120 Kilometre ile giderken duvara çarpan bir arabadan sağ çıkan olmaz…
Ama bizim kızlar benzettiğim 1. setten çıkmakla kalmadılar, inanılmaz derecede toparlandılar ve yollarına koşa koşa devam ettiler…İlk sette çok sert servislerle defansta dağıldık… Bırakalım ortadan seri hücum kullanmayı, köşelerden bile hücum yapamadık…
Rasiç ve Brakoçeviç’in hücum ve bloklarıyla resmen abandone olduk…
Bunda seyirci baskısı kadar maça belki de tam konsantre olamamanın sıkıntısı vardı ?...2.setin ortalarından itibaren maça girmeye başladık…Ama çabamız yetmedi…
3. sette 8 servis kaçırmamıza rağmen çok zor da olsa 25-23 kazanarak oyuna tutunduk… Özellikle bocaladığımız, Özge’nin oyundan düştüğü anlarda Asuman ile oyunda kaldık… Özge 2. setin ortalarından itibaren oyuna canlı ve zinde girdi…
Kenardan oyunu iyi okumuş olacak ki, hücum noktaları daha özenli seçilmeye başlandı…3. setin başlarında, eski günlerini aratan, sakatlıktan yeni çıkmış ve eksik antrenman yaparak şampiyonaya gelen Neslihan kendini biraz bulmaya başladı…
Defansta inanılmaz toplar çıkarmaya başladık…
Ortayı unuttuğumuz anlarda zorlandık…
Özge oynamaya ve oynatmaya başladı…
Durumu zor da olsa 2-2’ye getirince, ümitlendik…
5. Sete iyi başlayan bizdik…
4-1, 9-7 önde götürürken yakalandık, 11-11’e kadar kafa kafaya götürdük…
Bu arada kader anı, servise alınan Polen’in kaçırdığı servis anıydı…
Bunu söylerken asla Polen’i veya kenar yönetimi suçlamak istemiyorum… Ayıbın ötesinde nankörlük olur…
Kaçan onca servisin yanında bir de o kaçırıverdi…
Şansızlıktı düpedüz ?...
Bu arada teknik ekibin kenardan ellerinden geleni yaptıklarına inanıyorum…
Kafama takılan sadece maç öncesi konsantrasyon evresi ?... Sanki orada bir zafiyet yaşanmış gibi geldi bana ?... Yanılıyor olabilirim ?...Dün, görüşlerimi sizlerle paylaşırken bu maçın İtalya ve Rusya maçlarından çok daha zor olacağını, hatta 5 sete uzayabileceğini, takım oyununu iyi oynayan Sırbistan’ın 2 yıldır, ev sahipliği yaptığı bu Şampiyonaya çok iyi hazırlandığını ve bilendiğini, seyirci ve hakem faktörlerini de doğal olarak arkasına alacağını ifade etmiştim…
Kaybettik…
Yarın da işimiz zor olacak…
24 saatlik bir zaman birimi içerisinde en azından 3 set oynamış, bizden 3 saat daha fazla dinlenmiş, zihin ve fizik olarak bizim gibi yorulmamış bir İtalya çıkacak karşımıza…
Tabii ki yenmek için saldıracak kızlarımız… Ellerinden geleni de her zaman olduğu gibi yapacaklar…
Ama dedim ya, gene zor maç olacak !…
İnşallah kızlarımız bu zorun da üstesinden gelirler, kürsüye çıkarlar ?... Ama buraya kadar gelmekle, Avrupa Şampiyonu İtalya ve Dünya Şampiyonu Rusya'yı dize getirmekle göğsümüzü kabarttılar...Yılmaz Özdil’in çok hoşuma giden yazısından alıntı bir cümleyi araya sadece “bazı” kelimesini ekleyerek burada sizlerle paylaşmak istiyorum…
“Bu memleketin bazı tırsak erkeklerinin gözü önünde, göz göre göre Arap’a dönüştürülmeye çalışılan Türk bayrağını Mustafa Kemal’in vizyonuna, Avrupa’nın göbeğine diktiler…”Galiptir bu yolda mağlup…
Kızlarımızla gurur duyuyor, teker teker alınlarından öpüyorum…
