Dün sevinçle üzüntüyü bir arada yaşadım...Amerika Birleşik Devletleri'ne 3-1 yenilip, hayal tadında (!) beklentilerimi bir başka sonbahara sararmış yapraklarla uğurlarken, dün (01 Ekim Yaşlılar Gününde) beni hiç aramamalarına ilk kez sevindim... Demek ki gönül yaşımı (?) herkes çözmüş ?... DÜNKÜ ENKAZ ALTINDA KALANLAR... Hüsrana, hatta hezimete uğradığımız 1. Roud sonrası, tıbbi bir ağızla (!) “Çıkmamış canda ümit vardır...” beklentisiyle, 2. Roundun ilk maçına, dünya klasmanında 2 numaralı koltukta oturan Amerika Birleşik Devletleri karşısına, minnacık olan şansımızı ve de hayallerimizi bir gün sonraya taşıyacak mutlak 3 puan parolasıyla çıktık... Beklentimiz, aksi sonuçları kovalayacak kadar da kuvvetli ve mantıksal olgunluktaydı... Biz Ankara'da hem onları, hem de zirvedeki tahtta oturan Brezilya'yı evire çevire yenmemişmiydik ?... Seyirci faktörünün elbetteki rolü büyüktü ama bir o kadar da o atfosferin salgıladığı stres vardı ?... Nitekim maça bu düşüncelerimi doğrulayan bir giriş yaptık, ilk seti çok iyi bir mücadele ile kapıverdik ?... Hemde orta oyuncularımızla doğru dürüst hücum yapmadan, bloklarda hep geç kalarak, kenardan en ufak bir destek görmeden ?... Kübra ve Bahar vasatın, beklenilenin çok altında kalınca ve de karşılarındaki 2 rakip oyuncu üzerlerinde işlek bir hava hattı (!) bulunca, takımımızın sayı makinası, en formda oyuncusu Neriman, maçta Kırıkkale tabancası gibi tutukluk yapınca, servis karşılamalarımızda sendelemeler başlayınca, Gözde'nin Seda'nın ve liberomuz Gizem'in, şampiyonanın en iyi maçlaını oynamalarına, maça sonradan giren Asuman, Polen ve Güldeniz'in olumlu katkılarına karşın, Naz'ın çabasına rağmen hala istenilen form düzeyine erişememiş olması, pas dağıtımında elde kalan diğer doğru adreslere beklenilen düzeyde yüksek/yatık servis yapamaması, taktik ve teknik zenginliği olan, kenar yönetimi ve oyun disipliniyle zaten maça hayli üstün çıkan rakibimizin işini kolaylaştırdı, 23-24'e kadar taşıdığımız şansımızla 3. setin sonlarındaki çabamız dışında kolay teslim olduk ?... Böylelikle, Dünya 6.sı apoletiyle, kürsü parolası ve beklentisiyle geldiğimiz İtalya'da maalesef 7-12 hesaplarını bile yaparken tereddüt geçirir (!) duruma düştük ?... BARBOLİNİ'DEN YENİ İNCİLER... Takımımızın ünlü İtalyan koçu, tabii afetimiz (!) Barbolini hala pişkince çıkıp morfin yüklü (!) sözlerle milletin gözünün içine baka baka, konuşabiliyor ?...Ayıptır, utanmazlıktır, saygısızlıktır...Buyrun, dünkü maçtan sonraki açıklamaları... "Son setteki son 10 sayıyı unutursak iyi oynadığımız bir maçı kaybettiğimizi düşünüyorum. Son sete kadar iyi mücadele ettik. ABD’ye karşı oynuyorsunuz, onlar da size hata yapmaya zorluyor. Bizim için şimdi son 6 takım arasında kalmak çok zor. Turnuvadaki onurumuz için sonraki maçları kazanmak önemli. Biz üst seviyede iyi voleybol oynuyoruz ama bu normal. Diğer takımlar kritik anda bizden biraz daha güçlü. Biz de gelişiyoruz. Biz yarın daha iyi olmalıyız..." Yahu adam hala “Gelişiyoruz...” diyor ?...2 Senedir hala takımımızı geliştiriyor ?...