Tecrübeli oyuncunun açıklamaları şu şekilde:
“İnşallah yeni sezonda hepimize hayırlı olur. Sezona 22 Ağustos Pazartesi günü yaptığımız antrenmanla başladık. İlk maçımızı ise 22 Ekim’de Ankara’da Maliye Milli Piyango ile oynayacağız. Ligin iyi takımlarından. Zor maç olacak. Maçın öneminin bilincindeyiz. Lige iyi oyun ve galibiyetle başlamak istiyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor.
Takımada tecrübeliler ile gençler uyum içinde. Altyapıdan gelen isimler bizi sevindiriyor. Bu sene yine altyapıdan 3-4 oyuncu A takım katıldı. Genç ve dinamik bir takımız. Biz de onlara tecrübelerimizi aktarmaya çalışıyoruz. Gençler ve takıma yeni katılanlar formanın ağırlığının bilincindeler. Ekstra antrenmanlar da yapıyorlar. Genç oyuncular Fenerbahçe’nin geleceği için büyük şans. Onlarda bunu şansı değerlendirirler. Şu anda 10 genç oyuncu takımda. Takıma çok şey katacaklarını düşünüyorum.
Antrenör Veljko Basic’le milli takımda da beraber çalıştık. Ligi iyi biliyor, fikir alışverişinde bulunabiliyoruz, Türkçesini de geliştirdi. Antrenörün en iyisi çok iyi psikolog olmasıdır aynı zamanda. Koç, gençler içinde biçilmiş kaftan. Gençlerle çok ilgileniyor. Her antrenmandan sonra onları ekstra çalıştırıyor. Temel, teknik çalışmalar yapıyor. Bunu severek yapıyor. Genç oyuncular da bu samimiyete inandıkları için daha fazla çalışıyorlar.
Yeni transferler bize çok faydalı olacak. Takımın uyumu da geçen yıldan daha iyi. Bunun katkısını hem iyi oyun, hem de puanlar olarak göreceğiz. En büyük avantajımız ise Fenerbahçe olmamız. Kulüptekiler her şeyimizle ilgileniyor. Camianın büyüklüğü de bizi hırslandırıyor. Bu sene daha sağlam geliyoruz.
Geçen yıl Avrupa’da yoktuk ve Türkiye Kupası oynanmadı. Bu sene CEV Kupası’nda ve kupada da yer alacağız, ligde şampiyonluğu kovalayacağız. Genç takımız ama bu şampiyonluğa engel değil. Şampiyonluklar hedefliyoruz. Şampiyonluğun hayalini kuruyoruz ve bunun için çalışıyoruz. Rakiplerimiz de iyi yatırımlar yaptı ama bizde Fenerbahçe’yiz. Daha iyi yerlere geleceğiz.
Lig uzun maraton. 3 günde maç yapacağız. Herkese ihtiyacımız var. Bunu takıma aşılamaya çalışıyoruz. Bir takımı ikinci 6 şampiyon yapar. Voleybol bir sayıdır. Her sayıya, her gence ihtiyacımız var.
Sporun belirli basamakları var. Çok iyi beslenme, dinlenme, antrenman, fizik tedavi ve aile yaşamı gibi. İşimiz performansa bağlı olduğu için her şeye dikkat etmemiz gerekiyor. 24 saatimi işime harcıyorum diyebilirim. 2 saat antrenman sonrası normal insan gibi davranırsanız performansınız artmaz.
Voleybolcu olmasaydım futbolcu olmayı çok isterdim. Sporu çok seviyorum. Bu benim yaşam tarzım. Sporcu olmasam da sporun içinde bir dal seçerdim. Basketbolu ve yüzmeyi de seviyorum ama basketbola karşı yeteneğim yok sadece izlemeyi seviyorum.
Voleybol dışında vaktimi ailemle geçiriyorum. Kızımla eşimle dışarıda dolaşmayı seviyoruz. Sinemaya gidiyoruz. Gücümün en büyük kaynağı ailem.
