“Takımım bana bambaşka bir enerji veriyor. Maçlardan önce 35 dakika koşarım. Spordan sonra risotto yerim ve U2 dinlerim. Kupada onların da parmağı var”Bakışlarında bile bir enerji var... Sempatik, zeki hatta Türk deyimiyle biraz da bitirim... Onu uzaktan izlerken bile takımlamüthiş etkileşimini görüyorsunuz... Oyuncularının, “Tüm takımona tapıyor” dediği kadar var! Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom’u Avrupa’nın zirvesine çıkarmasına şaşırmamak gerek... Çünkü tambir ‘ekip’ adamı... Önceki akşam Burhan Felek Spor Salonu’nda oyuncularının arasına girmesini istediğimizde “Teknik ekiple birlikte fotoğrafa gireriz, yoksa tek başıma girmem” sözleri bu takımın başarısının kaynağını ortaya koyuyor aslında... İşte aynı zamanda Alman Milli Takımı’nı da çalıştıran Vakıfbank’ın ‘şampiyon’ hocası Giovanni Guidetti ve işte birbirinden ilginç cevapları...‘OYUNCULARIM PROFESYONEL‘
Sezon başından beri hiç kamp yapmadınız. Final Four serisinde ve hatta final günü de böyleydi. Rahat bir antrenör olduğunuz söylenebilir mi?
Kamp yapmayı sene başından beri istemedim. Bu bize şans getirdi. Oyuncularımın profesyoneliğine güveniyorum. Zaten hepsi yazın milli takımlarıyla uzun uzun kamplarda kalıyor. Onların normal yaşamlarına devam ederek yeme içme alışkanlıklarını değiştirmek istemedim.‘TEK DEĞİŞİM GAMOVA’
F.Bahçe Acıbadem’e karşı geçen yıl da oynadınız. Geçen yılın ve bu yılın Fenerbahçesi arasında bir kıyaslama yapabilir misin?
(Derin bir nefes alıyor) Bana göre değişen tek bir şey var o da Ekaterina Gamova... Dünyada Nikolic, Osmokrovic, Sokolova gibi çok kaliteli isimler var. Ama Gamova’yı ligde herhangi bir takıma koyun, final oynatır. Her şeyi değiştirebilir. Blok üzerinden smaç vurmak ayrı bir özellik... Bu Gamova’yı ayrı bir yere koyuyor.RİSOTTO’YU ÇOK SEVERİM
Kenarda son derece konsantre görünen bir tarzınız var. Maçlardan önce neler yapıyorsunuz ve konsantre oluyorsunuz?
Maçlardan önce 35 dakikalık koşumu her zaman yaparım. Spordan sonra risotto yerimve U2 dinleyerek maça konsantre olurum. U2 olmasaydı ne yapardım bilmiyorum. Kupada onların da parmağı var. Yaşamınız sporla iç içe. Takıma antrenman yaptırırken kendinize spor için zaman ayırmanız ilginç değil mi? Enerjik bir yapımvar. Günde 2 idman yaptırdığım zaman bile arada spora gidiyorum. Özel antrenörümle çalışıyorum sonrasında da squash oynamayı seviyorum. Spor yapmak beni zinde tutuyor. Peki bu enerjinizin kaynağı ne? Takım... Bu karşılıklı bir durum... Takımım bana enerji veriyor, ben de onlara... Vakıfbank takımı bir aile.JÖLE VE TARAK İLGİNÇTİ!
Maç stresini, galibiyetle ödüllendirildikten sonra ne yapıyorsunuz peki?
Evime gelipmüziği açıp, 30 senelik tek malt viskimden bir bardak içmek beni en mutlu eden şey. Tribünlerle olan diyaloğunuz da çok konuşuldu. Özellikle Fenerbahçeliler sizi pek rahat bırakmıyor galiba! Fenerbahçe taraftarı ile dolu salonda oynamak beni daha fazlamotive ediyor. Geçen sezon bana jöle ve tarak getirmeleri ilginçti.‘3 YABANCI CİDDİ RİSKTİ’
Şampiyonluk sonrası 3 yabancıyla yola çıkma kararınızın çok isabetli olduğu konuşuldu. Bu karar size mi aitti, yoksa yönetime mi?
Bu direkt olarak bütçeyle ilgili bir karardı. Bu durumu iki şekilde değerlendirmek gerekiyor. İlk olarak bir avantajı var. Sezon boyunca aynı oyuncularla oynuyorsunuz. Uyum ve takım birlikteliği oluşturmak açısından bunun bir avantaj olduğunu düşünebiliriz. Ancak unutmamak gerekiyor ki, aynı zamanda ciddi bir riski de beraberinde getiriyor bu karar. Eğer 3 yabancımızdan biri sakatlanmış olsa, biz bitmiştik! Ama çok iyi bir kondisyonerimiz var.GUİDETTİ KİMDİR?