(Müthiş yetenek, olağanüstü planlama ?...)O toplantıda bir kişi de çıkıp sormuyor, soramıyor, “Signor Barbolini, bu nasıl bir gelişme süreci, bu zaman zarfında İstanbul'da onlarca gökdelen inşa edildi, sen elindeki gökdelenleri yıktın, yerle bir ettin ?...” diye ?... Bu arada sporcularımıza yüklenmek yersiz ve hatalı olur ?... Bu koçla ve de kenar yönetimi malzemesiyle üzerlerindeki yük katlanmış olarak mücadele etmekteler ?... Hedeflenenln uzaklarında kalmamız sonrası, artık kalan maçlarda, Milli formalarıyla prestij mücadelesi verecek kızlarımızı, bir yarışma programı formatında ve lezzetinde, Barbolini kabusuna rağmen kendimi kasmadan, sakin, gevşek seyredeceğim... FEDERASYON BAŞKANI ÖZKAN MUTLUGİL'E SORULAR... Evveli gün Başkan Özkan Mutlugil basına açıklamalarda bulunmuş ?...İtalya'da hangi basın mensuplarını karşısında görmüş, anlayamadım ?...Türk Voleybol basınının tüm değerli emekçileri buralarda olduğuna göre, ya yabancı basını etrafına topladı, ya da kendi özel seçkin cici piyonlarını (!) yanında götürmeyi tercih etti, onlara konuştu ?... Başkana sorularım :1) Üstte de ifade ettiğim gibi, bu demeci kimlere verdiniz ?...2) Tüm ülkeler yanlarında birer basın ordusu taşımalarına karşın, Türkiye'den bir tek gerçek voleybol basın mensubunun davet edilmemesi ;a) Ekonomi düşüncenizle mi ilgili ?...b) Başarısızlıkları görmelerini ve dile getirmelerini arzu etmemenizle mi ilgili ?...c) 2 Elin parmaklarını geçmeyecek bu emekçilere saygı duymamanızla mı ilgili ?...3) Demecinizde sözünü ettiğiniz “Sürpriz” nedir, açıklar mısınız ?...4) Kendi ifadenizle “İstediğiniz performansın sergilenememesi”nin sebebi sizce nedir ?...5) Gene kendi ifadenizle, “Kadroları daha tam olan ülkeler”in yanında demek ki, sizde kadromuzun eksik olduğunun farkındasınız ?... Bunun sebepleri nelerdir, sayabilir misiniz ?...6) Barbolini'yi hala başarılı buluyor, tercihinizin hala doğruluğuna inanıyor musunuz ?...7) Neslihan'ın sakat olduğu için bu kadronun dışında bırakıldığına kitleler gibi ben de inanmıyorum ?... Neslihan'ın kadroya alınmayışının geçek sebebi nedir ?...8) Dünya Şampiyonasına götürülen ancak sadece Kamerun maçında görev verilen sporcularımız acaba sadece bu maçta oynamaları, ilave bir altı düşüncesiyle mi kadroya alındılar ?...9) Sizce bu kadromuz olması gereken en iyi kadromuz mu ?... GELELİM MAÇA...