DÜNYANIN EN SAÇMA LİGİ
Reklam
  • Reklam
Sırma Üç

Sırma Üç

DÜNYANIN EN SAÇMA LİGİ

26 Mayıs 2015 - 16:53

Dünyanın En Saçma Ligi

Bir lig düşünün, bitmek bilmiyor; hatta sonu görünmüyor…

Bir lig düşünün, son dakika kararları ile yürüyor ve hatta bu kararlar yayınlanmadan uygulanıyor…

Bir lig düşünün, ancak Laz fıkralarına konu olacak bir statü ile yönetiliyor…

Üstelik de bu ligden Milli sporcular çıkması bekleniyor…

Burası İSTANBUL ALT YAPI LİGLERİ!

En üst sıradaki takımdan, en alt sıradaki takıma, antrenöründen hakemine, yöneticisinden yardımcısına herkes şikayetçi. Herkes konuşuyor ama fısıltıyla, dedikodu tadında şikayet ediyor. Yazan, çizen, yazılı olarak itiraz eden, bir maç kağıdının arkasında rapor tutturan yok! Bu bastırılmış, sindirilmiş davranış biçimini bence en çarpıcı biçimde özetleyen olay şu:

Bir okul salonunda, ilk sert smaç vuruşunda yerinden fırlayıverecek biçimde içe doğru eğik durumda olan, zemin ile tepe noktası arasında yaklaşık 20 cm’lik bir eğrilik olan bir direk düzeneği hayal edin. Bu salonda, üstelik de içlerinde 4-5 tane Milli Takım sporcusunun yer aldığı Yıldız Erkek maçları (Milli ve erkek sözcüklerini özellikle maçın sertliği ve fileye – direğe uygulanacak şiddeti ifade etmek için yazıyorum) oynatılacak! Kesinlikle hayati tehlike olduğunu görerek ve kabul ederek maçı oynatmama kararı alamayan ve gerekçe olarak da “bu kararı verecek baş hakeme bir daha maç vermezler, hakemlik hayatını bitirirler” diyen hakemler ve gözlemcilere şahit oldum.

“Maçta sert bir vuruşta bu direk yerinden fırlar (direğin zemin altına doğru sadece 10 cm girdiğini ve nizami ölçülerde olmadığını da belirtmeliyim), bir çocuğun başına gelirse çocuk ölür, sorumlusu da siz olursunuz” dediğimde, “Allah korusun, biz biteriz” diyen saha sorumluları gördüm. Kendi çocuğunu yere düşmesin, dizi incinmesin diye koruyan babalar, 15-17 yaşlarındaki delikanlıları en basit güvenlik ve sağlık önlemleri almadan maçlarda oynatmayı göze alıyorlar.

Bu koşullarda bile sesini çıkartmayan kulüpler, hakemler, gözlemciler varken İstanbul liglerinin statüsü ile ilgili yazı yazmak da maalesef bana düşüyor…

Detayları aşağıda verilen saçmalıkları isteyen okur, istemeyen okumaz ama İstanbul voleybolunu yöneten sorumluların ve sorumluluktan kaçma şansı olmayan TVF yetkililerinin mutlaka okuması gerekiyor. TVF yetkilileri “İstanbul voleybolunu ve diğer illerin voleybolunu biz yönetmiyoruz” deseler de İl Temsilcisini seçiyor, ekibi onaylıyor, hatta statüyü de onaylıyorlar. TVF’nin onaylamadığı bir statü oynanamaz, TVF’nin onaylamadığı bir ekip illerin liglerini yönetemez! Bu yüzden kaçış yok beyler, lütfen bu yazıyı siz de okuyun.

Önce erkeklerden başlayalım:

  • Genç Erkekler sadece 10 takımdan (8 kulüpten) oluşuyor. Çift devre lig usulü maçlar oynanıyor ve ligin son maçı 20 MAYIS 2015’te oynandı. Türkiye Şampiyonası Play-Off müsabakaları ise 21-24 MAYIS tarihlerinde oynandı.
  •  
  • Yıldız Erkekler sadece 12 takımdan (9 kulüpten) oluşuyor. Çift devre lig usulü maçlar oynandı ve resmi siteden görebildiğim kadarıyla son maçlar 10 MAYIS 2015’te oynandı. Türkiye Şampiyonası Play-Off müsabakaları ise 14-17 MAYIS tarihlerinde oynandı.
  •  
  • Küçük Erkeklerde 13 takım (9 kulüp) var ve yine çift devre lig usulü maçlar oynanıyor.  Son maç 27 MAYIS 2015’te oynanacak. Türkiye Şampiyonası Play-Off müsabakaları ise 28-31 MAYIS tarihlerinde oynanacak.
  •  

Erkekler liginin sorunu şu: maç sayısı az olmasına rağmen düzensizlik ve plansızlık nedeniyle haftalarca maç yapılmadığı da oluyor, mayıs ayında küçükler liginde olduğu gibi haftada 4 maç yapıldığı da… İtiraz eden, denetleyen, “alt yapıda bir sporcu bir haftada en çok 2 maç yapar” kuralını koyan TVF’den duruma müdahale eden var mı? Yok… Madem uygulamayacak, madem denetlemeyecek, madem ceza vermeyeceksiniz o halde neden kural koyuyorsunuz? Neden son haftalarda maç yığılmalarına izin veriyorsunuz?