1995-98 arasında Spezzano takımını çalıştırdı. 97’de kulübü 1. Lig’e çıkaran Guidetti ‘yılın coachu’ unvanına layık görüldü. 2000 yılına kadar İtalya Milli Takımı’nda yardımcı coachluk görevini sürdürdü. 2001-2003’de Volley Modena’da olan başarılı coach 1 sene sonra Chieri’ye geçti. Guidetti burada bir kez daha ‘yılın coachu’ seçildi. 2005’te Top Teams Kupası’nı kazandı. 2008’den bu yana da Vakıfbank’ı çalıştıran Guidetti, temsilcimizle Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna ulaştı. 76 yaşındaki babası şu ana kadar voleybol üzerine kaleme alınmış en teknik kitabın yazarı. 3 yeğeni, kuzeni, ancası ve kızkardeşi de voleybol oynamış.ÖZEL RÖPORTAJ: Burcu HAKYEMEZ DAL / Hasan ERCAZİP - HABERTÜRK
Sezon başından beri hiç kamp yapmadınız. Final Four serisinde ve hatta final günü de böyleydi. Rahat bir antrenör olduğunuz söylenebilir mi?
Kamp yapmayı sene başından beri istemedim. Bu bize şans getirdi. Oyuncularımın profesyoneliğine güveniyorum. Zaten hepsi yazın milli takımlarıyla uzun uzun kamplarda kalıyor. Onların normal yaşamlarına devam ederek yeme içme alışkanlıklarını değiştirmek istemedim.‘TEK DEĞİŞİM GAMOVA’
F.Bahçe Acıbadem’e karşı geçen yıl da oynadınız. Geçen yılın ve bu yılın Fenerbahçesi arasında bir kıyaslama yapabilir misin?
(Derin bir nefes alıyor) Bana göre değişen tek bir şey var o da Ekaterina Gamova... Dünyada Nikolic, Osmokrovic, Sokolova gibi çok kaliteli isimler var. Ama Gamova’yı ligde herhangi bir takıma koyun, final oynatır. Her şeyi değiştirebilir. Blok üzerinden smaç vurmak ayrı bir özellik... Bu Gamova’yı ayrı bir yere koyuyor.RİSOTTO’YU ÇOK SEVERİM
Kenarda son derece konsantre görünen bir tarzınız var. Maçlardan önce neler yapıyorsunuz ve konsantre oluyorsunuz?
Maçlardan önce 35 dakikalık koşumu her zaman yaparım. Spordan sonra risotto yerimve U2 dinleyerek maça konsantre olurum. U2 olmasaydı ne yapardım bilmiyorum. Kupada onların da parmağı var. Yaşamınız sporla iç içe. Takıma antrenman yaptırırken kendinize spor için zaman ayırmanız ilginç değil mi? Enerjik bir yapımvar. Günde 2 idman yaptırdığım zaman bile arada spora gidiyorum. Özel antrenörümle çalışıyorum sonrasında da squash oynamayı seviyorum. Spor yapmak beni zinde tutuyor. Peki bu enerjinizin kaynağı ne? Takım... Bu karşılıklı bir durum... Takımım bana enerji veriyor, ben de onlara... Vakıfbank takımı bir aile.JÖLE VE TARAK İLGİNÇTİ!
Maç stresini, galibiyetle ödüllendirildikten sonra ne yapıyorsunuz peki?
Evime gelipmüziği açıp, 30 senelik tek malt viskimden bir bardak içmek beni en mutlu eden şey. Tribünlerle olan diyaloğunuz da çok konuşuldu. Özellikle Fenerbahçeliler sizi pek rahat bırakmıyor galiba! Fenerbahçe taraftarı ile dolu salonda oynamak beni daha fazlamotive ediyor. Geçen sezon bana jöle ve tarak getirmeleri ilginçti.‘3 YABANCI CİDDİ RİSKTİ’
Şampiyonluk sonrası 3 yabancıyla yola çıkma kararınızın çok isabetli olduğu konuşuldu. Bu karar size mi aitti, yoksa yönetime mi?
Bu direkt olarak bütçeyle ilgili bir karardı. Bu durumu iki şekilde değerlendirmek gerekiyor. İlk olarak bir avantajı var. Sezon boyunca aynı oyuncularla oynuyorsunuz. Uyum ve takım birlikteliği oluşturmak açısından bunun bir avantaj olduğunu düşünebiliriz. Ancak unutmamak gerekiyor ki, aynı zamanda ciddi bir riski de beraberinde getiriyor bu karar. Eğer 3 yabancımızdan biri sakatlanmış olsa, biz bitmiştik! Ama çok iyi bir kondisyonerimiz var.GUİDETTİ KİMDİR?
1995-98 arasında Spezzano takımını çalıştırdı. 97’de kulübü 1. Lig’e çıkaran Guidetti ‘yılın coachu’ unvanına layık görüldü. 2000 yılına kadar İtalya Milli Takımı’nda yardımcı coachluk görevini sürdürdü. 2001-2003’de Volley Modena’da olan başarılı coach 1 sene sonra Chieri’ye geçti. Guidetti burada bir kez daha ‘yılın coachu’ seçildi. 2005’te Top Teams Kupası’nı kazandı. 2008’den bu yana da Vakıfbank’ı çalıştıran Guidetti, temsilcimizle Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna ulaştı. 76 yaşındaki babası şu ana kadar voleybol üzerine kaleme alınmış en teknik kitabın yazarı. 3 yeğeni, kuzeni, ancası ve kızkardeşi de voleybol oynamış.ÖZEL RÖPORTAJ: Burcu HAKYEMEZ DAL / Hasan ERCAZİP - HABERTÜRK