ÜVEY KOÇA RAĞMEN... Dünkü ABD mağlubiyetinden sonra heyecansız, tatsız, tuzsuz bir prestij açından öteye geçmeyen bir maç oynanacaktı ama maçtan da ümitsiz değildim ?... Ruslar kürsüde kendilerine yer ararken stres yaşarlarken, kaybedecek bir şeyleri olmayan takımımızın rahat bir oyun çıkaracakları, bunu her an lehe çevirebilecekleri olasılığı beklentilerimi süslemekteydi... Rusların file üzerinde gerek yüksek hücumlarda gerekse bloklardaki bariz üstünlüğü, bençteki kadro zenginliğine takımımızın psikolojik düşüşünün ilk sete yansıması da eklenince bu seti açık farkla, 25-19 kazanan takım Rusya oldu... 2. sette çekişme vardı... 19-21 geriye düştüğümüz anda sahneye serviste oyuna sokulan, önde de devamına izin verilen Güldeniz çıktı... Sürpriz isim olarak arka arkaya havuza bıraktığı 2 plase ile durumu 21-21 eşitledi, Kosheleva'nın 2 hücumuyla 21-23 geri düşmemize rağmen, Seda'nın blok outu, arkasından gene Güldeniz'in köşeden hücumuyla rakibimizi tekrar yakaladık... 23-23... Seda'nın 6 no'dan yaptığı hücum, arkasından yaptıkları file hatasıyla 25-24'te set servisi attık... Maçın ilk kırılma anı seti kazanmak üzereyken Kübra'nın yaptığı file teması, akabinde Kosheleva'nın servisinin Gizem'in üzerinde “Ace” olması ile rakibimiz kazandığı set sayısını iyi değerlendirdi, bu seti de 27-25 kazandı... 3. sette Kübra üzerindeki tutukluluğu attı, gerek hücumda, gerekse bloklarda devreye girince bir anda fark yarattık... Güldeniz'in defans ve servis karşılamalarda takımımızı rahatlatması, Gözde'nin açılması ile teknik molalara 8-5 ve 16-10 önde girdik... Seti 25-22 aldık, 2. setin sabun gibi avucumuzun içinden kayıp, gitmesine daha bir üzüldük... 4. sette ilk teknik molayı 3-8 geride kapamamıza rağmen 9-9'da Rusya'yı yakaladık, 2. teknik molayı gene 13-16 geride kapattık... Ancak Gözde'nin hücumda ve defansta müthiş çabası ile Güldeniz ve Seda'nın üstün gayretleri'ine Gizem'in süper defansı da eklenince 16-16'da yakaladığımız rakibimizle resmen boğuşmaya başladık... 19-19, 20-20, 22-22'den sonra enfes bir ralli izledik... Gizem'in defanstan çıkardığı inanılmaz bir top ve sonrasında Güldeniz'in rakibin yüksek bloğuna rağmen kazandırdığı sayı ile 23-22 öne geçtik... Akabinde Seda'nın “Ace” olarak kazandırdığı servisle 24-22 yaptık durumu... Akabinde Güldeniz rakip sahadan gelen topu file üzerinde basıp, 25-22 ile setlerde eşitliği sağldı... 5. Set tam bir heyecan fırtınası içerisinde geçti...Gözde'nin yıldızlaştığı sette skor kafa kafaya gelişti... 6-6, 7-7, 8-8, 9-9, 10-10, 11-11, 12-12... Maçın yıldızı Gözde ile tekrar öne geçtik 13-12...Kosheleva tekrar eşitliği sağladı : 13-13... Gözde'nin blok outu ile maç servisi attık... Dönen topta pasörleri topu taşıyınca seti 15-13, maçı da 3-2 kazandık... Dünya Şampiyonunu yenerek bu onur maçımızda müthiş prestij kazandık, finale, yani ilk altıya giden yolda klasmanı ters yüz edip, Sırbistan'a kıyak yaptık... Takımımızın en iyileri arasında, bu güne kadar en iyi Milli maçını çıkaran, hücumda, defansta, blokta, serviste, servis karşılamada çok başarılı olarak, takım kaptanımız Gözde ve liberomuz Gizem'le zaferde rol oynayan Güldeniz'di... Kızlarımızı yürekten