“Her çeşit spor faaliyetlerini, Türk gençliğin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lazımdır. Bu işte, hükümetin şimdiye kadar olduğundan daha çok ciddi ve dikkatli davranması, Türk gençliğini spor bakımından da, milli heyecan içinde özenle yetiştirmesi önemli tutulmalıdır. ”M. K. ATATÜRKAskıda az kalan bir önceki “FEDERASYONUN 'BAYAN' TERİMİNE 'KADIN' İNADI…” yazımı okuyamamış olanlar, aşağıdaki linkten ulaşabilirler…
Yazıyı okumak için tıklayınız....YANLIŞ KARARLAR...TEKNİK KURUL’A VE BARBOLINI’YE TEPKİLER…Tüm voleybol ailesinin çok şeyler beklediği Özkan Mutlugil ve ekibinin bazı karar ve tercihleri tepki görmeye başladı…
Özellikle sessiz sedasız açıklanan “Teknik Kurul” ve A Bayan Milli Takımımızın başına getirildiği söylenen Barbolini voleybolumuzun önemli şahsiyetleri tarafından şiddetle eleştirilmeye başlandı…
Gelen telefonların, maillerin, yorumların haddi hesabı yok !... Zaten bu arkadaşlarımın hepsi de görüşlerini paylaşmaya başladılar…Sitem dolu, düzeyli eleştirilere hak vermemek elde değil ?...
Üzücü tabii ?...
Şimdilik burada nokta koyup, beklemeyi uygun görüyorum…
Gönül, yeni oluşumda tüm kurul ve atamalarda, en iyileri görmek istiyor… Umarım Federasyon bana kızmayıp, kendilerinden beklenen olgunlukta bu muhasebeyi çok iyi yapar da kıpırdayan endişelerimiz tırmanmaz ?...
Başkan Özkan Mutlugil, Akif Üstündağ, Mustafa Ekşi, Bahar Mert Üçoklar ve diğerleri… Sizlere güvendik, destek verdik, ama biraz dikkat ve özen lütfen ?...
Motta keşke bu zafer işaretini Londra 2012 sonrası da verebilseydi ?...MOTTA / TVF RESTLEŞMESİNE BAKIŞ AÇIM…Marco Aurelio Motta´nın hukuka aykırı, nezaket dışı ve haddini aşan açıklamalarını geçirmiş olduğu ağır ameliyatın, ruh halini ve çalışmalarını etkileyecek derecede olumsuzluk yarattığının bir göstergesi olarak kabul edilmesi gerekliliğini vurgulayan ve Voleybol camiasının, başarıları sadece kendine bağlayanlara, kendisini vazgeçilmez sananlara, haddini aşanlara her zaman haddini bildirdiğini (Gönderme yapılan esas adres herkesçe malum ?...) ve de bildirmeye de devam edeceğinin altını çizen Federasyonumuzun eski dönemi aratmayacak (!) bir anlayışla Türk antrenörlerimizi pas geçerek, üstelik Galatasaray A Bayan Takımının başına getirilen İtalyan antrenör Massimo Barbolini ile A Bayan Milli Takımımız baş antrenörlüğü konunda, bu kulüpte çalışmalarını aksatmama koşuluyla (!) el sıkışması beni ve benim gibi düşünenleri hayli üzdü ve hayal kırıklığına uğrattı…Bu kararın ayrı açılardan epey tartışılacağını ve problem haline dönüşeceğini düşünüyorum… Ben bu atamayı şahsen hem Türk antrenörlerine karşı itici tutumun devamı olarak görüyorum, hem de bir kulüp antrenörünün Milli Takım çalıştırmasını etik bulmuyorum… Dahası ilerde başını çok ağrıtacağını düşünüyorum… Temenni etmiyorum ama, inşallah bir gün bu satırlarımı tekrar gündeme, daha büyük puntolarla taşımak zorunda kalmam ?...Bu arada, Federasyon’umuzun kullandığı üslubu resmi bir üst makam olarak pek hoş bulmadığımı da ifade etmek istiyorum…Mazide yaptığı çirkin hareket dolayısıyla kendisine pek yakıştırdığım (!) “Tombalacı” lakabına haiz Motta’nın başarı olarak nitelendirdiği dönemdeki esas hedefi ıskalaması, kürsüde yer alması beklenen takımımızı ilk sekize bile sokamamış olması aksine büyük başarısızlıktır… Ayrıca gerek Genç, gerekse Yıldız Milli Takımlarımızın, Kıymetli antrenörlerimizin eserleri olan tarihi zaferlerinde zerre kadar katkısının olduğunu düşünmüyor, bu şampiyonluklardan kendisine hisse çıkartarak nemalanmaya çalışmasını da “Emek Hırsızlığı” olarak nitelendiriyorum…