17 yaşında A milli takımdaydım. O dönem şartlar bu kadar iyi değildi. Kadro dışında teknik heyetimiz yoktu. Takımın en genç oyuncusuydum. Hem pasör hem de masördüm. Benden başka krem sürecek kimse yoktu. Voleybolu çok sevdiğim için de bundan gocunmuyordum. Malzemeleri ve topları taşıyorduk. Kadro 12 kişiydi ve genelde bizi yolluyorlardı. Ben de ‘gitmeyim, sizleri izleyim, antrenmanlara katılıyım’ diyordum. Ondan sonra 15 yıl kadar mili takım da oynadık. Güzel anılar ve güzel günlerdi. O günlerin tadı başka.
Bizim voleybola başladığımız zamanda voleybol bu kadar sert ve hızlı değildi, aynı zamanda tabi bazı kurallar da değişti. Aslında voleybol çok teknik spor. Top yere düşmeden oynanan tek takım oyunu. Artık takımlar arasındaki güçler de dengelendi. Boylar uzadı, artık daha fazla güç ve kuvvet gerekiyor. Kuvvet ve sert olduğu zaman ise voleybol daha çok hoşuma gidiyor.
Spor hayatım bittikten sonra tecrübemizi Türk voleyboluna yansıtmak istiyoruz. Tabi sporun içinde kalmak istiyorum ama şu anda işimi yapmak ve enerjimi dağıtmamak için işimi odaklanıyorum.
Türkiye ligi Avrupa’da ilk üç, beş içinde diyebilirim. Türkiye’ye iyi yabancı oyuncular geliyor ve Türk oyuncular da kendilerini geliştiriyor. Bunun neticesinde Avrupa’da başarılar geliyor. Voleybolu seven taraftar grubu da artmaya başladı. Voleybola yönlendirme, başarıyı getiriyor.
Kızım geçen yıl voleybola başladı. Sporun içinde olmasını çok istiyorum. O da voleybol oynarken keyif alıyor. Olmak isterse voleybolcu olmasını isterim tabi ama tercih onun.
Bir adım önde olduğumuzu düşünüyorum. Lige hazır ve iyi başlangıç yapmak istiyoruz. Daha keyifli ve güzel olacak bu sezon. Bütün takımlara kazasız belasız bir lig olsun. Son sayıya kadar mücadele eden bir takım olacağız. Çok çalışıyoruz. Karşılığını göreceğiz.
Taraftarımız en büyük itici gücümüz. Geçen sezon maçlara geldikçe keyif aldılar ve daha fazla geldiler. İkinci yarıda sahamızda oynadığımız Galatasaray maçını taraftar sayesinde kazandık diyebilirim. Bizi yalnız bırakmasınlar, karşılığını sözünü veriyoruz.
Eksiklerimizi biliyoruz ve bunun üzerinde çalışıyoruz. İnişler çıkışlar olacak ama iyi bir Fenerbahçe sahada olacak. Şampiyon olmak istiyoruz, zor ama neden olmasın. Bunun için çalışıyoruz. Rakiplerimize saygı duyuyoruz ve daha iyisini yapmak için sahadayız.
Ülke olarak yurt dışında daha fazla oyuncumuz oynamalı. Milli oyuncular şans buldukçe daha üst seviyeye çıkacak. Dünya sırlamasında ilk 25’in içindeyiz. Bence Türkiye’nin kapasitesi ilk 12 içinde olmak.
Takım olarak güzel hayaller kuruyoruz. Kupalarla stadımızda taraftar önünde tur atmak istiyoruz. Bunun içinde çalışıyor ve emek veriyoruz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz.”
Lig uzun maraton. 3 günde maç yapacağız. Herkese ihtiyacımız var. Bunu takıma aşılamaya çalışıyoruz. Bir takımı ikinci 6 şampiyon yapar. Voleybol bir sayıdır. Her sayıya, her gence ihtiyacımız var.
Sporun belirli basamakları var. Çok iyi beslenme, dinlenme, antrenman, fizik tedavi ve aile yaşamı gibi. İşimiz performansa bağlı olduğu için her şeye dikkat etmemiz gerekiyor. 24 saatimi işime harcıyorum diyebilirim. 2 saat antrenman sonrası normal insan gibi davranırsanız performansınız artmaz.