kutluyor, teker teker alınlarndan öpüyorum... Bu arada Barbolini bir molada sporcularımıza “Geç blok” yapmalarını söyleyebilmek için en az 7-8 cümle kullandı, kızlar kafalarını salladılar ama, bunu pek anlayabildiklerini zannetmiyorum... Bu adam 4 yıldır Türkiye'de... Paraları götürmesini biliyor ?... Nasıl olur da 3-5 Türkçe kelime öğrenemez ?... İşine saygısızlıktır, vurdum duymazlıktır bu ?... Her yıl 10 voleybol terimi öğrenmiş olsa, bugün yarım yamalak da olsa molalarda Türkçesiyle katkıda bulunabilirdi ?... Kenardaki yardımcıları da molalarda yoklar ?... Oysa bakınız diğer takımlara, kenar yönetimleri, görev bölümü yaparak arı gibi çalışıyorlar ?... Bugün kızlarımız onur mücadelesi verdiler ve tarihi bir zafere imza attılar... Şimdi gelin de pisi pisine kaybedilen maçlara, avuçlarımızın içinden buharlaşan puanlara yanmayın ?... Bu takımın yeri kürsüydü.. Ama vizyonsuz, inançsız, 2 yıldır bu takıma hiçbir şey verememiş, resmen şişirilmiş üvey koç Barbolini yüzünden kaçırdıklarımızı hala göremeyenlerin bilgilerinden ve iyi niyetlerinden şüphe ediyorum... Türkiye – Rusya: 3-2Salon: PalaPaniniHakemler: Hamid Al Rousi **(Birleşik Arap Emirlikleri), Akihiko Tano **(Japonya)Türkiye: Naz ***(1), Gözde ****(31), Bahar *(4), Seda ***(16), Neriman *(3), Kübra ***(13), Gizem ****(L), Güldeniz ****(13), Asuman ***(-), Polen **(3)Rusya: Pasynkova ***(9), Gamova *(7), Moroz **(9), Kosheleva ****(32), Startseva **(2), Fetisova **(7), Kryuchkova **(L), Kosianenko **(1), Podskalnaya *(1), Malykh ***(18), Goncharova *(2)Setler: 19-25, 25-27, 25-22, 25-22, 15-13Süre: 135 dakika (24’, 31’, 32’, 29’, 19’) Cumartesi günü Hollanda maçını gene sizlere yorumlayacağım...
Milli Takımlar
Yayınlanma: 02 Ekim 2014 - 21:31
Güncelleme: 02 Ekim 2014 - 21:38
ÜVEY KOÇA RAĞMEN
Sitemiz yazarlarından Hasan Uğur Epirden bu akşam oynanan TÜRKİYE - RUSYA maçını yorumladı, gene ilginç eleştirilerde bulundu...
Milli Takımlar
02 Ekim 2014 - 21:31
Güncelleme: 02 Ekim 2014 - 21:38










BU KADARINA DA PES DOĞRUSU...
Bu kadar vurdumduymazlık olmaz ?...
Voleybol Federasyonu voleybolseverlerle resmen dalga geçiyor, alay ediyor...
Aynen dün olduğu gibi bugün de Voleybol Federasyonu resmi web sitesinde yayınladığı günlük TV canlı yayın programında A Bayan Milli Takımımızın bugün saat 18.00'de (TSİ) Kazakistan ile oynayacağı Dünya Şampiyonasındaki son maçı afişe edilmiş durumda... (Dün de Hollanda maçı afişe edilmiş durumdaydı...) Oysa anlaşma yaptığı yayıncı kuruluş bugün bu maçı yayın akışına almamış durumda...
Bu ne ciddiyetsizlik, ne laubalilik, ne saygısızlıktır ?...
Üstelik dünkü skandal ile ilgili en ufak bir özür olmadığı gibi 2 taraftan da açıklama yok ?...
Voleybolu daha üstlere tırmandırma vaatleriyle göreve gelen Özkan Mutlugil Federasyonu ülkemiz voleyboluna devamlı irtifa ve vizyon kaybettirmeye devam etmekte...