Kızlarda durum tam bir facia:

Küçük Kızlarda yaklaşık 87 takım (71 kulüp), Yıldız Kızlarda 81 takım (72 kulüp), Genç Kızlarda 59 takım (54 kulüp) İstanbul alt yapı liglerine katıldı.

Tüm kategoriler benzer bir statü ile oynandı, bu nedenle YILDIZ KIZ kategorisini örnek alacağım. Bir önceki sezonun ilk 8 takımı Final 1 grubu olarak başlarken, diğer takımlar grup maçları yaparak lige başladılar. Her kategoride 8 grup oluşturuldu, bunlardan 4’ü Anadolu, 4’ü Avrupa yakasında. Gençlerde gruplar 6-7 takımdan oluşurken, yıldızlarda 8-9, küçüklerde ise 9-10 takımdan oluştu.

Tüm gruplar tek devre lig usulü oynadıktan sonra Final 1 grubu dışındaki grupların grup 1.leri Yarı Finale, 2. ve 3.leri ise Çeyrek Finale çıktılar. Çeyrek finalde çapraz eşleşmelerle çift maç yapan ve galip gelen takımlar da Yarı Finale yükseldiler. Yarı Final 4’er takımdan oluşan 4 grupla oynandı. Gruplarında ilk 2 sırayı alan takımlar Final 2 etabına yükseldiler. Final 2 etabında, bir önceki sezonun ilk 8 takımından oluşan Final 1 grubu takımları ile Yarı Finalden yukarıya çıkan 8 takım yani toplamda 16 takım mücadele ettiler.

İşte sıkışıklık bu noktada başladı, çünkü Final 2 etabına 16 takım katıldı (daha bunun Süper Final aşaması da olacak…). Ama ilke olarak hala çok sorun görünmüyor, aşağıdan gelen takımlar yukarı doğru çıkmaya devam ediyor...

Final 2 etabında 4 takımdan oluşan 4 grup tek devreli lig usulü oynadı. Grup 1.leri Süper Finale yükselirken Grup 2. ve 3.leri çapraz eşleşerek tek maç yaptılar ve kazanan takım Süper Finale yükseldi. Böylece 8 takımdan oluşan Süper Final Grubu tek devre lig usulü maçlarına başladı.

Bir önceki sezon Süper Finalde oynamış 8 takımdan herhangi biri –eğer final 2 serisinde elenmediyse) bu statüye göre toplam 7+3+1+7 = 18 maç yaparak İstanbul sıralaması içinde yerini aldı. Ancak işleri hala bitmedi!

Gruplardan gelerek Süper Finale yükselen bir takım ise 9+2+3+3+1+7 = 25 maç yaparak İstanbul sıralaması içinde yerini aldı.

Sezon başında yayınlanan statüye göre çeyrek final ve yarı final etaplarında elenen takımlar isterlerse Klasman kategorisinde liglere devam edebilir ve sezon sonunda bir kez daha Türkiye Şampiyonalarına gitme şansı elde edebilir. Bu aşama ile ilgili olarak statüde şöyle bir ifade var: “Klasman statüsü katılımlara göre ve akışa göre tertip kurulu tarafından belirlenip daha sonra ilan edilecektir.”

Hiç yayınlanmadan, sessiz sedasız gerçekleşen klasman statüsü şu oldu:

4’er takımdan oluşan 2 çeyrek final klasman grubu tek devre lig usulü maçlar oynadılar. Açıklanan statüye göre Grup 1.leri Yarı Final klasman grubuna yükselirken grup 2. ve 3. lerinin çapraz eşleşip tek maç yapması ve kazanan 2 takımın da Yarı Final Klasman Grubuna yükselmesi bekleniyordu. Ancak böyle olmadı… Sanırım bu maçların oynandığı tarihte, bu şekilde aşağıdan yukarıya doğru oynatılacak bir klasman statüsünün takvime sığmayacağı fark edip statü değiştirilmiş. Bundan sonrasını maç programlarından izleyelim, çünkü yazılı bir statü yok!

Yarı Final Klasman grupları 3’er takımdan oluşan 2 grup ile tek devreli lig usulü oynandı.

Çeyrek Final Klasman grubu 1. leri Yarı Final  Klasman grupları 2. leri ile eşleştiler. Galip gelen takımlar birbiriyle tek maç yaptı ve galip gelen takım klasman maçlarına devam etti. (ME Marmara Akademi)

Çeyrek Final Klasman grubu 2. ve 3. leri ise çapraz eşleştiler. Galip gelen takımlar Yarı Final Klasman grubu 1. leri ile eşleştiler.  Galip gelen takımlar birbiriyle tek maçtı yaptı. Galip gelen takım (Bahçelievler Voleybol) klasmana devam eden diğer takımla eşleşti. (Bahçelievler Voleybol - ME Marmara Akademi).