BU REZALET ÖRTBAS EDİLEMEZ !...Arkas Spor’un Belçika’da yaptığı Şampiyonlar Ligi’nde asılan orantısız sözde bayrağımız duyarlı herkes gibi beni de derinden üzmüştü…
Hilalimiz yıldızımıza kapanacağı halde, 2 ucu paralele bakmaktaydı…
Sorumluların ortaya çıkarılmalarını istiyor, bu konuyu dosya halinde gerekli mercilere taşıyacağımı ihtaren hatırlatıyorum…TADİLAT ZAMANI OLABİLİR ?...“Tek Adam” Erol Ünal Karabıyık, göreve gelir gelmez yaptığı yanlışlardan biri olan yeni TVF logosuna temel olarak alınan bayrağımızdaki “Ay-yıldız”ın orantı bozukluğu, hilalin ise kafasına göre (!) sanal rejimle (!) grafik masasında inceltilmesi konusunu defalarca “Bayrak Kanunu”na aykırı görüp ikaz etmeme rağmen, benzersiz hatipliğiyle konuyu hafife alıp geçiştirmişti…
Şimdi son kez Federasyon Yönetiminden ricada bulunuyorum…
Lütfen bu konuyu acilen düzeltiniz ?...Başkan Jeyan Erben kardeşimiz aynı zamanda VAD’ın kurucu üyelerindendir…VAD UYAN ARTIK !...Bazı bebekler vardır, epey sancıyla doğarlar…
Hatta doğumları bile bazı kişilerce istenmez…
Çünkü ilgi, odak noktası olurlar…
Kısa zamanda büyürler, güçlenirler…
Bazı asalakların keyfi kaçar, işlerine gelmez etraflarında kafası çalışan, güçlü, enerjik doğrular…
İşte kısa adı VAD olan Voleybol Antrenörler Derneği bu şekilde doğmuş, doğar doğmaz da voleybolumuza ağırlığını koymuştu…
Sonraları bu üstün vasıfları git gide kaybolmaya başladı…
Bugünlerde de adı var, sanı geçmişle sınırlı, tam kış uykusunda… Hatta üzerine ölü toprağı serpilmiş durumda… Sessiz, sedasız…
Etrafta olup bitenlere gözlerini kapamış, özellikle kuruluş ilkelerine sırtını dönmüş, sönmüş yanardağı andıran bir tablo var kuytularda ?...
Bu dernek kolay kurulmadı beyler ?... Yan gelip yatmak için zamanlarımız bağışlanmadı ?...
Mevcut yönetimi yeniden yapılanmaya çağırıyorum…
Vakit çalışma, icraat vaktidir canım arkadaşlarım…BENCE ESAS HATALILAR…Yeşilyurt ile Eczacıbaşı Spor Kulüpleri arasında yaşanan Lisans krizinde son nokta konuldu…
Eczacıbaşı Spor Kulübü ile Yeşilyurt Spor Kulübü arasında 4 Kasım pazar günü akşamı, Bahçelievler Spor Salonun da oynanan maçta Yeşilyurt Spor Kulübü lisansı kendisinde bulunan bir voleybolcunun mükerrer lisansla Eczacıbaşı Takımı’nda oynatılmasına yaptığı itiraz Tertip Kurulu tarafından değerlendirildi…
Suçlu bulundu : 15 Yaşındaki masum mu masum sporcu Anna Sargsian…Hukukun eksik yönetmeliklerle guguk olduğu, mantığın durduğu, hepimizin sustuğu kararı beynimde seslendirmeye kalkışıyorum, kimse darılmasın !...Tabii ki ne hakimliğe ne de savcılığa soyunmak haddim değil…
Ama düşüncelerime dizgin vuramıyorum, ne yapayım ?...Konuda ilk suçlu olarak koca Eczacıbaşı Kulübünün Sicil Lisans Yönetmeliği’ni hatmetmesi gereken idarecilerini buluyorum… Nasıl bu denli büyük bir yanlış yaparlar anlayabilmek zor ?...İkinci suçlu o lisansı mükerrer olarak onaylayan, yani resmiyet sağlayan Sicil Lisans Servisi’dir…Üçüncü ve son suçlular Anna’nın anne ve babasıdır… Kızlarının durumlarını, transfer konusundaki gereken şartları bilmeli, kontrol ve takip etmelilerdi…Olan, olup bitenleri kestiremeyecek yaşta ve de masumiyetteki Anna’ya olmuştur… Tüm faturaları 3 aylık bir cezayla ödeyecek olan Anna’ya bu ceza reva değildir…Bu arada Anna’nın resmen Yeşilyurt Spor Kulübü sporcusu durumu da onaylanmış oldu…
Dileğim 2 güzide kulübümüzün aralarında centilmence el sıkışarak anlaşmaları ?...
