Futbol dışındaki branşlar için “amatör” ifadesinin anlamı kalmadı artık. Tüm sporcuları profesyonel olan kulüpler için “olimpik” daha doğru bir tanım aslında. Bu yüzden başlıktaki “amatör” yanlış anlaşılmasın!
Başkanlık koltuğuna Sadettin Saran’ın oturmasından sonra Fenerbahçe’nin olimpik şubelerinde ilginç gelişmeler yaşanıyor.
Basketbol ve voleybol dışındaki 6 olimpik branşta yaşanan yönetim değişikliklerinin; Fikret Çetinkaya (atletizm) ve Orel Oral (yüzme) gibi bu sporlara büyük emek veren isimlerin vedasının, Atagün Yalçınkaya’nın (boks) gelişinin, kulüp içinde farklı tepkilere yol açtığı söyleniyor.
Fenerbahçe kulislerinde en çok dile getirilen ve hatta rahatsızlığa yol açtığı konuşulan iddia şu: Basketbol ve voleybol hariç diğer 6 branşı yönetmesi için adı geçen ismin; Yalçınkaya gibi, Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya’ya yakın ve “Ankaralı” olması…
Bu konuyu araştırırken “Koca camianın içinde olimpik branşları yönetecek biri bulunamadı mı” diyenler oldu… Fenerbahçe, dibe vurmuş olimpik sporları ayakta tutmaya çalışırken, tartışmalar kulübe zarar vermesin; aman dikkat!
Basketbol ve voleybolu diğerlerinden ayrı tutuyoruz tabi ama değinelim: Kadın takımının menajeri Pelin
Çelik’ten sonra voleybol şubesini 21 yıldır yöneten Dariusz Stanicki ile de yolların ayrılması, herkes için sürpriz oldu. Bakalım Stanicki’nin gidişinden sonra kulübün Sırp menajer Bojan Simurna ve ortağı Ekaterina Fedorovtseva (Arina’nın annesi) ile ilişkisi nasıl bir hal alacak?
Bu ortaklık en son; kadın takımının gölgede kalan smaçörü Ana Cristina yalnızlık çekmesin diye, nişanlısı
Maicon Franca’yı erkek takımına getirmişti! 2.18’lik boyuyla sıra dışı bir smaçör olan Brezilyalı’nın maç başı sayı ortalaması 1.37!
Son bir not: Fenerbahçe’nin basketbol şubesine yıllarca hizmet veren Defne Patır’ın neden gönderildiği açıklanmadı. Birileri zor durumda kalmasın isteniyor herhalde!
GALATASARAY'IN PARASI GİTTİ ÇÖPE!
Galatasaray'ın kadın voleybol takımı; VakıfBank, Fenerbahçe ve Zeren’den sonra Eczacıbaşı’na da yenildi. Vakıf ve Eczacı’dan set de alamadılar. Dört hedef maçta dört mağlubiyet, toplam 2 puan.
Bu üst düzey dört maçta Massimo Barbolini’nin gözde pasör çaprazı Grobelna toplam 40 sayı üretebildi… İtalyan çalıştırıcının adeta küstürdüğü, Grobelna’nın neredeyse beşte biri kadar süre verdiği, Melissa Vargas’tan sonra ‘mevcut en iyi ikinci Türk çapraz’ Aleksia 30 sayı aldı!
Sonuç: Beğenmeyip gönderdiğin Shemanova’lı kadrosuyla Eczacıbaşı’nı yenen Nilüfer Belediyesi ile aynı galibiyet-mağlubiyet (8-4) sayısıyla beşinci sıradasın, sezonun neredeyse yarısında!
Soru: Şubeyi ‘perde arkasında’ yönetenler, yığınla para harcayıp takıma seviye atlatamadıkları için alkışı mı başka şeyleri mi hak ediyor?




Yazıda anlatılmak istenen hiçbir şeyi anlamadan yorum yapmış sporsever arkadaş! Zor tabi!
Sen benim yazdığımdan bir gıdım bir şey anladığına inanıyor musun ? "Yazarın" paylaşımındaki zokayı yutacak kadar olan bitenden ve "yazarın" kendisinden bihaber olunca, böyle gülünç duruma düşersin Beşiktaşlı dostum.
Yazarın daha önce ne yazıp yazmadığını bilip bilmeden klavye kahramanlığı yapmayalım. https://www.nefes.com.tr/yazarlar/devrim-demirel/parke-sepet-file-ve-galatasaray-88123
Yazarın daha önce neler çiziktirdiğini bu siteyi izleyenler bilir, ukalâlığın lüzumu yok
"Amatör şube", "amatör branş" gibi laflar futbolkoliklerin laflarıdır. Sportif tanımlamalar değildir. Amatörlük-profosyonellik ise futbolkoliklerin ne olduğunu bilmedikleri laflardır. Bütün branşlar profosyoneldir, profosyonel olamazsan zaten başarın gelmez, olimpiyata bile gidemezsin (Futboldaki gibi) En amatör branş en çok paranın döndüğü ve oyuncuların zengin edildiği futboldur. Yani amatörlük kafa yapısı ile ilgili bir konudur. Futbol aleminin ve kulüp yöneticilerinin tamamına yakını amatördür. Senede bir defa Fenerbahçe'ye sallayan yazar ise bu kez işin içine durumu yıllar yılı değişmeyen nafile GS'ın kendisine yine hayal kırıklığı yaşatması karşısındaki üzüntüsünü katarak denge kuruyormuş gibi yapmış. 2 yıldır en pahalı kadroyla fiyasko yaşadıkları erkek voleybol veya yıllardır yerlerde süründükleri basketbol hakkında tık yok. FB'nin Türkiye'nin yüzakı ve dünyaca meşhur şubelerinin sorunları ise bu kulübü çekemeyenleri aşar, boşuna dememişler "Fenerbahçe Cumhuriyeti" diye.