Hasan Uğur Epirden’in kaleminden…
Tahsin İri…
Kırşehir doğumlu…
5 Kardeşin en küçüğü…
Ankara’da yaşıyor…
19 yaşında yakışıklı bir genç…
Lisede okurken ve de okulun voleybol takımındayken amansız bir hastalığa yakalandığı anlaşılıyor… Derhal tedaviye başlanıyor… Ardından irili ufaklı birkaç hastalık daha yokluyor yorgun benliğini…
2 Yılı hastane odalarında geçiyor…
Onu güçlü kılan, voleybola olan özlemi, bir daha salonlara dönebilmek, voleybol topunu eline alabilmek beklentisi ile yaşıyor…
Pes etmiyor, hastalığıyla savaşıyor…
Tedavisi sürerken televizyondan tüm voleybol maçlarını özlemle seyrediyor…
Bu maçlar onun için derin bir terapi oluyor…
Ve, o melun hastalığı yeniyor…
Tahsin sıkı bir Neslihan Darnel hayranı…
Birlikte çektirdikleri fotoğrafı bir ziynet eşyası gibi daima yanında taşıyor…
Ama Eda Erdem Dündar, Naz Aydemir, Bahar Toksoy, Gülden Kayalar ve Polen Uslupehlivan’a da bayılıyor…
Voleybol dışında sporun her dalıyla ilgilenmesine rağmen, voleybol deyince akan sular duruyor…
Şimdilerde hastalığı yüzünden oldukça zayıflayan vücudunu tekrar toparlayabilmek için antrenman programı uyguluyor…
Koşuyor, vücut geliştirme salonunda aletli kuvvet ve kondisyon çalışmaları yapıyor, ama o voleybol sevdası yok mu ?...
Haftada en az 2-3 kere, arkadaşlarının arasına katılıyor, voleybol oynuyor…
Boş vakitlerinde yabancı ve yerli pop dinliyor…
Favorileri Madonna, U2 ve Santana…
Yerliler arasında da tercihleri Şebnem Ferah ve Hande Yener…
Yemeklerden Karnıyarık en iştahla yediği… Hele bir de yanında pilav olursa keyfine diyecek olmuyor ?... Elinde olsa sabah kahvaltısını bile onunla yapacak ?…
En büyük ideali bir takımda voleybol oynamak ve resmi maça çıkmak…
Parayı sevmiyor ama meslek olarak Bankacılık onun için önemli…
Tahsin’in yeni Federasyondan da beklentileri var…
Bilet fiyatlarını mümkün olduğu kadar düşük tutulması, özellikle öğrencileri salonlara çekmek için indirimli uygun bilet uygulanması, lisanslı voleybolculara da voleybol müsabakaları için serbest giriş kartı çıkarılması… Bir de yardım kuruluşları için özel maçlar ve turnuvaların organize edilmesi…
Tahsin, hayvanları çok seviyor… Evinde hayvan beslemesi sakıncalı olmasına rağmen zaman buldukça barınakları ziyaret ediyor… Alçak gönüllüğü ona izin vermesede , kendi olanakları oranında katkıda bulunduğunu öğrendim…
Tahsin’in 2 fobisi var… İlki sigara… Değil yanında, yakınlarında bile içilmesine tahammül edemiyor… İkincisi ise şeftali… Tadına bayılıyor ama iş dokunmaya gelince ?... Silah dayasalar, nafile…
Tahsin İri milyonlarca gençten biri…
Ama önce yüreğime, sonrası ise kalemime misafir olmasının en büyük nedeni, voleybol erdemini özümseyerek, ona aşkla bağlanarak, kahpe rahatsızlığı yenmiş olması…
Bu aynı zamanda da estetik bir spor olan voleybolumuzun bir terapi özelliğini de ortaya çıkarıyor…
Tahsin artık aramızda… Ankara’daki maçlarda onu görebilmek mümkün…
Belki de bir gün Burhan Felek’te ağırlarız onu, belli mi olur ?...
Küçük dertleri katlayıp, içinden çıkılmaz dev boyutlu sorunlar yaratanlar… Kötümser ve karamsar ruhlarınızı, gerçek hayatın bu capcanlı kesitinin kahraman süvarisi ve onun mücadeleci, sevgiye koşan duruşuyla yıkayınız… Eminim faydasını göreceksiniz ?...