Onlara bu yakışır ?...ARTIK BURHAN FELEK GÜMÜŞBAŞ’TAN SORULACAK…Yıllarını voleybola adamış bir dost Abdullah Gümüşbaş…
Artık Burhan Felek Spor Salonu’nun yeni idari sorumlusu olan Gümüşbaş’a başarılar diliyorum…Bursa Büyük Şehir Belediyespor Salonunda duvar panosu Bursa'mızın cevabı açıkça anlatıyor meseleyi.BİZ “BAYAN” DİYORUZ, ONLAR “KADIN”…Son söz söylendi…
Hala camiamızda çatlak sesler var !...
“Erkek” karşıtı tabii ki “Kadın”dır ama burada karşı olduğum, savunduğum, voleybolun ezelden beri “Bayan” tanımlamasını kullanıyor olması, ligimizin “ACIBADEM BAYANLAR LİGİ” olarak tescilli oluşu dolayısıyla “Kadın” tanımlamasının kullanılmaması doğruluğudur…
Gerisi Laf-ü güzaf ?...HERKESİN DÜNYADA BİR İKİZİ VARDIR DERLER YA ?...DAİMA YANINDAYIM… GÜNEŞ TOPLUYORUM SENİN İÇİN..UNUTULMAYAN MELODİLER…
UNUTULMAYAN SOLİSTLER…Erkekler ağlamaz / Nlüfer & Şebnem Ferah
Yazıyı okumak için tıklayınız....YANLIŞ KARARLAR...TEKNİK KURUL’A VE BARBOLINI’YE TEPKİLER…Tüm voleybol ailesinin çok şeyler beklediği Özkan Mutlugil ve ekibinin bazı karar ve tercihleri tepki görmeye başladı…
Özellikle sessiz sedasız açıklanan “Teknik Kurul” ve A Bayan Milli Takımımızın başına getirildiği söylenen Barbolini voleybolumuzun önemli şahsiyetleri tarafından şiddetle eleştirilmeye başlandı…
Gelen telefonların, maillerin, yorumların haddi hesabı yok !... Zaten bu arkadaşlarımın hepsi de görüşlerini paylaşmaya başladılar…Sitem dolu, düzeyli eleştirilere hak vermemek elde değil ?...
Üzücü tabii ?...
Şimdilik burada nokta koyup, beklemeyi uygun görüyorum…
Gönül, yeni oluşumda tüm kurul ve atamalarda, en iyileri görmek istiyor… Umarım Federasyon bana kızmayıp, kendilerinden beklenen olgunlukta bu muhasebeyi çok iyi yapar da kıpırdayan endişelerimiz tırmanmaz ?...
Başkan Özkan Mutlugil, Akif Üstündağ, Mustafa Ekşi, Bahar Mert Üçoklar ve diğerleri… Sizlere güvendik, destek verdik, ama biraz dikkat ve özen lütfen ?...
