blokla durumu 21-16’ya getiriverdi… Arkasından Miletic 3 smaç sayısı daha çıkardı o güçlü İtalyan bloğu arasından… 21-19… Susmayan tribünler daha da coştu… Takımımıza tekrar güven geldi… Lo Bianco’nun “Ace” servisi, arkasından Calderon’un geri alandan Yamamay’ın üçlü bloğunu parçalayan bazukası geldi ve eşitliği yakaladık !... 21-21…
O anda Nilay da müthiş bir blok yapıp topu ağızlarına sokunca 22-21 öne geçtik…
Lo Bianco arka arkaya 9 servis attı, İtalyanlara cömertçe verdiğimiz avansları 9-0’lık bir icra tablosuyla (!) geri iade almış olduk !...
Setin kırılma anı Lloyd’un smacına yaptığımız dengesiz bloğumuzla verdiğimiz sayıydı… Böylelikle 23-21 olacak skor 22-22 oldu, serimiz de sona erdi…
Deniz’in file önünde yaptığı faul, Calderon’a yapılan sıkı blok ve en nihayet Natalia’nın outa vurduğu topla, 2.ci teknik moladan sonra, harcadığımız o olağanüstü enerji boşa gitmiş oldu…
ÜÇÜNCÜ SETTE HEYECAN KASIRGASI VARDI…
Üçüncü sete iyi girdi kızlarımız… Calderon, Nilay, Eric hucüm ve bloklarıyla ilk teknik molaya 8-6 önde girdik, ancak önce 9-9’da yakalandık, 10-13 geriye düştük, ikinci molaya 13-16 girildi… Sete sonradan Nilay’ın yerine giren Gökçen’in ve Calderon’un o ölümde kaçırdığı 2 servisin yanında oyuna Natalia’nın yerine giren Selime çok kritik, 17-20 geriye düştüğümüz ve işimizin gene zorlaştığı anda takıma nefes vermeye başladı…
Eric tek ayakla yakaladığı tekli bloğu geçti… 18-20…
Onu aynı şekilde Gökçen takip etti… 19-20…
Ve Selime’nin çok kritik sayıyı kazandıran o enfes bloğu geldi… 20-20…
Bu Selime’nin setteki 3. blok sayısıydı… Marcon’un sayısına Miletic, Lloyd’un sayısına da Calderon arka alandan çok sert cevap verdi… 22-22…
Lloyd file üzerindeki topu 2. vuruşla kendi değerlendirdi 22-23…
Selime nefis vurdu… 23-23…
Ve perdeyi Gökçen’in 2 nefis bloğu kapattı… 25-23…
DÖRDÜNCÜ SET, ÜÇÜNCÜ SETİN BİR NEVİ KOPYASIYDI…
Nilay’ın yerinde Gökçen, Natalia’nın yerinde ise Selime vardı…
Başa baş geçen bu çok önemli set te başa baş mücadeleyle başladı…
4-4, 6-6, 6-8, 7-10, 10-12 ve ikinci teknik molaya 12-16 geride girdik…
13-17, 15-19 derken rakibimizi Lo Bianco’nun sürpriz ama bir o kadar kritik bloğuyla 21-21’de yakaladık… Oyuna giren Deniz’ın sayı kazandıran taktik servisi, sonrasında Gökçen’in bloğu geldi… 23-21…
Sert smaçları, Calderon restleşmesi ile maç sayısına getirdik işi… 24-22…
Kaçırdıkları servise de teşekkür ettik… 25-22…
Seyirci coştu, Başkan Ünal Aysan mest oldu, maç boyunca amigoluk yapan ve yerine oturmadan maçı bitiren Abdurrahim Albayrak kendini iyice kaybetti, kucaklarda dolaştı…
Saha içi ise görülmeye değerdi… Kızlarımız, teknik ve idari kadro tek vücut olurken, Yamamay sahayı ummadığı sonuç sonrası, moralleri hayli bozuk, sessizce terk ederken saha içinde görülmemiş coşku devam ediyordu…
Bu gün müthiş performans gösteren ve ilk kez böylesine mücadele eden, 11 kişiyle takım oyunu oynayan kızlarımızı, Takımı taktiksel olarak mükemmel yöneten teknik kadroyu ve bu birlikteliği oluşturan kıymetli idarecileri kutluyorum… Umarım rövanş maçında da taraftarlarla birlikte Milano’da kızlarımızı yalnız bırakmazlar ?...
MİLANO’DA NE Mİ OLUR ?...
Milano’da ne mi olur ?...
Takımımız için çok zor maç olacak… Bu takım orada çok daha etkili olacak… Takımımız bu günkü seviyenin asla altına düşmemeleri gerek ama ufukta “Altın Set” gözüküyor… Calderon, Eric ve Natalia maçın gidişine göre fazla yorulmamalı, güç muhtemel “Altın Set’e saklanmalı diye düşünüyorum…
İlk seti alırsak, işin rengi değişir, Şampiyonluğa kulaç atarız…
Havlickova, Bauer ve bu maçta nedense son sete kadar saklanan (!) Havelkova’ya çok dikkat etmemiz gerek ?...
Ayrıca bu maçta skora yansıttığımı 19 blok başarısını da Milano’da tekrarlamamız şart…
Maçın yıldız tablosuna gelince...
Nilay (***8) Gökçen’i, Gökçen (***2) Nilay’ı aratmadı…
2 Liberomuz Funda (***) ve Derya (***) da çok çalıştılar…
Lo Bianco (****9) ve Calderon (****27) maçın 2 yıldızıydılar…
Eric (***11) ve Miletic (***14) ilk kez ellerini u denli taşın altına soktular… O üçer yıldızın buçukları da var…
Natalia (***5) iyi başladı, defansta bir iki topla oyundan düşer gibi oldu…
Yerine giren Selime (***6) çok kritik yerlerde takıma ilaç oldu…
Deniz ise sonunda tam bir joker oldu, eli titretecek servisleri cesurca attı…
Takımın böylesine bir maçı 11 kişiyle oynaması renkliliğine ve taktik zenginliğini gösterdi… İşte bunun her zaman altını çizdim, durdum…
Tek üzüntüm, Seray’ın göz göre göre harcanıyor olması. Bu içimi acıtıyor açıkcası…
Takımımıza Milano’da başarılar diliyorum…
Tekrarlıyorum… Maç tabii ki kazanılmak için oynanacak…
Ama gene de “Altın Set”e dikkat diyorum ?…
Şampiyonu %80 o setin belirleyeceği kanısındayım…
İnşallah yanılırım ?...