Hepiniz gibi…
Ama bizim kızlar benzettiğim 1. setten çıkmakla kalmadılar, inanılmaz derecede toparlandılar ve yollarına koşa koşa devam ettiler…İlk sette çok sert servislerle defansta dağıldık… Bırakalım ortadan seri hücum kullanmayı, köşelerden bile hücum yapamadık…
Rasiç ve Brakoçeviç’in hücum ve bloklarıyla resmen abandone olduk…
Bunda seyirci baskısı kadar maça belki de tam konsantre olamamanın sıkıntısı vardı ?...2.setin ortalarından itibaren maça girmeye başladık…Ama çabamız yetmedi…
3. sette 8 servis kaçırmamıza rağmen çok zor da olsa 25-23 kazanarak oyuna tutunduk… Özellikle bocaladığımız, Özge’nin oyundan düştüğü anlarda Asuman ile oyunda kaldık… Özge 2. setin ortalarından itibaren oyuna canlı ve zinde girdi…
Kenardan oyunu iyi okumuş olacak ki, hücum noktaları daha özenli seçilmeye başlandı…3. setin başlarında, eski günlerini aratan, sakatlıktan yeni çıkmış ve eksik antrenman yaparak şampiyonaya gelen Neslihan kendini biraz bulmaya başladı…
Defansta inanılmaz toplar çıkarmaya başladık…
Ortayı unuttuğumuz anlarda zorlandık…
Özge oynamaya ve oynatmaya başladı…
Durumu zor da olsa 2-2’ye getirince, ümitlendik…
5. Sete iyi başlayan bizdik…
4-1, 9-7 önde götürürken yakalandık, 11-11’e kadar kafa kafaya götürdük…
Bu arada kader anı, servise alınan Polen’in kaçırdığı servis anıydı…
Bunu söylerken asla Polen’i veya kenar yönetimi suçlamak istemiyorum… Ayıbın ötesinde nankörlük olur…
Kaçan onca servisin yanında bir de o kaçırıverdi…
Şansızlıktı düpedüz ?...
Bu arada teknik ekibin kenardan ellerinden geleni yaptıklarına inanıyorum…
Kafama takılan sadece maç öncesi konsantrasyon evresi ?... Sanki orada bir zafiyet yaşanmış gibi geldi bana ?... Yanılıyor olabilirim ?...Dün, görüşlerimi sizlerle paylaşırken bu maçın İtalya ve Rusya maçlarından çok daha zor olacağını, hatta 5 sete uzayabileceğini, takım oyununu iyi oynayan Sırbistan’ın 2 yıldır, ev sahipliği yaptığı bu Şampiyonaya çok iyi hazırlandığını ve bilendiğini, seyirci ve hakem faktörlerini de doğal olarak arkasına alacağını ifade etmiştim…
Kaybettik…
Yarın da işimiz zor olacak…
24 saatlik bir zaman birimi içerisinde en azından 3 set oynamış, bizden 3 saat daha fazla dinlenmiş, zihin ve fizik olarak bizim gibi yorulmamış bir İtalya çıkacak karşımıza…
Tabii ki yenmek için saldıracak kızlarımız… Ellerinden geleni de her zaman olduğu gibi yapacaklar…
Ama dedim ya, gene zor maç olacak !…
İnşallah kızlarımız bu zorun da üstesinden gelirler, kürsüye çıkarlar ?... Ama buraya kadar gelmekle, Avrupa Şampiyonu İtalya ve Dünya Şampiyonu Rusya'yı dize getirmekle göğsümüzü kabarttılar...Yılmaz Özdil’in çok hoşuma giden yazısından alıntı bir cümleyi araya sadece “bazı” kelimesini ekleyerek burada sizlerle paylaşmak istiyorum…
“Bu memleketin bazı tırsak erkeklerinin gözü önünde, göz göre göre Arap’a dönüştürülmeye çalışılan Türk bayrağını Mustafa Kemal’in vizyonuna, Avrupa’nın göbeğine diktiler…”Galiptir bu yolda mağlup…
Kızlarımızla gurur duyuyor, teker teker alınlarından öpüyorum…
Hepiniz gibi…