Motta keşke bu zafer işaretini Londra 2012 sonrası da verebilseydi ?...MOTTA / TVF RESTLEŞMESİNE BAKIŞ AÇIM…Marco Aurelio Motta´nın hukuka aykırı, nezaket dışı ve haddini aşan açıklamalarını geçirmiş olduğu ağır ameliyatın, ruh halini ve çalışmalarını etkileyecek derecede olumsuzluk yarattığının bir göstergesi olarak kabul edilmesi gerekliliğini vurgulayan ve Voleybol camiasının, başarıları sadece kendine bağlayanlara, kendisini vazgeçilmez sananlara, haddini aşanlara her zaman haddini bildirdiğini (Gönderme yapılan esas adres herkesçe malum ?...) ve de bildirmeye de devam edeceğinin altını çizen Federasyonumuzun eski dönemi aratmayacak (!) bir anlayışla Türk antrenörlerimizi pas geçerek, üstelik Galatasaray A Bayan Takımının başına getirilen İtalyan antrenör Massimo Barbolini ile A Bayan Milli Takımımız baş antrenörlüğü konunda, bu kulüpte çalışmalarını aksatmama koşuluyla (!) el sıkışması beni ve benim gibi düşünenleri hayli üzdü ve hayal kırıklığına uğrattı…Bu kararın ayrı açılardan epey tartışılacağını ve problem haline dönüşeceğini düşünüyorum… Ben bu atamayı şahsen hem Türk antrenörlerine karşı itici tutumun devamı olarak görüyorum, hem de bir kulüp antrenörünün Milli Takım çalıştırmasını etik bulmuyorum… Dahası ilerde başını çok ağrıtacağını düşünüyorum… Temenni etmiyorum ama, inşallah bir gün bu satırlarımı tekrar gündeme, daha büyük puntolarla taşımak zorunda kalmam ?...Bu arada, Federasyon’umuzun kullandığı üslubu resmi bir üst makam olarak pek hoş bulmadığımı da ifade etmek istiyorum…Mazide yaptığı çirkin hareket dolayısıyla kendisine pek yakıştırdığım (!) “Tombalacı” lakabına haiz Motta’nın başarı olarak nitelendirdiği dönemdeki esas hedefi ıskalaması, kürsüde yer alması beklenen takımımızı ilk sekize bile sokamamış olması aksine büyük başarısızlıktır… Ayrıca gerek Genç, gerekse Yıldız Milli Takımlarımızın, Kıymetli antrenörlerimizin eserleri olan tarihi zaferlerinde zerre kadar katkısının olduğunu düşünmüyor, bu şampiyonluklardan kendisine hisse çıkartarak nemalanmaya çalışmasını da “Emek Hırsızlığı” olarak nitelendiriyorum…
BU REZALET ÖRTBAS EDİLEMEZ !...Arkas Spor’un Belçika’da yaptığı Şampiyonlar Ligi’nde asılan orantısız sözde bayrağımız duyarlı herkes gibi beni de derinden üzmüştü…
Hilalimiz yıldızımıza kapanacağı halde, 2 ucu paralele bakmaktaydı…
Sorumluların ortaya çıkarılmalarını istiyor, bu konuyu dosya halinde gerekli mercilere taşıyacağımı ihtaren hatırlatıyorum…TADİLAT ZAMANI OLABİLİR ?...“Tek Adam” Erol Ünal Karabıyık, göreve gelir gelmez yaptığı yanlışlardan biri olan yeni TVF logosuna temel olarak alınan bayrağımızdaki “Ay-yıldız”ın orantı bozukluğu, hilalin ise kafasına göre (!) sanal rejimle (!) grafik masasında inceltilmesi konusunu defalarca “Bayrak Kanunu”na aykırı görüp ikaz etmeme rağmen, benzersiz hatipliğiyle konuyu hafife alıp geçiştirmişti…
Şimdi son kez Federasyon Yönetiminden ricada bulunuyorum…
Lütfen bu konuyu acilen düzeltiniz ?...Başkan Jeyan Erben kardeşimiz aynı zamanda VAD’ın kurucu üyelerindendir…VAD UYAN ARTIK !...Bazı bebekler vardır, epey sancıyla doğarlar…
Hatta doğumları bile bazı kişilerce istenmez…
Çünkü ilgi, odak noktası olurlar…
Kısa zamanda büyürler, güçlenirler…
Bazı asalakların keyfi kaçar, işlerine gelmez etraflarında kafası çalışan, güçlü, enerjik doğrular…
İşte kısa adı VAD olan Voleybol Antrenörler Derneği bu şekilde doğmuş, doğar doğmaz da voleybolumuza ağırlığını koymuştu…
Sonraları bu üstün vasıfları git gide kaybolmaya başladı…
Bugünlerde de adı var, sanı geçmişle sınırlı, tam kış uykusunda… Hatta üzerine ölü toprağı serpilmiş durumda… Sessiz, sedasız…
Etrafta olup bitenlere gözlerini kapamış, özellikle kuruluş ilkelerine sırtını dönmüş, sönmüş yanardağı andıran bir tablo var kuytularda ?...