Epirden hoca konuşunca, yazınca, "Epirden hocayı kim okur ?..." diye kitleleri çirkince yalanlarıyla etkilemeye çalışanlar git gide bir batağa saplandıklarının ve voleybolumuza zarar verdiklerinin farkında olmadıkları bir özümseme zafiyeti, farkında olup da bu yola devam etmeleri de düpedüz
voleybol katliamıdır !...
Yarınki köşe yazımda buluşmak üzere tüm okuyucularıma saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum...
Hocam Allahınızı severseniz Barbolini kalsın mı gitsin mi diye anket mi olur. Hem adamı gönderemezler tazminatı çok yüksek diyorsunuz .Hem de anket düzenliyorsunuz. Allah şahittir ki kendileri katılsa anketinize gitsin der hepsi. Para pul kalmadı anlaşılan nasıl ödeyeceksiniz tazminatını. Hiç olmazsa federasyon yönetimi gitsin mi kalsın mı diye anket yapın da bizde değerlendirelim bir işe yarasın. Hem maliyeti bir oy pusulası kadar .Hem de kesin çözüm. Bayramınızı kutluyor ellerinizden öpüyorum .Saygı ve kaygılarımla
Voleybolun içerisinden yedi yada sekiz kişi bir Anadolu şehrinde yemek yiyoruz . Sohbetimizin içeriği malum voleybol . Zaman 2012 genel kurulundan kısa bir süre sonra .Ancak sohbetimizde federasyon seçimlerinden hiç bahsetmedik her nedense .Yan masadan çok kibar olduğu hal ve davranışlarından olduğu anlaşılan beyefendi bize voleybolla ilgimizi sordu. Kısaca kendisine voleybolla ilgi derecemizi anlattık. Beyefendi birden sertleşti.” Yazıklar olsun hepinize Ülkemize gelmiş geçmiş en büyük federasyon başkanlarından birine oyun oynadınız . Beter olursunuz inşallah diye beddua etti. Hepimiz şok olduk . Birbirimizin yüzüne baktık .Birimizin Aklına geldi beyefendi siz kimsiniz voleybolla ilginiz nedir diye sordu. Kısaca kendini tanıttı. Ülkemizin büyük bir spor kulübünün üyesi .Fakat sporla özellikle voleybolla pek ilgisi yok . Seyahat ediyormuş yemek yediğimiz yerin adını duymuş ve uğramış. Usta yazar Hıncal ULUÇ ‘un yazısını okudum .O da Voleybolumuzu dünya da söz sahibi yapan başkanı değiştirerek ödüllendirdiğimizden söz ediyor. Şükürler olsun ki bazıları gibi herkes kafasını kuma sokmamış. Körler sağırlar birbirimizi ağırlamıyormuşuz. Sessiz çığlığımızı duyanlar var. Moralimiz düzeldi biraz .Bu gece rahat uyuyabiliriz . İnşallah yarın Hollanda maçından sonrada böyle olur. Saygılarımla
MİLLİ ANKET :
Türk Bayan Voleybol Milli Takım antrenörü Massimo Barbolini gitsin mi, kalsın mı ?...
a) GİTSİN b) KALSIN
Lütfen oylarınızı (a) veya (b) olarak, epirden@yahoo.com veya Hasan Uğur Epirden facebook sayfama gönderiniz... İsimleriniz, dilediğiniz takdirde bende saklı kalacaktır...
