A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'nin (VNL) 2. haftasındaki üçüncü maçında Arjantin'i 3-2 mağlup etti.İlk iki seti kaybetmesine rağmen karşılaşmadan galibiyetle ayrılan Türkiye, VNL'deki 7. maçında 4. galibiyetini elde etti. Arjantin ise 5. yenilgisini yaşadı.Ay-yıldızlılar, ikinci haftanın dördüncü ve son maçında bugün TSİ 17.30'da Belçika ile karşılaşacak.Salon: PreZero ArenaHakemler: David Fernandez Fuentes (İspanya), Ivaylo Ivanov (Bulgaristan)Türkiye: Murat Yenipazar, Ahmet Tümer, Gökçen Yüksel, Adis Lagumdzija, Bedirhan Bülbül, Efe Bayram (Berkay Bayraktar, Kaan Gürbüz, Cafer Kirkit, Mert Matic, Hilmi Şahin, Mirza Lagumdzija)Arjantin: Gomez, Loser, Vicentin, Franchi, Zerba, De Cecco (Massimino, Giraudo, Pages, Palonsky, Kurkartsev, Diaz, Ramos)Setler: 19-25, 21-25, 25-21, 25-18, 18-16Süre: 148 dakika
Milli Takımlar
Yayınlanma: 28 Haziran 2026 - 01:18
Güncelleme: 28 Haziran 2026 - 01:55
Filenin Efeleri Arjantin'i nefes kesen mücadele sonunda 3-2 mağlup etti
A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'nin (VNL) 2. haftasındaki üçüncü maçında Arjantin'i 3-2 mağlup etti.
Milli Takımlar
28 Haziran 2026 - 01:18
Güncelleme: 28 Haziran 2026 - 01:55









Milli maçlarda kulüpçülük ilke olarak olmaz. Ancak dünya çapında elit düzeyde yer aldığımız iki branş olan voleybol ve basketbolun her dört A milli takımın herbirinin skor yükünün yarıdan fazlasını Fenerbahçelilerin çektiğini de övmeden yorumlamadan da olsa vurgulamaktan kaçınmak, alçakgönüllülüğü abartmak olur. Üstelik basketbol kadın ve erkek milli takımlarından farklı olarak, voleybol kadın erkek milli takımlarında bu durum Fenerbahçe'nin kulüpler düzeyinde 1 numara olmamasına karşın bir gerçek olgu. Çünkü banka takımlarının smaçör ve çaprazlarının tamamı yabancılar.
Koyu hristyanlığıyla meşhur Polonyalılar’ın Arjantin’e verdiği yoğun destek de bize olumlu yansıdı, oyuncularımız daha çok hırslandı. Kenardan gelip takımı kanatlandıran Kaan da ne kadar değerli olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bedirhan da dünyanın belki de en etkili hücum ortaası, blok zaafına karşın, kaldı ki bugün bir sürü blok sayısı da aldı. Smaçörlerimizin ve çaprazımızın dört uzun setteki sayılarda ondan geride kalışı da dikkat çekti, Mandıracı’nın eksikliği çok belirgin.
Ne maçtı ama, dönüşten sonra 3-0 ile başladığımız kısa sette önce 8-7 geri düş, 10-8 bir daha öne geç, 11-14 geri düş ve rakip zafer kutlamalarına başlasın rahatlasın, dört sayı alıp 15-14 yap ondan sonra ne kadar uzasa da uzasın, bu maçı vermeyeceğimiz belli olmuştu. Antrenör kenardakilere başvurmakta geç kaldıysa (0-2 olduktan sonra) da görev ifa edildi. Kötü oynadığımız, servis atamadığımız, defans yapamadığımız, manşet alamadığımız ilk iki set, 1 yıl önceki Uluslar Liginde oynayan nafile takım geri gelmiş görüntüsü vermişti oysa, ama böyle bir maçı çevirebilecek üst düzey takımız artık. Takımı destekleyen tek bir kişi yoktu yine Polonya’daki üçüncü maçın tribününde, oysa Kanada’da yoğun destek almıştık. Almanya ve Rusya gibi komşu ülkelerdeki Türkler hala futbol hayal kırıklığını yaşayan ve ABD’deki diğer maçlardan transfer dedikodularından vb kafalarını kaldırmayan kişiler, futbol dışında kick-box ve karateden ötesi ilgilerini çekmiyor.
Polonya maçının haberi burada çıkmadı. Başka yere gönderdiğim yorumun devamı: S sportta voleybola aşina çok iyi bir sunucu vardı, o kanal yayınlayınca ne mutlu ki, trt’in amigo gibi bağırıp evinin koltuğundan izleyenleri gazlamaya çalışan, çoğu da voleybolun kurallarını, oyuncularını bilmeyen ve bol palavra sıkan, kendileri gibi voleybolbilmez futbolkoliklere hitap eden çığırtkanlarından kurtulmuş oluyoruz.
Polonya maçının haberi burada çıkmadı. Başka yere gönderdiğim yorumun devamı: Bir de şu Sliwka olayı. Bütün önemli maçlarda vatandaşı veteranları oynatıp pahalı takımı özellikle Avrupa maçlarında rezil eden Stoyçev, bu oyuncunun Halkbank kadrosunda olduğunu neredeyse unutturmuştu. Adam dünyanın en iyi birkaç milli takımlarından birinın belki de en etkili oyuncusu, bugün de canımızı yaktı, gel gör ki şampiyonlar liginde grup sonuncusu olan, ligi de zor bela üçüncü bitiren takımında parkeye hiçbir önemli maçta giremedi neredeyse. Bazı "eski teba" Balkan ülkelerinden çıkma antrenörler tarafından voleybol takımlarımız kör parmağım gözüne kekleniyor, bizim cahil ve çokbilmiş polyana yöneticilerimiz hala kulüp ve millileri bunlara teslim ediyor. Neyse ki Fenerbahçe önce kadınlarda "Terzi" den sonra da erkeklerde bu "Kova"dan kurtuldu, ama milli takım kurtulamadı.
Polonya maçının haberi burada çıkmadı. Başka yere gönderdiğim yorum: Böyle tekleyen Polonya'yı yakalamışken kaçırmamalıydık. Başkalarına da beşer set oynadılar zaten, yenen yendi. Sağlık olsun da, canımı sıkan noktaların başında Sırp antrenörümüzün, 10 dakikaya yakın bütün oyuncular topun her iki defasında da zemine değmediğini feryat figan anlatırken olaya hiç girmemesiydi. Hep antrenörler verir bunların kavgasını, ilk kez böyle sus pus oturanını gördüm. Zaten vatandaşı antrenörün çalıştırdığı rakibe karşı geçen yıldan bir kuşkulu defosu var, en skorerimiz Mandıracı tam çeyrek final öncesi antremanda sakatlanmış berbat suratlarla sahaya çıkan diğerleri o güne dek oynadıkları oyunu tekrarlayamamışlardı. Bugün de rakip antrenör coşarken, vatandaşı olan bizimki sus pustu hep. Ona çelme olmak istemiyormuş gibi. "Yok canım daha neler" diyen varsa açıklama getirsin buna. Neler neler görmedik ki böyle