Bu dernek kolay kurulmadı beyler ?... Yan gelip yatmak için zamanlarımız bağışlanmadı ?...
Mevcut yönetimi yeniden yapılanmaya çağırıyorum…
Vakit çalışma, icraat vaktidir canım arkadaşlarım…BENCE ESAS HATALILAR…Yeşilyurt ile Eczacıbaşı Spor Kulüpleri arasında yaşanan Lisans krizinde son nokta konuldu…
Eczacıbaşı Spor Kulübü ile Yeşilyurt Spor Kulübü arasında 4 Kasım pazar günü akşamı, Bahçelievler Spor Salonun da oynanan maçta Yeşilyurt Spor Kulübü lisansı kendisinde bulunan bir voleybolcunun mükerrer lisansla Eczacıbaşı Takımı’nda oynatılmasına yaptığı itiraz Tertip Kurulu tarafından değerlendirildi…
Suçlu bulundu : 15 Yaşındaki masum mu masum sporcu Anna Sargsian…Hukukun eksik yönetmeliklerle guguk olduğu, mantığın durduğu, hepimizin sustuğu kararı beynimde seslendirmeye kalkışıyorum, kimse darılmasın !...Tabii ki ne hakimliğe ne de savcılığa soyunmak haddim değil…
Ama düşüncelerime dizgin vuramıyorum, ne yapayım ?...Konuda ilk suçlu olarak koca Eczacıbaşı Kulübünün Sicil Lisans Yönetmeliği’ni hatmetmesi gereken idarecilerini buluyorum… Nasıl bu denli büyük bir yanlış yaparlar anlayabilmek zor ?...İkinci suçlu o lisansı mükerrer olarak onaylayan, yani resmiyet sağlayan Sicil Lisans Servisi’dir…Üçüncü ve son suçlular Anna’nın anne ve babasıdır… Kızlarının durumlarını, transfer konusundaki gereken şartları bilmeli, kontrol ve takip etmelilerdi…Olan, olup bitenleri kestiremeyecek yaşta ve de masumiyetteki Anna’ya olmuştur… Tüm faturaları 3 aylık bir cezayla ödeyecek olan Anna’ya bu ceza reva değildir…Bu arada Anna’nın resmen Yeşilyurt Spor Kulübü sporcusu durumu da onaylanmış oldu…
Dileğim 2 güzide kulübümüzün aralarında centilmence el sıkışarak anlaşmaları ?...
Onlara bu yakışır ?...ARTIK BURHAN FELEK GÜMÜŞBAŞ’TAN SORULACAK…Yıllarını voleybola adamış bir dost Abdullah Gümüşbaş…
Artık Burhan Felek Spor Salonu’nun yeni idari sorumlusu olan Gümüşbaş’a başarılar diliyorum…Bursa Büyük Şehir Belediyespor Salonunda duvar panosu Bursa'mızın cevabı açıkça anlatıyor meseleyi.BİZ “BAYAN” DİYORUZ, ONLAR “KADIN”…Son söz söylendi…
Hala camiamızda çatlak sesler var !...
“Erkek” karşıtı tabii ki “Kadın”dır ama burada karşı olduğum, savunduğum, voleybolun ezelden beri “Bayan” tanımlamasını kullanıyor olması, ligimizin “ACIBADEM BAYANLAR LİGİ” olarak tescilli oluşu dolayısıyla “Kadın” tanımlamasının kullanılmaması doğruluğudur…
Gerisi Laf-ü güzaf ?...HERKESİN DÜNYADA BİR İKİZİ VARDIR DERLER YA ?...DAİMA YANINDAYIM… GÜNEŞ TOPLUYORUM SENİN İÇİN..UNUTULMAYAN MELODİLER…
UNUTULMAYAN SOLİSTLER…Erkekler ağlamaz / Nlüfer & Şebnem Ferah