Voleybolcu olmasaydım futbolcu olmayı çok isterdim. Sporu çok seviyorum. Bu benim yaşam tarzım. Sporcu olmasam da sporun içinde bir dal seçerdim. Basketbolu ve yüzmeyi de seviyorum ama basketbola karşı yeteneğim yok sadece izlemeyi seviyorum.
Voleybol dışında vaktimi ailemle geçiriyorum. Kızımla eşimle dışarıda dolaşmayı seviyoruz. Sinemaya gidiyoruz. Gücümün en büyük kaynağı ailem.
17 yaşında A milli takımdaydım. O dönem şartlar bu kadar iyi değildi. Kadro dışında teknik heyetimiz yoktu. Takımın en genç oyuncusuydum. Hem pasör hem de masördüm. Benden başka krem sürecek kimse yoktu. Voleybolu çok sevdiğim için de bundan gocunmuyordum. Malzemeleri ve topları taşıyorduk. Kadro 12 kişiydi ve genelde bizi yolluyorlardı. Ben de ‘gitmeyim, sizleri izleyim, antrenmanlara katılıyım’ diyordum. Ondan sonra 15 yıl kadar mili takım da oynadık. Güzel anılar ve güzel günlerdi. O günlerin tadı başka.
Bizim voleybola başladığımız zamanda voleybol bu kadar sert ve hızlı değildi, aynı zamanda tabi bazı kurallar da değişti. Aslında voleybol çok teknik spor. Top yere düşmeden oynanan tek takım oyunu. Artık takımlar arasındaki güçler de dengelendi. Boylar uzadı, artık daha fazla güç ve kuvvet gerekiyor. Kuvvet ve sert olduğu zaman ise voleybol daha çok hoşuma gidiyor.
Spor hayatım bittikten sonra tecrübemizi Türk voleyboluna yansıtmak istiyoruz. Tabi sporun içinde kalmak istiyorum ama şu anda işimi yapmak ve enerjimi dağıtmamak için işimi odaklanıyorum.
Türkiye ligi Avrupa’da ilk üç, beş içinde diyebilirim. Türkiye’ye iyi yabancı oyuncular geliyor ve Türk oyuncular da kendilerini geliştiriyor. Bunun neticesinde Avrupa’da başarılar geliyor. Voleybolu seven taraftar grubu da artmaya başladı. Voleybola yönlendirme, başarıyı getiriyor.
Kızım geçen yıl voleybola başladı. Sporun içinde olmasını çok istiyorum. O da voleybol oynarken keyif alıyor. Olmak isterse voleybolcu olmasını isterim tabi ama tercih onun.
Bir adım önde olduğumuzu düşünüyorum. Lige hazır ve iyi başlangıç yapmak istiyoruz. Daha keyifli ve güzel olacak bu sezon. Bütün takımlara kazasız belasız bir lig olsun. Son sayıya kadar mücadele eden bir takım olacağız. Çok çalışıyoruz. Karşılığını göreceğiz.
Taraftarımız en büyük itici gücümüz. Geçen sezon maçlara geldikçe keyif aldılar ve daha fazla geldiler. İkinci yarıda sahamızda oynadığımız Galatasaray maçını taraftar sayesinde kazandık diyebilirim. Bizi yalnız bırakmasınlar, karşılığını sözünü veriyoruz.
Eksiklerimizi biliyoruz ve bunun üzerinde çalışıyoruz. İnişler çıkışlar olacak ama iyi bir Fenerbahçe sahada olacak. Şampiyon olmak istiyoruz, zor ama neden olmasın. Bunun için çalışıyoruz. Rakiplerimize saygı duyuyoruz ve daha iyisini yapmak için sahadayız.
Ülke olarak yurt dışında daha fazla oyuncumuz oynamalı. Milli oyuncular şans buldukçe daha üst seviyeye çıkacak. Dünya sırlamasında ilk 25’in içindeyiz. Bence Türkiye’nin kapasitesi ilk 12 içinde olmak.
Takım olarak güzel hayaller kuruyoruz. Kupalarla stadımızda taraftar önünde tur atmak istiyoruz. Bunun içinde çalışıyor ve emek veriyoruz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz.”