Sayın EPİRDEN , Öncelikle Dünya kupasına kimlerin ve hangi statüyle götürüldüklerini sormak ve öğrenmek gerekir. Daha sonra hakikaten titiz bir seçim mi yapılmış ,bunun nedeni ekonomik mi yoksa başka nedenler mi onu analiz edip ,haklı eleştiriler yapmak gerekir kanısındayım. Ayrıca basın emekçisi olarak bana alınmayın ve hataların görülmesinin istenmediği için götürülmediğinizi sanmıyorum .İçinizde yaşananları görüp te yazmayan bir çok basın mensubumuz var. Neden şu olabilir ; seçip götürmek daha riskli olacağı için kimseyi davet etmemiş olma olasılıkları daha yüksek. TVF sportif başarıların kötü gitmesi ile aynı doğrultuda mali konularda da kötüye gidiyor kanısındayım. Gerçi 7 ayrı bölgede hakem ve gözlemci kursu açılması eğer görevlilere ücret ödüyorlarsa benim yazdıklarıma ters ama ,kurs görevlileri ücret almıyorsa yada başka kaynaklardan karşılanıyorsa mesele yok. Ekonomik olarak kötüye gittikleri hissedilmeye başladı. Ana sponsorları çekiliyor. Devlet destek olmak gerektiğini düşünüp bir resmi sponsor yaratmazsa gerçekten zor. Yorumcunuz sayın Özgür ALTIN’ın yazdığı gibi sessizce bayrağı bırakıp gitmeleri daha akıllıca. Hala yanlış ve hatalarını görmemeye devam edecek olurlarsa daha enkazın boyutları daha fazla olacak. Çünkü bu işten anlamadıkları vizyonlarının olmadığı tescillendi.
sayın epirden şimdi bu barbolini den kurtulmak için bizler voleybolseverler ne yapabiliriz imza kampanyası başlatalım derim , daha çok haykıralım derim, avazımız çıktığı kadar mutlugil duyana kadar bağıralım derim en az barbolını kadar nefretimi kazandı bu vfb mutlugil hiç tanımıyordum keşkede tanımasaymışım adam tenezzül edip cevap vermiyor bu kadar olumsuzluk varken nereye kadar susacak bakalım ama biz susmayacağız güzide takımımızı bu hale sokanlardan hesap sorulmalı sonuna kadar
Bireylerin kişiselleşen hırs egoları,toplumun prestijinin önüne geçebiliyorsa,fazla söylenecek,yapılacak bir şey kalmamıştır!
Epirden hocam gene gerçekleri yazarak herkesi aydınlatmışsınız. Bu federasyon ve Barbolini'den kurtulduğumuz gün en değerli bayram olacak bizler için. Toplumu kandırdıkları gibi sizin gibi uyanık, herşeyi bilen, sezen ve yakalayan bir kişiyi de zamanında kandırmaları ne kadar tehlikeli olduklarının bir göstergesidir. Siz bunlara destek verdiniz sayenizde seçildiler, en büyük ayıbı size yaptılar ve sizi kaybettiler. Eminim genel kurulda onları federasyondan uzaklaştıracak olanda siz olacaksınız.Sizden ricam sayın Karabıyık başkanı ne yapıp yapıp tekrar Türk voleybolunun başına getirmenizdir. Kaleminizle ve emin olduğum son 2 senede tuttuğunuz notlarla onları köşeye fena sıkıştıracaksınız? Basın toplantısı diyorsunuz, bece sizin bir daha karşınıza çıkmaya yürekleri yetmez.Göreceksiniz bundan sonra basın toplanrısı yapmayacaklar. Ta genel kurula kadar yan çizecekler.Çok sıkışırlarsada yazılı açıklama yapıp geçecekler.Sizden bir diğer ricam anketlerinize federasyon ve Barbolini konusuuda ele alarak devam etmeniz.Mali kongre için düşüncelerinizi yazarsanız herkes aydınlanmış olur.Karabıyık başkanın bıraktığı yirmi trilyon ne oldu, nerelere harcandı, şu anda federasyon kasasında kaç para var? Bunları bilmek hakkımız.Son sorum, sizin bir zamanın en önde gelen birkaç antrenöründen biri olduğunuzu, teknik bilgi ve kapasitenizi biliyoruz. Acaba Barbolini'nin yerinde siz olsanız neler yapardınız? Nasıl bir kadro seçerdiniz? Saygılarımla. Eski Bir Sporcu
İçsel savaşın kahramanı sonunda daha netleşti!...Koç son anda çark etti...Bu mucizenin bedelini de diğerleri ödedi!.