Bu iki takımın yaptığı maç Çeyrek Final ve Yarı Final Klasman grup maçlarının 1. ve 2. sini belirledi.

Final 2 Klasman grupları ise 4 ve  3 takımdan oluşan 2 grup ile tek devreli lig usulü oynandı. Grup 1.leri grup ikincileri ile çapraz eşleştiler. Final 2 Klasman maçları 1. ve 2. si averaja göre belirlendi.

Final 2 Klasman maçları 1. ve 2. si olan takımlar, Çeyrek-Yarı Final Klasman maçları 1. ve 2.si ile çapraz eşleştiler. Galip gelen takımlar averajla Klasman 1. ve 2.sini belirlemiş oldu.

Daha sonra Klasman grubu 1. ve 2.si  Süper Final grubu 4. ve 5. si ile play-off maçları yaptılar. Galip gelen takımlar Türkiye Şampiyonası Play-Off gruplarına gitmeye hak kazandı.  

Ben yazarken, ama daha çok keşfetmeye çalışırken çok yoruldum. Siz okurken yoruldunuz mu? Peki bu statüyü okuyup onaylayan oldu mu? Hangi akıl, hangi mantık, hangi planlamacı böyle bir statü üretebilir?

Statü böyle olunca, maçlar Mayıs ortalarında tamamlanınca Türkiye Şampiyonları Play-Off müsabakalarına katılan takımlar tükendiler…

Bence bu statünün en MAĞDUR takımı Beşiktaş’tır. Neden sesi çıkmaz bilemiyorum ama mağduriyetlerini size açıklayayım:

Yıldız Kızlarda İstanbul 5.si olan Beşiktaş Yıldız Kız takımı, 3. ETAP aşamasında, bazı oyuncularını Ankara’ya göndermiş olan ve bu nedenle Play-Off’lara katılma garantisi bulunan, üstelik de sezon içinde başarısız maçlar oynayarak Klasman’a kalmış olan Eczacıbaşı ile eşleşti. Maç 6 Mayıs 2015 tarihinde oynandı ve 3-2 Beşiktaş lehine tamamlandı.

Genç Kızlarda İstanbul 4.sü olan Beşiktaş Genç Kız takımı, 3. ETAP aşamasında, yaşları küçük olan kadrosu ile gençler ligine katılmış olan ES Voleybol ile karşılaştı. Final 2 aşamasında maç kaybederek Süper Final’e yükselemeyen ES Voleybol takımı, klasman grubu 1.si olarak Beşiktaş ile karşılaştı. Maç 13 Mayıs tarihinde oynandı ve 3-2 Beşiktaş lehine tamamlandı.

Aslında ne ES Voleybol Genç Kız takımı, ne de Eczacıbaşı Yıldız Kız takımı bu “son şansı” hak etmiyordu. Olan, turnuvalara hazırlanması gereken tarihte bu sert maçlarda yıpranan Beşiktaş’a oldu…

Bu 2 sert maçın ardından Beşiktaş Yıldız Kız Takımı 14-17 Mayıs tarihlerinde Türkiye Şampiyonası Play-Off müsabakalarına katıldı ve elendi; Beşiktaş Genç Kız takımı 23 Mayıs tarihinde başlayan Türkiye Şampiyonası Play-Off müsabakalarına katıldı ve elendi.

Bir alt yapı kulübü teknik kadrosunda sınırlı sayıda antrenör bulundurur; alt yapı sorumlusu olan antrenör de genellikle herhangi bir kategoride oynanan sert maçlarda, final müsabakalarında mutlaka yer alır. Bu açıdan bakıldığında bu statü sadece takımları ve sporcuları değil antrenörleri de tüketiyor ve bitiriyor… Antrenörler Derneği neredesiniz, biraz sesinizi çıkarsanız nasıl olur?

Mayıs ayında sohbet ettiğim hakem gözlemcilerinden biri “biz de tükendik, çok maç var yetişemiyoruz” dediğinde, “Hakemlerin de dernekleri, temsilcileri yok mu, neden sesiniz çıkmıyor?” sorum yanıtsız kaldı...

Nihayet yazının sonuna geldim… Büyük bir sabırla yazdıklarımı buraya kadar okumuş olan herkese en derin saygılarımı sunuyorum.

Son Not: Bu yazıyı göndermeden hemen önce www.voleybol34.net sitesinde yeni sezon toplantısı yapılacağı ve yeni sezonla ilgili örnek statünün değerlendirileceği duyurusunu gördüm. Örnek statü bu sezonun statüsünden çok daha iyi ve makul görünüyor. Ama hemen umutlanmıyorum çünkü önceki sezonlarda benim de grup çalışmalarına katıldığım benzeri şablonlar hatta takvimler yapılmış, ancak tam sezon öncesi kura çekimi aşamasında (sanırım eylül ayında) tüm çalışmalar ve şablonlar çöpe atılarak tamamen farklı statüler uygulamaya konmuştu.

Statülerle ilgili yorumu olan herkesi 30 Mayıs Cumartesi günü 16.00’da TVF 50. Yıl Spor Salonu İl Temsilciliği odasında yapılacak sezon değerlendirmesine katılıma davet ediyorum.

Son Yazılar