Türk Spor Tarihi'nin en parlak başarılarından birine imza atan Fenerbahçe Acıbadem Bayan Voleyboy Takımı ile ne kadar gurur duysak azdır. Onlar, belki en büyük hedefleri olan Avrupa Şampiyonluğu'na uzanamadılar ama kıl payı kaçırdıkları bu şampionluk için verdikleri yürekli mücadeleyle hepimizin gönüllerini fethettiler.
Cannes macerasına şöyle bir gözatalım:İlk günkü rakip ev sahibi kentin temsilcisi...
Finale çıkmak için her türlü yolu deniyorlar...
Hakemler doğal olarak tercihlerini onlardan yana kullanıyorlar...
Bir de salon spikeri var ki görmeyen duymayan ne olduğunu kolay kolay çözemez...
Adam spiker değil resmen çığırtkan bir amigo...
Kızlarımızın moralini bozmak, hakemleri etkilemek için herşeyi yapıyor...
Ama Sarı Melekler, finale çıkmak için öyle kararlılar ki çığırtkanın tüm gayreti boşa çıkıyor...
Final setindeki müthiş mücadeleyle evsahibini geçip, finale adımızı yazdırıyoruz...
Cannes sokaklarını İstanbul'a çeviren kalabalık Türk kafilesi, mutlu ve umutlu...
Öyle ya, 38 maçtır bileği bükülmeyen bu takım, finali de kazanır diye düşünüyor herkes.
Final günü, gerçekten iyi mücadele veriyoruz. Rakip, tam 9 kez final oynamış, bu konuda Avrupa'nın en tecrübeli ekibi...
Kadroya baktığımızda İtalyan Milli Takımı'nı birarada görüyoruz. Hele bir de 2-0 geriye düşünce, tribünlerdeki umutlar yavaş yavaş azalıyor ama Fenerbahçe Acıbadem, pes etmemekte kararlı.
Nati diye bir yıldız çıkıyor, takımı ateşliyor ve Bergamo karşısında durum 2-2'ye geliyor.
Şaşırma sırası onlarda...
Ama bu iş biryerde deneyim meselesi. Bu baskıyı kaldırmak da o kadar kolay değil.
Nitekim ister yorgunluk deyin, ister tecrübesizlik diyin son sette istediğimizi sahaya yansıtamıyoruz.
Hepimize şampiyonluğu kaçırmanın burukluğu var. Ama inanın hiçbirimiz mutsuz değiliz. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, gözyaşlarını tutamıyor. Bu akan gözyaşları bence kaçan şampiyonluğa duyulan üzüntüden değil, takımın verdiği mücadelenin getirdiği sevincin gözyaşları...
Bu takımı yaratan ve bu noktaya getiren Mahmet Ali Aydınlar da benzer duygular içinde.
Aziz Yıldırım'ı teselli ederken sözü de veriyor: "Bu işin önümüzdeki yılı da var..."
Yani hiçbir Türk takımının başaramadığını gerçekleştirmenin kararlılığında Aydınlar...Buraya kadar herşey güzel...
Şimdi ortada bir sorun var. O da Federasyon'un önümüzdeki yıl filede yabancı sayısını kısıtlamayı düşünmesi.
Başarı çıtasını iyice yukarları çıkartmayı hedefleyen Mahmet Ali Aydınlar ve Aziz Yıldırım, bu kararın kendilerini çok etkileyeceğini söylerken, pek de haksız sayılmazlar.
İlk gün elediğimiz Cannes'ın kadrosunda 8 yabancı bulunması, hangi rakiplerle mücadele ettiğimizin bir göstergesi.
Biz, bu takımı şampiyon yapacak daha etkili bir pasörü nasıl buluruz diye tartışırken, bu karar Fenerbahçe gibi büyük düşünen takımların iştahlarına gem vurabilir. O yüzden, bazı kararlar alırken, herşeyi çok iyi tartışmak gerek.Neyse biz yine dönelim Cannes'daki gurur kızlarımıza.
Onlar bu ülkeye ve Cannes'da bu takımı desteklemek için oraya gelen yüzlerce sporsevere Türk kadınının neler yapabileceğini gösterdi. Demek ki istenilince herşey oluyor.
İlk kez geldiğimiz bu organizasyonda belki istediğimizi alamadan döndük. Ama şunu da gördük. Bu iş imkansız değil. Bergamo gibi bir takım karşısında maçı 2-0'dan 2-2'ye getrebiliyorsak yarın şamipyonluklar neden olmasın.
