Temsilcimiz Halkbank, 2026 CEV Şampiyonlar Ligi B Grubu ilk maçında deplasmanda Bogdanka LUK Lublin'e 3-0 mağlup oldu.Temsilcimiz, CEV Şampiyonlar Ligi'nde ikinci maçında 7 Ocak'ta sahasında bir diğer temsilcimiz Galatasaray HDI Sigorta'yı ağırlayacak.
BOGDANKA LUK LUBLIN - HALKBANK: 3-0
SALON: Hala Globus Tomasz Wojtowicz Lublin
HAKEMLER: Stefano Cesare (İtalya), Ari Jokelainen (Finlandiya)
BOGDANKA LUK LUBLIN: Mc Carthy, Komenda, Leon, Grozdanov, Sasak, Young, Hoss (L) (Gyimah, Henno, Malinowski)
HALKBANK: Ulaş, Kaziyski, Ertuğrul, Sokolov, Leal, Samet, Volkan (L) (Hofer, Sliwka, Sotola, Arda)
SETLER: 25-20, 25-14, 25-13
SÜRE: 68 dakika (25, 22, 21)
Maçın istatistikleri için tıklayınız.









Dört parçaya böldüğüm yorumun birinci parçasını niye yayınlamıyorsunuz? Çok makul, sataşmasız serzenişte bulunmuşum, uygun bulmadığınız ne var ki ? Yayınladığınız ikinci-üçüncü-dördüncü parçalarda daha "sert" eleştiri var oysa, yayınlamadığınız birincisine kıyasla.
"Biz de Polonya kadar voleybol ülkesiyiz" diyen TRT spikeri, önce şunu öğren ki bırak Polonya gibi dünyanın 1 nolu "voleybol ülkesini", Avrupa'nın hiçbir yerinde senin gibi futboldan gelme, hayatında voleybol topuna değmemiş, salonda gördüğü oyuncu ve antrenörlerin hangisi hangi takımımızda veya başka takımlarda kaç yıl önce kaç yıl süreyle oynamış-çalıştırmış bilmeyen kişileri sunucu yapmazlar, sunucular voleybolcu kökenlidir ve bunları su gibi anlatarak izleyicilere hatırlatır.
Halk oysa geçen yıl bu rakip kalitesinde 1 Polonya, 1 de İtalyan takımını eleyip Şampiyonlar dördüncüsü olmuştu. Stoyçev'in elinde zengin kadro var, elindekileri daha erken sokabilirdi oyuna. Marek Sotola, iş işten geçtikten sonra parkeye atılacak oyuncu muydu ? Stoyçev geçen yıl da Mirza'yı oynatmıyordu. Kendisiyle takışan Leal'de de ısrar etti, hatta oyuna tekrar aldı. Öyle takışmalar zaten takımı zedeler, bu geceki erken teslimin nedenlerinden biri de o. Yabancı transferi ölçüsü kaçmış durumda, Sotola bile kenarda oturuyorsa. Böyle kadroyla bile darmadağın olduk. Bu kadar çok yabancı smaçör-çapraz alınacağına bizim takımlar dışardan libero alsınlar mesela. Berkay'dan başka üst düzey liberomuz çıkmadı. Fenerbahçe örmeğin iki yıldır çareyi eski kısa boylu milli smaçörlerden libero devşirmekte arıyor. Avrupa takımları yabancı libero oynatıyorlar. Biz sanki ayıp şeymiş gibi libero ithal etmiyoruz. Ama pasör, yardımcı antrenör, kondisyoner, başka ne gelirse akla, dolduruyoruz torbaya.
