BASIN İLE İLİŞKİLER ÇOK ÖNEMLİ
Reklam
  • Reklam
Cengiz Tokgöz

Cengiz Tokgöz

BASIN İLE İLİŞKİLER ÇOK ÖNEMLİ

01 Haziran 2019 - 13:58

Yıllardan beri (45 yıl) hep voleybolda ne olursa basın ile paylaşın diyor ve yazıyorum.

Aslında bugünkü başkan Akif Üstündağ'da aynı fikirde. Ama gel de bunu bazılarına anlat.

Bir zamanlar siyasetin satın almadığı günlerde Sabah Gazetesi’nde çalışırken Çetin Altan, haberi "En anlaşılmayacak haberi, en anlayamayacak kimseye, en anlayacağı şekilde anlatmaktır" demişti.

Amerikalı ünlü dolar milyarderi David Rockefeller (12 Haziran 1915 - 20 Mart 2017) reklamın çok önemli olduğunu şu sözlerle göstermişti "Bana küfür edin. Ama küfürün içinde mutlaka ismim olsun."

Voleybol gibi Türk Sporu’nun en başarılı branşında maalesef basın ile ilişkiler beklenen düzeyde değil.

Hele son zamanlarda basın ve internet sitelerinden şikayetler çoğaldı.

Voleybolun yükünü yazılı basın değil, internet sayfaları omuzluyor.

Yine son zamanlarda bir moda çıktı. Haberler federasyon sitesinden alınsın zihniyeti geldi.

Peki o zaman federasyonda basınla ilgilenecek kişi neden var. Yolla birkaç lira daha ekonomi yaparsınız.

Erkek ve bayan milli takımlarımız, sonradan üretilen dandik Avrupa Ligi’nde fileye yükseliyorlar. İzleyen bir tane voleybol yazarı veya fotomuhabiri yok. Herhalde federasyonun parası olmadığı için organizasyonlara voleybol basınını götüremiyor. Yahu, şurada 10 kişiyi geçmez voleybolun yükünü çeken basın mensupları. Bırak yurt dışını, ülkemizdeki organizasyonlara ikişer, üçer götürün de, onlar da moral bulsun. AXA Sigorta olmasa İzmir'e de gidemeyecektik. Yazık.

Federasyondan gelen fotograflar da evlere şenlik. Kimi karede top bile yok. Görüntü havaya sıçramışların görüntüsü. Voleybol görüntüsü değil. Bu sıkıntıyı yıllardır çekiyoruz. Bu fotograf vurdumduymazlığı büyük kulüplerimizde de mevcut. Fotograf geliyor, gazeteye veya internet sitesine koymak istiyorsunuz, kare yapsan top yok, dik yapsan oyuncular eksik.

Anladığım şu, federasyon yöneticileri, başta basından sorumlu Kurtaran Mumcu, hiç mi bu fotograflara bakmıyor.

Bir olumsuzluk daha.

İstanbul'da mini voleybol şenliği yapılmış. kimsenin haberi yok.

Şenliğe 1300 çocuk katılmış. Kimsenin haberi yok.

Voleybol kimlere kaldı. Federasyonun sitesinde bile tek fotograf var.

Yahu 1300 çocuk demişsiniz, orada hiç mi anne ve babalar yok. Oyuncular arasında hiç mi güzel görüntüler yok. Tek fotografla böyle güzel bir organizasyon geçiştirilir mi?

Federasyon sitesinde salon fotografı konmuş. Ayıp. Bu düpedüz voleybola ihanet.

Elimizdeki altın yumurtlayan tavuğu öldürüyoruz.

Voleybol yalnız filenin sultanları veya efeler değil.

Bunu nasıl anlatmalı bilemiyorum.

Bizlere maç veya kamplardan çok, valileri, belediye başkanlarını ziyaret haber ve fotografları geliyor. Genel müdür haber ve fotografları geliyor.

Bu zevata verdiğiniz önem kadar, voleybola da önem veriniz.

KULÜPLERİN SERVİSLERİ

Bu ayrı bir yazı konusu. Gazete ve site ayırd edenler, 3-5 kişi çalışmasına karşın hiçbir iş yapmayan, takım yenilince, haber ve istatistik geçmeyen, federasyonun "geçin" uyarısına rağmen set aralarında istatistik vermeyen kulüplerimizi de önümüzdeki günlerde yazacağım.

"Sosyal medya görevlileri" adı altında, yalnız bir takımın tek tek oyuncularının fotograflarını çekenler de var. Yabancı hakemlerin milliyetlerini Türkçe değil de, yabancı dilde geçenler de var. Neler neler.

Kulüplerimizin bu şekilde soyulması, bizleri üzüyor.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • sporsever
    2 hafta önce
    Sayın Tokgöz aslında "eski voleybolcuyla" aynı şeylerden şikayetçisiniz, tüm voleybolseverler olarak hepimizin içi yanıyor. Korkunç bir vurdumduymazlık ve amatörlük var. Ülkede voleybol basını kalmadı. Spor basını da yok zaten. Voleybol siteleri bir sürü, ama hepsinde haberler çoğu kez virgülüne kadar aynı. Eleştiri etkili olamıyor. Yönetim ve planlamada ise adeta branşın sevilmemesi, unutulması için ne gerekliyse yapılıyor. Ülkemize gelen dünya şöhretlerinin bir veya iki yıl sonra Avrupa'ya dönmelerinin veya Uzakdoğu macerasına atlamalarının en önemli nedeninin ülkemizde yaşadıkları hayal kırıklığı olduğu inancındayım. Şikayetçi olanların birleşip site sayısını azaltmaları, olabilirse bire düşürmeleri, aralarından profösyenel maç anlatıcısı çıkarmaları, olabilirse gazete, dergi TV kanalı kurmaları … önlemlerden bazıları. Saygılar.

Son Yazılar