Hocam strateji tuttu,ama kaybeden maalesef Türkiye oldu...Bedeli çok ağır...:Aslında bugün ki maç kazanılmadı,kaybetmenin perde arkasında ki nedenini net ortaya koyan acı gerçeği somut olarak gösterdi... Ne güçlü sihirli değnekmiş,ölüyü diriltti.. Selamlar,İyi geceleriniz olsun.................
Bu günkü oyun farklı ama sanki,kızlar artık yeter biz bu değiliz,deyip idareyi ele aldılar,Barbolini oldu Dumbolini.....
Değerli hocam, Sporcularımızı Rusya galibiyetinden dolayı kutluyoruz. Sayın başkana bazı sorularınız olmuş .Muhtemelen cevabını alamayacaksınız . Ne bu satırlarda ne de yüz yüze. Bence sorularınızı arttırmalıydınız . Türkiye Voleybolunu yönetebileceği kanısına ne zaman ve nasıl kapılmış .Sayın KARABIYIK ‘ ın yanında görev yaparken dikkat etmemiş mi? Seçim öncesinde Özkan Bey çok kolay herkes yapabilir gibi telkinler mi almış . Görevi aldığın da dünya altıncısı bu gün onuncu yada daha aşağıda olacağız birkaç yıl sonra yirminci sıralara mı düşeceğiz. Yoksa bardağın dolu tarafına mı bakmalıyız .Bu yıl on ikinci ,harici bir müdahale olmadan görevde kalabilirse , önümüzdeki şampiyonada yedi yada sekizinci olursak yükseliyoruz mu diyeceğiz? Federasyon başkanlığı ve yönetim kurulu üyeliğinin lig düzenlemek, kura çektirmek ,talimat değişikliği yapmaktan ibaret olmadığını fark etmiş mi ? Önümüzdeki dönem projeleri hazır mıymış ? Kaynak bulabilecek miymiş ? Mali kongre hazırlığı var mıymış ? 2012 genel kurulundan bu güne çok sevdiği voleybol ailesine ben nasıl bunları yaşattım diye kendisine sormuş mu ? Kurullarına hakim mi? Kurullarında çalışan kişileri tanıyor mu? Zafiyetleri olanlar var mı ? Çevrelerine zarar veriyorlar mı ? Sayın KARABIYIK’ ın özellikle yönetim kurulunu oluştururken düştüğü maalesef geç fark ettiği hataya kendisi de düşmüş mü ? Kendisini bu göreve layık görenlere verecek bir cevabı var mı? Dünya kupasından sonra istifa ederek voleybolu aldıkları yere hatta daha yukarılara çıkaracak birilerine bırakmayı düşünüyor mu ? Saygı ve kaygılarımla.
Sayın EPİRDEN ; Milli takımımızın sergilediği tablo ile ilgili teknik anlamda bir çok eleştiri yapılıyor . Gerek siz gerekse okuyucularınız takımızdaki hataları ve düzelebilmesi ile ilgili görüşlerinizi yazıyorsunuz. Tablodaki asıl sorun sizin de değindiğiniz gibi voleybolun dinamikleri ile çok oynanması, hatalı teknik heyet ,dolayısı ile oyuncu seçimleri bu tabloyu hazırlayan nedenlerden. Ancak değerli hocam daha önemli olan ise güven sorunu. Sporcularımız inandıklarında neler yapacaklarını Rusya maçında gösterdiler. Sporcularımızın adına konuşmak doğru değil ama sanıyorum voleybolu yönetenlere inançları yok .