Sasirdimmi hayir.Sen 40 yaş grubu tüm emekli voleybolculari takıma al birde 44 yaş pasörü al sonra başarı bekle.Oncelikle bu oyuncuları bu yaşta takıma alan kişiler voleybolda kara listeye alınıp tüm ilişkileri sonsuza kadar kesilmeli.Normalde sokolova,kaziyski,leal 30 yaş olsalar bu maçı halkbankası 3-0 alırdı.Gercekten kaliteli ve şampiyonlar ligi seviyesinde oyuncular hatta lublinden çok daha kaliteli oyuncular.Zaten Leon ve sasak ***ürüyor takımı onlarda.Ama bizdeki yıldız oyuncular yaşı kemale ermiş.Bu kadar emeklilik yaşı gelmiş oyuncular neden toplandı hala anliyamiyorum.Bu arada leal bazen bir tık daha formda olabiliyor ama diğerleri nefesleri yetmiyor.Volkan doneyi nasıl takımda tutarlar.Hele ulaş.45 yaşına gelmişsin yazık ya.Ben artık tamam birazda genç oyuncular sans bulsun arda oynasın der.Ligde bile inadına ulaş oynuyor.Takimda sliwka yeni çıktı sakatlıktan.Form yakaladığında leal ile bir duzelme olabilir.Ulas ve volkan oynamayip arda ve umut hatta sotola surekli oynarsa
Ayrıca voleybol ülkelerinin hiçbiri şampiyonlar ligi maçını devletin dış kapısının mandalı gibi en alt kademedeki - yurtdışından bile izlenemeyen - kanalından vermez, haber kanalından da dandik futbol takımlarının maçlarını vermez, birine vezir öbürüne rezil muamelesi yapmaz, hele hele voleybolunun sekizincisi Avrupa dördüncüsü olacak, sen alay edercesine ona bu kanalı layık göreceksin, futbolunun Avrupa kırkıncısı tırışka şampiyonunun maçını da birinci haber kanalına terfi ettireceksin, böyle yağcılık, böyle sonradan görmelik olmaz. Güzelim "Eski Türkiye" böyle değildi. Mükemmel değildi ama çok daha hakkaniyetliydi, herşeyin bir usülü olurdu.
"Biz de Polonya kadar voleybol ülkesiyiz" diyen TRT spikeri, önce şunu öğren ki bırak Polonya gibi dünyanın 1 nolu "voleybol ülkesini", Avrupa'nın hiçbir yerinde senin gibi futboldan gelme, hayatında voleybol topuna değmemiş, salonda gördüğü oyuncu ve antrenörlerin hangisi hangi takımımızda veya başka takımlarda kaç yıl önce kaç yıl süreyle oynamış-çalıştırmış bilmeyen kişileri sunucu yapmazlar, sunucular voleybolcu kökenlidir ve bunları su gibi anlatarak izleyicilere hatırlatır.
Halk oysa geçen yıl bu rakip kalitesinde 1 Polonya, 1 de İtalyan takımını eleyip Şampiyonlar dördüncüsü olmuştu. Stoyçev'in elinde zengin kadro var, elindekileri daha erken sokabilirdi oyuna. Marek Sotola, iş işten geçtikten sonra parkeye atılacak oyuncu muydu ? Stoyçev geçen yıl da Mirza'yı oynatmıyordu. Kendisiyle takışan Leal'de de ısrar etti, hatta oyuna tekrar aldı. Öyle takışmalar zaten takımı zedeler, bu geceki erken teslimin nedenlerinden biri de o. Yabancı transferi ölçüsü kaçmış durumda, Sotola bile kenarda oturuyorsa. Böyle kadroyla bile darmadağın olduk. Bu kadar çok yabancı smaçör-çapraz alınacağına bizim takımlar dışardan libero alsınlar mesela. Berkay'dan başka üst düzey liberomuz çıkmadı. Fenerbahçe örmeğin iki yıldır çareyi eski kısa boylu milli smaçörlerden libero devşirmekte arıyor. Avrupa takımları yabancı libero oynatıyorlar. Biz sanki ayıp şeymiş gibi libero ithal etmiyoruz. Ama pasör, yardımcı antrenör, kondisyoner, başka ne gelirse akla, dolduruyoruz torbaya.