Teşekkürler Mehmet Ali Aydınlar
Teşekkürler Sarı Melekler...
Çıktığınız bu yolda yalnız değilsiniz.
Tüm Türkiye arkanızda...
Esat Yılmaer - Haber Türk
Cannes macerasına şöyle bir gözatalım:İlk günkü rakip ev sahibi kentin temsilcisi...
Finale çıkmak için her türlü yolu deniyorlar...
Hakemler doğal olarak tercihlerini onlardan yana kullanıyorlar...
Bir de salon spikeri var ki görmeyen duymayan ne olduğunu kolay kolay çözemez...
Adam spiker değil resmen çığırtkan bir amigo...
Kızlarımızın moralini bozmak, hakemleri etkilemek için herşeyi yapıyor...
Ama Sarı Melekler, finale çıkmak için öyle kararlılar ki çığırtkanın tüm gayreti boşa çıkıyor...
Final setindeki müthiş mücadeleyle evsahibini geçip, finale adımızı yazdırıyoruz...
Cannes sokaklarını İstanbul'a çeviren kalabalık Türk kafilesi, mutlu ve umutlu...
Öyle ya, 38 maçtır bileği bükülmeyen bu takım, finali de kazanır diye düşünüyor herkes.
Final günü, gerçekten iyi mücadele veriyoruz. Rakip, tam 9 kez final oynamış, bu konuda Avrupa'nın en tecrübeli ekibi...
Kadroya baktığımızda İtalyan Milli Takımı'nı birarada görüyoruz. Hele bir de 2-0 geriye düşünce, tribünlerdeki umutlar yavaş yavaş azalıyor ama Fenerbahçe Acıbadem, pes etmemekte kararlı.
Nati diye bir yıldız çıkıyor, takımı ateşliyor ve Bergamo karşısında durum 2-2'ye geliyor.
Şaşırma sırası onlarda...
Ama bu iş biryerde deneyim meselesi. Bu baskıyı kaldırmak da o kadar kolay değil.
Nitekim ister yorgunluk deyin, ister tecrübesizlik diyin son sette istediğimizi sahaya yansıtamıyoruz.
Hepimize şampiyonluğu kaçırmanın burukluğu var. Ama inanın hiçbirimiz mutsuz değiliz. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, gözyaşlarını tutamıyor. Bu akan gözyaşları bence kaçan şampiyonluğa duyulan üzüntüden değil, takımın verdiği mücadelenin getirdiği sevincin gözyaşları...
Bu takımı yaratan ve bu noktaya getiren Mahmet Ali Aydınlar da benzer duygular içinde.
Aziz Yıldırım'ı teselli ederken sözü de veriyor: "Bu işin önümüzdeki yılı da var..."
Yani hiçbir Türk takımının başaramadığını gerçekleştirmenin kararlılığında Aydınlar...Buraya kadar herşey güzel...
Şimdi ortada bir sorun var. O da Federasyon'un önümüzdeki yıl filede yabancı sayısını kısıtlamayı düşünmesi.
Başarı çıtasını iyice yukarları çıkartmayı hedefleyen Mahmet Ali Aydınlar ve Aziz Yıldırım, bu kararın kendilerini çok etkileyeceğini söylerken, pek de haksız sayılmazlar.
İlk gün elediğimiz Cannes'ın kadrosunda 8 yabancı bulunması, hangi rakiplerle mücadele ettiğimizin bir göstergesi.
Biz, bu takımı şampiyon yapacak daha etkili bir pasörü nasıl buluruz diye tartışırken, bu karar Fenerbahçe gibi büyük düşünen takımların iştahlarına gem vurabilir. O yüzden, bazı kararlar alırken, herşeyi çok iyi tartışmak gerek.Neyse biz yine dönelim Cannes'daki gurur kızlarımıza.
Onlar bu ülkeye ve Cannes'da bu takımı desteklemek için oraya gelen yüzlerce sporsevere Türk kadınının neler yapabileceğini gösterdi. Demek ki istenilince herşey oluyor.
İlk kez geldiğimiz bu organizasyonda belki istediğimizi alamadan döndük. Ama şunu da gördük. Bu iş imkansız değil. Bergamo gibi bir takım karşısında maçı 2-0'dan 2-2'ye getrebiliyorsak yarın şamipyonluklar neden olmasın.
Teşekkürler Mehmet Ali Aydınlar
Teşekkürler Sarı Melekler...
Çıktığınız bu yolda yalnız değilsiniz.
Tüm Türkiye arkanızda...
Esat Yılmaer - Haber Türk








